Türk Çeliği Durdurulamaz Yükselişte! Üretim Rekor Kırdı, İhracat Fırladı Ama Kulağına Kar Suyu Kaçıran Tehlike Var!
Nisan ayında ham çelik üretimini %9,4 artıran Türkiye, 3,3 milyon tonluk üretimle küresel pazarda adından söz ettiriyor. Ancak, ihracatın artmasına rağmen Avrupa Birliği'nin yeni tedbirleri sektörü endişelendiriyor.
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği'nin (TÜCD) açıkladığı son veriler, Türk çelik sektörünün Nisan ayında yakaladığı muazzam ivmeyi gözler önüne serdi. Ham çelik üretiminde bir önceki yılın aynı ayına göre %9,4 gibi dikkat çekici bir artış kaydedilerek 3,3 milyon tona ulaşıldı. Bu yükseliş, yalnızca bir aylık bir sıçrama değil; yılın ilk dört ayını kapsayan dönemde de devam ederek toplam ham çelik üretimini 13 milyon tona taşıdı ve bu da %6,3'lük bir büyümeye işaret ediyor.
İhracatta Parlak Veriler, Tüketimde İstikrarlı Artış
Üretimdeki bu güçlü performans, nihai mamul tüketimine de yansıdı. Nisan ayında tüketim, yıllık bazda %12'lik bir artışla 3,3 milyon tona ulaşırken, yılın ilk dört ayında bu rakam 13,2 milyon tona çıkarak %9,7'lik bir büyüme gösterdi. Sektörün dış ticaret verileri ise tabloyu daha da zenginleştiriyor. Nisan ayında çelik ürünleri ihracatı miktar olarak %11,3 artarak 1,3 milyon tona fırlarken, değer bazında da %9,3'lük bir yükselişle 885,5 milyon dolarlık bir hacme ulaştı.
Ancak, yılın ilk dört aylık dönemine bakıldığında, ihracatta miktarda %3,3'lük bir düşüşle 4,8 milyon ton, değerde ise %5,5'lik bir gerilemeyle 3,2 milyar dolarlık bir tablo çiziliyor. İthalatta ise durum tam tersi. Nisan ayında ithalat miktar olarak %17,7 artarak 1,6 milyon tona yükselirken, değer bazında da %7,8'lik bir artışla 1,1 milyar dolar olarak kaydedildi. Yılın ilk dört ayında ise ithalat miktarında %6,3'lük bir artışla 5,9 milyon ton, değerde ise %0,9'luk bir artışla 4,1 milyar dolarlık bir hacim söz konusu.
Gözler Avrupa Birliği'nde: Kotalar ve Rekabet Dengesi Endişesi
Bu olumlu gelişmelere rağmen, TÇUD Genel Sekreteri Veysel Yayan, sektörün karşı karşıya olduğu potansiyel tehditlere dikkat çekti. Yayan, Türk çelik sektörünün yılın ilk dört ayında dünya ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini vurgulayarak, ancak küresel gelişmelerin sektörü olumsuz etkilediğini belirtti. Özellikle ABD/İsrail-İran arasındaki gerilimin enerji fiyatlarını artırması ve Avrupa Birliği'nin (AB) Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) etrafındaki belirsizlikler, sektör için önemli risk faktörleri olarak öne çıkıyor.
Yayan, AB'nin çelik ithalatına yönelik koruma tedbirleri kapsamında aldığı kararların Türk çelik sektörü üzerindeki etkilerinin belirginleştiğini söyledi. Türkiye'ye tanınması öngörülen kotaların geçmiş dönem oranlarının altında kalma ihtimali, Gümrük Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşmaları'nın sunduğu avantajların göz ardı edildiği endişesini taşıyor. Bu durum, Türk çelik ürünlerinin Avrupa pazarına erişimini önemli ölçüde kısıtlama potansiyeli taşıyor.
Rekabetçi Dengenin Bozulması ve Alınması Gereken Tedbirler
Bununla birlikte, Avrupa menşeli üreticilerin Türkiye pazarına herhangi bir kota kısıtlaması olmaksızın erişebilmesi, rekabet dengesinde ciddi bir bozulmaya yol açıyor. Yayan, AB ile yürütülen görüşmelerden somut sonuçlar alınamaması halinde, çelik ihracatı üzerindeki baskının daha da artacağına dair uyarıda bulundu. Bu nedenle, sektörün hem AB kaynaklı kısıtlamalara hem de üçüncü ülkelerden gelen yoğun ithalata karşı korunması gerektiğini savunan Yayan, ABD ve AB gibi pek çok çelik üreticisi ülkede uygulanan ticaret politikası önlemlerine benzer adımların Türkiye'de de süratle hayata geçirilmesinin önemini vurguladı.
Geçmiş yılların Ocak-Nisan döneminde %83,4 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın aynı döneminde %78,1 seviyesine geriledi. Bu durum, dış ticaret dengesi açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olarak kayıtlara geçti.