--° -- --/--°
Teknoloji 26.07.2026 05:01 1 okunma

Samsung CEO'su TM Roh'tan Yapay Zeka Devrimi İfşası: Geleceği Belirleyen Gizli Formül Ortaya Çıktı!

Samsung Electronics CEO'su TM Roh, yapay zekanın geleceğinin 'insanı anlayan' teknolojilerle şekilleneceğini duyurdu. Kişiselleştirme ve güven odaklı yeni dönem, kullanıcı deneyimini baştan yazacak.

Samsung CEO'su TM Roh'tan Yapay Zeka Devrimi İfşası: Geleceği Belirleyen Gizli Formül Ortaya Çıktı!

Samsung Electronics'in tepe ismi ve Başkanı TM Roh, teknoloji dünyasının en çok merak edilen konularından biri olan yapay zekanın geleceğine dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Roh, yaptığı değerlendirmede, yapay zekanın bir sonraki büyük adımının sadece daha üstün algoritmalar veya daha güçlü işlemcilerle sınırlı kalmayacağını, asıl devrimin insanı anlayan, onun ihtiyaçlarına proaktif olarak yanıt veren ve günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen deneyimler sunmakla mümkün olacağını belirtti.

İnsan Odaklı Yapay Zeka Dönemi Başlıyor

Teknolojinin geldiği noktada yapay zekanın giderek daha kişisel bir boyut kazandığına dikkat çeken TM Roh, gelecekteki kullanıcı deneyiminin temel taşlarının güven, şeffaflık ve cihazlar arasında kusursuz bir entegrasyon ile kurulan bağlantılı ekosistemler olacağını vurguladı. Roh'a göre, yapay zekanın evriminde yepyeni bir sayfa açılıyor. Bugüne dek daha çok aldığı komutlara göre yanıt üreten bir teknoloji olagelmiş yapay zeka, bundan böyle kullanıcısının yerine harekete geçebilen, onun ihtiyaçlarını önceden sezebilen ve kişiye özel deneyimler tasarlayabilen “agentic AI” (ajan yapay zeka) felsefesinin ön plana çıkacağı bir döneme girecek.

'Agentic AI': Yapay Zekanın Yeni Yüzü

TM Roh, bu dönüşümü şöyle özetliyor: “Yapay zeka sürekli olarak daha akıllı hale gelecek. Ancak bu teknolojinin insanların yaşam tarzını ve günlük rutinlerini gerçekten dönüştürebilmesi için, sadece bilgi işlemekle kalmayıp, insanları daha derinlemesine anlaması gerekiyor.” Bu yeni nesil yapay zeka, kullanıcıdan gelen açık bir komut beklemeden, bağlamı kavrayarak ve olası ihtiyaçları öngörerek harekete geçecek. Örneğin, bir kullanıcının yoğun bir toplantıdan çıktığını algılayıp, otomatik olarak bir sonraki randevusu için yol tarifi oluşturabilir veya belirli bir konudaki araştırma talebini önceden hazırlayabilir. Bu, teknolojinin pasif bir araç olmaktan çıkıp, kullanıcısının yapay zeka destekli bir asistanı haline gelmesi anlamına geliyor.

Güven ve Bağlantılı Ekosistemlerin Rolü

Bu kişisel ve proaktif yapay zeka deneyimlerinin sorunsuz bir şekilde işlemesi için ise güvenlik ve veri gizliliği en üst düzeyde tutulmalı. Roh, kullanıcıların kişisel verilerinin korunmasının ve şeffaf politikaların benimsenmesinin, bu yeni dönemin temel etik prensipleri olacağını belirtiyor. Ayrıca, farklı cihazların ve platformların birbirleriyle uyumlu çalışabilmesi, yani güçlü ve kesintisiz bir ekosistem oluşturulması, bu yapay zeka vizyonunun hayata geçirilmesinde kritik bir rol oynayacak. Akıllı telefonlardan akıllı ev cihazlarına, giyilebilir teknolojilerden otomobillere kadar tüm bu unsurların birbirine bağlı olması, yapay zekanın potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkaracak.

Samsung'un Yapay Zeka Vizyonu

Samsung, bu vizyon doğrultusunda Ar-Ge çalışmalarına büyük yatırımlar yapmaya devam ediyor. Şirket, sadece donanım gücünü değil, aynı zamanda yazılım ve yapay zeka yeteneklerini de geliştirerek, geleceğin teknoloji standartlarını belirlemeyi hedefliyor. Roh'un açıklamaları, Samsung'un sadece ürün satan bir teknoloji devi olmanın ötesinde, insanların yaşamlarını kolaylaştıran, onlara değer katan ve geleceği şekillendiren çözümler üretme misyonunu da pekiştiriyor. Yapay zekanın bir sonraki evresi, insan merkezli anlayışla şekillenecek ve bu alandaki liderlik yarışı şimdiden kızışmış durumda.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 26.07.2026 06:30 0 okunma

Türkiye ve Suudi Arabistan'dan Turistler İçin Dev Adım: Artık Kapılar Tamamen Açık!

Türkiye ve Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşma ile diplomatik ve hususi pasaport hamilleri için vize muafiyeti resmen yürürlüğe girdi. Bu kritik karar, iki ülke arasındaki seyahatleri kolaylaştıracak.

Türkiye ve Suudi Arabistan'dan Turistler İçin Dev Adım: Artık Kapılar Tamamen Açık!

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti arasında yapılan ve büyük yankı uyandıran anlaşma, nihayet Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu anlaşma kapsamında, her iki ülkenin diplomatik ve hususi pasaport hamilleri, karşılıklı olarak vize yükümlülüğünden muaf tutulacak. Bu gelişme, iki ülke arasındaki seyahatleri hem resmi hem de özel amaçlı olarak büyük ölçüde kolaylaştıracak ve turizmden ticarete kadar pek çok alanda yeni kapılar aralayacak.

Gündem 26.07.2026 05:30 1 okunma

Sınav Kaygısının Üstesinden Geliyorlar: Üniversiteliler Liselilere Umut Oluyor!

Üniversite öğrencileri, 3 günlük kapsamlı bir eğitimle sınav kaygısıyla mücadele etmeyi öğreniyor ve bu bilgileri liseli akranlarıyla paylaşıyor. Proje, bugüne dek 3.000'den fazla gence ulaştı.

Sınav Kaygısının Üstesinden Geliyorlar: Üniversiteliler Liselilere Umut Oluyor!

Ülkemizin dört bir yanındaki gençler, okul hayatlarının en kritik dönemeçlerinden biri olan sınav süreçlerinde yoğun bir psikolojik baskı altında kalabiliyor. Bu durumun en önemli yansımalarından biri olan sınav kaygısı, gençlerin hem akademik başarılarını hem de genel ruh sağlıklarını olumsuz etkiliyor. Ancak bu zorlu mücadelede umut ışığı olabilecek yenilikçi bir proje hayata geçirildi. Toplum Gönüllüsü üniversite öğrencileri, aldıkları özel bir eğitimle liseli arkadaşlarına destek eli uzatıyor.

Kaygıyla Mücadelede Üniversite Destek Hattı

Proje kapsamında, üniversite öğrencileri 3 gün süren yoğun bir eğitim kampına katıldı. Bu kampta, kaygının kökenleri, bedensel etkileri, mindfulness (bilinçli farkındalık) teknikleri ve olumlu düşünce geliştirme yöntemleri gibi konularda derinlemesine bilgi sahibi oldular. Eğitimleri başarıyla tamamlayan gönüllü üniversite öğrencileri, bu değerli birikimlerini okullara giderek lise öğrencileriyle paylaşıyor. Amaç, gençlerin sınav kaygısıyla başa çıkmalarına yardımcı olmak ve onlara daha sağlıklı bir zihin yapısı kazandırmak.

3.000 Genç ‘Şimdi ve Buradayım’ Demeyi Öğreniyor

Bugüne kadar 3.000’den fazla liseli gence ulaşan bu anlamlı proje, sadece sınav dönemlerinde değil, hayatın her alanında gençlerin daha dirençli ve özgüvenli bireyler olmalarına katkı sağlıyor. Proje, geleceğin teminatı olan gençlere yapılan önemli bir yatırım olarak nitelendiriliyor.

Uzmanlardan Sınav Kaygısına Karşı Altın Değerinde Tavsiyeler

Proje Danışmanı Klinik Psikolog Alev Kurt Başer, yaklaşan sınav maratonu öncesinde hem öğrencilerin hem de velilerin dikkat etmesi gereken noktaları vurguladı. Kaygının aslında bir alarm sistemi olduğunu belirten Başer, bu alarmı susturmanın bazı pratik yollarını sıraladı:

  • Yüzü soğuk suyla yıkamak veya elleri soğuk suda bekletmek.
  • Boyun bölgesine soğuk kompres uygulamak.
  • Doğa ile iç içe olmak veya sevdiklerimizle vakit geçirmek.
  • Mırıldanmak, şarkı söylemek gibi ses titreşimlerini kullanmak.
  • Düzenli nefes egzersizleri yapmak.

Bu basit adımların, bedenin hızla sakinleşmesine ve güvende hissetmesine yardımcı olduğunu ifade eden Başer, zihni şimdiki zamana odaklamanın önemine değindi. Gençlerin sıkça gelecek kaygısıyla boğulduğunu belirten Başer, “Oryantasyon” tekniğini önerdi: Gözlerle çevredeki nesnelere odaklanmak ve isimlerini içten geçirmek, zihni ‘şimdi ve buraya’ taşıyarak kaygıyı azaltıyor.

Ebeveynlere Kritik Uyarı: Duygular Bulaşıcıdır!

Sınav stresi, evin atmosferini de doğrudan etkileyebiliyor. Ayna nöronlar sayesinde duyguların kolayca aktarılabildiğini hatırlatan Klinik Psikolog Alev Kurt Başer, ebeveynlerin kaygısının çocuklarına bulaşma riskine dikkat çekti. Velilerin sıkça düştüğü hataları ise şöyle özetledi:

  • Rol Karmaşası Yaratmak: Çocuğun sınavını kendi sınavı gibi sahiplenmek yerine, sadece destekleyici bir güç olmak önemlidir.
  • Yıkıcı Eleştiri Yapmak: Çocuğun eksiklerine değil, güçlü yönlerine odaklanmak ve yol göstermek gerekir.
  • Aşırı Müdahale Etmek: Varsayımlarla hareket etmek yerine, çocuğa “Ne hissediyorsun? Neye ihtiyacın var?” gibi sorularla yargısız bir destek sunmak en etkilisi.

Başer, ebeveynlere seslenerek, “Desteğiniz köstek olmasın. Çocuğunuzun alanını koruyun, onun ihtiyaçlarını doğrudan sorarak eşit zeminde, açık bir iletişimle arkasında dağ gibi durun. Bu, onlara verebileceğiniz en büyük destektir,” diyerek sözlerini tamamladı.

Ekonomi 26.07.2026 03:30 1 okunma

Halka Arz Fırtınası Başladı! 16 Şirket Yatırımcıların Gözdesi Oldu: Hangi Sektörler Öne Çıktı, En Yüksek Getiri Hangisinde?

Sermaye Piyasası Kurulu verilerine göre yılın ilk yarısında 16 yeni şirket halka arz edildi. Farklı sektörlerden firmaların katıldığı bu süreçte, yatırımcı ilgisi doruğa ulaştı. En yüksek birim fiyat ve halka açıklık oranı dikkat çeken firmalar merak konusu oldu.

Halka Arz Fırtınası Başladı! 16 Şirket Yatırımcıların Gözdesi Oldu: Hangi Sektörler Öne Çıktı, En Yüksek Getiri Hangisinde?

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yayınladığı veriler, 2024 yılının ilk yarısında sermaye piyasalarında yaşanan hareketliliği gözler önüne serdi. Ocak-haziran dönemini kapsayan altı aylık süreçte, toplam 16 yeni şirket yatırımcılarla buluşarak borsada işlem görmeye başladı. Bu şirketler, farklı sektörlerdeki faaliyet alanlarıyla geniş bir yelpazede yatırım fırsatları sundu.

İlk Yarının Halka Arz Karnesi: Sayılar ve Pazar Yerleşimi

Yılın ilk çeyreğinde 14 şirketin halka arz edildiği gözlemlenirken, ikinci çeyrekte bu sayıya 2 yeni şirket daha eklendi. Bu ivmelenme sonucunda toplam 16 şirketin halka arzı tamamlanmış oldu. Şirketlerin büyük çoğunluğu, yani 13 firma, Ana Pazar'da işlem görürken, 3 firma ise daha yüksek işlem hacmi ve likiditeye sahip olduğu bilinen Yıldız Pazar'da yer alma hakkı kazandı. Özellikle ikinci çeyrekte halka arz olan iki şirketin de Yıldız Pazar'da işlem görmeye başlaması, bu pazarın cazibesini ve bu firmaların büyüklüğünü işaret ediyor.

Fiyatlar ve Getiriler: Yatırımcıyı Hangi Şirketler Heyecanlandırdı?

Gerçekleşen halka arz süreçlerinde, şirketlerin hisse başına sunduğu birim fiyatlar ve halka açıklık oranları yatırımcılar için önemli göstergeler oldu. Bu dönemde en dikkat çekici halka arz Metropal Kurumsal Hizmetler'den geldi. Metropal, hisse başına 80 TL ile yılın ilk yarısındaki en yüksek birim fiyatına ulaşan şirket unvanını aldı. Metropal'i, 46 TL ile Netcad Yazılım ve ikinci çeyrekte 45 TL'den halka arz olan Ekinciler Demir ve Çelik izledi. Bu firmalar, sundukları değer önerisiyle yatırımcıların ilgisini çekmeyi başardı. Öte yandan, yılın ilk yarısında en düşük hisse fiyatıyla yatırımcılarla buluşan şirket ise 4 TL'lik birim fiyatıyla Savur Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı oldu. Bu durum, farklı sermaye gruplarından şirketlerin halka arz olabildiğini gösteriyor.

Halka Açıklık Oranlarında Rekabetçi Veriler

Şirketlerin halka arz oranları incelendiğinde, genellikle yüzde 20 ile yüzde 30 bandında yoğunlaşma görüldü. Bu oranlar, şirketlerin kontrol yapısını büyük ölçüde koruyarak halka açıldığını ve yatırımcılara önemli bir kısmını sunduğunu gösteriyor. Dönem içinde en yüksek halka açıklık oranına sahip şirket ise Z Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı oldu. Yüzde 40,14'lük oranla Z GYO, yatırımcılara en geniş katılım imkanını sunan firmalardan biri olarak öne çıktı. İlk yarının en düşük halka açıklık oranına sahip şirketi ise mayıs ayında halka arz olan ve hisse başına 45 TL'den işlem gören Ekinciler Demir ve Çelik olarak kayıtlara geçti. Bu şirketin halka açıklık oranı yüzde 16,25 olarak gerçekleşti.

İlk Çeyrek Hareketliydi, İkinci Çeyrek Sakinleşti

Yılın ilk halka arzı 5 Ocak'ta ARF Bio Yenilenebilir Enerji ile başladı. ARF Bio'yu Ocak ayında Meysu Gıda, Formül Plastik, Z GYO ve Üçay Mühendislik gibi firmalar takip etti. Şubat ayında Netcad Yazılım, Akhan Un, Best Brands Grup Enerji, Ata Turizm ve Empa Elektronik borsada yeni yüzler olarak göründü. Mart ayı ise Gentaş Kimya, Savur GYO, Luxera GYO ve Metropal Kurumsal Hizmetler olmak üzere 4 şirketin halka arzını tamamlamasıyla oldukça hareketli geçti. Ancak yılın ikinci çeyreğinde halka arz hızında belirgin bir yavaşlama yaşandı. Nisan ayında Ağaoğlu Avrasya GYO ve mayıs ayında Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi'nin Yıldız Pazar'da işlem görmeye başlamasıyla ilk yarı tamamlandı. Geçen yılın tamamında 18 şirketin halka arz edildiği düşünüldüğünde, 2024'ün ilk yarısında ulaşılan 16 şirketlik sayı, sermaye piyasalarındaki dönemsel yoğunluğun ne denli etkileyici olduğunu ortaya koyuyor.

İkinci Yarıya Güçlü Başlangıç: Onay Alan Yeni Şirketler

SPK'nin son haftalık bültenleri, 2024 yılının ikinci yarısına girilmesiyle birlikte halka arz pazarında ivmenin yeniden arttığını gösteriyor. Kurul, halka arz için 7 yeni şirkete işlem görme onayı verdi. Bu şirketler arasında ilaç, turizm, gıda, enerji ve perakende gibi çeşitli sektörlerden firmalar bulunuyor. Onay alan firmalar arasında Orzaks İlaç ve Kimya Sanayi Ticaret AŞ, Ekim Turizm Ticaret ve Sanayi AŞ, Soho Giyim ve Enerji AŞ, İsvea Seramik ve Banyo Ürünleri Sanayi AŞ, Golda Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ, Şa-Ra Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi AŞ ile Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret AŞ yer alıyor. Bu onaylar, yılın ikinci yarısında halka arz takviminin oldukça yoğun geçeceğinin sinyallerini veriyor.

Ekonomi 26.07.2026 02:35 1 okunma

15 Temmuz'da Cebinizde Kalacak! Hangi Ulaşım Ağları Bedava Açılıyor? O Detaylar Ortaya Çıktı!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nde Başkentray, Marmaray ve İZBAN gibi önemli şehir içi raylı sistemlerin yanı sıra İstanbul'daki bazı metro hatlarının da ücretsiz hizmet vereceğini duyurdu. Bu karar, milyonlarca vatandaşın anma gününde ulaşımını kolaylaştıracak.

15 Temmuz'da Cebinizde Kalacak! Hangi Ulaşım Ağları Bedava Açılıyor? O Detaylar Ortaya Çıktı!

15 Temmuz'da Raya Binmek Ücretsiz: Hangi Hatlar Halkın Hizmetinde?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'ndan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'ne özel önemli bir müjde geldi. Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda, 15 Temmuz Pazartesi günü başkent Ankara, mega kent İstanbul ve sahil kenti İzmir'deki birçok kritik toplu taşıma hattı vatandaşlara ücretsiz hizmet verecek. Bu anlamlı günde, birlik ve beraberliğimizi pekiştiren bu adım, ulaşım ağlarını daha erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyor.

Bakan Uraloğlu'nun açıklamalarına göre, İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan ve yoğun kullanılan Marmaray hattı, tarihi yarımada ile Avrupa yakasını birleştiren Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı ile havalimanı ve şehrin önemli noktalarına ulaşımı sağlayan Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Metro Hattı bu özel günde ücretsiz olacak. Ankara'da şehir içi ulaşımın can damarlarından biri olan Başkentray ve İzmir'in metropol ulaşım ağı İZBAN da 15 Temmuz'da yolcularına hiçbir ücret talep etmeden hizmet sunacak. Bu düzenleme, vatandaşların anma etkinliklerine daha rahat katılımını sağlamayı hedeflerken, aynı zamanda toplu taşımanın önemini de bir kez daha vurguluyor.

Ulaşım Bakanlığı'ndan Milyonlara Nefes Aldıracak Müjde

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, alınan kararın altını çizerek, “Söz konusu hatlarımız tüm vatandaşlarımıza gün boyunca hızlı, kolay ve ekonomik bir ulaşım imkânı sağlayacak” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, özellikle bayram tatili sonrasında ekonomik olarak zorlanan vatandaşlar için ekonomik bir rahatlama anlamına gelirken, aynı zamanda 15 Temmuz ruhunu yaşatmak ve milli birlik bilincini pekiştirmek adına da sembolik bir değer taşıyor. Gün boyu sürecek ücretsiz seferler sayesinde, vatandaşlar hem sevdikleriyle buluşabilecek hem de düzenlenecek anma programlarına kolaylıkla ulaşım sağlayabilecek.

Halkalı-Arnavutköy Metrosu'nda Ücretsiz Dönem Uzuyor!

Öte yandan Bakan Uraloğlu, geçtiğimiz haftalarda hizmete giren ve büyük ilgi gören Halkalı-Arnavutköy Metro Hattı'na yönelik ücretsiz ulaşım uygulamasının devam ettiğini de müjdeledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 19 Haziran 2024 tarihinde açılışı yapılan bu modern metro hattı, 20 Haziran ile 31 Temmuz 2024 tarihleri arasında (bu tarihler dahil) vatandaşların kullanımına ücretsiz olarak sunuluyor. Bu uzatılan ücretsiz kullanım hakkı, özellikle İstanbul'un kuzey batı bölgelerindeki ulaşım sorununa çözüm getiren hattın daha geniş kitlelerce denenmesine ve seyahat alışkanlıklarının olumlu yönde etkilenmesine olanak tanıyor. Bakanlığın bu adımı, şehir içi raylı sistemlerin kullanımını teşvik etme ve modern ulaşım altyapısının faydalarını halkla buluşturma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Geleceğe Yönelik Ulaşım Politikaları ve Vatandaşa Yansımaları

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın bu tür özel günlerde toplu taşımayı ücretsiz hale getirme veya sübvanse etme politikaları, sadece anlık bir rahatlama sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda uzun vadede çevre dostu ulaşım yöntemlerini teşvik etme ve trafik yoğunluğunu azaltma gibi hedeflere de hizmet ediyor. Ekonomik dalgalanmaların yaşandığı bu dönemde, ulaşım maliyetlerinin düşürülmesi vatandaşların genel yaşam kalitesine de olumlu yansıyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşanan trafik çilesi düşünüldüğünde, bu tür teşvikler toplu taşıma kullanımını artırarak hem bireysel hem de toplumsal fayda sağlıyor. Bakanlığın, gelecekte de benzer uygulamalarla vatandaşların hayatını kolaylaştırmaya devam etmesi bekleniyor. Bu gelişmeler, Türkiye'nin ulaşım altyapısını modernize etme ve halkın erişilebilirliğini artırma yolundaki kararlılığını gösteriyor.

Ekonomi 26.07.2026 01:30 1 okunma

Esnafın Kanıylan Kazanıyorlar! Kredi Kartı Komisyonları Bel Kırdı, Çözüm Şart!

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, artan kredi kartı kullanımının esnafı yüksek komisyon oranlarıyla nasıl köşeye sıkıştırdığını gözler önüne serdi. Palandöken, esnafın emeğinin banka komisyonlarına kurban edilmemesi gerektiğini vurgulayarak acil çözüm çağrısında bulundu.

Esnafın Kanıylan Kazanıyorlar! Kredi Kartı Komisyonları Bel Kırdı, Çözüm Şart!

Kartlı Ödeme Cirosu Artıyor, Esnafın Cebinden Çıkıyor!

Günümüzde alışverişlerin büyük çoğunluğunun kredi kartıyla yapılması, finansal sistemin olmazsa olmazı haline geldi. Ancak bu durum, kredi kartı kullanımının artmasıyla birlikte esnaf için gelir kapısı olmaktan çıkıp büyük bir yüke dönüşüyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, artan komisyon oranlarının esnafı çaresiz bıraktığını belirterek, 'Esnafın emeği ve sermayesi, kredi kartı komisyonlarına heba edilmemeli' dedi.

Palandöken, bankaların komisyon oranlarını satılan ürünün maliyetiyle eşleştirmesi gerektiğini vurgulayarak, kazanamadığı bir kazancın komisyonunu ödemenin esnafı perişan ettiğini dile getirdi. Günlük hayatta her şeyin kredi kartıyla alındığını belirten Palandöken, 'Sattıkları üründeki kazançlarını tamamını komisyona verseler dahi esnaf bir şey kazanamıyor. Özellikle sigara gibi giriş ve çıkışı belli olan ürünlerde bile firmalar komisyon alabiliyor. Ancak esnaf bunu müşteriye yansıtamıyor. Müşteri, kredi kartıyla alışverişte fark ödemek istemiyor ve haklı olarak itiraz ediyor. Sonuçta bu yük, tamamen esnafın cebinden çıkıyor' şeklinde konuştu.

Kartlı Ödeme Sistemi Yükü Neden Esnafın Sırtında?

Lokantalardan restoranlara, giyimden gıdaya kadar her alanda kredi kartının geçerli olduğunu hatırlatan Palandöken, kartlı ödeme sisteminin maliyetinin esnafın sırtına yüklenmemesi gerektiğini savundu. 'Esnafa gelen yüzde 1, çıkan yüzde 10 KDV ve verilen komisyon oranları düşünüldüğünde, sadece o ürünü satan veya imal edenin kazandığı görülüyor. Esnaf ise bu süreçte gene perişan oluyor' diyen Palandöken, bu durumun mutlaka çözülmesi gerektiğini söyledi.

Bankalardaki kredi kartı faizlerinin makul bir seviyeye çekilmesi gerektiğine dikkat çeken Palandöken, aksi takdirde esnafın bu yükün altından kalkamayacağını belirtti. Kart bakiyesinin aynı gün, ikinci veya üçüncü gün hesaba geçmesi durumunda alınan komisyon oranlarının, esnafın kazancını olduğu gibi götürdüğünü, hatta zarara soktuğunu ifade eden Palandöken, 'Bu adil değil. Hem de bu komisyonlar dolayısıyla esnafın mağduriyeti gün geçtikçe büyüyor. Diğer girdi maliyetlerindeki tutarsızlık ve yüzde 10 KDV ile birleşen bu komisyonlar, esnafı daha da zora sokuyor' dedi.

Adil Bir Komisyon Politikası Şart Mı?

Kredi kartı komisyon oranlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini bir kez daha vurgulayan Palandöken, vatandaşın da esnafın da bu durumdan şikayetçi olduğunu belirtti. 'Esnaf kazanamıyorum, komisyona veriyorum diyor. Vatandaş ise 'Biz niye komisyon ödeyelim?' diye tepki gösteriyor. Bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Yıllardır süren bu sorun, esnafı bezdirmiş durumda' diyen Palandöken, esnafın ürün başına yüzde 4 kazandığını ancak bunun yüzde 4.5'inin komisyona gittiğini söyledi.

En düşük komisyon alınan işlemlerde bile paranın hesaba 10-15 gün veya bir ay sonra geçtiğini hatırlatan Palandöken, 'Esnafın buna dayanma gücü var mı? Sadece bankalar para kazanıyor. Bu durum, kayıtlı ekonominin devamlılığı için mutlaka çözülmeli. Esnaf kazanmazsa ülke de kazanamaz, vergi veremez ve kendi ailesiyle birlikte mağdur olur. Bu önemli bir sorun ve biz bu taleplerimizi sürekli Maliye Bakanlığı'na iletiyoruz' diye konuştu.

Çözüm Bekleyen Esnaf: Kazancın Üstüne Çıkınca Zor!

Vatandaşın da bu durumdan rahatsızlık duyduğunu dile getiren Palandöken, şunları ekledi: 'Biz satış yapınca komisyon kesilemiyor. Böylesine acayip bir uygulama esnafı mağdur ediyor. Vatandaş da rahatsız. Hem iş yok, hem piyasada nakit sıkıntısı var, hem de en çok kredi kartının kullanıldığı alanlarda bankalar kazanıyor. Ne emeği var ne de sermayesi. Sadece aracılık hizmetinden aldığı komisyon, bir restoranın kazancının üstünde. Böyle bir uygulama olur mu? Esnaf kazanamayacak ama bankalar kazanacak. Komisyon vermezse satış yapamayacak, dükkanı kapatmak zorunda kalacak. Bu nedenle artık adil bir çözüm şart. Komisyonlar esnafın kazancının üstüne çıkınca gerçekten de işler çok zorlaşıyor.'