--° -- --/--°
Teknoloji 17.06.2026 03:00 1 okunma

Meta'dan Dünya Kupası'na Siber Kalkan: Dolandırıcılar ve Nefret Söylemi Bu Kez Yakalanamayacak mı?

Sosyal medya devi Meta, 2026 FIFA Dünya Kupası öncesinde sahte bilet dolandırıcılığı, siber zorbalık ve nefret söylemi gibi tehditlere karşı proaktif önlemler alarak kullanıcıları dijital kalkan altına alıyor. Yeni anlık uyarı sistemleri ve küresel güvenlik iş birlikleriyle turnuvanın güvenliği en üst düzeye çıkarılıyor.

Meta'dan Dünya Kupası'na Siber Kalkan: Dolandırıcılar ve Nefret Söylemi Bu Kez Yakalanamayacak mı?

Meta'dan Dev Dünya Kupası Güvenlik Paketi: Dijital Kalkan Devrede!

2026 FIFA Dünya Kupası heyecanı şimdiden tüm dünyayı sarmışken, sosyal medya devi Meta bu büyük spor organizasyonunu olası siber tehditlere ve dolandırıcılık girişimlerine karşı adeta bir dijital kaleye çeviriyor. Milyarlarca kullanıcının buluşma noktası olan Facebook, Instagram ve WhatsApp gibi platformlarda alınan bu kapsamlı güvenlik önlemleri, taraftarları ve sporcuları korumayı hedefliyor.

Dolandırıcılık Şebekelerine Karşı Yapay Zeka Destekli Savaş

Büyük spor turnuvaları, ne yazık ki kötü niyetli kişilerin de iştahını kabartıyor. Sahte bilet satışlarından yanıltıcı seyahat tekliflerine kadar uzanan geniş bir yelpazedeki dolandırıcılık faaliyetlerini engellemek amacıyla Meta, yapay zeka destekli yeni sistemler ile özel güvenlik ekiplerini devreye soktu. Bu ekipler, turnuvayı suistimal etmek isteyen şebekeleri ve kuralları ihlal eden hesapları anlık olarak izleyerek derhal müdahale edecek.

Özellikle sahte bilet satışı konusunda kullanıcıları uyarmak için Facebook'ta yeni bir dönem başlıyor. Bilet aramalarında ve ilgili grup paylaşımlarında karşılaşılan aramalarda, doğrulanabilir kaynaklar dışındaki alışverişlere karşı anlık uyarı bildirimleri yayınlanacak. Bu bildirimler, kullanıcıları şüpheli görülen hesaplar, reklamlar veya gönderiler hakkında bilgilendirirken, doğrudan Meta’nın şikayet mekanizmalarına yönlendirecek. Böylece, kötü niyetli içeriklerin yayılma hızı, kullanıcıların da desteğiyle minimuma indirilecek.

Nefret Söylemine Sıfır Tolerans: Dijital Alanı Temizlemek İçin Kararlı Adımlar

Meta’nın güvenlik hamlesi sadece mali dolandırıcılıklarla sınırlı kalmıyor. Sporcuları, teknik ekipleri ve taraftarları hedef alabilecek ırkçılık, siber zorbalık ve nefret söylemi gibi zararlı içeriklere karşı da sıfır tolerans politikası uygulanıyor. Şirketin paylaştığı son verilere göre, 2025 yılının son çeyreğinde Facebook ve Instagram üzerinden 2,6 milyon nefret içerikli paylaşım kaldırıldı. Şaşırtıcı olan ise, bu paylaşımların yüzde 74'ünden fazlasının kullanıcılar tarafından bildirilmeden, sistemin gelişmiş algoritmaları tarafından tespit edilerek ortadan kaldırılması oldu.

Bu durum, Meta’nın zararlı içerikleri henüz yayılmadan tespit etme konusundaki başarısını ve proaktif yaklaşımını gözler önüne seriyor. Turnuva süresince ve sonrasında da spor federasyonları, kulüpler ve sporcularla yakın iş birliği içinde çalışılarak, siber güvenlik araçlarının sürekli olarak güncellenmesi taahhüt ediliyor.

Küresel İş Birlikleriyle Güvenlik Ağı Genişliyor

Meta, dolandırıcılıkla mücadelede tek başına hareket etmenin yeterli olmayacağının bilinciyle, küresel çapta sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarıyla da iş birliği yapıyor. 2026 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak olan Kanada ve Meksika’daki resmi kurumlarla kurulan ortaklıklar bu iş birliğinin somut göstergelerinden. Kanada Dolandırıcılıkla Mücadele Merkezi (CAFC), Stand Against Scams ve Meksika Tüketici Koruma Ajansı (PROFECO) gibi güçlü yapılarla yürütülen çalışmalar sayesinde, taraftarların sahte web sitelerini ayırt etmesi ve oltalama (phishing) yöntemlerinden korunması hedefleniyor.

Meta Türkiye ve Azerbaycan Kamu Politikaları Direktörü Sezen Yeşil’in de belirttiği gibi, dolandırıcıların yöntemleri sürekli gelişiyor ve bu tehlikelere karşı koyabilmek için kolluk kuvvetleri ve sivil toplum paydaşlarıyla birlikte gelişmiş tespit araçlarına yatırım yapmaya devam edileceği vurgulanıyor. Bu dev adım, sporun ruhunu korumak ve herkes için güvenli bir dijital deneyim sunmak adına büyük önem taşıyor.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 17.06.2026 03:30 1 okunma

Numan Kurtulmuş'tan Avrupa'ya Kritik Mesaj: 'Türkiye Yük Değil, Gelecek Garantisi!'

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin Avrupa için bir yük olmadığını, aksine kıtanın geleceği için önemli bir teminat ve zenginlik kaynağı olduğunu belirtti. Gelişen küresel rolümüzün Avrupa'nın güvenliğine katkı sağladığını vurguladı.

Numan Kurtulmuş'tan Avrupa'ya Kritik Mesaj: 'Türkiye Yük Değil, Gelecek Garantisi!'

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin küresel siyasetteki artan rolüne dikkat çekerek, Avrupa Birliği ve kıtanın geleceği hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Kurtulmuş, Türkiye'nin Avrupa için bir yük oluşturan bir ülke olmadığını, tam tersine Avrupa'nın geleceği için hayati bir güvence konumunda olduğunu ifade etti. Bu sözleriyle, Türkiye'nin stratejik önemini ve kıtanın güvenliği ile istikrarına yaptığı katkıları bir kez daha gözler önüne serdi.

Türkiye'nin Bölgesel ve Küresel Gücü Avrupa İçin Neden Önemli?

Meclis Başkanı Kurtulmuş, konuşmasında Türkiye'nin bulunduğu bölgede önemli bir güç haline geldiğini ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığını belirtti. Bu potansiyelin sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel ölçekte de etkilerini göstermeye başladığını kaydeden Kurtulmuş, Türkiye'nin artık yavaş yavaş küresel bir aktör olma yolunda ilerlediğini vurguladı. Bu ilerlemenin, Avrupa'nın karşı karşıya olduğu güvenlik ve ekonomik zorluklara karşı bir tampon bölge oluşturduğunu ve kıtanın dış tehditlere karşı daha dayanıklı hale gelmesine yardımcı olduğunu söyledi.

Avrupa'nın Yeni Dönemi ve Türkiye'nin Rolü

Avrupa'nın, küresel dengelerdeki değişimler ve artan jeopolitik riskler karşısında yeni stratejiler belirlemeye çalıştığı bir dönemde, Kurtulmuş'un bu açıklamaları büyük önem taşıyor. Türkiye'nin coğrafi konumu, demografik yapısı, ekonomik dinamizmi ve askeri gücüyle Avrupa için sadece bir komşu değil, aynı zamanda istikrar sağlayıcı bir unsur olduğu düşünülüyor. Kurtulmuş, bu bağlamda Türkiye'yi bir 'yük' olarak gören yaklaşımları reddederek, aksine Avrupa'nın refahı ve güvenliği için bir zenginlik olduğunu savundu. Bu durum, Avrupa Birliği'nin Türkiye ile olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi gerektiği yönündeki tartışmaları da alevlendirebilir.

Geleceğe Yönelik İşbirliği Vurgusu

Numan Kurtulmuş'un açıklamaları, Türkiye'nin Avrupa ile olan ilişkilerinde daha yapıcı ve işbirlikçi bir zeminin önemini de ortaya koyuyor. Bölgesel güvenlikten göç yönetimine, enerjiden ticarete kadar birçok alanda Türkiye'nin sunduğu katkıların, Avrupa'nın kendi geleceği açısından vazgeçilmez olduğu fikri öne çıkıyor. Kurtulmuş, bu işbirliğinin karşılıklı fayda ilkesine dayanması gerektiğini ima ederken, Türkiye'nin artık kendi dinamikleriyle büyüyen ve küresel sorunlara çözüm üretebilen bir ülke olarak Avrupa'nın geleceğine katma değer sağladığını belirtti. Bu çerçevede, Türkiye'nin Avrupa'nın geleceği için kilit bir oyuncu olduğu mesajı verildi.

Gündem 17.06.2026 01:30 3 okunma

Bursa'da Gök Yıkıldı: Ceviz Büyüklüğünde Dolu ve Sel, İnegöl'ü Esir Aldı!

Bursa'nın İnegöl ilçesi, aniden bastıran şiddetli sağanak ve ceviz büyüklüğündeki dolu yağışıyla adeta sular altında kaldı. Hayatı durma noktasına getiren doğa olayının bilançosu ağırlaşıyor.

Bursa'da Gök Yıkıldı: Ceviz Büyüklüğünde Dolu ve Sel, İnegöl'ü Esir Aldı!

Bursa'nın İnegöl ilçesi, olağanüstü bir hava olayıyla sarsıldı. Beklenmedik bir anda başlayan şiddetli sağanak yağış ve ardından yağan ceviz büyüklüğündeki dolu taneleri, ilçe merkezinde hayatı felç etti. Meteoroloji'nin uyarılarının dikkate alındığı bir günde, bu denli etkili bir doğa olayının yaşanması, hem ilçe halkını hem de yetkilileri hazırlıksız yakaladı.

Ceviz Büyüklüğündeki Dolu Taneleri Hayatı Durdurdu

Öğleden sonra başlayan ve kısa sürede etkisini artıran sağanak yağmur, İnegöl'ün ana caddelerini ve sokaklarını göle çevirdi. Yağmurun şiddetiyle birlikte, yerleşim yerlerindeki mevcut altyapı yetersiz kaldı; birçok rögardan taşmalar yaşandı. Bu durum, ulaşımda da aksamalara yol açarak sürücülere zorlu anlar yaşattı. Trafikte ilerlemekte güçlük çeken araçlar, su birikintileri arasında adeta yüzmek zorunda kaldı.

Yağışın en dikkat çekici ve korkutucu boyutu ise ceviz büyüklüğündeki dolu taneleri oldu. Gökyüzünden yağan bu iri buz parçaları, park halindeki araçların camlarında ve kaportalarında hasara yol açtı. Sürücüler, araçlarını korumak için çaresizce saçak altlarına ve kapalı otoparklara sığınmaya çalışırken, bazıları ise dolu yağışının şiddetine karşı koyamadı. Dolu tanelerinin yere çarparken çıkardığı sesler, adeta bir savaş alanını andırıyordu.

Vatandaşlar Kameralara Kaydetti, Panik Anları Objektiflere Yansıdı

Bu sıra dışı doğa olayına tanıklık eden ilçe sakinleri, cep telefonu kameralarıyla adeta seferber oldu. Yağışın şiddetini, oluşan sel baskınlarını ve hayatı olumsuz etkileyen anları kaydetmek için yarışan vatandaşlar, sosyal medyada da bu görüntüleri paylaştı. Özellikle dolu tanelerinin araçlara verdiği zarar ve sular altında kalan iş yerleri, paniğe neden olan görüntüler arasında yer aldı. Kısa sürede ilçe merkezi adeta savaş alanına döndü.

Uzmanlar Uyarıyor: Benzer Afetler Kapıda Olabilir

Meteoroloji yetkililerinden alınan bilgilere göre, ani bastıran sağanak ve dolu yağışlarının, iklim değişikliğinin bir sonucu olarak daha sık ve daha şiddetli yaşanabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, ani sel baskınları ve dolu yağışlarına karşı hem bireysel hem de kurumsal önlemlerin artırılması gerektiğini vurguluyor. Yağmur suyu tahliye sistemlerinin modernleştirilmesi, binaların yapısal dayanıklılığının artırılması ve erken uyarı sistemlerinin etkinliğinin yükseltilmesi gibi adımlar, gelecekte yaşanabilecek benzer felaketlerin etkisini azaltmada kritik rol oynayacak. İnegöl'de yaşanan bu olay, bir daha gösterdi ki doğanın gücü karşısında her zaman hazırlıklı olmalıyız. Bu türden beklenmedik hava olayları, artık hayatımızın bir parçası haline gelme potansiyeli taşıyor.

Şu ana kadar can kaybı veya ağır yaralanma haberi gelmemesi sevindirici olsa da, maddi hasarın boyutu henüz tam olarak belirlenebilmiş değil. Belediyenin ve ilgili kamu kurumlarının, hasar tespit çalışmaları için hızla harekete geçmesi bekleniyor. İlçe halkının da bu zorlu süreçte birbirine destek olması, yaraların sarılmasına katkı sağlayacaktır.

Gündem 17.06.2026 01:00 2 okunma

Kılıçdaroğlu Gerginliği Tırmanıyor: Kurultay Baskısı Yapan Vekillerden Kritik Randevu!

CHP'de kurultay sinyali veren üç milletvekilinin, önce Grup Başkanı Özgür Özel ile ardından Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesi, parti kulislerini hareketlendirdi. Gerilimin arka planı ve olası sonuçlar merak konusu.

Kılıçdaroğlu Gerginliği Tırmanıyor: Kurultay Baskısı Yapan Vekillerden Kritik Randevu!

CHP'de yaklaşan kurultay öncesinde tansiyon giderek yükseliyor. Parti içinde değişim beklentisi ve kurultay çağrıları sürerken, önemli bir gelişme yaşandı. Daha önce parti grubunun önde gelen isimlerinden CHP Grup Başkanı Özgür Özel ile bir araya gelen; aralarında CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol ve CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç'un bulunduğu üç isim, bugün de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmeler, kulislerde çeşitli yorumlara neden olurken, partideki dengelerin yeniden şekillenebileceği yorumları yapılıyor.

Değişim Talebi ve Kulis Hareketliliği

CHP'de uzun süredir devam eden kurultay tartışmaları, özellikle son dönemde daha da alevlenmiş durumda. Değişim isteyen parti içi gruplar, kurultay taleplerini yüksek sesle dile getirirken, bu durum genel merkezin de dikkatini çekiyor. Bu bağlamda, daha önceki günlerde Grup Başkanı Özgür Özel ile bir araya gelen ve kurultay çağrısı yaptıkları bilinen Engin Altay, Gürsel Erol ve Ali Öztunç'un, genel başkanla yaptıkları görüşme, bu sürecin ne denli ciddiyet kazandığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Görüşmenin içeriğine dair henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, kulislerde 'arabuluculuk' temaslarının ön plana çıktığı konuşuluyor.

Kılıçdaroğlu'na Doğrudan Baskı mı?

Üç milletvekilinin, kurultay taleplerini bir üst perdeden dile getirme amacı taşıdığı ve bu görüşmeyle Kemal Kılıçdaroğlu üzerinde bir baskı unsuru oluşturmayı hedefledikleri iddia ediliyor. Ancak diğer yandan, bu görüşmenin partideki farklı kanatları bir araya getirme, diyalogu güçlendirme ve olası bir ayrışmanın önüne geçme çabası olarak da değerlendirilebileceği belirtiliyor. Milletvekillerinin, genel başkanı mevcut durumla ilgili bilgilendirdiği ve parti içindeki huzursuzluğun boyutunu aktardığı tahmin ediliyor. Bu türden görüşmeler, parti liderliğinin tabanın sesine kulak verdiğini göstermesi açısından da önem taşıyor.

TBMM'ye Geçiş: Sinyaller Ne Anlama Geliyor?

Görüşmenin ardından üç milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) geçiş yapması da dikkatlerden kaçmadı. Bu durum, yapılan görüşmelerin ardından izlenecek siyasi adımlara dair ipuçları taşıyor olabilir. Milletvekillerinin, genel başkanla yaptıkları temasların ardından parti içindeki durum hakkında daha net bir strateji belirlemek amacıyla bir araya gelecekleri öngörülüyor. Bu görüşmelerin, partinin genel kurultay sürecine nasıl yansıyacağı ve genel merkezin bu baskılara nasıl bir yanıt vereceği şimdiden merak konusu.

Parti İçi Dengeler ve Kurultay Süreci

CHP'de genel başkanlık yarışı ve kurultay süreci, parti içi dengeleri derinden etkileyecek bir potansiyel taşıyor. Engin Altay, Gürsel Erol ve Ali Öztunç gibi isimlerin bu denli aktif rol alması, değişim taleplerinin ne kadar güçlü bir tabana oturduğunu da gösteriyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu görüşmelere verdiği önem ve sergilediği tutum, partinin geleceği açısından belirleyici olacak. Tarafların uzlaşmacı bir yol bulup bulamayacağı, yoksa parti içindeki gerilimin daha da tırmanacağı önümüzdeki günlerde netleşecek. Bu kritik görüşmelerin ardından, CHP'nin önümüzdeki süreçte nasıl bir yol haritası izleyeceği yakından takip edilecek.

Ekonomi 17.06.2026 00:01 2 okunma

IMF Başkanı'ndan Vahim Uyarı: Dünya Yeni Bir Şoka Hazır Değil!

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, küresel ekonominin kırılganlığına dikkat çekerek, art arda gelen krizlere karşı dünyanın hazırlıksız olduğunu belirtti. Yapay zeka devriminin de eşitsizlikleri derinleştirebileceği uyarısında bulundu.

IMF Başkanı'ndan Vahim Uyarı: Dünya Yeni Bir Şoka Hazır Değil!

Küresel Ekonomide Alarm Zilleri Çalıyor: IMF'den Kritik Uyarılar

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, küresel ekonominin içinde bulunduğu hassas duruma ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Görev süresi boyunca pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı, ticaret savaşları ve Orta Doğu'daki gerilimler gibi birçok büyük krizi yöneten Georgieva, Bloomberg'in podcast yayınında geleceğe dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık 1 trilyon dolarlık borç verme kapasitesine sahip olan IMF'nin başındaki isim, 191 üye ülkeyi küresel ekonominin ortak çıkarları doğrultusunda işbirliği yapmaya teşvik etmeyi amaçladıklarını söyledi. Bu süreçte en güçlü araçlarının objektif analizler olduğunu vurguladı.

Yapay Zeka Devrimi ve Geçmişin Dersleri: Eşitsizlik Tekrar Edecek mi?

Georgieva, özellikle iş gücü piyasalarını ve yerel ekonomileri derinden etkileme potansiyeli taşıyan yapay zeka (AI) dalgasına da değindi. Geçmişte yaşanan küreselleşme sürecindeki hataların, bu yeni teknolojik dönüşümde tekrarlanmaması gerektiğinin altını çizdi. Georgieva, IMF dahil birçok kurumun, küreselleşmenin yarattığı eşitsizlikleri ve toplumsal tepkileri doğru analiz edemediğini itiraf etti. Bu konuda şunları söyledi: "Küreselleşme sürecinde dünya ekonomisi genel olarak daha iyi bir noktaya geldi, ancak istihdam olanaklarını kaybeden birçok topluluk adeta boşlukta kaldı ve onlara yeterince önem verilmedi. Yapay zeka ile aynı senaryonun tekrarlanmaması konusunda son derece kararlıyız." Bu sözler, teknolojik ilerlemenin sosyal maliyetlerine karşı daha dikkatli olunması gerektiği mesajını veriyor.

Rusya ve Ukrayna: Hassas Denge ve Ertelenen Değerlendirmeler

IMF, Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle Nisan ayında küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmişti. Kurum, küresel ekonomiye ilişkin güncel projeksiyonlarını içeren yeni raporunu ise Temmuz ayında yayımlayacak. Bu arada, IMF'nin üye ülkelere yönelik yıllık ekonomik gözden geçirme (Madde IV) misyonları kapsamında Rusya ile ilgili süreç de dikkat çekiyor. Avrupa Birliği (AB) üyesi bazı ülkelerin, Rusya ekonomisine yönelik incelemelerin yeniden başlatılması kararına sert tepki göstermesi süreci hassaslaştırdı. AB ülkeleri, bu adımın Kremlin'in yaptırımları delme çabalarını meşrulaştıracağını savundu. Georgieva, sürecin oldukça hassas bir dönemde durdurulduğunu belirterek, karşılıklı açıklamaların sürdüğü o dönemde incelemenin ertelenmesi kararı aldıklarını açıkladı. Rusya'nın ticaret, ithalat ve ihracat verilerini sağlama konusundaki isteksizliğine de dikkat çeken Georgieva, net bir takvim vermemekle birlikte, "Belirli bir noktada Rusya ekonomisine yönelik düzenli değerlendirme sürecini yeniden başlatacağız" ifadesini kullandı. Öte yandan IMF, Rusya'nın işgali sonrası Ukrayna'ya olan finansal desteğini sürdürüyor. 2023'te 15,6 milyar dolar ve bu yıl da 8,1 milyar dolarlık iki büyük program, reform şartına bağlı olarak devreye alındı.

Gündem 16.06.2026 23:32 2 okunma

Uşak Belediye Başkanı Yalım'dan ŞOK İtiraf: 'Özgür Özel'e 1 Milyon TL Verdim!'

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin soruşturmada ek ifade veren Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, Selin Sayek Böke'ye teslim ettiği 115 imza ve yaklaşık 700 delegenin oyunu almak için yürüttüğü çabaları anlatırken, Özgür Özel'e 1 milyon TL ödediğini iddia etti.

Uşak Belediye Başkanı Yalım'dan ŞOK İtiraf: 'Özgür Özel'e 1 Milyon TL Verdim!'

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı süreciyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma, siyaset kulislerinde bomba etkisi yaratan yeni ifadelerle sarsıldı. Görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, savcılığa sunduğu ek ifadede, kurultay sürecinde yaşananlara dair çarpıcı iddialarda bulundu. Yalım'ın açıklamaları, özellikle genel başkanlık yarışı ve delege çalışmaları üzerindeki şüpheleri derinleştirdi.

Delege Avı ve Finansman İddiaları

Yalım, ifadesinde, o dönemde genel başkan adayı olan Özgür Özel'in seçilmesi için aktif bir rol üstlendiğini belirterek, "Yaklaşık 40 ilde delegelerle birebir görüştüm ve yaklaşık 700 delegenin fikrini Özgür Özel lehine çevirmek için telefonla arayarak ikna etmeye çalıştım" dedi. Ankara Çankaya'daki seçim koordinasyon merkezinden yürüttüğü bu çalışmalarda, kurultay öncesinde 115 delegeden yazılı destek aldığını ve bu imzaları rakip aday Selin Sayek Böke'ye teslim ettiğini de sözlerine ekledi. Bu süreçte bazı delegelerin destek karşılığında talepte bulunduğunu da öne süren Yalım, Kahramanmaraş'tan bir delegenin, iki çocuğunun İstanbul'daki belediyelerde işe alınması durumunda destek vereceğini söylediği ve bu talebi İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş'a ilettiği bilgisini paylaştı.

Para Transferi İddiası ve Koordinasyon Merkezi

Yalım, kurultay sürecindeki koordinasyon çalışmalarının genel sorumluluğunun Veli Ağbaba'da olduğunu düşündüğünü, İstanbul sorumluluğunun ise Suat Özçağdaş tarafından yürütüldüğünü belirtti. En dikkat çekici iddia ise, kurultay sürecinde gerçekleştiği öne sürülen para transferi üzerineydi. Özkan Yalım, bu konuda, "Özgür Özel'e 1 milyon TL verdim. Bu para kongre ve seçim çalışmalarının masrafları için talep edildi. Parayı Demirhan Gözaçan aracılığıyla teslim ettim" şeklinde konuştu. Yalım, kendi ilinden (Uşak) altı delegenin beşinin Özgür Özel'e oy verdiğini, bu delegelerle kendisinin görüştüğünü ancak maddi bir vaatte bulunmadığını da savundu.

Yalım'dan Suçlamalara Ret

Kurultay günü salonda bulunduğunu ve iddia edilen delege pazarlıklarına şahit olmadığını dile getiren Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, hakkındaki suçlamaları reddettiğini belirtti. Yalım'ın avukatları da müvekkillerinin kurultay sürecine dair bildiklerini samimi bir şekilde anlattığını vurgulayarak, dosyada suçlamaları destekleyecek somut bir delil bulunmadığını savunup, savcılıktan takipsizlik kararı talep etti.