--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 28.06.2026 18:11 3 okunma

Otomobil Fiyatları Uçuyor: Pazar Küçülürken Vergi Geliri Rekor Kırdı! Araç Başına ÖTV 600 Bin TL'yi Aşmaya Başladı

Otomotiv pazarında satışlar düşse de devletin araçlardan aldığı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gelirleri akılalmaz bir artış gösterdi. Sadece ilk 5 ayda 282.5 milyar TL'ye ulaşan ÖTV gelirleri, araç başına düşen vergi yükünü de rekor seviyelere taşıdı.

Otomobil Fiyatları Uçuyor: Pazar Küçülürken Vergi Geliri Rekor Kırdı! Araç Başına ÖTV 600 Bin TL'yi Aşmaya Başladı

Türkiye otomotiv pazarında yaşanan çalkantılı dönem, rakamlara yansımaya devam ediyor. Satış adetlerinde belirgin bir daralma görülürken, devletin araçlardan topladığı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gelirlerinde adeta bir patlama yaşanıyor. Otomotiv gazetecisi Emre Özpeynirci tarafından kamuoyu ile paylaşılan güncel veriler, 2026 yılının ilk beş ayında toplanan ÖTV miktarının 282,5 milyar TL'yi aştığını ortaya koyuyor. Bu rakam, pazarın genelinde yaşanan yüzde 7,5'lik küçülmeye rağmen elde edilen dikkat çekici bir başarı olarak yorumlanıyor.

Pazar Daralsa da Vergi Cebi Doluyor: Mayıs Ayı Verileri Ne Diyor?

Özellikle Mayıs ayında otomotiv pazarında yaşanan sert daralma dikkat çekiyor. Sektör, Mayıs ayında yüzde 22,6'lık bir daralma yaşarken, devletin ÖTV tahsilatı bu düşüşe inatla direniyor. Mayıs ayında elde edilen 58,6 milyar TL'lik ÖTV geliri, geçen yıla oranla yüzde 7,9'luk bir artışa işaret ediyor. Bu durum, piyasadaki satış hacminin düştüğü ancak araç başına alınan vergi yükünün yıl boyunca istikrarlı bir şekilde yükseldiğini açıkça gösteriyor. Öyle ki, 2026 yılı için hedeflenen yıllık ÖTV gelirinin şimdiden yaklaşık yüzde 30'luk kısmı ilk beş ayda toplanmış durumda.

Araç Başına Vergi Yükü Fırladı: Vatandaşın Cebinden Çıkan Para Katlandı

Otomotiv pazarındaki en çarpıcı değişimlerden biri şüphesiz araç başına düşen vergi yükündeki rekor artış. Emre Özpeynirci'nin analizlerine göre, satılan her bir araçtan devletin tahsil ettiği vergi tutarı dudak uçuklatıyor. Geçtiğimiz yıl Mayıs 2025 döneminde araç başına ortalama 486 bin TL olan ÖTV, bu yılın aynı döneminde 678 bin TL'ye fırladı. Yılın ilk beş aylık ortalaması ele alındığında ise bu rakam daha da dikkat çekici bir hal alıyor. Araç başına düşen ortalama vergi yükü, 502 bin TL'den 603 bin TL'ye yükselmiş durumda. Bu durum, otomobil sahibi olmanın maliyetini doğrudan etkileyerek, vatandaşların alım gücünü daha da zorluyor.

Ekonomik Dalgalanmalar ve Vergi Politikalarının Etkisi

Otomotiv sektörü, küresel ve yerel ekonomik dalgalanmaların yanı sıra, uygulanan vergi politikalarının da etkisi altında zorlu bir dönemden geçiyor. Pazarın küçülmesine rağmen vergi gelirlerinin artış trendini sürdürmesi, enflasyonist baskılar, döviz kurundaki değişimler ve araç fiyatlarındaki güncellemelerin vergi matrahlarını yükseltmesinden kaynaklanıyor. Emre Özpeynirci'nin tespitlerine göre, Mayıs ayında otomobil pazarı sadece 15 iş günü içinde 86 bin adede kadar geriledi. Ancak satış adetlerindeki bu dramatik düşüş, devletin kasasına giren vergi miktarını aynı oranda düşürmüyor, aksine vergi tahsilatını artırıyor.

Bütçe Hedeflerine Yaklaşıyor: Sektör Kamu Maliyesi İçin Hayati Önem Taşıyor

Otomotiv sektörü, 2026 yılı bütçe hedeflerinin gerçekleştirilmesinde kritik bir rol oynamaya devam ediyor. İlk beş ayda toplanan 282,5 milyar TL'lik ÖTV geliri, yıl sonu hedeflerinin şimdiden üçte birine ulaşmış durumda. Bu durum, piyasadaki yavaşlamaya rağmen sektörün kamu maliyesi üzerindeki ağırlığını koruduğunu ve vergi gelirleri açısından önemli bir potansiyel taşıdığını gösteriyor. Önümüzdeki aylarda otomotiv pazarının seyrinin nasıl olacağı, faiz oranlarındaki olası değişimlerin ve güncellenen vergi politikalarının satış adetleri üzerindeki etkisinin ne yönde şekilleneceği ise yakından takip edilecek.

Gizem Kaya

Gizem Kaya

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Ekonomi 29.06.2026 21:09 0 okunma

Katılım Bankacılığına Yeni Bir Oyuncu: Dost Katılım Bankası, 10 Milyar TL Sermaye ile Sahneye Çıkıyor!

BDDK, yeni bir katılım bankası olan Dost Katılım Bankası'nın kuruluşuna yeşil ışık yaktı. 10 milyar TL sermaye ile kurulacak bankanın ortakları arasında BİM'in de bulunduğu dikkat çekiyor.

Katılım Bankacılığına Yeni Bir Oyuncu: Dost Katılım Bankası, 10 Milyar TL Sermaye ile Sahneye Çıkıyor!

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), finans dünyasında heyecan yaratan bir karara imza attı. Türkiye'de katılım bankacılığı sektörüne yeni bir soluk getirmesi beklenen Dost Katılım Bankası A.Ş.'nin kuruluşuna izin verildi. Resmi Gazete'de yayımlanan kararla birlikte, 10 milyar TL'lik devasa bir kuruluş sermayesiyle hayata geçecek olan bu yeni finans kuruluşu, sektörde önemli bir oyuncu olmaya aday gösteriliyor.

Finans Dünyasında Yeni Bir Dönem Başlıyor

BDDK'nın aldığı bu karar, katılım bankacılığına ilgi duyanlar ve bu alanda yatırım yapmayı düşünenler için önemli bir gelişme olarak kaydedildi. Kurucu ortaklar arasında yer alan ve halk tarafından yakından tanınan BİM Birleşik Mağazalar A.Ş.'nin yanı sıra, Desto Atık Yönetimi A.Ş., Dost Global Danışmanlık A.Ş., GDP Gıda Paketleme Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ES Global Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. gibi çeşitli sektörlerden güçlü firmaların bulunması, bankanın vizyonu ve potansiyeli hakkında ipuçları veriyor. Bu çeşitlilik, bankanın sadece geleneksel finansal hizmetlerle sınırlı kalmayıp, farklı sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler sunabileceğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

10 Milyar TL'lik Dev Sermaye ve Sektöre Etkileri

Dost Katılım Bankası'nın kuruluş sermayesinin 10 milyar TL gibi dikkat çekici bir rakam olması, sektördeki rekabet dinamiklerini değiştirebilecek nitelikte. Bu yüksek sermaye gücü, bankanın ilk aşamadan itibaren güçlü bir oyuncu olarak konumlanmasına ve geniş çaplı operasyonlar yürütmesine olanak tanıyacak. Uzmanlar, bu tür büyük sermayeli yeni kuruluşların, mevcut katılım bankaları üzerinde daha rekabetçi fiyatlandırma ve hizmet modelleri sunarak bir baskı oluşturabileceğini öngörüyor. Bu durum, nihayetinde tüketiciler için daha fazla seçenek ve daha iyi finansal ürünler anlamına gelebilir.

Katılım Bankacılığının Yükselişi Sürüyor

Türkiye'de katılım bankacılığı, son yıllarda gösterdiği istikrarlı büyüme ile dikkat çekiyor. Faizsiz finansman prensiplerine dayanan bu model, giderek daha fazla kesim tarafından benimseniyor. BDDK'nın yeni bir katılım bankasının kurulmasına izin vermesi, bu yükseliş trendinin devam edeceğine işaret ediyor. Dost Katılım Bankası'nın pazara girişiyle birlikte, sektördeki büyümenin daha da ivme kazanması ve faizsiz finansman ürünlerine olan talebin karşılanmasında önemli bir rol oynaması bekleniyor. Bankanın teknolojiye yapacağı yatırımlar ve dijitalleşme stratejileri de merakla bekleniyor.

Kurucu Ortakların Gücü ve Gelecek Vizyonu

Dost Katılım Bankası'nın arkasındaki kurucu ortakların çeşitliliği ve tecrübeleri, bankanın geleceği hakkında olumlu sinyaller veriyor. Özellikle BİM gibi perakende sektörünün devlerinden birinin ortaklar arasında yer alması, bankanın müşteri tabanını genişletme ve farklı finansal ihtiyaçlara cevap verme potansiyelini artırıyor. Gıda, danışmanlık, atık yönetimi gibi farklı alanlardan gelen şirketlerin bir araya gelmesi, bankanın operasyonel sinerji yaratma ve sektörler arası köprüler kurma hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde Dost Katılım Bankası'nın pazar stratejileri, ürün gamı ve teknolojik altyapısı hakkında daha detaylı bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması bekleniyor.

Gündem 29.06.2026 18:34 1 okunma

Ankara Kanlı Gün: Seyyar Satıcıdan Dehşet Veren İntikam! Önce Çifti Vurdu, Sonra Kendini Öldürdü!

Ankara'nın Çankaya ilçesinde, seyyar satıcı ile esnaf çift arasında çıkan anlaşmazlık kanla bitti. Seyyar satıcı, önce çifti silahla yaraladı, ardından intihar etti. Olayın detayları kan dondurdu.

Ankara Kanlı Gün: Seyyar Satıcıdan Dehşet Veren İntikam! Önce Çifti Vurdu, Sonra Kendini Öldürdü!

Ankara'da yaşanan ve tüm şehri dehşete düşüren olay, Çankaya ilçesi Yakupabdal Mahallesi'nde yürekleri ağızlara getirdi. Bir süredir aynı bölgede seyyar satıcılık yapan Sancak Karıksız'ın, esnaflık yapan Rıfat ve Zemzem Kaleli çifti ile yaşadığı anlaşmazlık, akıl almaz bir şiddet eylemiyle son buldu. Olay, saat 12.00 sularında, Kaleli çiftinin işlettiği dükkanın önünde meydana geldi.

Tartışma Kanlı Bitti: Seyyar Satıcıdan Akıl Almaz Saldırı

Bölgede canlı tavuk ve horoz satışı yapan Sancak Karıksız ile komşusu esnaf Rıfat ve Zemzem Kaleli çifti arasında, henüz belirlenemeyen bir sebeple başlayan tartışma, kısa sürede korkunç bir boyuta ulaştı. İddialara göre, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Sancak Karıksız, yanında getirdiği tabancayı çekerek Zemzem Kaleli'ye kurşun yağdırdı. Bu vahşi saldırı anında, esnaf Rıfat Kaleli de olaya müdahale etmek isterken, Karıksız'ı fırın küreğiyle başından yaraladı.

Ölümcül İntikam ve Son

İlk saldırının ardından olay yerinden uzaklaşan Sancak Karıksız, pespaye bir şekilde elinde av tüfeğiyle geri döndü. Bu kez hedefinde Rıfat Kaleli vardı. Kaleli'yi tüfekle vurarak ağır yaralayan Karıksız, ardından aynı silahla kendine de ateş ederek yaşamına son verdi. Bu trajik anlar, bölge halkını şok ve dehşete boğdu.

Olay Yerinde Büyük Panik: Ekipler Seferber Oldu

Çıkan silah sesleri üzerine olay yerine hızla jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Rıfat ve Zemzem Kaleli çifti, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Çiftin hayati tehlikesinin sürdüğü ve tedavilerinin devam ettiği öğrenildi. Hayatını kaybeden Sancak Karıksız'ın cansız bedeni ise olay yeri incelemelerinin ardından Ankara Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

Tanık Anlatımı Dehşeti Gözler Önüne Serdi

Olayın tanıklarından, bölgede esnaflık yapan Erhan Kaçar, yaşanan dehşeti şu sözlerle anlattı: "Silah seslerini duyunca panikle dışarı çıktık. İlk başta Rıfat Ağabey'in hanımının vurulduğunu gördük. O sırada Rıfat Ağabey, eline geçirdiği bir kürekle tavukçuya vuruyordu. Hanımına ilk yardım yapmaya çalışırken, adam elindeki tüfekle Rıfat Ağabey'i de vurdu. Sonra da silahla kendi canına kıydı. Gördüklerimiz inanılır gibi değildi." Kaçar'ın bu ifadeleri, olayın ne kadar ani ve vahşice geliştiğini gözler önüne seriyor.

Ankara'da Güvenlik Endişesi: Neden Böyle Bir Olay Yaşandı?

Ankara'nın sakin semtlerinden birinde yaşanan bu kanlı olay, hem bölge halkında hem de kent genelinde güvenlik endişelerine yol açtı. Seyyar satıcılık gibi geçimini sokakta sağlayan bireyler ile sabit esnaf arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilimlerin bu boyuta ulaşması, toplumun farklı kesimleri arasındaki sosyo-ekonomik dengelerin sorgulanmasına neden oldu. Olayın perde arkasında yatan nedenler, adalet mekanizmalarının ve sosyal destek sistemlerinin bu tür durumları önlemede ne kadar etkili olduğu gibi konular, uzmanlar tarafından masaya yatırılacaktır. Karıksız ve Kaleli aileleri başta olmak üzere, tüm yakınlarına başsağlığı ve sabır dileriz. Bu trajedinin yarattığı travmanın uzun süre etkilerini göstereceği aşikardır.

Spor 29.06.2026 17:33 1 okunma

Beşiktaş'ın Yeni Forması Göz Kamaştırdı! Siyah-Beyazlılardan Şaşırtan Tasarımlar Geliyor

Beşiktaş, 2026-2027 sezonunda sahaya çıkacağı yepyeni formalarını tanıttı. Nike ile yapılan iş birliğinin ürünü olan tasarımlar, camiada büyük heyecan yarattı. Başkan Serdal Adalı'dan formalarla ilgili çarpıcı açıklamalar geldi.

Beşiktaş'ın Yeni Forması Göz Kamaştırdı! Siyah-Beyazlılardan Şaşırtan Tasarımlar Geliyor

Siyah-beyazlı kulüp, futbolseverlerin merakla beklediği 2026-2027 sezonu formalarını gözler önüne serdi. Yeni sezonda yeşil sahalarda boy gösterecek olan formaların tanıtımı, büyük bir organizasyonla yapıldı. Bu lansman, Beşiktaş'ın yeni dönemine ve marka iş birliklerine verdiği önemi bir kez daha gösterdi.

Nike İmzasını Taşıyan Formlar Sahneye Çıktı

Beşiktaş Jimnastik Kulübü, uzun süredir beklenen yeni sezon formalarını görücüye çıkardı. Nike ile yapılan iş birliği kapsamında tasarlanan formalar, estetik çizgileri ve taşıdığı anlamlarla dikkat çekiyor. Kulüp başkanı Serdal Adalı, lansmanda yaptığı konuşmada bu yeni döneme duyduğu heyecanı ve formaların taşıdığı anlamı vurguladı.

Başkan Adalı'dan Taraftarlara Mesaj

Serdal Adalı, yeni formaların sadece birer giysi olmadığını, aynı zamanda kulübün değerlerini ve tarihini yansıttığını belirtti. Adalı, “Bu sezondan itibaren giyeceğimiz formalar, ayrıca yeni bir iş birliğinin de kapılarını açıyor. Önümüzdeki sezonlarda Nike’ın tasarladığı formalarla mücadele edeceğiz. Bu işbirliği Beşiktaş’ımıza önemli bir katkı sağlayacak. Diliyorum ki Nike sponsorluğu, Beşiktaş’ımızın başarılarıyla daha da büyük bir anlam kazanacak.” dedi. Başkan, formaların tasarım felsefesine de değinerek, “Yeni sezonda siyah formamız asaletimizi, beyaz formamız tertemiz geçmişimizi ve geleceğimizi, çubuklu formamız ise siyahla beyazın eşsiz birlikteliğini yansıtmak için tasarlandı. Taraftarımızın ve camiamızın, Nike’ın Beşiktaş çizgisini yansıtan tasarımlarını beğeneceğine ve yeni sezon formalarımıza hak ettiği ilgiyi göstereceğine inancım tam.” ifadelerini kullandı. Adalı, tüm Beşiktaşlıları yeni formalarla sokaklarda ve tribünlerde görmeyi dilediğini de sözlerine ekledi.

Forma Tasarımları ve Anlamları

Tanıtılan yeni sezon formaları, Beşiktaş'ın köklü geçmişi ile geleceğe yönelik vizyonunu bir araya getiriyor. Her bir forma, kulübün sembol renklerini ve değerlerini modern bir yorumla harmanlıyor.

İç Saha, Deplasman ve Alternatif Tasarımlar

Kulübün iç saha formasında, siyah rengin asaleti ön plana çıkarken, beyaz forma geçmişin temizliğini ve geleceğin umudunu temsil ediyor. Geleneksel çubuklu formanın ise siyah ve beyazın zamansız uyumunu sergilediği belirtildi. Bu tasarımlar, hem saha içinde oyunculara ilham vermeyi hem de tribünlerde taraftarlara gurur yaşatmayı hedefliyor. Yeni formaların, Nike’ın spor giyimdeki uzmanlığıyla Beşiktaş'ın kimliğini birleştirdiği gözlemleniyor. Taraftarların bu yeni tasarımlara büyük ilgi göstermesi bekleniyor.

Peki, bu yeni tasarımlar Beşiktaş'a şampiyonluk getirecek mi? Taraftarlar yeni formaları ne kadar beğendi? Hep birlikte göreceğiz.

Teknoloji 29.06.2026 17:14 1 okunma

TOGG Yeni Sürpriziyle Yollarda: Elektrikli Araçlar Artık Güç Kaynağı Olacak!

TOGG'un merakla beklenen T10F modeli, araçtan enerji aktarımı (V2L) özelliğiyle dikkat çekiyor. Yeni yazılım güncellemesiyle aktifleşen bu özellik, elektrikli araçların kullanım alanını genişletecek.

TOGG Yeni Sürpriziyle Yollarda: Elektrikli Araçlar Artık Güç Kaynağı Olacak!

Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG), elektrikli mobilite alanındaki yeniliklerine hız kesmeden devam ediyor. Togg'un ilk SUV modeli T10X'te henüz yer almadığı bilinen ancak elektrikli araç kullanıcıları tarafından büyük talep gören bir özellik olan V2L (Vehicle-to-Load) teknolojisi, nihayet T10F ailesinde kullanıma sunuldu. Bu devrimsel teknoloji, TOGG araçlarını adeta seyyar birer enerji santraline dönüştürme potansiyeli taşıyor.

V2L Nedir ve TOGG İçin Ne Anlama Geliyor?

V2L teknolojisi, basitçe ifade etmek gerekirse, aracın bataryasında depolanan yüksek miktardaki enerjiyi, dışarıdaki elektrikli cihazları çalıştırmak veya şarj etmek için kullanmanızı sağlıyor. Bu, bir elektrikli araçtan beklenenin ötesinde bir fonksiyon olarak öne çıkıyor. Örneğin, bir kamp gezisinde kahve makinenizi çalıştırmak, bir elektrikli bisikleti şarj etmek, aydınlatma sistemleri kurmak veya hatta bir evdeki kritik elektrikli aletlere acil durum gücü sağlamak mümkün hale geliyor. Elektrik kesintisi gibi olağanüstü durumlarda bir yedek güç kaynağı görevi görebilecek bu özellik, kullanıcıların hayatını kolaylaştırma ve mobilite deneyimini zenginleştirme açısından büyük önem taşıyor.

TOGG Team Türkiye tarafından yapılan duyuruya göre, V2L özelliği ilk olarak 2.1.1 (21.1.40) yazılım sürümü ile birlikte yeni teslim edilen T10F modellerinde aktif hale getirildi. Bu gelişme, özellikle elektrikli araçların sunduğu avantajları daha geniş bir kullanım senaryosuna yaymak isteyen otomotiv tutkunları tarafından heyecanla karşılandı. Elektrikli araçların sadece ulaşım aracı olmanın ötesine geçerek, birer enerji çözümü sunma potansiyelini gözler önüne seren bu adım, TOGG'un teknolojik vizyonunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Yeni Güncellemeler ve Adaptör İhtiyacı

TOGG'un bu önemli özelliğe sahip araçları artırma stratejisi de dikkat çekiyor. Şirket, daha önce teslim edilmiş olan T10F modelleri için de yazılım güncellemesi yoluyla V2L özelliğini aktif hale getirmeyi planlıyor. Bu, mevcut TOGG kullanıcılarının da teknolojik olarak geride kalmayacağını ve araçlarının yeni yeteneklerle donatılacağını gösteriyor. Ancak bu gelişme, kullanıcılar için ek bir gereksinimi de beraberinde getiriyor: V2L adaptörü. Bu altyapıyı tam olarak kullanabilmek için, kullanıcılardan TOGG tarafından sağlanan özel V2L adaptörünü temin etmeleri bekleniyor. Bu adaptörün, standart prizlere veya elektrikli cihazların güç girişlerine uyumlu hale getirilmesi, teknolojinin pratik kullanımını kolaylaştıracaktır.

Elektrikli Araçlarda V2X Teknolojisinin Geleceği

V2L teknolojisi, aslında daha geniş bir ekosistem olan V2X (Vehicle-to-Everything) konseptinin bir parçasıdır. V2X, araçların sadece diğer cihazlarla değil, aynı zamanda şebeke (V2G - Vehicle-to-Grid), evler (V2H - Vehicle-to-Home) ve hatta altyapı ile iletişim kurmasını ve enerji alışverişi yapmasını içerir. TOGG'un V2L ile attığı bu adım, gelecekteki V2G ve V2H gibi daha gelişmiş entegrasyonların da önünü açabilir. Elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda enerji yönetimi ve dağıtımında da rol oynayan aktif unsurlar haline gelmesi, akıllı şehirler ve sürdürülebilir enerji sistemleri için büyük bir potansiyel sunmaktadır. TOGG'un bu alandaki adımları, Türkiye'nin yerli ve milli otomobil projesinin sadece bir araç üretimi olmanın ötesinde, aynı zamanda geleceğin akıllı mobilite ve enerji çözümlerine de öncülük etme vizyonunu pekiştiriyor.

Bu yeni özellik ile TOGG T10F sahipleri, araçlarını daha fonksiyonel birer yaşam ve çalışma alanı olarak kullanabilecekler. Elektrikli araç pazarında rekabetin giderek arttığı bu dönemde, TOGG'un sunduğu V2L gibi yenilikçi çözümler, kullanıcıların tercihlerinde önemli bir faktör haline gelebilir. Bu teknoloji, elektrikli araçların sadece çevre dostu ulaşım araçları olmanın ötesinde, hayatı kolaylaştıran ve yeni olanaklar sunan akıllı mobilite çözümleri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Spor 29.06.2026 16:34 1 okunma

Filenin Sultanları ve Efeleri Tarih Yazıyor: 2026'da Hedef Dünya Şampiyonluğu!

Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, kadın ve erkek milli takımlarının 2026 FIVB Milletler Ligi'ndeki muhteşem performansını değerlendirerek, hedeflerinin her iki takımın da finallerde zirveye oynaması olduğunu açıkladı. Milli takımlarımız olimpiyat ve dünya sıralamasında yükselişini sürdürüyor.

Filenin Sultanları ve Efeleri Tarih Yazıyor: 2026'da Hedef Dünya Şampiyonluğu!

Filenin Yıldızlarından Nefes Kesen Başarılar: Milletler Ligi'nde Fırtına Estiriyorlar

Türk voleybolu, 2026 FIVB Milletler Ligi'nde (VNL) sergilediği üstün performansla adından söz ettirmeye devam ediyor. Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, hem A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın hem de A Milli Erkek Voleybol Takımı'nın ligdeki başarılarıyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Kadınıyla erkeğiyle Türk voleybolu bu ülkenin gururu olmaya devam ediyor' diyerek gururunu dile getirdi. Son dönemdeki istikrarlı çıkışa dikkat çeken Üstündağ, 'Son 10 maçımıza baktığımızda 9 galibiyet ve 1 mağlubiyetle süreci kapattık. Bu, küçümsenmeyecek kadar önemli bir başarıdır' şeklinde konuştu.

Erkek Voleybolunda Tarihi Yükseliş: İlk 10'a Giren Takımımız!

A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 VNL'deki performansıyla voleybol tarihimizde yeni bir sayfa açtı. Dünya sıralamasında tarihinde ilk kez 9. basamağa yükselerek ilk 10'a girme başarısı gösteren millilerimiz, bu tarihi başarısıyla aynı zamanda 2024 Paris Olimpiyatları hedefinde de önemli bir adım attı. İkinci etapta ev sahibi Polonya gibi dünya devini yenmeye çok yaklaşan ve 4'te 4 yapma fırsatını son anda kaçıran takımın gösterdiği direnç, büyük övgü topladı. Başkan Üstündağ, 'Erkekler final etabına katılırsa bu, voleybol tarihimizde bir ilk olacaktır' diyerek bu önemli hedefe vurgu yaptı. Son etapta da güçlü rakipler karşısında sergilenen galibiyet odaklı oyunun, 'Neden olmasın?' sorusunu akıllara getirdiği belirtildi. Bu başarıların devam ettirilmesiyle her iki milli takımın da final etabında yer alması ve kürsüye çıkması en büyük hedefler olarak sıralandı.

Kadın Voleybolunda Zirve Hedefi: Son Etapta da Durmak Yok!

Ankara'da düzenlenen VNL ikinci ayağında 4'te 4 yaparak muazzam bir performans sergileyen A Milli Kadın Voleybol Takımı, başarısını Japonya'da devam ettirmeyi hedefliyor. Başkan Üstündağ, Polonya, ABD, Japonya ve Tayland ile oynanacak maçların tamamını kazanma yönündeki kararlılıklarını vurgulayarak, 'Burada alınacak her puan, dünya sıralamasındaki yerimizi koruyarak olimpiyatlarda ülkemizi temsil etme şansımızı artıracaktır' dedi. Bu doğrultuda, 'Olimpiyatlarda ve Avrupa şampiyonalarında her zaman umut veren, gurur kaynağı olan bir branş' olmanın sorumluluğunu taşıdıklarını belirten Üstündağ, çıtayı sürekli yüksek tutarak 'şampiyonluk' hedefinden asla vazgeçmeyeceklerini ifade etti. Türkiye'nin 2024 Paris Olimpiyatları'nda takım sporlarında temsil edildiği tek branşın voleybol olması ve yarı finale kadar yükselmesi, bu branşın ülke sporundaki önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Olimpiyatlar ve Gelecek Vizyonu: Voleybolun Parlak Geleceği

Mehmet Akif Üstündağ, her iki milli takımın da 2026 FIVB Milletler Ligi'nde finale kalması ve orada da iddialı bir şekilde mücadele etmesi halinde, bunun Türk voleybolu için çok büyük bir başarı öyküsü olacağını belirtti. Hedeflerinin sadece katılmak değil, aynı zamanda kürsüde yer almak ve şampiyonluk kupasını Türkiye'ye getirmek olduğunu yineledi. 'Başarılarımızın devam ettirip her iki takımımızla da final oynamak istiyoruz' diyen Üstündağ, 'Bizim hedefimiz hep şampiyonluk. Kürsüde yer alma hedefimiz, hayalimiz ve heyecanımız eksilmedi, yine eksilmeyecek' sözleriyle geleceğe dair büyük umutlar verdi. Voleybolun, Türkiye'de olimpik düzeyde başarıyı yakalayan ve sürekli olarak umut vadeden bir spor dalı olmasının temelinde, 'çıtamızı her zaman yüksek tutmamız' yattığını vurguladı. Bu vizyonla, Türk voleybolunun uluslararası arenadaki başarılarının artarak devam edeceğine olan inanç tam.