--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 02.07.2026 06:01 1 okunma

Porsche'yi Aratmayan Tasarım, Elektrikli Menzili Nefes Kesiyor: MG'nin Yeni Sedanıyla Tanışın!

MG, adeta Porsche'den ilham alan yeni sedan modeli 07'yi tanıttı. Şaşırtıcı derecede uygun fiyat etiketi ve etkileyici teknik özelliklerle gelen araç, elektrikli ve hibrit seçenekleriyle pazarı sarsmaya hazırlanıyor.

Porsche'yi Aratmayan Tasarım, Elektrikli Menzili Nefes Kesiyor: MG'nin Yeni Sedanıyla Tanışın!

Otomotiv dünyasında sürdürülebilir ve yenilikçi ulaşım çözümlerine olan talep hızla artarken, köklü otomobil üreticilerinden MG, bu trende güçlü bir yanıtla sahneye çıktı. Lüks sedan segmentinde ezberleri bozan MG 07 modeli, üstün tasarım çizgileri, devrim niteliğindeki teknolojisi ve akıl almaz fiyatıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Özellikle spor otomobil estetiğini günlük kullanıma uygun bir paketle sunan MG 07, hem çevreye duyarlı hem de ulaşılabilir lüks anlayışını benimseyen otomobil severler için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

Piyasayı Sarsacak Tasarım ve Aerodinamik Yapı

İlk bakışta premium spor otomobilleri çağrıştıran akıcı hatlara sahip olan MG 07, adeta rüzgarı yontan bir tasarıma sahip. Fastback formundaki arka kısmı, arkaya doğru zarifçe süzülürken, kesintisiz panoramik cam tavan, ön camdan başlayıp bagaj kapağına kadar uzanarak kabin içi ferahlığını maksimize ediyor. Aracın ön yüzündeki karakteristik C formlu LED farlar ve agresif hava girişleri, MG 07'ye sportif ve dinamik bir kimlik kazandırıyor. Bu tasarım unsurları, aracın sadece estetik açıdan değil, aynı zamanda aerodinamik verimlilik açısından da iddialı olduğunu gösteriyor.

Motor Seçenekleri ve Rekor Kıracak Menzil

MG 07, kullanıcıların farklı ihtiyaç ve beklentilerine cevap verecek şekilde tamamen elektrikli (BEV) ve şarj edilebilir hibrit (PHEV) olmak üzere iki temel güç aktarma organı seçeneğiyle geliyor. Elektrikli versiyon, arka aksa konumlandırılmış 176 kW gücündeki performans odaklı bir elektrik motoruyla güçlendiriliyor. Bu motor, yeni nesil 67 kWh'lik batarya paketiyle entegre edildiğinde, donanım seviyesine bağlı olarak 610 ila 650 kilometre arasında etkileyici bir sürüş menzili sunmayı başarıyor. Bu rakamlar, uzun yolculuklarda şarj endişesini ortadan kaldırarak kullanıcılara büyük bir özgürlük alanı tanıyor.

Şarj edilebilir hibrit modelde ise, verimliliğiyle öne çıkan 1.5 litrelik benzinli motor, elektrikli ünitelerle kusursuz bir uyum içerisinde çalışıyor. Bu hibrit sistemin en dikkat çekici yanı, saf elektrik gücüyle 185 kilometrelik bir menzil sunabilmesi. Bu olağanüstü değer, özellikle şehir içi günlük kullanımlarda yakıt tüketimini neredeyse sıfıra indirerek hem ekonomik hem de çevre dostu bir sürüş deneyimi vadediyor.

Teknolojinin Zirvesi: Lidar ve Yapay Zeka

MG 07, sadece tasarımı ve performansıyla değil, aynı zamanda entegre ettiği ileri teknolojilerle de göz dolduruyor. Aracın tavanına entegre edilmiş gelişmiş Lidar sensörü, otonom sürüş sistemlerinin en önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu sensör sayesinde, yapay zeka destekli sürüş asistanları, çevreyi hatasız bir şekilde 3 boyutlu olarak tarayabiliyor. Bu da sürüş güvenliğini en üst seviyeye taşırken, geleceğin otonom araç teknolojilerine bugünden bir adım atılmasını sağlıyor. Teknolojik donanımlar ve iddialı performansına rağmen, MG 07'nin küresel pazardaki başlangıç fiyatının yaklaşık 22 bin dolar civarında olması bekleniyor. Bu fiyatlandırma, MG 07'yi kendi segmentinde en ulaşılabilir lüks otomobillerden biri haline getirme potansiyeli taşıyor.

Özetle, MG 07, zarif tasarımı, güçlü motor seçenekleri, etkileyici elektrikli menzili ve en son teknolojik donanımlarıyla otomotiv pazarında önemli bir oyuncu olmaya aday. Porsche benzeri çizgileri ve rakipsiz fiyatıyla, pek çok otomobilseverin hayallerini süsleyecek bir model olarak öne çıkıyor.

Gizem Kaya

Gizem Kaya

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Ekonomi 02.07.2026 07:03 0 okunma

Coca-Cola Dolaplarında Devrim: Rakiplere Kapı Açıldı, Tekel İddiası Sarsıldı!

Rekabet Kurumu'nun aldığı tarihi kararla Coca-Cola soğutucularında rakip markalara ayrılan alan yüzde 35'e çıkarıldı. Bu düzenleme, satış noktalarının ürün çeşitliliğini artırarak tüketicinin tercih hakkını genişletecek.

Coca-Cola Dolaplarında Devrim: Rakiplere Kapı Açıldı, Tekel İddiası Sarsıldı!

Rekabet Kurumu'nun aldığı ve pazarda dengeleri değiştirmesi beklenen önemli bir kararla, alkolsüz içecek devlerinden Coca-Cola'nın satış noktalarına sağladığı soğutucularda rakiplere ayrılan alanın oranı yükseltildi. Alınan yeni düzenlemeye göre, artık Coca-Cola dolaplarında rakipler için yüzde 35'lik bir alan zorunlu hale getirildi. Bu oran, geçtiğimiz yıl %25 olarak belirlenmişti. Bu karar, özellikle küçük esnafın ve yerel üreticilerin pazarda daha görünür olmasına olanak tanıyacak.

Rekabetçi Pazara Yeni Soluk: Tüketici Kazançlı Çıkacak

Rekabet Kurumu'nun bu stratejik hamlesi, satış noktalarının artık yalnızca tek bir markaya bağımlı kalmasının önüne geçmeyi hedefliyor. Yeni düzenleme ile birlikte, bakkallar, büfeler, marketler ve restoranlar gibi satış noktaları, soğutucularında daha fazla ürün çeşitliliğine yer verebilecek. Bu durum, tüketicilerin daha fazla alternatif arasından seçim yapabilmesini sağlayacak. Esnafın, dolaplarında hangi ürünü sergileyeceği konusunda daha özgür olması ve bu kararların doğrudan Coca-Cola tarafından müdahale görmemesi, piyasada adil bir rekabet ortamı yaratılmasına zemin hazırlıyor. Ayrıca, soğutucu, tabela, tente ve raf gibi desteklerin artık ürün alım şartına bağlanmayacak olması, esnaf için önemli bir rahatlama anlamına geliyor.

Yerel Üreticiler ve Küçük İşletmeler İçin Yeni Fırsatlar

Bu önemli kararın, özellikle yerel ve küçük ölçekli içecek üreticileri için büyük bir fırsat sunduğu belirtiliyor. Rakiplere ayrılan %35'lik alan, bu firmaların ürünlerini tüketicilerle daha kolay buluşturmasını sağlayacak. Artık satış noktaları, müşterilerinin taleplerini daha rahat karşılayabilecek ve bu sayede kazançlarını artırma potansiyeli bulacaklar. Yeni uygulama ile birlikte, Coca-Cola'dan destek almak isteyen işletmelerin, belirli ürünleri satma veya satmama gibi kısıtlamalara tabi tutulması da engellenmiş oluyor. Bu durum, esnafın kendi işleyişini ve stok yönetimini çok daha esnek bir şekilde yapabilmesine imkan tanıyacak.

Uygulama Detayları ve Cezai Yaptırımlar

Rekabet Kurumu tarafından belirlenen %35'lik alan, soğutucularda dikey bir separatör ve etiketlerle net bir şekilde ayrılacak. Eğer satış noktasında o an için rakip ürün bulunmuyorsa, bu bölüm boş bırakılacak. Coca-Cola'nın bu alana kendi ürününü koyarak alanı işgal etmesi kesinlikle yasaklanacak. Bu kural, esnafın alternatif markaları rahatça sergileyebilmesi ve pazarda tekelleşmenin önüne geçilmesi adına önemli bir güvence teşkil ediyor. Ulusal ve yerel rakipler, kendilerine ayrılan bu özel bölümde kendi fiyat etiketlerini özgürce kullanabilecekler. Rakip ürünlerin görünürlüğünü engelleyecek hiçbir kaplama veya benzeri materyal kullanılamayacak. Bu düzenleme, her bir soğutucu için ayrı ayrı uygulanacak ve kurala uymayan satış noktalarına ilk olarak uyarı yapılacak. İhlalin devam etmesi durumunda ise Coca-Cola tarafından yapılan ürün sevkiyatında kademeli bir azaltıma gidilecek. Ayrıca, bayilere sağlanan indirimlerin, ürün kategorileri arasında bir bağlantı kurulmadan, tamamen objektif kriterlere göre belirleneceği ve su ile sodada bedelsiz ürün verilmeyeceği de karara bağlandı.

Ekonomi 02.07.2026 06:32 0 okunma

İstanbul'un Nabzı Değişiyor: Dev Metro Hattı Açılıyor, Trafik Tarihe Karışacak mı?

Ulaştırma ve Altyfrı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul'un ulaşımına nefes aldıracak devasa metro hattının son etabını inceledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla yarın hizmete girecek hat, şehrin ulaşım ağını kökten değiştirecek.

İstanbul'un Nabzı Değişiyor: Dev Metro Hattı Açılıyor, Trafik Tarihe Karışacak mı?

İstanbul'un trafik çilesine son verecek devrim niteliğindeki bir gelişme yaşanıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, şehrin ulaşım altyapısını yeniden şekillendirecek olan Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın Halkalı-Arnavutköy kesiminde incelemelerde bulundu. Yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle hizmete açılacak olan bu önemli proje, metropolün raylı sistem ağını güçlendirecek ve dünyanın en uzun metro hatlarından birini daha Türkiye'ye kazandıracak.

Şehrin Ulaşım Ağı Yeniden Tanımlanıyor

Bakan Uraloğlu, basın mensuplarına yaptığı açıklamada projenin önemine vurgu yaparak, “Yarın, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle; İstanbul’un raylı sistem tarihine yeni bir mühür vuracak 69 kilometrelik uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun ve en hızlı Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Hattı'nın son etabı olan Halkalı-Arnavutköy kesimini hizmete sunacağız” dedi. Bu hat ile birlikte, İstanbul’un kent içi raylı sistem ağı önemli ölçüde güçlenecek ve şehirdeki ulaşım sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi hedeflenecek.

Raylı Sistemler: Modern Şehirlerin Vazgeçilmez Omurgası

Uraloğlu, İstanbul gibi devasa metropollerde ulaşım sorununu çözmenin en etkili yolunun yer altı raylı sistemlerini yaygınlaştırmak olduğunun altını çizdi. Büyük metropollerin, milyonlarca insanın yaşamını, ticaretini ve ekonomik faaliyetlerini tek bir potada eriten canlı organizmalar olduğunu belirten Bakan, “Kent içi raylı sistemler de bu yaşayan sistemin en kritik ve vazgeçilmez parçasıdır” diye konuştu. Raylı sistemlerin sadece yolcu taşıyan bir ulaşım aracı olmanın ötesinde, modern şehirlerin sürdürülebilir büyümesi, dengeli gelişimi ve geleceğe dönük vizyonunun temel direkleri olduğunu kaydetti.

Zaman Kazanımı ve Çevre Dostu Çözümler

Bakan Uraloğlu, metro hatlarının insanlara sağladığı faydaları şöyle sıraladı: “Trafik keşmekeşini ortadan kaldırarak insanlara değerli zamanlarını geri verir. Bu zaman, sevdikleriyle daha kaliteli anlar yaşamalarına, aileleriyle daha sık bir araya gelmelerine ve kendilerine, hobilerine, sağlıklarına daha fazla vakit ayırmalarına imkan tanır. Çevreye duyarlı teknolojileriyle hava kirliliğini önemli ölçüde azaltır, karbon ayak izini küçültür ve çocuklarımızın, torunlarımızın yaşayacağı daha temiz bir doğaya katkı sağlar.” Ayrıca, yeni hatların ve istasyonların, bulundukları bölgelerin ekonomik canlılığını artırdığı, gayrimenkul değerlerini yükselttiği, yeni istihdam alanları oluşturduğu ve ticareti canlandırdığı da vurgulandı.

İstanbul'un Raylı Sistem Ağı 180 Km'ye Ulaştı

Yapılan açıklamalarla birlikte, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın bugüne kadar İstanbul'a kazandırdığı toplam raylı sistem hattı uzunluğunun 180 kilometreye ulaştığı bildirildi. Uraloğlu, şunları söyledi: “Ülkemizde yarın açılışını gerçekleştireceğimiz Halkalı-Arnavutköy kesimi ile birlikte 1.058 kilometrelik kent içi raylı sistem ağının 452 kilometresini Bakanlık olarak biz inşa ettik. Şu anda da 116 kilometrelik yeni hat yapımlarımız sürüyor. 283 kilometrelik yeni hattımız ise planlama aşamasındadır.” Bu rakamlar, İstanbul’un ulaşım geleceğine yapılan büyük yatırımların somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

Geleceğe Yatırım: Devam Eden ve Planlanan Projeler

Bakan Uraloğlu, 69 km uzunluğundaki Gayrettepe – İstanbul Havalimanı – Halkalı Metro Projesi'nin, İstanbul Havalimanı'nı merkez alarak Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve Halkalı-İstanbul Havalimanı olmak üzere iki ayrı koldan hayata geçirildiğini belirtti. Halihazırda devam eden ve planlanan projelerle birlikte, Bakanlık tarafından İstanbul'a kazandırılan toplam hat uzunluğunun daha da artacağı müjdesi verildi. Altunizade-Çamlıca Camii-Bosna Bulvarı Metro Hattı gibi devam eden projeler tamamlandığında, bu rakamın yaklaşık 191 kilometreye ulaşması hedefleniyor. Bu yatırımlar, İstanbul'un küresel bir cazibe merkezi olma yolunda attığı adımları perçinlerken, vatandaşların yaşam kalitesini de yükseltmeye devam edecek.

Gündem 02.07.2026 05:01 1 okunma

Yedi Yıl Sonra Görüntülendi: Kayıp Çocuk Drone ile Bulundu, Operasyon Başladı!

Bursa'da 2019'dan beri kayıp olarak aranan 8 yaşındaki çocuk, yıllar sonra bir harabe evde drone ile tespit edildi. Anneye teslim edilen çocuğun Almanya'ya gönderilmesinin ardından davada çarpıcı detaylar ortaya çıktı.

Yedi Yıl Sonra Görüntülendi: Kayıp Çocuk Drone ile Bulundu, Operasyon Başladı!

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde tam yedi yıldır kayıp olarak aranan küçük bir çocuk, yıllar süren sessizliği yıkan bir operasyonla bulundu. 2019 yılından beri izine dahi ulaşılamayan N.S. isimli 8 yaşındaki çocuğun, drone kamerasıyla tesadüfen kayıtlara geçmesi, nefes kesen bir kurtarma operasyonunu tetikledi. Operasyonun ardından annesine teslim edilen ve Almanya'ya gönderilen çocuğun yaşadıkları, adeta bir kabusun sonu oldu.

Yedi Yıllık Esaret Drone Görüntüsüyle Sona Erdi

Operasyonun gerçekleştirildiği 10 Mart günü sabaha karşı, saat 04.06'da çekilen görüntüler, yıllardır süren bekleyişe bir nebze de olsa ışık tuttu. Kayıtlara yalnızca başı yansıyan N.S., babaannesi tarafından evin bahçesine çıkarılırken drone tarafından tespit edildi. Aynı günün ilerleyen saatlerinde, 08.46'da çekilen başka bir kayıtta ise çocuğun tekrar babaannesi tarafından içeri alındığı görüldü. Bu anlık görüntüler, özel ekibin harekete geçmesi için yeterli oldu. Çocuğun harabe bir evde saklandığı ve dışarıya yalnızca bu şekilde çıkarıldığı bilgisi üzerine, vakit kaybetmeden operasyon düğmesine basıldı.

Gizemli Kayboluş ve Yıllar Süren Soruşturma

N.S.'nin kaybolma süreci, 2019 yılında Almanya vatandaşı olan annesi Rebecca S.'nin, oğluyla birlikte Türkiye'ye, çocuğun babası Umut K.'nin annesi H.S.'nin Mustafakemalpaşa'daki evine gelmesiyle başlıyor. Bir süre sonra Rebecca S., erkek arkadaşının Almanya'ya dönmesi konusunda ısrarcı olurken, Umut K. bu teklifi reddediyor. Ardından yaşananlar, akıllara durgunluk veren bir tabloyu ortaya koyuyor: Rebecca S., bir süre sonra oğlu N.S.'nin kaybolduğuna dair polise ihbarda bulunuyor. Başlatılan geniş çaplı arama çalışmalarında ise çocuğa dair hiçbir iz bulunamıyor.

Baba Kaybı ve Yeniden Açılan Soruşturma

Bu esrarengiz kayboluşun ardından, 2022 yılında baba Umut K., geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybediyor. Ancak çocuğun kaybolmasıyla ilgili soruşturma, Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla yeniden alevleniyor. Kurulan altı kişilik özel ekip, yedi yıl boyunca neredeyse sıfıra inen ihtimalleri değerlendirerek tam 30 gün süren titiz bir teknik ve fiziki takip yürütüyor. Bu süreçte 300 saati aşkın kamera görüntüsü detaylıca inceleniyor ve nihayetinde N.S., babaannesi tarafından alıkonulduğu metruk bir evde bulunuyor.

Kurtarma Operasyonu ve Çarpıcı İddialar

Operasyonla kurtarılan N.S.'nin annesinin Rebecca S. olduğu DNA testiyle kesinleşiyor. Ancak soruşturmanın iddianamesinde yer alan bilgiler, olayın boyutunu daha da trajik bir hale getiriyor. N.S.'nin kayıp olduğu 2019'dan bulunduğu güne kadar geçen sürede hiçbir resmi sağlık kaydı, okul kaydı veya herhangi bir iz bulunmaması, sanıklar hakkında ağır suçlamalara yol açıyor. İddianamede, biri tutuklu beş sanık hakkında 18 yaşını doldurmamış kişilere karşı insan ticareti suçundan 12'şer yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Ayrıca, N.S.'nin beyanında kendisini darp ettiğini söylediği sanıklardan Recai M. hakkında, kendini savunamayacak durumda olan bir çocuğa karşı kasten yaralama suçundan da ceza isteniyor.

Torununu İlçeler Arasında Gezdirmiş

Soruşturma dosyasına giren detaylar, babaanne Hanife Taşdemir Stief'in rolünü de gözler önüne seriyor. Rebecca S.'nin 2019'da Umut K. ve babaannesi tarafından kaçırıldığına yönelik şikayetinin ardından babaanne ceza alsa da, Umut K.'nin ölümünden sonra soruşturma yeniden açılıyor ve babaanne hakkında adli kontrol kararı veriliyor. Fiziksel takipte, babaannenin imza attıktan sonra bile çocuğun alıkonulduğu evi sürekli değiştirdiği, Gemlik, Mudanya ve Kurşunlu'daki akrabalarının bağ evlerinde torununu sakladığı anlaşılıyor. Operasyondan sadece 10 ay önce Remzi M.'ye ait bir eve getirildiği tespit edilen babaannenin bu taktikleri, çocuğun bulunmasını neredeyse imkansız hale getirmiş.

Ekonomi 02.07.2026 04:32 1 okunma

Şişecam'dan 25 Milyon Euro'luk Dev Yatırım: Avrupa, Asya ve Afrika Pazarlarına Hakimiyet Kuruluyor!

Şişecam, Tarsus'taki yeni kaplamalı cam hattını 25 milyon Euro yatırımla devreye alarak global pazardaki gücünü artırdı. Yeni hat, 7 milyon metrekare üretim kapasitesiyle hem iç hem de dış pazarlara hitap edecek.

Şişecam'dan 25 Milyon Euro'luk Dev Yatırım: Avrupa, Asya ve Afrika Pazarlarına Hakimiyet Kuruluyor!

Türkiye'nin cam devi Şişecam, büyüme stratejisi doğrultusunda önemli bir adımı daha tamamladı. Şirket, Tarsus'ta hayata geçirdiği yıllık 7 milyon metrekare üretim kapasiteli yeni kaplamalı cam hattını faaliyete geçirdi. Toplamda 25 milyon Euro gibi devasa bir bütçeyle hayata geçirilen bu yatırım, şirketin hem katma değerli ürün portföyünü zenginleştirmeyi hem de küresel pazarlardaki rekabet gücünü daha da ileriye taşımayı hedefliyor.

Tarsus Üssü Global Pazarlar İçin Kilit Rol Üstleniyor

Son 6 ay içerisinde Tarsus tesisinde yıllık brüt 432 bin ton kapasiteli düz cam ve yıllık 47 milyon metrekare kapasiteli enerji camı hatlarını devreye alan Şişecam, şimdi de yeni kaplamalı cam hattıyla dikkatleri üzerine çekti. Bu yeni yatırım, sadece Türkiye pazarının ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, Ortadoğu, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve Güney Asya gibi stratejik öneme sahip bölgelere de ürün ihracatı yapılmasını sağlayacak. Bu sayede Şişecam, coğrafi olarak geniş bir alanda tedarik zinciri esnekliğini artırmayı ve operasyonel verimliliğini en üst düzeye çıkarmayı amaçlıyor.

Katma Değerli Ürünler Şişecam'ın Geleceğine Yön Veriyor

Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, bu önemli yatırım hakkında yaptığı açıklamada, kaplamalı cam alanındaki yatırımların hız kesmeden devam ettiğini belirtti. Yücel, “Bulgaristan ve İtalya’daki yatırımlarımızın ardından Tarsus hattımızı da devreye almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırımlar, Türkiye’deki lider konumumuzu güçlendirirken, küresel rekabet gücümüzü de pekiştiriyor. Katma değerli ürünlerin üretimimiz içindeki payını artırmaya yönelik bu adımlar, sürdürülebilir kârlılık ve operasyonel verimlilik hedeflerimize doğrudan katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. Genel Müdür Yücel, yeni hattın orta ve uzun vadede şirketin kârlılığına ve nakit yaratma kapasitesine de önemli ölçüde olumlu katkı sağlamasının beklendiğini ekledi.

Küresel Kapasite Hızla Büyüyor: Yedi Hat, 48 Milyon Metrekare Üretim

Şişecam, 2026 yılının başından itibaren küresel ölçekte kaplamalı cam yatırımlarını hızlandırmış durumda. 30 Ocak 2026’da Bulgaristan’daki düz cam tesisinde yıllık 6 milyon metrekare kapasiteli yeni hattını tamamlayan şirket, şubat ayında ise İtalya’nın San Giorgio di Nogaro tesisinde yeni bir hattı devreye almıştı. Tarsus’taki son yatırımın da faaliyete geçmesiyle birlikte Şişecam’ın dünya genelindeki kaplamalı cam hattı sayısı yediye yükselirken, toplam kaplamalı cam üretim kapasitesi ise muazzam bir artışla 48,1 milyon metrekareye ulaştı. Bu rakamlar, Şişecam’ın cam sektöründeki lider konumunu ve global vizyonunu açıkça ortaya koyuyor.

Spor 02.07.2026 03:02 1 okunma

Genç Devler Sahne Aldı! Türkiye, Dünya Kupası'nda Çeyrek Final Heyecanını Yaşatıyor!

FIBA 17 Yaş Altı Dünya Kupası'nda mücadele eden U17 Milli Takımımız, Venezuela'yı nefes kesen bir maçla devirerek adını çeyrek finale yazdırdı. Ay-yıldızlıların bir sonraki rakibi Fransa!

Genç Devler Sahne Aldı! Türkiye, Dünya Kupası'nda Çeyrek Final Heyecanını Yaşatıyor!

Basketbolun geleceği, FIBA 17 Yaş Altı Dünya Kupası'nda nefes kesen anlara sahne oluyor. Türkiye'de düzenlenen dev organizasyonda mücadele eden Genç Millilerimiz, son 16 turunda Venezuela ile karşı karşıya geldi. Baştan sona büyük bir çekişmeye sahne olan mücadelede, ay-yıldızlılar üstün bir performans sergileyerek rakibini 78-73 mağlup etmeyi başardı ve adını çeyrek finale yazdırdı.

Genç Yeteneklerden Unutulmaz Mücadele

Basketbol Gelişim Merkezi'nin ev sahipliği yaptığı turnuvada gözler, Türkiye'nin genç yıldızlarının üzerindeydi. Venezuela karşısında sahaya çıkan U17 Milli Takımımız, maça hızlı başladı. İlk çeyreği 24-22 önde tamamlayan milliler, momentumu sürdürmekte zorlandı. Rakibin geri dönüşüne engel olamayan ay-yıldızlılar, devrenin kapanışına 37-40 geride girmesine rağmen pes etmedi.

Devre Sonrası Sahneye Çıkan Yıldızlar

Soyunma odasından daha motive dönen genç potansiyeller, üçüncü periyotta adeta fırtına gibi esti. Etkili savunma ve akıl dolu hücumlarla rakibin direncini kıran milliler, bu çeyreği 60-54 gibi net bir üstünlükle tamamladı. Son periyotta da üstünlüğünü sürdüren milli takım, tecrübesini ve yeteneğini konuşturarak karşılaşmadan 78-73 galip ayrılmayı başardı. Bu sonuçla birlikte Türkiye, dünya sıralamasında bir üst tura yükselmenin gururunu yaşadı.

Skor Yükünü Darius Karutasu Taşıdı

Galibiyetin mimarlarından biri şüphesiz Darius Karutasu oldu. Sahada sergilediği olağanüstü performansla takımının en skorer ismi olan Karutasu, attığı 25 sayıyla galibiyette kilit rol oynadı. Genç yıldızın bu performansı, gelecekte Türk basketbolunun ne kadar parlak bir yolda ilerlediğinin de bir göstergesi olarak kaydedildi. Takım arkadaşlarıyla kurduğu uyum ve kritik anlarda sorumluluk alması, izleyenlere büyük keyif verdi.

Çeyrek Finalde Rakip Fransa!

Venezuela zaferiyle morali iyice yükselen U17 Milli Takımımız, şimdi gözünü çeyrek finale çevirdi. Bu önemli aşamada ay-yıldızlıların rakibi, Avrupa basketbolunun devlerinden Fransa olacak. 3 Temmuz Cuma günü oynanacak olan kritik mücadelede, genç millilerimiz bir kez daha tüm ülkeyi gururlandırmak için sahada ter dökecek. Elde edilen bu başarı, Türk basketbolu için gelecek adına büyük umut vadediyor. Genç yeteneklerin uluslararası arenadaki bu başarısı, basketbola olan ilgiyi daha da artıracak gibi görünüyor.