Meta'dan Çarpıcı Hamle: Çocuklara Zarar İddialarına Karşı 'Dokunulmazlık' İsteği Congress'i Sarstı!
Sosyal medya devi Meta, ABD Kongresi'nden çocuklara yönelik zararlı içerik ve bağımlılık yaratan özelliklerle ilgili davalarda yasal koruma talep etti. Şirketin bu 'dokunulmazlık' isteği, geniş çaplı tepkilere yol açtı.
Sosyal medya devlerinin çocuk güvenliği konusundaki sorumlulukları, dünya genelinde giderek daha fazla mercek altına alınırken, bu alandaki en dikkat çekici gelişmelerden biri Amerika Birleşik Devletleri'nden geldi. Özellikle genç kullanıcılar üzerindeki potansiyel zararlı etkileri, bağımlılık yaratan algoritmaları ve gizlilik ihlalleri nedeniyle sıkı düzenlemelerle karşı karşıya kalan teknoloji şirketleri, yeni bir savunma stratejisi peşinde. Avrupa'dan Asya'ya kadar pek çok ülkenin hükümetleri, yaş doğrulama mekanizmalarını güçlendirirken, zararlı içeriklere erişimi kısıtlamaya ve ebeveyn denetimlerini artırmaya yönelik adımlar atıyor. İşte bu küresel trendin ortasında, sosyal medya devi Meta Platforms, ABD Kongresi'nde dikkat çekici bir lobi faaliyeti yürüterek, çocuklara yönelik olası zararlarla ilgili iddialardan yasal bir dokunulmazlık talep etti.
Meta'nın 'Her Şey Dahil' Koruma Talebi
Reuters'ın ulaştığı bilgilere ve incelenen yasa metinlerine göre, Meta'nın Kongre'ye sunduğu öneri, özellikle Kids Online Safety Act (KOSA) yasa tasarısı kapsamında yer alıyor. Şirket, bu yasa tasarısı aracılığıyla, “18 yaş altı kişilerin online güvenliği veya mahremiyetiyle ilgili” ortaya atılabilecek her türlü iddia ve bu iddialardan doğacak kayıplardan, eyalet yasalarına göre muaf tutulmayı hedefliyor. Bu geniş kapsamlı talep, eğer kabul edilirse, Meta'yı ve muhtemelen diğer büyük sosyal medya şirketlerini, çocuklara yönelik zararlar iddiasıyla açılacak davalardan önemli ölçüde koruyacak bir kalkan görevi görebilir. Şirket sözcüsü Stephanie Otway, bu önerinin mevcut davaları doğrudan ortadan kaldırmayacağını belirtse de, amacın dava avukatlarının ve eyaletten eyalete değişen yasaların yarattığı karmaşayı ortadan kaldırarak, bu konuya tek tip ulusal standartlar getirmek olduğunu savundu.
Hukukçulardan Sert Tepki: 'Açık Bir Dokunulmazlık!'
Meta'nın bu talebine hukuk çevrelerinden ise sert tepkiler yükseldi. American Association for Justice gibi tüketici haklarını savunan kuruluşlardan yetkililer, Meta'nın önerdiği dilin oldukça açık olduğunu ve bunun aslında bir nevi dokunulmazlık anlamına geldiğini vurguluyor. Bu kuruluşlardan Julia Duncan, “Bu madde, her ebeveynin ve okul bölgesinin, sosyal medya ve yapay zeka şirketlerini çocuklara verdikleri zarardan dolayı sorumlu tutma girişimlerini engelleyecek bir yapı oluşturuyor,” diyerek endişelerini dile getirdi. Duncan'a göre, eğer bu madde yasalaşırsa, yasanın yürürlüğe girdiği anda devam eden tüm davalar doğrudan etkilenecek ve şirketlerin sorumluluğunu ortadan kaldırabilecek.
KOSA Yasa Tasarısı ve Çetrefilli Siyasi Süreç
Çocukların çevrimiçi ortamda güvenliğini artırmayı amaçlayan KOSA yasa tasarısı, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat Parti'den destek gören bir girişim olarak öne çıkıyor. Tasarı, özellikle Cumhuriyetçi Senatör Marsha Blackburn ve Demokrat Senatör Richard Blumenthal tarafından sunuluyor. Tasarının temel hedefleri arasında, sosyal medya şirketlerini, sınırsız kaydırma (infinite scroll), sürekli bildirimler ve algoritmik yönlendirmeler gibi bağımlılık yaratan özellikler konusunda “makul önlemler” almaya zorlamak bulunuyor. KOSA, daha önce 2024 yılında Senato'dan 91'e 3 gibi ezici bir çoğunlukla geçmiş olmasına rağmen, Temsilciler Meclisi'nde tıkanmıştı. Bu yıl yeniden gündeme gelen yasa, Senato Çoğunluk Lideri John Thune ve Azınlık Lideri Chuck Schumer gibi önemli siyasi figürlerin desteğiyle ilerleme kaydediyor. Ancak, Blackburn'un ofisinden yapılan açıklamada, Reuters'ın incelediği bu spesifik dokunulmazlık maddesinden haberleri olmadığı ve böyle bir öneriyi asla kabul etmeyecekleri belirtildi. Bu durum, tasarının siyasi sürecindeki karmaşıklığı ve olası pürüzleri gözler önüne seriyor.
Sektörü Sıkıştıran Baskı ve İlk Dava Zaferi
Meta'nın bu dokunulmazlık talebi, teknoloji sektörünün zaten yoğun bir yasal baskı altında olduğu bir dönemde geliyor. Özellikle çocuk güvenliği konusunda artan kamuoyu ve yasal incelemeler, şirketleri zor durumda bırakıyor. Kaliforniya'da bir annenin 2025 başlarında Meta ve YouTube'a karşı açtığı davada jürinin, şirketlerin bağımlılık yaratan özellikleri bilerek ve isteyerek gençlere zarar verdiği yönündeki kararı ve 6 milyon dolarlık tazminat hükmü, sektör için önemli bir dönüm noktası oldu. Her iki şirket de bu karara itiraz edeceğini duyursa da, bu dava, Meta ve Google gibi devlerin karşı karşıya olduğu binlerce benzer davadan sadece biri. Bu tür kararlar, sektör üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.
Geniş Kapsamlı Etkiler ve Eleştiriler
Eğer Meta'nın talep ettiği bu hüküm kabul edilirse, bunun sonuçları oldukça geniş kapsamlı olabilir. Özellikle eyalet düzeyinde yürürlükte olan çocuk koruma yasalarının büyük ölçüde etkisiz hale gelmesi bekleniyor. Bu durum, teknoloji şirketlerine, federal bir şemsiye altında daha geniş hareket etme alanı tanıyacak. Ancak eleştirmenler, bu adımın şirketleri temel sorumluluklarından muaf tutarak, çocukların çevrimiçi güvenliğini ciddi şekilde riske atacağını savunuyor. Yapay zeka düzenlemeleriyle birlikte paket halinde görüşülen bu konunun, önümüzdeki dönemde teknoloji dünyası ve hukuk çevrelerinde en çok tartışılacak konuların başında gelmesi bekleniyor.
Ebru Şahin
Ekonomi & Finans Analisti
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.