--° -- --/--°
Teknoloji 25.07.2026 07:02 1 okunma

NVIDIA'dan Yapay Zeka Devrimi: Rosa İşlemcisiyle Bilgisayarların Geleceği Yeniden Yazılıyor!

NVIDIA, Agentic AI iş yükleri için tasarlanan yeni nesil Rosa işlemcisinin detaylarını paylaştı. Rigel çekirdek mimarisi ve Arm v9.2 tabanlı bu yenilikçi işlemci, 2028'den itibaren veri merkezlerini ve sonrasında kişisel bilgisayarları hedefliyor.

NVIDIA'dan Yapay Zeka Devrimi: Rosa İşlemcisiyle Bilgisayarların Geleceği Yeniden Yazılıyor!

Teknoloji devi NVIDIA, yapay zeka alanındaki liderliğini pekiştirecek iddialı bir adım atarak yeni nesil işlemcisi Rosa'nın teknik detaylarını kamuoyuyla paylaştı. GTC 2026 etkinliğinde duyurulan ve Nobel ödüllü fizikçi Rosalyn Sussman'ın adını taşıyan bu işlemci, özellikle Agentic AI olarak bilinen, karmaşık ve özerk yapay zeka görevlerini yerine getirme potansiyeli taşıyan iş yükleri için optimize ediliyor. NVIDIA, Rosa ile birlikte kullanacağı Rigel çekirdek mimarisinin detaylarını da gözler önüne sererek, geleceğin hesaplama gücüne dair önemli ipuçları verdi.

Yapay Zeka Çağına Özel Rigel Mimarisi

NVIDIA'nın yeni süperstarı Rosa işlemcisinin kalbinde, Arm v9.2 tabanlı geliştirilmiş Rigel çekirdek mimarisi yatıyor. Bu yeni mimari, önceki nesil Olympus çekirdeklerine kıyasla aynı silikon ayak izini koruyarak, çekirdek başına çok daha yüksek performans sunmayı hedefliyor. Rigel çekirdekleri, yalnızca ham işlem gücüyle değil, aynı zamanda daha verimli bellek yönetimi ve geliştirilmiş komut iletimi gibi kritik iyileştirmelerle donatılmış durumda. Bu sayede, özellikle tek çekirdek performansında önemli bir artış vadediliyor. NVIDIA, bu teknik geliştirmelerin, Agentic AI süreçlerinin yoğun işlem taleplerini karşılamak için hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Vera'dan Rosa'ya: Evrim Devam Ediyor

Şu anki nesil veri merkezi işlemcileri olan Vera serisi, 88 adet Olympus çekirdeği ile üretimde ve dünya genelindeki büyük teknoloji firmalarına başarıyla sevkiyatı gerçekleştiriliyor. Rosa işlemcileriyle birlikte çekirdek sayısında bir artış olup olmayacağı henüz netleşmese de, yeni Rigel mimarisinin, Vera'nın sunduğu yüksek tekil çekirdek performans avantajını daha ileri bir seviyeye taşıyacağı kesinleşmiş durumda. Bu, özellikle yüksek performans gerektiren bilimsel simülasyonlar, karmaşık veri analizi ve büyük dil modellerinin eğitimi gibi alanlarda ölçülemez bir performans sıçraması anlamına gelebilir.

Geleceğe Yönelik Kapsamlı Yol Haritası

NVIDIA'nın yeni işlemci stratejisi sadece veri merkezleriyle sınırlı kalmıyor. Şirket, aynı zamanda RTX Spark çiplerini de bu geniş vizyonun bir parçası olarak konumlandırıyor. Grace ve Blackwell mimarilerini bir araya getiren ilk RTX Spark çiplerinin bu sonbaharda teknoloji meraklılarıyla buluşması bekleniyor. Rosa işlemcilerinin ise 2028 yılından itibaren, özellikle Feynman GPU'ları ile entegre bir şekilde veri merkezlerinde yerini alması planlanıyor. Dahası, NVIDIA'nın iddialı planları 2030 yılına kadar uzanıyor; bu tarihte Rosa tabanlı çözümlerin, kişisel bilgisayarlarımızda da kendine yer bulması hedefleniyor. Bu hamle, NVIDIA'nın x86 tabanlı rakiplerine karşı yapay zeka pazarındaki üstünlüğünü daha da pekiştirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.

NVIDIA'nın bu yeni nesil işlemci mimarisi ve yapay zeka odaklı stratejisi, teknolojinin geleceği için şimdiden heyecan verici bir tablo çiziyor. Bu gelişmeleri ve olası etkilerini yakından takip etmek, hem teknoloji dünyası hem de günlük hayatımızdaki değişimleri anlamak açısından büyük önem taşıyor.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Ekonomi 25.07.2026 08:31 0 okunma

Türk Lirasıyla Dış Ticarette Şaşırtıcı Rekor: 6 Ayda 773 Milyar TL Hacim!

Türkiye'nin dış ticareti, Türk Lirası bazında ilk altı ayda %10,7'lik dikkat çekici bir artışla 772 milyar 945 milyon liraya ulaştı. İhracat ve ithalattaki bu yükseliş, ekonomik göstergeler açısından önemli ipuçları veriyor.

Türk Lirasıyla Dış Ticarette Şaşırtıcı Rekor: 6 Ayda 773 Milyar TL Hacim!

Türkiye ekonomisinin nabzını tutan dış ticaret rakamları, son altı aylık dönemde Türk Lirası bazında adeta rekor tazeledi. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan resmi veriler, Ocak-Haziran 2024 dönemini kapsayan süreçte, ulusal para birimimizle gerçekleştirilen dış ticaret hacminin bir önceki yıla göre %10,7'lik muazzam bir artışla 772 milyar 945 milyon liraya ulaştığını ortaya koydu. Bu rakam, Türk Lirası'nın uluslararası ticaretteki yerinin ve hacminin ne denli büyüdüğünün somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

Türk Lirasıyla İhracat ve İthalattaki Çift Haneli Yükseliş

Verilere göre, yılın ilk yarısında Türk Lirası ile yapılan ihracat, geçen senenin aynı dönemine kıyasla %12,1'lik dikkat çekici bir artışla 162 milyar 214 milyon liradan 181 milyar 864 milyon liraya yükseldi. Bu başarı, yerel para birimimizin ihracatçılar tarafından daha fazla tercih edildiğini ve küresel pazarlarda daha rekabetçi olunduğunu gösteriyor. Aynı dönemde ithalat ise %10,3'lük bir artışla 535 milyar 853 milyon liradan 591 milyar 81 milyon liraya ulaştı. Bu artış, yurt içi talebin gücünü ve ekonomik aktivitenin canlılığını yansıtıyor.

Aylık Bazda Dalgalı Ancak Yükseliş Eğiliminde Seyir

Ocak ayında Türk Lirası ile ihracat bir önceki yıla göre %6 azalarak 24 milyar 727 milyon lira olarak gerçekleşirken, ithalat %18,8 artışla 83 milyar 526 milyon liraya çıktı. Bu durum, ilk ayda dış ticaret hacminin 108 milyar 253 milyon liraya ulaşmasına neden oldu. Şubat ayında ise ihracat %2 gerileyerek 27 milyar 704 milyon liraya düşerken, ithalat %10,5'lik bir artışla 92 milyar 868 milyon liraya ulaştı ve dış ticaret hacmi 120 milyar 571 milyon lirayı aştı.

Mart ayında tablo tersine döndü; ihracat %2,6 artışla 31 milyar 675 milyon liraya çıkarken, ithalat %15,1 yükselişle 110 milyar 185 milyon liraya ulaştı. Bu ayda toplam dış ticaret hacmi 141 milyar 860 milyon liraya ulaştı. Nisan ayında ise ihracattaki sıçrama dikkat çekti: %57,3'lük devasa bir artışla 38 milyar 212 milyon liraya ulaşan ihracata karşılık ithalat %10,8 artışla 107 milyar 669 milyon lira oldu. Dış ticaret hacmi 145 milyar 881 milyon lira olarak kayıtlara geçti. Mayıs ayında, Kurban Bayramı'nın etkisine rağmen ihracat %2,7 artarak 29 milyar 466 milyon liraya yükselirken, ithalat %8,4 azalarak 82 milyar 451 milyon liraya geriledi. Dış ticaret hacmi bu ayda 111 milyar 917 milyon lira seviyesindeydi. Haziran ayında ise hem ihracat hem de ithalatta güçlü bir artış gözlemlendi. Türk Lirası ile ihracat %26,6 artarak 30 milyar 80 milyon liraya ulaşırken, ithalat da %16,1 artışla 114 milyar 383 milyon liraya çıktı. Bu ayda toplam dış ticaret hacmi 144 milyar 463 milyon lira olarak gerçekleşti.

Küresel Pazar Payı ve Gelecek Beklentileri

Döviz bazında bakıldığında, yılın ilk yarısında ihracatın yıllık %3,6 artışla 136 milyar 59 milyon dolara ulaşması ve özellikle haziran ayında görülen %21,9'luk rekor artışla 25 milyar dolara yaklaşan dış satım rakamları, Türkiye ekonomisinin küresel pazarlardaki gücünü pekiştirdi. Türk Lirası bazındaki bu ivmenin sürdürülebilirliği, enflasyonist baskılar ve küresel ekonomik gelişmelerle birlikte yakından takip edilecek.

Uzmanlar, Türk Lirası ile dış ticaretteki bu artışın, TL'nin yabancı para birimleri karşısındaki istikrarı ve yerli üretimin güçlenmesiyle doğru orantılı olduğunu belirtiyor. Ancak, ithalattaki artışın da dikkatle izlenmesi gerektiği, cari denge üzerindeki olası etkilerinin değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu veriler, Türkiye ekonomisinin dinamik yapısını ve dış ticaretteki potansiyelini ortaya koyarken, yılın ikinci yarısında da benzer olumlu gelişmelerin yaşanması yönünde beklentiler artıyor.

Ekonomi 25.07.2026 07:32 0 okunma

Türkiye'nin Dış Ticaretinde Şaşırtıcı Veriler: İhracat Miktarında Sert Düşüş, Yakıt İthalatı Fırladı!

TÜİK'in Mayıs ayı dış ticaret verileri açıklandı. İhracat miktar endeksi gerilerken, yakıt ithalatındaki devasa artış dikkat çekti. Detaylar haberimizde.

Türkiye'nin Dış Ticaretinde Şaşırtıcı Veriler: İhracat Miktarında Sert Düşüş, Yakıt İthalatı Fırladı!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekonominin nabzını tutan Mayıs ayı dış ticaret endekslerini kamuoyu ile paylaştı. Açıklanan rakamlar, ihracatın miktar bazında önemli bir düşüş yaşadığını gösterirken, özellikle enerji ithalatındaki çarpıcı artışlar dikkatlerden kaçmadı.

İhracat Birim Değer Endeksinde Yükseliş Sürüyor

Mayıs ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasıyla ihracat birim değer endeksi %14,2’lik bir artış sergileyerek rekor tazeledi. Bu artışın sektörel dağılımı ise oldukça ilginç detaylar barındırıyor. Gıda, içecek ve tütün mamullerinde %8,8’lik bir yükseliş gözlemlenirken, ham maddeler (yakıt hariç) %11,3, özellikle yakıtlarda %52,5 gibi devasa bir artış kaydedildi. İmalat sanayii (gıda, içecek, tütün hariç) ise %12’lik bir artışla bu yükselişe katkı sağladı.

İthalat Birim Değer Endeksi de Yükselişte: Enerji Kalemleri Öne Çıkıyor

İthalat birim değer endeksi de benzer bir eğilimle yıllık bazda %14,2 oranında artış gösterdi. Sektörel bazda bakıldığında, gıda, içecek ve tütün grubunda %2,4’lük bir azalma yaşanırken, yakıtlarda %49’luk bir artış dikkat çekiyor. Ham maddelerde (yakıt hariç) %4,3, imalat sanayiinde ise %6,4’lük artışlar kaydedildi. Bu veriler, Türkiye ekonomisinin enerji maliyetlerine karşı hassasiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor.

İhracat Miktarında Beklenmedik Düşüş: Neler Oluyor?

Birim değer endekslerindeki olumlu tabloya karşın, ihracat miktar endeksi Mayıs ayında geçen yıla göre %20,8 gibi ciddi bir oranda azaldı. Gıda, içecek ve tütün sektöründe %16, ham maddelerde (yakıt hariç) %19,9, yakıtlarda %20,6 ve imalat sanayiinde %21,4’lük düşüşler bu gerilemenin ana nedenlerini oluşturuyor. Bu durum, dış talebin daralması veya küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıklar gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanıyor olabilir.

Mevsim ve Takvim Etkileri Göz Ardı Edilemez

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre, ihracat miktar endeksi Nisan ayındaki 146 seviyesinden Mayıs ayında %1,2 artışla 147,7’ye yükselerek kısmi bir toparlanma gösterdi. Ancak takvim etkilerinden arındırılmış verilerde, Mayıs 2025’te 163,2 olan endeksin, Mayıs 2026’da %5,5 azalarak 154,1’e gerilemesi, genel düşüş trendinin devam ettiğine işaret ediyor.

İthalat Miktarında da Kayda Değer Düşüş

İthalat miktar endeksi de benzer şekilde, Mayıs ayında yıllık bazda %21,8’lik bir gerileme kaydetti. Gıda, içecek ve tütün grubunda %6,2, ham maddelerde (yakıt hariç) %6,9, yakıtlarda %3,8 ve imalat sanayiinde %23,1’lik azalışlar gözlemlendi. Bu düşüşler, küresel emtia fiyatlarındaki değişimler ve iç talepteki yavaşlama gibi faktörlerin birleşimiyle açıklanabilir.

Mevsim ve Takvim Etkilerine Rağmen Negatif Seyir

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ithalat miktar endeksi, Nisan'daki 123,4'ten Mayıs ayında %6 azalarak 116’ya indi. Takvim etkilerinden arındırılmış seride ise geçen yıl Mayıs ayında 133,8 olan endeks, bu yılın aynı ayında %10 düşüşle 120,3 olarak kaydedildi. Bu durum, ithalata bağımlılığı azaltma yönündeki çabaların bir yansıması olabileceği gibi, küresel ekonomik yavaşlamanın da bir göstergesi olabilir.

Dış Ticaret Hadleri Hafif Yükseldi

Türkiye’nin dış ticaret performansının önemli göstergelerinden biri olan dış ticaret haddi, Mayıs 2025’te 89,5 iken, 0,1 puanlık bir artışla Mayıs 2026’da 89,6’ya ulaştı. Bu gelişme, ihracat fiyatlarının ithalat fiyatlarına oranla daha hızlı yükseldiğini gösteriyor ve teorik olarak dış ticaretin ‘cari anlamda’ iyileşmesine işaret edebilir. Ancak miktar endekslerindeki düşüşler göz önüne alındığında, bu iyileşmenin sürdürülebilirliği için daha detaylı analizlere ihtiyaç duyuluyor.

TÜİK verileri, Türkiye ekonomisinin karmaşık bir dönemden geçtiğini ve dış ticaret dengelerinin hem küresel gelişmelere hem de iç dinamiklere bağlı olarak şekillendiğini ortaya koyuyor. Özellikle enerji maliyetlerinin kontrol altına alınması ve katma değerli ihracatın artırılması, gelecek dönemde dış ticaret performansını olumlu yönde etkileyecek kritik faktörler olarak öne çıkıyor.

Gündem 25.07.2026 06:03 1 okunma

Türkiye'nin Sağlık Devrimi: Bakan Memişoğlu'ndan 'Dünyanın En İyisi'yiz Açıklaması!

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık alanındaki devasa gelişimini vurgulayarak, ülkenin bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanlığı liderliğinde gerçekleşen dönüşüm, 1524 hastane ve geniş sağlık personeli ordusuyla taçlandı.

Türkiye'nin Sağlık Devrimi: Bakan Memişoğlu'ndan 'Dünyanın En İyisi'yiz Açıklaması!

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık sisteminde son yıllarda yaşanan muazzam dönüşüme dikkat çekerek, ülkenin bu alandaki küresel başarısını gözler önüne serdi. Gerçekleştirilen devrim niteliğindeki adımlarla Türkiye'nin, sağlık hizmetleri sunumu konusunda dünyanın en iyi ülkelerinden biri haline geldiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, bu başarının ardında yatan liderliği ve yapılan yatırımları vurguladı.

Sağlık Altyapısında Tarihi Dönüşüm

Bakan Memişoğlu, yaptığı açıklamada, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın sağlık alanındaki vizyoner liderliğinin altını çizdi. Bu liderlik sayesinde, sağlıkta büyük bir değişimin ve gelişimin önünün açıldığını belirten Bakan, gelinen noktanın gurur verici olduğunu söyledi. Türkiye'nin şu anda 1524 hastane ile hizmet verdiğini ve bu hastanelerde toplamda 271 bin yatak kapasitesine ulaşıldığını dile getirdi. Bu rakamlar, sağlık hizmetlerine erişimin ne kadar yaygınlaştığının ve kapasitenin ne kadar artırıldığının somut bir göstergesi.

Devasa Personel Kadrosu ve Hizmet Kalitesi

Sağlık altyapısındaki bu büyüme, doğrudan hizmet kalitesine ve sunulan sağlık hizmetlerinin çeşitliliğine yansımış durumda. Bakan Memişoğlu, ülkenin dört bir yanında görev yapan yaklaşık 1,5 milyon sağlık çalışanı ile devasa bir insan kaynağına sahip olunduğunu belirtti. Doktorlardan hemşirelere, teknisyenlerden idari personele kadar geniş bir yelpazede yer alan bu profesyonellerin, halk sağlığının korunması ve geliştirilmesindeki rolünün kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu geniş ve nitelikli kadro sayesinde, Türkiye'nin sağlıkta hizmet anlamında dünyanın en iyi ülkelerinden biri konumuna yükseldiği ifade edildi. Bu, hem yerel halkın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmakta hem de uluslararası alanda Türkiye'yi sağlık turizmi açısından cazip bir merkez haline getirmektedir.

Geleceğe Yönelik Vizyon ve Sürekli Gelişim

Bakan Memişoğlu'nun açıklamaları, Türkiye'nin sağlık alanındaki mevcut başarısını vurgulamakla kalmayıp, aynı zamanda geleceğe yönelik kararlı bir vizyonun da habercisi. Sağlık sistemindeki bu hızlı ivmenin devamlılığı için çalışmaların sürdürüldüğü ve sürekli gelişim prensibiyle hareket edildiği anlaşıldı. Teknolojik altyapının güçlendirilmesi, personel eğitimine verilen önemin artırılması ve hasta odaklı hizmet anlayışının daha da pekiştirilmesi gibi konuların önümüzdeki dönemde de öncelikli olacağı düşünülüyor. Bu kapsamda yapılan yatırımlar ve hayata geçirilen politikalar, Türkiye'yi sağlık alanında global bir lider konumuna taşımaya devam edecek gibi görünüyor. Vatandaşların daha nitelikli, erişilebilir ve modern sağlık hizmetlerine kavuşması hedefleniyor.

Sağlık Bakanlığı'nın bu denli büyük bir altyapı ve insan kaynağıyla öne çıkması, sadece iç dinamikler açısından değil, aynı zamanda uluslararası alanda da Türkiye'nin prestijini artırıyor. Gerek sağlık teknolojilerindeki gelişmeler, gerekse tedavi yöntemlerindeki başarılar, ülkenin sağlık turizmi potansiyelini de günden güne yükseltiyor. Bu durum, hem ekonomik kalkınmaya katkı sağlıyor hem de Türkiye'nin küresel sağlık arenasındaki yerini sağlamlaştırıyor.

Ekonomi 25.07.2026 05:30 1 okunma

Tekirdağ'da Yer Altından 'Gizemli' Enerji: 4'üncü Doğalgaz Kuyusu Derinlikleri Arşlıyor! Üretim Rekorlara mı Koşuyor?

Tekirdağ'da TBNG'nin yeni doğalgaz kuyusu çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. CEO Sinan Furat'ın açıklamaları, yerli üretimin artışına ve Türkiye'nin enerji geleceğine dair umut verici sinyaller taşıyor.

Tekirdağ'da Yer Altından 'Gizemli' Enerji: 4'üncü Doğalgaz Kuyusu Derinlikleri Arşlıyor! Üretim Rekorlara mı Koşuyor?

Türkiye'nin enerji haritasında önemli bir merkez haline gelen Tekirdağ, yeni doğalgaz keşifleriyle gündemden düşmüyor. TBNG (Türkiye Bathanogası) şirketinin Süleymanpaşa ilçesine bağlı Karacakılavuz Mahallesi'nde yürüttüğü doğalgaz arama çalışmaları, bölgedeki enerji potansiyelini bir kez daha gözler önüne seriyor. Şirketin CEO'su Sinan Furat, bölgedeki çalışmaları yerinde inceleyerek gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Furat'ın ifadeleri, hem mevcut üretimin gücünü hem de geleceğe yönelik iddialı hedefleri gözler önüne serdi.

Tekirdağ'da Enerji Fışkıracak: 4. Kuyuyla Üretim Devrimi Geliyor

TBNG CEO'su Sinan Furat, Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesi Karacakılavuz Mahallesi'ndeki doğalgaz kuyusu çalışmalarının geldiği noktayı değerlendirdi. Mevcut durumda günlük 200 bin metreküp doğalgaz üretimi gerçekleştirdiklerini belirten Furat, bu rakamı 2026 yılına kadar önemli ölçüde artırma hedefini paylaştı. Yaklaşık 2 bin metre derinlikte yürütülen sondaj çalışmalarıyla tespit edilen rezervlerin ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. CEO Furat, bu stratejik adımın temel amacının yerli gaz üretimini artırarak Türkiye'nin enerji bağımsızlığına katkı sağlamak olduğunu vurguladı.

TBNG'nin Dev Yatırımları ve Türkiye'nin Enerji Tablosundaki Yeri

Yaklaşık 40 yıldır doğalgaz sektöründe faaliyet gösteren TBNG, Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde kilit rol oynayan firmalardan biri. Sinan Furat'ın verdiği bilgilere göre, şirketin bugüne kadar 500'ün üzerinde sondaj çalışması gerçekleştirdiği ve halihazırda 90'dan fazla kuyuda aktif üretim yaptığı öğrenildi. Günlük 200 bin metreküplük üretimin, yaklaşık 80 bin hanenin yıllık enerji ihtiyacına karşılık geldiği belirtiliyor. Furat, yerli doğalgaz üretimindeki artışın sektör için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu ifade etti. Özellikle 2022 ile 2026 yılları arasındaki verilere bakıldığında, karadaki doğal gaz üretiminde ciddi bir artış trendi gözlemleniyor.

Karadeniz Gazı ve Yerli Üretimin Geleceği: Rakamlar Konuşuyor

Sinan Furat, sadece kara sahalarındaki üretimle sınırlı kalmayıp, Karadeniz'de keşfedilen doğalgaz rezervlerinin de Türkiye'nin enerji geleceği açısından önemine dikkat çekti. Türkiye Petrolleri (TPO) tarafından üretilen doğalgazın 2025 itibarıyla 2.5 milyar metreküplük rekor seviyeye ulaşmasının milli bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. Furat, mevcut verilere göre, 2025 yılında karada üretilen toplam 600 milyon metreküplük doğalgazın yüzde 15'ini, yani 90 milyon metreküpünü TBNG'nin tek başına karşıladığını açıkladı. Bu rakamlar, TBNG'nin yerli enerji üretimindeki öncü rolünü pekiştiriyor. Furat, bu gelişmelerin hem şirketleri hem de Türk enerji sektörü temsilcileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu sözlerine ekledi.

Tekirdağ'da açılan yeni doğalgaz kuyusu, Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirme ve yerli üretime daha fazla ağırlık verme stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Yapılan yatırımlar ve elde edilen üretim rakamları, ülkenin enerji ithalatına olan bağımlılığını azaltma yolunda atılan kararlı adımları gösteriyor. Gelecek yıllarda bu alandaki gelişmelerin daha da hızlanması bekleniyor.

Ekonomi 25.07.2026 04:30 2 okunma

EYT Fırtınası Dindi mi? Emeklilik Kapıları Eskisi Gibi mi Kapanıyor, Yaş Ortalaması Nereye Gitti?

Milyonlarca kişiyi ilgilendiren EYT düzenlemesinin ardından emeklilik başvurularında ve ortalama yaşlarda dikkat çekici bir normalleşme yaşandığı SGK verileriyle ortaya kondu. Peki, sistem eski sakinliğine mi dönüyor?

EYT Fırtınası Dindi mi? Emeklilik Kapıları Eskisi Gibi mi Kapanıyor, Yaş Ortalaması Nereye Gitti?

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinin Mart 2023'te yürürlüğe girmesiyle birlikte, milyonlarca vatandaşın merakla beklediği emeklilik kapıları ardına kadar açılmıştı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından açıklanan güncel veriler, bu devrim niteliğindeki düzenlemenin emeklilik sistemindeki etkilerinin zamanla nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor. 2025 yılı sonuna kadar EYT sayesinde yaş şartı aranmaksızın emekli olanların sayısı 2,6 milyonu bulurken, bu süreçte yaşlılık aylığı bağlanan 660 bin kişi ise EYT yasası olmasaydı da emeklilik koşullarını tamamlamış olacaktı. Bu rakamlar, malullük, sürekli iş göremezlik, ölüm aylığı ve gelirleri gibi diğer kategorileri kapsamıyor.

EYT Etkisi Azaldı: Emeklilik Başvurularında Şaşırtıcı Düşüş

EYT kapsamında yaklaşık 5 milyon kişinin hak sahibi olduğu düşünülürse, 2025 yılı itibarıyla bu düzenlemeden yararlanarak emeklilik hakkı kazananların sayısındaki belirgin azalma dikkat çekiyor. Özellikle en çok sigortalı çalışanın bulunduğu 4/a (SSK) statüsünde, EYT'nin çıktığı 2023 yılında 1 milyon 924,8 bine ulaşan yaşlılık aylığı bağlatanların sayısı, 2024'te 603,1 bine, 2025'te ise 350,4 bine kadar geriledi. Bu rakamlar, EYT öncesi döneme, yani 2021'de 312,6 bin ve 2018'de 323 bin gibi seviyelere yaklaşıyor. Bu durum, adeta EYT yasasının emeklilik başvuruları üzerindeki etkisinin önemli ölçüde azaldığına işaret ediyor.

Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nda da Normalleşme Eğilimi

Bağ-Kur (4/b) ve Emekli Sandığı (4/c) statülerindeki çalışanlarda da benzer bir normalleşme gözlemleniyor. Bağ-Kur'luların yaşlılık aylığı bağlatanların sayısı, EYT öncesi seviyelerin de altına inmiş durumda. Tarım hariç Bağ-Kur'lularda bu rakam 2021'de 38,6 bin iken 2025'te 33 bine düştü. Tarım Bağ-Kur'lularında ise daha keskin bir düşüş yaşanarak 2021'deki 36,7 binlik sayı 2025'te 12,2 bine indi. Emekli Sandığı'nda ise durum daha da belirgin. EYT'den yararlanan kamu görevlilerinin sayısının sınırlı kalmasıyla birlikte, yaşlılık aylığı bağlatanların sayısı 2023'te 86,4 bin, 2024'te 48,2 bin ve 2025'te 43,9 bin olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, 2017'de 87,4 bin, 2018-2021 döneminde ise yıllık ortalama 50-60 bin olan seviyelerin oldukça altında kalıyor. Tüm bu statülerdeki düşüşler sonucunda, 2025'te yaşlılık aylığı bağlanan toplam kişi sayısı 439,5 bin olarak kaydedildi. Bu sayı, 2021'deki 444,4 binlik seviyeye oldukça yakın. Daha geriye gidildiğinde, 2011-2018 yılları arasında toplam emeklilik başvurularının 464 bin ile 486,7 bin arasında değiştiği düşünüldüğünde, 2025'teki sayının sistemin eski doğal akışına döndüğünü gösterdiği yorumları yapılıyor.

Ortalama Emeklilik Yaşı Yeniden Yükseliyor

EYT düzenlemesinin getirdiği en önemli etkilerden biri de ortalama emeklilik yaşıydı. 2022'de SSK'dan emekli olanların ortalama yaşı 53 iken, 2023'te bu rakam erkeklerde 49'a, kadınlarda ise 48'e düşerek ortalama 4 yaş birden azalmıştı. EYT sonrası bu durum 2024'te de devam etti. Ancak 2025'te emeklilik yaşında da bir normalleşme süreci başladı. Geçtiğimiz yıl yaşlılık aylığı bağlananların ortalama yaşı 52'ye, kadınlarda 53'e, erkeklerde ise 51'e yükseldi. Bağ-Kur'luların ortalama emeklilik yaşı 54 (kadın 58, erkek 52), tarım Bağ-Kur'lularında 59 (kadın 61, erkek 58) olarak kaydedildi. Emekli Sandığı'ndan emekli olanların ortalama yaşı ise 57 (kadın 56, erkek 58) oldu. Mevcut durumda emeklilik aylığı almakta olanların ortalama yaşı ise Emekli Sandığı'nda 67, esnaf Bağ-Kur'da 66, tarım Bağ-Kur'da 69 ve SSK'da 60 olarak istatistiklere geçti. EYT öncesi 2022'de SSK'lılarda bu yaş ortalamasının erkeklerde 63, kadınlarda 62 olduğunu hatırlarsak, 2025 verileri emeklilikte yaşın yeniden önem kazandığını gösteriyor.