Yerli Üretim Devrimi: Trendyol ile 'Made in Türkiye' 35 Ülkede Milyonlara Ulaştı!
Trendyol'un dijital altyapısı ve e-ihracat destekleriyle Türkiye'nin dört bir yanındaki KOBİ'ler ve üreticiler global pazarlarda devrim yaratıyor. 1.5 milyar dolarlık e-ihracat hacmiyle 'Made in Türkiye' etiketli ürünler 35 ülkeye ulaştı.
Yerli üreticilerin, esnafın ve KOBİ'lerin dijital dönüşümle global arenada boy göstermesini sağlayan Trendyol, sunduğu yenilikçi e-ihracat çözümleriyle sınırları aşıyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki işletmelerin, on milyonlarca yeni müşteriye ve potansiyel pazarlara erişimini kolaylaştıran platform, 'Made in Türkiye' damgalı ürünleri başarıyla dünya sofralarına taşıyor. Güçlü lojistik ağları ve özel gelişim programlarıyla iş ortaklarının sürdürülebilir büyümesine destek olan Trendyol, yerel başarı hikayelerini ulusal ve uluslararası düzeyde birer küresel marka haline getiriyor.
'Made in Türkiye' Ürünleri 35 Ülkede Milyonlarla Buluştu
Trendyol'un e-ihracat vizyonu, 2025 yılı itibarıyla dikkat çekici bir başarıya ulaştı. Platform aracılığıyla 'Made in Türkiye' etiketli ürünler, tam 35 farklı ülkede 10 milyonu aşkın aktif kullanıcıya ulaştı. Her gün ortalama 200 binden fazla ürün, Türkiye'den yola çıkarak uluslararası alıcılara ulaşıyor. Geçtiğimiz yıl, satıcıların toplam e-ihracat hacmi inanılmaz bir rakama, 1,5 milyar doları aştı. Bu başarı, sadece Türkiye ekonomisine değil, aynı zamanda Türk üreticilerinin küresel rekabetteki gücüne de önemli bir vurgu yapıyor.
Teknolojik Yatırımlar ve Yapay Zeka ile Küresel Rekabete Hazırlık
E-ihracat operasyonlarına son bir yılda 1 milyar doların üzerinde yatırım yapan Trendyol, bu alandaki liderliğini tescilledi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından üst üste üç yıl 'Türkiye E-ihracat Şampiyonu' seçilmesi, bu yatırımların ve stratejinin ne kadar doğru olduğunun bir göstergesi. Trendyol iş ortakları, platformun sunduğu gelişmiş teknoloji altyapısından ve yapay zeka destekli çözümlerinden faydalanarak tüm e-ticaret süreçlerini optimize ediyor. 2 bini aşkın Trendyol mühendisinin geliştirdiği yerli büyük dil modeli (LLM), üreticilerin ürün açıklamalarını onlarca farklı dilde otomatik olarak oluşturmasını ve müşteri sorularını anında anadillerine çevirmesini sağlıyor. Satıcıların dijital asistanı 'Ortak' ise, reklam, öne çıkarma veya indirim gibi pazarlama stratejilerini hızla hayata geçirmelerine yardımcı oluyor. Bu teknolojik entegrasyonlar, uluslararası pazarlara açılan Türk üreticilerinin ürün listeleme süreçlerini yüzde 60'a varan oranlarda hızlandırırken, lojistik verimliliğini de yaklaşık yüzde 20 artırdı.
Tek Tuşla Küresel Pazarlara Açılma Fırsatı
Trendyol'un dört yıl önce başlattığı e-ihracat operasyonları bugün 35 ülkeyi kapsayacak şekilde genişledi. Yerli üreticiler ve KOBİ'ler, artık tek bir tuşa basarak Romanya'nın başkenti Bükreş'e, tıpkı Türkiye'nin Mersin şehrine ürün gönderir gibi kolaylıkla satış yapabiliyor. Bu durum, coğrafi sınırları ortadan kaldırarak Türk ürünlerinin dünyanın dört bir yanındaki tüketicilere ulaşmasının önünü açıyor. Orta ve Doğu Avrupa'dan Körfez bölgesine, Azerbaycan'dan Orta Asya'ya kadar geniş bir coğrafyada 120 bini aşkın iş ortağı, Trendyol platformu sayesinde küresel pazarlardaki yerini sağlamlaştırıyor. Bu işletmeler, dijitalleşme ve e-ihracatın sunduğu muazzam fırsatları kendi büyüme hikayelerine dönüştürüyor. Türkiye'nin üretim gücünün dijital ticaretle nasıl katlandığının en güzel örnekleri, bu yerelden küresele uzanan başarı öykülerinde gizli.
'Kepenk Kapatmak Üzeriyken, Trendyol Bizi Global Bir Marka Yaptı'
Uşak'ta mühendislik öğrencisiyken ailesine ait küçük bir çocuk giyim dükkanının pandemide kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalması üzerine Trendyol'da mağaza açan Beytullah Karakaya'nın hikayesi, bu dönüşümün somut bir örneği. Ailece ayakta kalma mücadelesiyle başlayan bu yolculukta, Trendyol bir 'öğretmen' gibi e-ticaretin inceliklerini öğretti. Karakaya, Trendyol Akademi'deki eğitimlerle ürün yüklemeden paketlemeye kadar tüm detayları öğrendiklerini ve her yeni siparişin kendilerine daha büyük başarılara inanma gücü verdiğini belirtiyor. Özellikle Trendyol'un Azerbaycan'a başlattığı e-ihracat operasyonu, Magu markası için bir dönüm noktası oldu. Türkiye içine kargo gönderir gibi ürünlerini başka bir ülkeye ulaştırmanın tarif edilemez mutluluğunu yaşayan Karakaya, bu başarının kendilerini daha özgün koleksiyonlar hazırlamaya teşvik ettiğini söylüyor. Bugün 16 ülkeye e-ihracat gerçekleştiren Magu, satışlarının ortalama yüzde 40'ını bu kanaldan sağlıyor. 2025 yılında 32 bin ürünü yurt dışına gönderen marka, bu sayıyı 50 bine çıkarmayı hedefliyor. Karakaya, çevrelerinden başlangıçta gelen olumsuz tepkilere rağmen bugün e-ticaret ve e-ihracat konusunda danışılan bir isim haline geldiklerini vurguluyor.
'Tek Ürünle Başlayan Yolculuk, On Binlerce Siparişe Dönüştü'
Konya merkezli Evle markasının kurucusu Muammer Büyükalim'in hikayesi de benzer bir başarı öyküsünü anlatıyor. Aile şirketinin metal ambalaj ve kutu üretim tecrübesini son tüketiciyle buluşturmak amacıyla kurulan Evle, Trendyol sayesinde Türkiye'nin dört bir yanına ulaşmanın yanı sıra Körfez bölgesinde de önemli fırsatlar yakaladı. Büyükalim, Trendyol'da e-ticarete atıldıklarında Türkiye'nin her bölgesinden sipariş aldıklarını ve pandeminin ardından satışlarının katlanarak arttığını belirtiyor. Günlük 1000'i aşan kargo sayısı, onları metal saklama kaplarının ötesine geçerek banyo ve dekorasyon ürünleri tasarlamaya yöneltti. Bugün 500 bin takipçiye ulaşan Evle, metal ambalaj üretiminden bu yana gelen tecrübesini dijital ticaretle birleştirerek büyümeye devam ediyor. Trendyol'un sağladığı pazaryeri avantajları ve ihracat destekleri sayesinde, Evle de tıpkı Magu gibi 'Made in Türkiye' etiketini globalde gururla temsil ediyor.