--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 31.07.2026 04:31 1 okunma

KAAN'ın Kalbi Atıyor: F110 Motorları İçin Kritik Kongre Engeli Kalktı, Kritik Eşik Aşıldı!

Milli Muharip Uçak KAAN'ın motor tedarikinde ABD Kongresi'nden beklenen kritik onay geldi. 15 günlük inceleme süresinin sorunsuz tamamlanmasıyla, F110 motorlarının Türkiye'ye satışı önündeki en büyük engel kalktı.

KAAN'ın Kalbi Atıyor: F110 Motorları İçin Kritik Kongre Engeli Kalktı, Kritik Eşik Aşıldı!

KAAN'ın Motor Tedarikinde Dev Adım: Kongre İncelemesi Tamamlandı

Milli Muharip Uçak (MMU) KAAN projesinde, motor tedarikine yönelik süreçte tarihi bir dönüm noktası aşıldı. ABD yönetiminin, KAAN'ın kalbi olacak F110 motorlarının Türkiye'ye satışı için Kongre'ye sunduğu resmî bildirimin ardından başlayan 15 günlük yasal inceleme süresi, herhangi bir olumsuz karar çıkmadan başarıyla tamamlandı. Bu önemli gelişme, KAAN'ın güçlenmesi yolunda kritik bir eşiğin aşıldığını ve motorların Türkiye'ye transferinin bir sonraki aşamaya geçtiğini resmen teyit etti.

Engelleme Girişimleri Boşa Çıktı: F110 Motorları İçin Yeni Dönem

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, NATO müttefiki Türkiye'ye yönelik F110 motor satışına ilişkin Kongre'ye gönderdiği 24 Haziran 2026 tarihli bildirim sonrası, yasal gereklilik gereği 15 günlük bir inceleme süreci başlamıştı. Bu süreçte, Türkiye'ye yönelik savunma sanayii ürünleri satışını baltalamayı amaçlayan bazı Kongre üyelerinin girişimleri dikkat çekmişti. Toplamda 9 Kongre üyesinin imzasıyla Temsilciler Meclisi ve Senato'ya sunulan ortak karar tasarısı, planlanan savunma malzemesi ve hizmetlerinin satışını engellemeyi hedefliyordu. Ancak bu müdahale girişimi, beklendiği gibi Kongre duvarına çarptı. Ortak karar tasarısı, yasal inceleme süresi boyunca ne Temsilciler Meclisi'nde ne de Senato'da gündeme dahi alınamadı. 9 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla 15 günlük kritik sürenin dolmasıyla, satışı engellemeye yönelik herhangi bir karar alınmadığı netleşti ve süreç, büyük bir başarıyla Kongre engeline takılmadan yoluna devam etme hakkı kazandı.

KAAN Motorları İçin Gelecek Adımlar ve Detaylar

ABD yasalarına göre, yabancı ülkelere yönelik büyük ölçekli savunma sanayii satışlarının Kongre tarafından engellenebilmesi için sunulan tasarıların hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da kabul edilmesi ve ardından ABD Başkanı'nın imzasıyla yürürlüğe girmesi gerekiyor. Olası bir başkanlık vetosunun aşılması için ise Kongre'de üçte iki gibi çok yüksek bir çoğunluk gerekmekte. KAAN motorları için sunulan tasarının daha gündeme bile alınamamış olması, bu karmaşık yasal süreçlerin tamamlanmasına gerek kalmadığını gösteriyor. Bu onay süreci, yalnızca motorların fiziki olarak teslimatını değil; aynı zamanda F110-GE-129E/F motorlarının KAAN savaş uçağına entegrasyonu, montajı, gerekli modifikasyonlar, sertifikasyon süreçleri, kapsamlı testler ve bunlara ilişkin savunma hizmetleri ile teknik veri paylaşımını da güvence altına alıyor. Bundan sonraki süreçte, Türkiye ile ABD yönetimi, ilgili kurumlar ve üretici firma arasında teslimat takvimi, entegrasyon ve teknik testlerin detaylandırılacağı yoğun ticari ve teknik görüşmeler gerçekleştirilecek. Bu, KAAN'ın uçuş kabiliyetlerinin daha da güçlenmesi adına atılmış endişesiz bir adım olarak öne çıkıyor.
Gizem Kaya

Gizem Kaya

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Ekonomi 31.07.2026 05:02 0 okunma

Yapay Zeka Yarışı Kızıştı: Apple, Nvidia'yı Tahtından İndirip Devler Kulübü'ne Yeniden Döndü!

Yapay zeka devrimiyle zirveye oturan Nvidia'nın tacı sallandı. Yatırımcı algısındaki değişimle Apple, piyasa değerinde Nvidia'yı geride bırakarak dünyanın en değerli şirketi unvanını geri aldı. Bu stratejik devrimi detaylandırıyoruz.

Yapay Zeka Yarışı Kızıştı: Apple, Nvidia'yı Tahtından İndirip Devler Kulübü'ne Yeniden Döndü!

Yapay zeka teknolojilerinin baş döndürücü ilerleyişiyle adından sıkça söz ettiren Nvidia, uzun bir süredir piyasa değerinde rakip tanımayarak zirvede yer alıyordu. Özellikle yapay zeka (AI) çiplerindeki ezici üstünlüğü sayesinde Nvidia, geçtiğimiz Ekim ayında dünyanın ilk 5 trilyon dolarlık şirketi unvanını kazanarak adeta bir rekor kırmıştı. Yaklaşık bir yıl boyunca piyasa değeri açısından benzersiz bir yükseliş grafiği çizen şirket, yatırımcıların gözdesi konumundaydı.

Yatırımcı Gözü Yeniden Odak Değiştirdi: Apple Neden Zirveye Döndü?

Ancak son dönemde küresel finans piyasalarında yatırımcı algısında önemli bir değişim yaşanıyor. Yatırımcılar, artık yapay zeka devriminden en net şekilde fayda sağlayan ilk firmaların ötesine bakarak, bu teknolojinin uzun vadeli ve farklı alanlardaki etkilerini daha derinlemesine analiz etmeye başladılar. Bu stratejik bakış açısı değişikliği, teknoloji devlerinden Apple'ı yeniden zirveye taşıdı. İstikrarlı bir hisse performansı sergileyen Apple, 4,88 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşarak, %3,5'lik bir düşüş yaşayan ve 4,86 trilyon dolara gerileyen Nvidia'yı geride bıraktı. Bu sonuçla birlikte Apple, Nisan 2025'ten bu yana ilk kez dünyanın en değerli şirketi unvanını yeniden kazanmış oldu.

Apple'ın AI Stratejisi Yeniden Değerlendiriliyor

Bir dönem, büyük dil modellerine yaptığı agresif yatırımların sınırlı olması nedeniyle Apple'ın yapay zeka yarışında biraz geride kaldığı yönünde bir algı hakimdi. Ancak mevcut piyasa hareketliliği, bu algının tamamen değiştiğini gösteriyor. Yatırımcılar artık, Apple'ın yapay zekayı kendi güçlü hizmet ekosistemi, donanım yenilikleri ve kullanıcı verilerine dayalı stratejilerle nasıl paraya dönüştürebileceği potansiyeline odaklanıyor. Özellikle kişisel verilerin iPhone'larda gizlilik odaklı saklanması, bir yandan veri işleme konusunda zorluklar yaratırken, diğer yandan şirketin yeniden tasarladığı Siri gibi yapay zeka destekli asistanları için büyük bir fırsat sunuyor. Analistler, bu yeniden değerlemenin, spekülatif yapay zeka büyüme beklentilerinden ziyade, kalıcı ve sürdürülebilir kazançlara dayanan sağlam bir iş modeline işaret ettiğini belirtiyorlar.

Nvidia'nın Tahtından İnmesi Kalıcı mı? Sektör Yeni Oyuncularla Genişliyor

Nvidia'nın piyasa değerinde yaşanan bu düşüş, şirketin yapay zeka alanındaki hakimiyetinin sonu anlamına gelmiyor. Zira Nvidia, yapay zeka altyapısının temelini oluşturan GPU'ları ile sektördeki lider konumunu koruyor. Uzmanlar, şirketin önümüzdeki dönemde de yapay zeka harcamalarından en büyük payı almaya devam edecek ana oyunculardan biri olacağını öngörüyor. Ancak, geçtiğimiz Temmuz ayında yapay zeka ticaretinin sürdürülebilirliği konusundaki şüpheler, yarı iletken sektöründe sert bir düzeltmeye neden olmuştu. Yapay zeka coşkusu artık yalnızca Nvidia ve teknoloji devlerinden oluşan “Magnificent Seven” ile sınırlı kalmıyor. Bu genişleme trendinde bellek çiplerinin önemi de giderek artıyor ve AI altyapısının vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. Micron Technology, bu yıl içinde 1 trilyon dolar piyasa değeri barajını aşarken, SK Hynix'in de Nasdaq'taki listelenmesiyle birlikte bu alana olan yatırımcı ilgisi daha da genişliyor. Bu yeni oyuncular, piyasadaki ilginin daha geniş bir alana yayılmasına katkı sağlıyor.

Apple'ın Gelecek Vizyonu ve Sektöre Etkileri

Tim Cook'un CEO'luk görevini Eylül ayında John Ternus'a devretmesi beklenirken, Apple'ın özellikle Siri'deki büyük güncellemelerle rakiplerine karşı daha iddialı bir konum alması hedefleniyor. Şirketin, fiyat artışları yoluyla maliyetlerini dengeleme stratejisi, talep tarafında bazı riskler barındırsa da, Apple'ın güçlü ekosistemi ve istikrarlı hizmet gelirleri, onu finansal açıdan daha dayanıklı kılıyor. Apple'ın Nvidia'yı geçmesi, yapay zeka teknolojilerinden elde edilen getirilerin sadece çip üreticileriyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda farklı iş modellerinin de büyük bir değer yaratabileceğini açıkça ortaya koyuyor. Bu dinamik yeniden sıralama, küresel teknoloji sektöründeki rekabeti daha da kızıştıracak ve gelecekteki inovasyonların yönünü belirleyecek.

Gündem 31.07.2026 04:01 1 okunma

Kız Kaçırma İntikamı: Baba, Damat Adayının Kulağını Falçatayla Kopardı!

Aksaray'da, kızını kaçıran şahısla karşılaşan bir baba, öfkesine yenik düşerek şahsın kulağını falçatayla kopardı. Olayda bir polis memuru da yaralandı.

Kız Kaçırma İntikamı: Baba, Damat Adayının Kulağını Falçatayla Kopardı!

Tansiyon Yükseldi: Yolda Karşılaşma Kanlı Bitti

Aksaray'da, geçmişte yaşanan bir kız kaçırma olayı, dün akşam saatlerinde beklenmedik ve kanlı bir yüzleşmeye sahne oldu. Kılıçaslan Mahallesi Kurtuluş Caddesi üzerinde saat 21.00 sularında meydana gelen olayda, baba Ömer Ç. (48), daha önce kızını kaçırdığı iddia edilen Ahmet Furkan Ö. (24) ile karşılaştı. İki şahıs arasında başlayan sözlü tartışma, saniyeler içinde kontrol edilemeyen bir kavgaya dönüştü. Öfkesi gözünü bürüyen Ömer Ç., yanında getirdiği falçatayı çekerek Ahmet Furkan Ö.'nün bir kulağını dehşet verici bir şekilde kesti ve kopardı.

Polis Müdahalesi ve Beklenmedik Yaralanma

Çığlıkların ve arbedenin duyulması üzerine, çevredekilerin ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kavgayı ayırmak ve durumu kontrol altına almak için hızla harekete geçen polis memuru S.G. (35), yaşanan karmaşa sırasında arbedeye kapılarak elinden yaralandı. Olayın vahameti, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sırasında daha da belirginleşti. Yere yığılan Ahmet Furkan Ö. kanlar içinde kalırken, polis ekipleri yerde fırlamış halde bulunan kopan kulağı bulmak için çalışma başlattı.

Korkunç Anların Ardından Hastaneye Kaldırıldılar

Her iki yaralı da, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Ahmet Furkan Ö.'nün, kopan kulağının dikilebilmesi amacıyla acil ameliyata alındığı öğrenildi. Bu korkunç olayın ardından baba Ömer Ç. ile birlikte, olaya karıştığı iddia edilen yakınları Emir Ç. ve Tuğrul Ç. de polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayda yaralanan polis memuru S.G.'nin ise yapılan tedavisinin ardından taburcu edildiği bildirildi.

Adli Süreç Başladı: Şüpheliler Serbest Bırakıldı

Gözaltına alınan Ömer Ç. ve yakınları Emir Ç. ile Tuğrul Ç., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan üç şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan, kulağının dikilmesi için hastaneye kaldırılan Ahmet Furkan Ö.'nün, Aksaray'daki ilk müdahalenin ardından tedavisinin devamı için Konya'daki bir hastaneye sevk edildiği bilgisi edinildi. Olay, bir aile içi meselenin ne denli vahşi bir boyuta ulaşabileceğinin altını çizerken, Aksaray emniyeti olayla ilgili soruşturmayı titizlikle sürdürüyor.

Gündem 31.07.2026 03:00 1 okunma

Afyonkarahisar'da Kan Donduran Saldırı: Köpek, Kadının Kolunu Kopardı!

Afyonkarahisar'da bir dinlenme tesisine kızıyla birlikte gelen kadına korkunç bir köpek saldırısı gerçekleşti. Saldırgan köpek, kadının kolunu kopararak dehşet saçtı.

Afyonkarahisar'da Kan Donduran Saldırı: Köpek, Kadının Kolunu Kopardı!

Afyonkarahisar'da yaşanan ve güvenlik kameralarına da yansıyan korkunç olay, bir dinlenme tesisinde meydana geldi. Kızıyla birlikte tesise gelen bir kadın, henüz bilinmeyen bir nedenle saldırganlaşan bir köpeğin hedefi oldu. Köpeğin vahşi saldırısı sonucu kadın ağır yaralanırken, olay yerindekiler büyük bir panik yaşadı.

Saldırgan Köpek Kontrolden Çıktı: Korku Dolu Anlar Yaşandı

Olay, kadının tesiste dinlendiği sırada meydana geldi. Aniden üzerine atılan köpeğin saldırısına uğrayan talihsiz kadın, kendini korumaya çalışsa da başarılı olamadı. Köpek, kadını hem kolundan hem de ceketinden yakalayarak yere düşürdü ve sürüklemeye başladı. Kadının korkunç çığlıkları üzerine tesisteki diğer vatandaşlar yardıma koştu. Olayı gören ve durumu fark eden bir kişi, köpeği uzaklaştırmak için büyük çaba sarf etti. Elindeki sandalyeler ve tekmelemelerle köpeği kadından ayırmaya çalışan vatandaşlar, köpeğin vahşi direnişi karşısında zor anlar yaşadı. İki kişinin müdahalesine rağmen kontrol altına alınamayan köpek, kadının kollarından ve bacaklarından yaralanmasına neden oldu.

Yardım Ettiği Anı Anlattı: "Tek Düşüncem Kadını Kurtarmaktı"

Olayın tanıklarından Atilla Özer, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "İşletmede oturup yemek yediğimiz sırada dışarıdan içeriye koşan bir çocuk, dışarıda annesinin bir köpeğin saldırısına uğradığını söyledi. Dışarı baktığımda bir kadının köpeğin saldırısına uğradığını gördüm. Hiç düşünmeden dışarı koştum. O an aklımda hiçbir şey yoktu, tek düşüncem kadını kurtarmaktı. Elime geçen sandalyelerle ve tekme atarak köpeği uzaklaştırmaya, kadını yaralamasına engel olmaya çalıştım. Ancak köpek oldukça saldırgandı ve müdahale ettikçe saldırısını sürdürüyordu. Benim ve diğer bir kişinin tüm çabalarına rağmen kadının kolunu ve bacağını ısırmıştı. Köpeğe vurmaya devam ederken, kadını içeriye almayı başardık. Kadının durumu ağırdı ve kolunda derin bir yara vardı."

Sağlık Ekiplerinin Girişine Bile İzin Vermedi

Saldırgan köpek, gösterilen tüm müdahalelere rağmen durdurulamadı. Kadın, büyük bir çabayla kolunu kurtarmayı başarsa da, korkunç saldırı sonucunda kolunun bir bölümünün koparak etrafa yayıldığı görüldü. Yaralı kadın, hemen tesise sığınarak canını kurtardı. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri, tesise girmeye çalıştığında da saldırgan köpeğin engelleyici tavrı devam etti. Köpek, yardım için gelen sağlık görevlilerinin dahi tesise yaklaşmasına izin vermedi. Vatandaşların desteğiyle güçlükle kontrol altına alınan köpek, daha sonra sağlık ekiplerinin yaralı kadına müdahale etmesine imkan tanıdı. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan kadın, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Valilikten Açıklama: Köpek Sahibine Yasal İşlem Başlatıldı

Afyonkarahisar Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, olayla ilgili detaylar paylaşıldı. Tedavisi tamamlanan kadın hastaneden taburcu edildi. Açıklamada, sahipli olduğu belirlenen köpeğin belediye ekiplerince yakalanarak hayvan barınağına teslim edildiği belirtildi. Ayrıca, ihmali bulunan köpek sahibine yönelik gerekli adli ve idari işlemlerin titizlikle yürütüldüğü vurgulandı. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için denetimlerin artırılacağı ve hayvan sahiplerinin sorumluluklarının hatırlatılacağı ifade edildi.

Ekonomi 31.07.2026 02:00 1 okunma

Altın Yerini Makul Getiriye Bıraktı: Tasarruf Eğilimleri Vadeli Mevduata Kaydı!

2026'nın ilk yarısında küresel ekonomik çalkantılar ve yerel gelişmeler, Türk bireylerinin tasarruf alışkanlıklarını değiştirdi. Yatırımcılar, belirsizlikler karşısında altın yerine daha istikrarlı getiriler sunan vadeli mevduatı tercih etmeye başladı.

Altın Yerini Makul Getiriye Bıraktı: Tasarruf Eğilimleri Vadeli Mevduata Kaydı!

2026 yılının ilk altı ayı, küresel ekonomide yaşanan jeopolitik türbülanslar, dış ticaret politikalarındaki öngörülemez dalgalanmalar ve merkez bankalarının farklılaşan para politikaları ekseninde finansal piyasalarda adeta bir yeniden yapılanma sürecine sahne oldu. Bu küresel atmosfer, Türkiye'deki bireysel tasarruf ve yatırım kararlarını da derinden etkileyerek yeni eğilimlerin gün yüzüne çıkmasına neden oldu.

Kredi Talebi Canlandı, İhtiyaç Kredilerinde Sıçrama Yaşandı

Hesap.com'un 2026'nın ilk yarısına dair kapsamlı analizi, bu dönemde kredi kullanım alışkanlıklarında dikkat çekici değişimleri ortaya koydu. Yılın ilk yarısında ihtiyaç kredilerindeki büyüme oranı %14,6 olarak kaydedildi. Ancak bu oran, %17,76'lık enflasyon oranının belirgin şekilde altında kalarak, reel bir büyüme sağlamada yetersiz kaldı. Kurban Bayramı tatilinin yarattığı etkiyle Mayıs ayında gözlenen kısa süreli durgunluğun ardından, Haziran ayında ertelenmiş taleplerin devreye girmesiyle kredi talebinde önemli bir ivmelenme yaşandı. Özellikle ihtiyaç kredileri, Mayıs ayındaki %0,3'lük sınırlı büyümenin ardından Haziran ayında %4,7'lik dikkate değer bir artış gösterdi.

Diğer yandan, taşıt kredileri pazarında küçülme eğilimi devam ederken, kredi kartı harcamaları Haziran ayında %1,3'lük bir artışla ilk altı aylık toplamda %15,2'lik bir büyüme kaydetti. Konut kredileri ise Mayıs ve Haziran aylarında %2,1'lik istikrarlı bir büyüme temposunu korumayı başardı.

Konut Piyasasında Kredili Satışların Yükselişi Sürüyor

Konut sektöründeki dinamikler incelendiğinde, yılın ilk yarısında toplam konut satışlarının geçen yıla göre %3,1'lik bir düşüş sergilediği görüldü. Ancak bu genel düşüşe rağmen, kredili konut satışlarında %32,2 gibi dikkat çekici bir artış yaşandı. Altın fiyatlarındaki dalgalanmalar ve vadeli mevduatın sunduğu cazip getiriler, peşin konut satışlarını baskılamaya devam etti. Haziran ayında kredili konut satışları, %72,1 gibi rekor bir büyüme oranına ulaşırken, bu satışların toplam içindeki payı da %20 seviyesine yükseldi.

Konut kredisi hacmi de güçlü bir büyüme ivmesi yakaladı. Geçtiğimiz yılın ilk altı ayında 513,5 milyar TL'den 583,2 milyar TL'ye çıkarak %13,6'lık bir büyüme gösteren konut kredisi hacmi, 2026'nın aynı döneminde 679,2 milyar TL'den 800,5 milyar TL'ye ulaşarak %17,8'lik önemli bir büyüme kaydetti.

Tasarruf İbreleri Vadeli Mevduata Döndü: Altının Cazibesi Azalıyor mu?

Tasarruf tarafında yaşanan en çarpıcı değişimlerden biri, bireylerin yatırım tercihlerini altından vadeli mevduata kaydırması oldu. Yılın ilk iki ayında yatırımcısına ciddi kazançlar sağlayan külçe altın, Mart ayından itibaren üç ay üst üste nominal kayıp yaşadı. Hesap.com'un analizine göre, altının yıllık reel getirisi her ne kadar enflasyonun %22,7 üzerinde kalsa da, yükseliş ivmesindeki belirgin kırılma yatırımcıların dikkatini çekti.

Bu süreçte, vadeli mevduat hesapları ise istikrarlı bir şekilde aylık yaklaşık %3 civarında nominal getiri sunmaya devam etti. Faiz indirimi beklentilerine rağmen vadeli mevduatın aylık getirisi, 2026 boyunca düşüş göstermeyerek yatırımcılar için güvenli bir liman olma özelliğini pekiştirdi. Ocak ayında %2,99 seviyesinde olan aylık getiri, Mayıs ayında %3,11'e kadar yükseldi.

Finansal Kararların Kalitesi Doğru Analizle Belirlenecek

Hesap.com Genel Müdür Yardımcısı Özgür Göçen, 2026'nın ilk yarısına ilişkin değerlendirmelerinde şunları vurguladı: "Bu dönem, bireylerin finansal karar alma alışkanlıklarının yeniden şekillendiği bir evre oldu. Küresel belirsizliklerin artması ve faiz oranlarındaki değişimler, tüketicileri daha bilinçli ve veri odaklı hareket etmeye teşvik ediyor. Yeni ekonomik düzende finansal başarı, sadece daha fazla seçeneğe ulaşmakla değil, bu seçenekleri doğru analiz ederek kişisel ihtiyaçlara en uygun olanı seçebilmekle mümkün olacak. Dolayısıyla, finansal kararların kalitesini belirleyen en önemli unsur, doğru karşılaştırma yapabilmek olacak. Hesap.com olarak, kullanıcılarımızın ihtiyaçlarına en uygun finansal ürünü kolayca karşılaştırıp seçebilmeleri için önde gelen karar destek platformlarından biri olmaya devam edeceğiz."

Ekonomi 31.07.2026 00:00 1 okunma

Yenilenebilir Enerjide Akıl Almaz Yükseliş! Küresel Enerji Dönüşümü Sanılandan Çok Daha Hızlı İlerliyor: Fosil Yakıtlar Tarihe Mi Karışıyor?

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) raporu, küresel elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payının hızla arttığını ortaya koydu. 2024 verileri, güneş ve rüzgar enerjisinin öncülüğünde rekorlar kırıldığını gösterirken, 2035 hedefleri için çarpıcı bir tablo çiziliyor.

Yenilenebilir Enerjide Akıl Almaz Yükseliş! Küresel Enerji Dönüşümü Sanılandan Çok Daha Hızlı İlerliyor: Fosil Yakıtlar Tarihe Mi Karışıyor?

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı'nın (IRENA) son verileri, küresel enerji piyasasında devrim niteliğinde bir dönüşüme işaret ediyor. 2026 Yenilenebilir Enerji İstatistikleri raporu, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payının beklenenin üzerinde bir hızla arttığını gözler önüne serdi. Rapora göre, 2024 yılında yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik üretimi, bir önceki yıla kıyasla %9,8'lik çarpıcı bir artış gösterdi. Bu rakam, 2023'te kaydedilen büyüme hızının önemli ölçüde üzerinde yer alarak, küresel enerji dönüşümünün ivme kazandığının net bir göstergesi oldu.

Küresel Elektrik Üretiminin Yeni Dinamikleri

IRENA'nın güncellediği verilere göre, 2024 yılında yenilenebilir enerji kaynakları toplamda 9.836 teravatsaat (TWh) elektrik üreterek, küresel elektrik üretiminin %31,7'sini oluşturmayı başardı. Bu rakam, sadece bir yılda elde edilen ilerlemeyi değil, aynı zamanda geleceğe yönelik iddialı hedeflerin de somut bir yansıması. Raporda vurgulanan kritik bir nokta ise, küresel iklim hedeflerine ulaşabilmek adına, yenilenebilir enerjinin toplam elektrik üretimindeki payının 2035 yılına kadar mevcut %31,7 seviyesinden %78'e yükseltilmesi gerekliliği. Bu, mevcut kapasitenin yaklaşık 2,5 katına ulaşması anlamına geliyor ve enerji politikalarının aciliyetini bir kez daha ortaya koyuyor.

Öte yandan, aynı dönemde yenilenemeyen enerji kaynaklarından yapılan elektrik üretimi ise yalnızca %1,4'lük mütevazı bir artış kaydetti. Bu düşük oran, fosil yakıtların küresel enerji portföyündeki payının giderek azaldığının ve yenilenebilir enerjinin ana itici güç haline geldiğinin bir kanıtı olarak öne çıkıyor.

Güneş ve Rüzgar Enerjisi Liderliğinde Küresel Sıçrama

Yenilenebilir enerji kaynakları arasındaki yarışta, güneş ve rüzgar enerjisi açık ara farkla öne çıkıyor. Bu iki teknoloji, küresel yenilenebilir elektrik üretimindeki büyümenin ana motoru konumunda. Coğrafi dağılıma bakıldığında ise Asya kıtası, 2024 yılında 4.589 TWh ile en yüksek yenilenebilir elektrik üretimini gerçekleştiren bölge oldu. Asya'da geçen yıla göre %14,3'lük bir büyüme kaydedilirken, bu artışın büyük çoğunluğu yine güneş ve rüzgar enerjisi projelerinden kaynaklandı. Bu durum, Asya'nın enerji dönüşümünde ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor.

Diğer bölgelerdeki tablo ise şöyle:

  • Avrupa, güneş ve hidroelektrik üretimindeki artışlarla %7,2'lik bir büyüme kaydederek 1758 TWh üretti.
  • Kuzey Amerika, %5,8'lik büyüme ile 1535 TWh kapasiteye ulaştı.
  • Güney Amerika ise %2,9'luk bir artışla 1047 TWh üreterek, yenilenebilir teknolojilerin tümünde gelişim gösterdi.
  • Avrasya %11,9'luk büyüme ile 411 TWh, Afrika ise %5,7'lik büyüme ile 227 TWh üretim gerçekleştirdi.
  • Büyüme oranlarında en dikkat çekici artış ise Orta Doğu'dan geldi. Bölge, %17,3'lük rekor bir büyüme ile 76 TWh yenilenebilir elektrik üretti.
  • Okyanusya %3,4 artışla 138 TWh, Orta Amerika ve Karayipler ise %5,8 büyüme ile 55 TWh kapasiteye ulaştı.

Uluslararası Liderlerden Çağrı: “Dönüşüm Geri Döndürülemez!”

IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera, raporun sonuçlarını değerlendirerek küresel enerji dönüşümünün geldiği noktaya dikkat çekti. La Camera, “Dünya, enerji dönüşümünün temel taşı olan elektrifikasyon etrafında birleşiyor ve bu dönüşümün itici gücü, yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektrik. Temiz elektriğin enerji güvenliğini, dayanıklılığını ve rekabet gücünü artırdığına dair ortak bir anlayış hakim. Ancak hedeflere ulaşmak için önümüzdeki on yılda yenilenebilir elektrik üretimini bugünkü seviyenin yaklaşık 2,5 katına çıkarmalıyız. Teknolojiler hazır, ekonomik gerekçeler sağlam. Artık binalarda, ulaşımda ve sanayide fosil yakıtlardan temiz elektriğe geçişi hızlandırmalıyız,” ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İcra Sekreteri Simon Stiell de COP30'daki uzlaşmaya atıfta bulunarak, küresel enerji dönüşümünün artık “geri döndürülemez” olduğunu ve açıklanan verilerin bu durumu güçlü bir şekilde desteklediğini belirtti.

Kapasite Artışı Tarihi Zirvede: Yenilenebilir Enerji Yatırımları Tavan Yaptı

IRENA'nın 2025 yılına ilişkin güncellenen verileri, yenilenebilir enerji kurulu gücündeki artışın tarihi bir zirveye ulaştığını ortaya koyuyor. Yıllık yenilenebilir enerji kurulu güç artışları, 2025'te 693 gigavat (GW) ile rekor seviyeye çıktı. Bu büyüme trendi sonucunda, geçen yılın sonunda küresel yenilenebilir enerji kurulu gücü 5,2 teravata (TW) ulaşarak toplam küresel kurulu gücün %49,5'ini oluşturdu. Özellikle toplam kurulu güç artışının %85,7'sinin yenilenebilir enerji kaynaklarından gelmesi, bu alandaki yatırımların ne kadar yoğunlaştığını gösteriyor. Her ne kadar yenilenebilir enerjinin toplam kapasite artışındaki payı geçen yıla göre %92,7'den %85,7'ye bir miktar gerilese de, genel eğilim yenilenebilir enerji yatırımlarının fosil yakıtlara kıyasla çok daha hızlı büyümeye devam ettiğini vurguluyor. Bu durum, küresel enerji geleceğinin artık net bir şekilde yenilenebilir kaynaklara dayandığını teyit ediyor.