--° -- --/--°
Teknoloji 17.07.2026 18:04 1 okunma

Kia Niro'nun Yeni Yüzüyle Şaşırtan Değişiklikleri! Elektrikli Sürprizi Sonrası Neler Oluyor?

Kia'nın popüler SUV modeli Niro, 2027 modeliyle tamamen yenilendi. Elektrikli versiyonun kaldırılması dikkat çekerken, tasarım ve teknolojiye yapılan yenilikler göz kamaştırıyor.

Kia Niro'nun Yeni Yüzüyle Şaşırtan Değişiklikleri! Elektrikli Sürprizi Sonrası Neler Oluyor?

Otomotiv dünyasının yakından takip ettiği Kia, kompakt SUV segmentindeki sevilen modeli Niro'nun 2027 versiyonunu sessiz sedasız tanıttı. Türkiye pazarında da önemli bir hayran kitlesine sahip olan Güney Koreli üretici, bu yenilikle birlikte önemli bir strateji değişikliğine de imza attı. Özellikle elektrikli versiyonun ürün gamından çıkarılması, otomobilseverlerin dikkatini çekti.

Tasarımda Radikal Dokunuşlar: Modern ve Dinamik Bir Dönüşüm

Yeni 2027 Kia Niro, dış tasarımında adeta baştan aşağı yenilenmiş bir kimlikle karşımıza çıkıyor. Önceki nesline göre daha keskin ve akıcı hatlara sahip olan araç, modern bir estetik anlayışını benimsemiş. Ön bölümde en dikkat çekici yeniliklerden biri, dikey olarak konumlandırılan yeni far tasarımı. Bu farların içerisine entegre edilen ters 'L' şeklindeki LED gündüz sürüş lambaları, Kia logosunun altından uzanan zarif bir krom çıta ile birbirine bağlanarak ön yüze sofistike bir hava katıyor. Arka kısımda ise stop lambaları, daha agresif hatları ve detaylı iç tasarımlarıyla araca dinamik bir bitiş sağlıyor. Genel olarak, yeni Niro, markanın yenilikçi tasarım dilini başarıyla yansıtıyor.

Güç Aktarma Organlarında Kritik Değişiklik: Elektrikliye Veda, Hibrit Gücüyle Devam

2027 Kia Niro'nun en çarpıcı kararlarından biri, şüphesiz güç aktarma organları konusundaki düzenlemeler oldu. Daha önce hibrit, şarj edilebilir hibrit ve tamamen elektrikli (EV) olmak üzere üç farklı motor seçeneğiyle sunulan model, bu kez sadece hibrit motor seçeneğiyle yollara çıkacak. Hatırlanacağı üzere, ilk olarak 2025 yılında şarj edilebilir hibrit versiyonu kaldırılmıştı. Şimdi ise tamamen elektrikli modelin de fişi çekildi. Yeni Niro, artık 139 beygir gücündeki standart hibrit motoruyla müşterilerin karşısına çıkacak. Bu motor, önceki nesilden tanıdığımız 1.6 litrelik dört silindirli atmosferik benzinli motor, tek elektrik motoru ve 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman kombinasyonunu koruyor. Kia'nın bu kararı almasındaki en önemli etkenin, markanın tamamen elektrikli olarak tasarladığı ve benzer boyutlara sahip yeni EV3 modelinin pazardaki yerini alacak olması gösteriliyor. Bu durum, Kia'nın ürün gamını daha net çizgilerle ayırma stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor.

İç Mekanda Teknolojik Sıçrama: Dijitalleşme Vurgusu

Tasarımındaki yenilikler kadar, 2027 Kia Niro'nun iç mekanı da önemli geliştirmelerle donatılmış. Ön konsol, tamamen yeniden tasarlanarak daha modern ve teknolojik bir görünüme kavuşturulmuş. Önceki modelde opsiyonel olarak sunulan 10.3 inçlik bilgi-eğlence ekranı, yerini artık standart olarak sunulan devasa 12.3 inçlik dokunmatik multimedya sistemine bırakmış. Bu büyük ekran, sürüş sırasında birçok fonksiyonu kolayca kontrol etme imkanı sunuyor. Bununla birlikte, sürücünün karşısında yer alan 12.3 inçlik dijital gösterge paneli de iç mekana modern bir dokunuş katıyor. Bu dijital panel, sürüşle ilgili tüm bilgileri net ve anlaşılır bir şekilde sürücüye aktarıyor. Kia'nın bu adımı, otomotiv sektöründeki dijitalleşme eğilimini takip ettiğini ve sürücü deneyimini zenginleştirmeyi hedeflediğini gösteriyor.

Pazar Stratejisi ve Gelecek Beklentileri

Kia'nın Niro'nun elektrikli versiyonunu kaldırma kararı, şirketin elektrifikasyon stratejisindeki netleşen yol haritasını gözler önüne seriyor. Marka, EV3 gibi tamamen elektrikli modellerle bu alandaki iddiasını sürdürürken, Niro'nun hibrit yapısını koruyarak farklı bir müşteri kitlesine hitap etmeyi amaçlıyor olabilir. Bu stratejik hamle, pazar dinamiklerini ve tüketici tercihlerini dikkatle analiz eden Kia'nın, segmentindeki rekabet gücünü artırma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yeni Niro'nun hem tasarımı hem de teknolojik donanımlarıyla pazarda nasıl bir etki yaratacağı ise merakla bekleniyor.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 17.07.2026 19:03 0 okunma

Erdoğan'dan İsrail'e Ağır Sözler: 'Kan ve Gözyaşı Fabrikası!' Gazze'ye Destek Mesajı Yükseldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılay Ödülleri töreninde İsrail yönetimini sert sözlerle eleştirerek, 'ham maddesi kan ve gözyaşı olan fitne üretim fabrikası' olarak nitelendirdi. Gazze'ye yönelik yardımların sürdüğünü belirten Erdoğan, Türk milletinin erdemini vurguladı.

Erdoğan'dan İsrail'e Ağır Sözler: 'Kan ve Gözyaşı Fabrikası!' Gazze'ye Destek Mesajı Yükseldi

Türk Kızılay'ın 158. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen ödül törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmada gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Törene katılan Kızılay çalışanları ve destek veren vatandaşları selamlayan Erdoğan, Türk milletinin dayanışma kültürünü ve Kızılay'ın bu misyondaki rolünü övdü.

Tarihin Her Sayfasında Türk Milleti'nin Erdemi Vurgulandı

Konuşmasına, "Kızılay'ın her bir mensubuna sevgilerimi, selamlarımı gönderiyorum. Kızılay'a canından can katan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum." diyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılay'ın 158 yıllık köklü geçmişine dikkat çekti. Bu anlamlı günde, "Tarihte Türk milletinin olduğu her sayfada erdem var. Hamurumuzun özü dayanışmadır." ifadeleriyle milletinin asil karakterini ve yardımseverlik geleneğini ön plana çıkardı. İyilik yapma gayesinin Türk milletinin milli seciyesi olduğunu belirten Erdoğan, mazlum ve mağdura dil, din, mezhep ayrımı gözetmeksizin yardım ulaştırmanın birincil görevleri olduğunu vurguladı.

Erdoğan'dan Netanyahu'ya Sert Tepki: 'Fitne Üretim Fabrikası'

Konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden birinde, İsrail Başbakanı Netanyahu ve İsrail yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut İsrail yönetimini topa tuttu. Erdoğan, "İsrail mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür." diyerek duruma tepki gösterdi. Coğrafyamıza saldıranların, kan kokusu almış köpekbalıkları gibi davrandığını söyleyen Erdoğan, döktükleri kanın hesabını eninde sonunda vereceklerini ve mazlumların ahının zalimleri yakalayacağını ifade etti. Bu sert çıkış, bölgedeki gerilimin ve insani krizin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Gazze'ye Destek Sürüyor: Kızılay'dan Dev Yardımlar

Erdoğan, İsrail'in Siyonist soykırım şebekesi tarafından saldırıların sürdüğü Gazze'deki insani duruma da değindi. Türk Kızılay'ın bu zorlu süreçte bölgeye sağladığı desteklere dikkat çeken Cumhurbaşkanı, "Bugüne kadar Kızılay'ımız 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. Gazze'de günlük 30 bin kişiye yemek dağıttı." bilgilerini paylaştı. Ateşkes sonrası da çocuklara yönelik faaliyetlerin sürdüğünü belirten Erdoğan, Kızılay'ın Lübnan gibi Siyonist barbarlığın hedefi olan diğer bölgelerdeki gayretleriyle de milletin yüzünü ağarttığını sözlerine ekledi.

'Protürk Projesi'yle Kritik İlaç Üretimi Yerli ve Milli Olacak

Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde, Türkiye'nin sağlık alanındaki atılımlarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Protürk projesi' hakkında bilgi verdi. Bu projeyle, kandan elde edilen kritik ilaçların Türkiye'de üretileceğini açıklayan Erdoğan, böylece Türkiye'nin plazmadan kritik ilaç üreten ülkeler sınıfına dahil olacağını belirtti. Yıllık yaklaşık 3 milyon kan torbasının kendi tesislerinde imal edileceğini ve bu sayede 1 milyar liralık ithalat maliyetinin sıfırlanacağını dile getirdi. Bu adım, Türkiye'nin sağlıkta kendi kendine yeterliliğini artırma yolunda önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.

Gündem 17.07.2026 17:35 1 okunma

Fırsat Kapısı Aralandı: 18 İl Girişimcisi İçin 45 Milyon Avro'luk Hibe Destekleri Başlıyor!

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın desteğiyle hayata geçen ENHANCER Pro Projesi, 18 ildeki yenilikçi girişimcileri hedefleyerek 45 milyon avro hibe sağlayacak. Proje, bölgedeki girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Fırsat Kapısı Aralandı: 18 İl Girişimcisi İçin 45 Milyon Avro'luk Hibe Destekleri Başlıyor!

Türkiye'nin inovasyon ve girişimcilik ekosistemini güçlendirme yolunda dev bir adım atıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın güçlü desteğiyle hayata geçirilen ENHANCER Pro Projesi, 18 farklı ilde faaliyet gösteren veya göstermeyi hedefleyen yenilikçi girişimcilere 45 milyon avro'luk devasa bir hibe desteği sunacak. Bu önemli proje, Türkiye'nin dört bir yanındaki potansiyeli ortaya çıkarmayı ve bölgesel kalkınmayı hızlandırmayı hedefliyor.

Gündem 17.07.2026 17:05 1 okunma

Türkiye-Suudi Arabistan Diplomasisi Yeni Bir Boyut Kazanıyor: Ulaştırma ve Lojistikte Dev Adım Kapıda!

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki ulaştırma, lojistik ve bölgesel bağlantısallık alanlarındaki işbirliğinin, Cumhurbaşkanımızın vizyoner diplomasisinin bir eseri olduğunu belirtti. Bu işbirliği, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Türkiye-Suudi Arabistan Diplomasisi Yeni Bir Boyut Kazanıyor: Ulaştırma ve Lojistikte Dev Adım Kapıda!

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Duran, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki stratejik işbirliğinin kapsamını genişleten önemli açıklamalarda bulundu. İki ülke arasındaki ilişkilerin, özellikle ulaştırma, lojistik ve bölgesel bağlantısallık gibi kritik alanlarda ivme kazandığına dikkat çeken Duran, bu gelişmenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyoner diplomasi anlayışının somut bir yansıması olduğunu vurguladı. Bu işbirliğinin, sadece ekonomik değil, aynı zamanda bölgesel istikrar ve kalkınma açısından da büyük önem taşıdığı belirtiliyor.

Bölgesel Bağlantısallık Vizyonu ve Lojistik Güç Dengesi

Fahrettin Duran'ın açıklamaları, Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirme ve Suudi Arabistan ile olan ticari köprülerini sağlamlaştırma stratejisinin altını çiziyor. Bölgesel bağlantısallık, sadece iki ülke arasındaki mal ve hizmet akışını kolaylaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda Orta Doğu ve ötesi için yeni ekonomik koridorlar açma potansiyeli taşıyor. Bu bağlamda, lojistik sektöründeki gelişmeler, iki ülkenin de küresel ölçekte rekabet gücünü artıracak stratejik hamleler olarak değerlendiriliyor.

Kilit Projeler ve Ortak Yatırım Fırsatları

Bu işbirliği çerçevesinde, özellikle altyapı yatırımları ve ortak projeler gündemde önemli bir yer tutuyor. Ulaştırma ağlarının modernizasyonu, limanların geliştirilmesi ve demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi gibi alanlarda Suudi Arabistan ile yürütülecek potansiyel işbirlikleri, bölgenin ticaret hacmini önemli ölçüde artırabilir. İletişim Başkanı Duran, bu adımların, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bölgesel barış ve işbirliği vurgusu ile örtüştüğünü belirtti. İki ülke arasındaki bu stratejik yakınlaşma, artan karşılıklı ticaret hacmi ve ortak yatırım fırsatlarının da önünü açacağı öngörülüyor. Analistler, bu işbirliğinin sadece ekonomik faydalar sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda bölgesel jeopolitik dengelerde de yeni bir dönemi başlatabileceğine işaret ediyor.

Vizyoner Diplomasi Anlayışının Meyveleri

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran'ın ifadeleri, Türkiye'nin dış politikasında izlediği proaktif ve çözüm odaklı yaklaşımın bir sonucunu gözler önüne seriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, bölgesel aktörlerle kurduğu güçlü diyalog ve işbirliği zemini, uluslararası ilişkilerde somut kazanımlar elde edilmesini sağlıyor. Suudi Arabistan ile ulaştırma ve lojistik alanındaki bu derinleşen işbirliği, bu vizyoner politikanın en önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu stratejik ortaklığın, hem Türkiye hem de Suudi Arabistan için uzun vadeli ekonomik büyüme ve bölgesel istikrar anlamına geldiği belirtiliyor. Önümüzdeki dönemde, bu işbirliğinin detaylarına ilişkin daha fazla gelişmenin kamuoyu ile paylaşılması bekleniyor.

Ekonomi 17.07.2026 16:33 1 okunma

Sigaraya Dev Zam Geliyor mu? Vergideki 5. Hamleyle Fiyatlar Şaşırttı!

Resmi Gazete'de yayımlanan son kararla sigara vergilerinde önemli değişiklikler yapıldı. Nispi vergi oranı düşerken, maktu vergiler artırıldı. Peki bu durum sigara fiyatlarını nasıl etkileyecek?

Sigaraya Dev Zam Geliyor mu? Vergideki 5. Hamleyle Fiyatlar Şaşırttı!

Türkiye'de enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımlar, sigara vergisi düzenlemelerine de yansımaya devam ediyor. 2024 yılında başlayan ve bugün 5. adımı atılan vergi düzenlemeleriyle, sigaraların fiyat oluşumunda kritik bir değişim yaşanıyor. Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı, 3 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sigara vergilerinde önemli değişiklikler içeriyor.

Vergi Yapısında Kritik Dönüşüm: Maktu Vergiler Yükseliyor, Nispi Oran Düşüyor

Yapılan düzenlemeye göre, sigara paketleri üzerinden alınan maktu vergi, paket başına 17,2720 TL'den 23,7404 TL'ye yükseltildi. Aynı şekilde, asgari maktu vergi seviyesi de paket başına 39,50 TL'den 45,91 TL'ye çıkarıldı. Bu artışlar, sigaranın fiyatına doğrudan yansıyan sabit vergi miktarını belirgin şekilde artırıyor. Öte yandan, sigara fiyatının yüzdesine dayalı olarak hesaplanan nispi vergi oranı ise %45'ten %42'ye indirildi. Bu adım, maliyet artışlarının nihai satış fiyatlarına olan yansıma hızını yavaşlatmayı hedefliyor.

'Çarpan' Etkisi Azaldı: Enflasyona Yansıması Dengeye Oturuyor

2024'te başlayan ve bugüne kadar yapılan 5 düzenleme sonucunda, sigaradaki vergi artışlarının fiyata yansıma oranı olarak bilinen 'çarpan etkisi' de önemli ölçüde azaldı. Bu süreçte nispi verginin %63'ten %42'ye düşürülmesi ve maktu ile asgari maktu vergilerin toplamda 23,3 TL'den 45,91 TL'ye çıkması dikkat çekiyor. Sonuç olarak, 2 yıl içinde sigaraya yapılan 1 TL'lik vergi zammının fiyata yansıması (çarpanı) 7,5 liradan 2,9 liraya indi. Bu gelişme, özellikle enflasyonla mücadele açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu yeni vergi yapısının, fiyatların daha öngörülebilir hale gelmesine katkı sağlayarak enflasyonist baskıları kontrol altına almada önemli bir araç olabileceğini belirtiyor.

Kamu Gelirleri Artmaya Devam Ediyor: ÖTV Gelirlerinde Yükseliş Sürüyor

Sigara vergi yapısındaki bu düzenlemeler, kamu gelirleri açısından da olumlu sonuçlar doğuruyor. Tütün ürünleri, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gelirlerinin önemli bir kısmını oluşturuyor. 2026 yılının ilk beş ayında tütün mamullerinden elde edilen ÖTV gelirlerinin, toplam ÖTV tahsilatındaki payı %27 seviyesine ulaştı. Bu durum, sigara vergi düzenlemelerinin, kamu gelirlerinde bir kayba yol açmadığı gibi, aksine gelirleri artırdığını gösteriyor. 2024 ve 2025 yıllarında tütün ürünlerinden elde edilen ÖTV gelirlerinin, aynı dönemdeki enflasyon oranlarının üzerinde artış göstermesi de bu durumu teyit ediyor. Örneğin, 2024'te enflasyon %44 iken tütün ürünlerinden elde edilen ÖTV %75 arttı. 2025'te ise enflasyon %31 iken bu artış %39 olarak gerçekleşti. Bu veri, fiyat istikrarını destekleyen düzenlemelerin, kamu gelirlerinde de öngörülebilirlik sağladığını gösteriyor.

Avrupa Birliği Ortalamasının Üzerinde Vergi Yükü Devam Ediyor

Yapılan reformlara rağmen, Türkiye'deki sigara vergi yükünün Avrupa Birliği (AB) ortalamasının üzerinde olduğu görülüyor. Reform sonrası nispi vergi oranının %42'ye gerilemiş olmasına rağmen, AB'nin ortalama %26'lık oranının hala oldukça üzerinde bulunuyor. Bu durum, maliyet artışlarının fiyatlara yansıma riskinin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor. Avrupa'da İspanya, Portekiz, Belçika ve Almanya gibi ülkelerin de benzer şekilde daha sabit vergi ağırlıklı yapılara yöneldiği gözlemleniyor. Bu eğilim, sigara vergi politikalarının uluslararası standartlara yaklaştırılması ve enflasyonla mücadelede daha etkin hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Ekonomi 17.07.2026 15:31 1 okunma

Erdoğan Açıkladı! Tarımda Devrim Niteliğinde Destekler Geliyor: İşte O Rakamlar ve Yeni Dönem Politikaları!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması'nda tarıma yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Milyarlarca TL'lik destekler, yeni kredi imkanları ve ihracat hedefleri paylaşıldı. İşte detaylar...

Erdoğan Açıkladı! Tarımda Devrim Niteliğinde Destekler Geliyor: İşte O Rakamlar ve Yeni Dönem Politikaları!

Tarımın Geleceği Şekilleniyor: Erdoğan'dan Cumhuriyet Tarihinin En Kapsamlı Destek Açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması'nda çiftçilere ve tarım sektörüne yönelik müjdeleri peş peşe sıraladı. Binlerce yıllık tarım tecrübesinin modern dünyayla buluştuğu buluşmada konuşan Erdoğan, toprağa sahip çıkmanın önemine vurgu yaparak, "Nimetin insan üzerinde hakkı vardır. Nimete nankörlük etmek ayıpların en büyüğüdür," dedi. Modern dünyanın yeni yeni keşfettiği toprak koruma bilincinin aslında köklü bir kültürel miras olduğunu belirten Erdoğan, "Şehirlerimizi bağlar içinde gösteren türküler boşuna yakılmamıştır. 'Ne ekersen onu biçersin' sözü milli hafızamıza boşuna kazınmamıştır," ifadelerini kullandı. Doğaya saygı duymanın hayatiyetini vurgulayan Erdoğan, "Tabiat kendine nankörlük edeni de affetmez. İklim krizi modern insanın toprağa ettiği nankörlüğün sonucudur," diyerek, tüketim odaklı vahşi kapitalist zihniyetin günümüzdeki ekolojik sorunların baş sorumlusu olduğunu söyledi.

Kuraklık ve Sellerin Ardından Umut Veren Veriler: Rekolte Beklentisi Yüksek

Son yıllarda yaşanan kuraklık, orman yangınları, seller ve don olayları gibi zorlu doğal afetlere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle geçtiğimiz yılın çiftçiler için oldukça yıpratıcı geçtiğini hatırlattı. Bu süreçte zirai dondan etkilenen üreticilere 47 milyar TL ödeme yapıldığını belirten Erdoğan, bu yılın bereketli geçtiğini müjdeledi. Erdoğan, "Hamdolsun bu yıl su kaynaklarımız, barajlarımız doluyor. Nehirlerimiz gürül gürül akıyor. Rekolte açısından çiftçimizin de yüzü gülmeye başladı. Pek çok mahsulde bu yıl rekor bekliyoruz," dedi. Türkiye'nin tarımsal üretimdeki küresel sıralamasına da dikkat çeken Erdoğan, sebzede dünyada 3., meyvede dördüncü sırada yer aldıklarını kaydetti. 21 farklı bitkisel üründe ilk 3'te, tohumculukta ise ilk 10'da olduklarını belirten Erdoğan, 117 ülkeye tohum ihraç edildiğini ve bu alanda önemli bir başarı elde edildiğini sözlerine ekledi.

İhracat Rakamları Katlandı: 2026'ya Kadar Dev Destekler Yolda!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve gıda ihracatındaki çarpıcı artışa da dikkat çekti. Haziran ayı ihracatının geçen yıla göre %21,9 artarak 24 milyar 940 milyon dolara ulaştığını açıklayan Erdoğan, Ocak-Haziran dönemi toplam ihracatının ise %3,6'lık artışla 136 milyar 59 milyon dolara yükseldiğini bildirdi. Tarım ve gıda sektörü özelinde ihracatın %23,3 oranında artarak 2,8 milyar doları bulduğunu ve ilk 6 ayın toplamının 16,3 milyar dolara çıktığını vurgulayan Erdoğan, 2025'i 6,5 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla kapattıklarını ve bu yılın ilk 6 ayında da 693 milyon dolar fazla verildiğini belirtti. Bu başarıların tesadüf olmadığını belirten Erdoğan, hükümetin tarıma yaptığı yatırımların meyvelerini topladıklarını ifade etti. Bu kapsamda 61 organize tarım bölgesi kurulacağını ve bu projelerin tarımı daha da ileriye taşıyacağını söyledi. Tarımsal desteklerin kat be kat artırıldığına değinen Erdoğan, su ve sulama alanında 11 bine yakın eserin hizmete sunulduğunu ve sulanan alanın 7,3 milyon hektara çıkarıldığını ifade etti.

Devasa Finansal Destekler ve Yeni Kredi Paketleri

Ziraat Bankası'nın çiftçiye sunduğu finansal desteklerin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımsal üretime verilen reel desteğin 3 trilyon TL'ye ulaştığını, geçen yıl bu rakamın 706 milyar TL olduğunu ve 2026 yılı için ise 939 milyar TL'lik devasa bir rakamın ayrıldığını müjdeledi. Bu desteklerle Türkiye'nin OECD ortalamasının 2 katı düzeyinde yer aldığını belirtti. Ana muhalefeti de eleştiren Erdoğan, "Eskisiyle yenisiyle ana muhalefetten bu ülkenin tarımına fayda gelmez," dedi. Türkiye'yi tarım ve hayvancılık başta olmak üzere her alanda şaha kaldırmak için çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, 2 trilyon doları aşan maliyetiyle terör sorununun çözülmesiyle büyük ve güçlü Türkiye'nin kapılarının aralanacağını belirtti. Haberleşme ve ulaşım altyapısındaki gelişmelerin yanı sıra, spor ve turizm alanındaki atılımlara da değinen Erdoğan, Hakkari'de düzenlenen güreş finallerini örnek göstererek, terörün gölgesindeki dağların artık sporla ve turizmle yeniden hayat bulduğunu söyledi. Kadın ve genç çiftçi kredilerinin 3 milyon TL'den 5 milyon TL'ye çıkarıldığını, yatırım kredilerinde 2 yıl ana para ödemesiz, 10 yıla varan vadeyle ve öz kaynak katkısı aranmadan finansman imkanı sunulacağını duyurdu. Ayrıca, atıl durumdaki büyükbaş ve süt işletmelerini yeniden üretime kazandırmak amacıyla süt hayvancılığı yatırımları için 60 milyon TL'ye, besicilik yatırımları için 40 milyon TL'ye kadar 2 yıl geri ödemesiz, 8 yıla varan vadelerle katkı sağlanacağını açıkladı. Tarımda yenilenebilir enerji yatırımlarının da güçlendirileceğini ve çiftçilerin kendi elektriğini üretmesini desteklemek amacıyla 15 milyon TL'ye kadar 8 yıl vadeli kredi imkanı sunulacağını belirtti. Küçükbaş hayvancılık kredi limitinin 2 milyon, büyükbaş hayvancılık kredi limitinin ise 3 milyon TL'ye yükseltildiğini sözlerine ekledi.