--° -- --/--°
Gündem KÖŞE YAZISI 24.06.2026 23:30 8 okunma

Devletin Kalbi Vatandaşa Dokunuyor: Kaymakamlık Makamı Artık 'Derdinize Derman' Olacak!

İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, kaymakamlık makamının sadece bir idari görev olmadığını, asıl amacın vatandaşın derdine derman olmak olduğunu vurguladı. Adalet ve şefkatle yoğrulmuş bir mülki idare anlayışının gerekliliğine dikkat çekildi.

Devletin Kalbi Vatandaşa Dokunuyor: Kaymakamlık Makamı Artık 'Derdinize Derman' Olacak!

Erzurum'da düzenlenen Kaymakamlara Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri'nin kapanış toplantısında konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, mülki idare amirlerine yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yiğitbaşı, kaymakamlık makamının sadece bir meslek, bir unvan veya kariyer basamağı olmanın ötesinde, vatandaşın derdine derman olma makamı olduğunu belirtti. İnsanı merkeze almayan, vatandaşla bütünleşemeyen ve onların sorunlarına duyarsız kalan hiçbir idari yapının kalıcı olamayacağını vurgulayan Yiğitbaşı, bu anlayışın devletin bekası için taşıdığı öneme dikkat çekti.

Devlet Felsefesi ve Adil Yönetim Vurgusu

Konuşmasında tarihten derin izler taşıyan öğretileri hatırlatan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturunun günümüzdeki idareciler için de yol gösterici olması gerektiğini ifade etti. Osmanlı devlet felsefesinin önemli isimlerinden Kınalızade Ali Efendi'nin 'Daire-i Adliye' adlı eserinden alıntılar yapan Yiğitbaşı, devletin gücünün ordusu, ordusunun hazinesi, hazinesinin ise halkın üretimi ve huzuru ile doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. Ancak tüm bu çarkın nihai olarak adalet ekseninde döndüğünü ve adaletin halkı devlete sadakatle bağlayan yegane unsur olduğunu kaydetti. Bu bağlamda, adil bir yönetim anlayışının altını kalın çizgilerle çizdi.

Vatandaş Odaklı Mülki İdare Anlayışı

Yiğitbaşı, idarecilerin adalet anlayışını zenginleştirmek için ibretlik bir benzetme kullandı. İçleri boş başakların dik durduğunu ancak içleri dolu, cevherli başakların ise tevazuyla toprağa eğildiğini belirten Yiğitbaşı, idarecilerin de tıpkı bu dolu başaklar gibi halka ve vatandaşa dönük olması gerektiğini söyledi. Eğer adalet, huzur ve güven toplumsal vicdanlarda ve günlük yaşamda tesis edilemezse, geriye kalan tek şeyin bürokratik işlemler yığını olacağını ifade etti. Mülki idare amirlerinin, kanun ve mevzuatları sadece soyut kurallar olarak değil, şefkat ve adaletle yoğrulmuş bir duruşla hayata geçirdiğinde, bu kuralların topluma can veren birer nehre dönüşeceğini dile getirdi. Sahada atılacak her adımın ve vatandaşa uzatılacak her elin, devletin temel iradesinin ve vakarının birer yansıması olduğunu vurguladı.

Kaymakamlar: Toplumsal Dengenin Koruyucusu, Aidiyetin Mimarı

Kendisi de bir kaymakam çocuğu olmanın getirdiği özel bir perspektifle konuşan Yiğitbaşı, mesleğin insan hayatındaki derin etkilerine değindi. Kaymakamların sadece hiyerarşik birer parça veya yasal birer otorite figürü olmadığını, aynı zamanda bölgesel toplumsal dengelerin korunmasında, dezavantajlı grupların sığınmacısı olmasında ve en önemlisi devlet ile vatandaş arasındaki aidiyet bağının güçlendirilmesinde başrol oynadığını belirtti. Bu kimliğin, makamın taşıdığı sorumluluğu ve aynı zamanda sunduğu fırsatları da gözler önüne serdiğini ifade etti.

Sosyal Medya ve Dezenformasyonla Mücadele

Seminerin önemli gündem maddelerinden biri de mülki idare amirlerinin sosyal medya kullanımı oldu. Yiğitbaşı, dezenformasyonla mücadelenin günümüz dünyasındaki kritik önemine dikkat çekerek, bu alanda yürütülen bir çalışma hakkında bilgi verdi. Mülki idare amirlerinin sosyal medya kullanımlarına yönelik detaylı bir rehber hazırladıklarını ve bu rehberin yakın zamanda kamuoyu ile paylaşılacağını duyurdu. Bu adımın, dijital çağda doğru bilginin yayılmasını sağlamak ve olumsuz etkileri en aza indirmek adına atıldığının altını çizdi.

Eğitim seminerinin diğer bölgelerde de devam edeceğini belirten Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Erzurum'da üretilen bu nitelikli bilginin, bilimin ve güncel vizyonun, katılımcı kaymakamlar tarafından görev yerlerine taşınarak daha da zenginleştirileceğine olan inancını dile getirdi. Bu kapsamlı eğitimin, mülki idare amirlerinin sahadaki etkinliğini ve vatandaşla kurdukları bağı daha da güçlendirmesi hedefleniyor.

Mert Yılmaz

Mert Yılmaz

Gündem & Siyaset Yazarı

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Ekonomi 09.08.2026 03:00 0 okunma

Buğday İhracat Kapısı Açıldı! Yıllar Sonra Kritik Karar: Dünya Pazarı Hareketlenecek Mi?

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Mart 2025'ten bu yana kapalı olan ekmeklik buğday ve buğday kırıkları ihracatına 29 Temmuz itibarıyla yeniden izin verdi. Bu karar, küresel gıda piyasalarında önemli etkilere yol açabilir.

Buğday İhracat Kapısı Açıldı! Yıllar Sonra Kritik Karar: Dünya Pazarı Hareketlenecek Mi?

TMO'dan Dünya Pazarına Açılan Kapı: Ekmeklik Buğday İhracatında Yeni Dönem

Türkiye'nin tarımsal ürünlerdeki stratejik rolünü pekiştiren önemli bir gelişme yaşandı. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), uzun süredir ihracatına kısıtlama getirilen ekmeklik buğday ve buğday kırıklarının sevkiyatını yeniden serbest bıraktı. Kurumun internet sitesinden yapılan resmi duyuruya göre, Mart 2025'ten beri uygulanan ihracat yasağı 29 Temmuz itibarıyla kaldırıldı. Bu karar, hem yurt içi piyasalarda hem de uluslararası arenada önemli yankı uyandıracak gibi görünüyor.

Kararın Arka Planı: Arz Güvenliği ve Piyasa İstikrarı

TMO'nun bu kritik kararı almasındaki temel etkenler, yurt içi üretimdeki yeterlilik, mevcut stokların durumu ve iç tüketim talebinin sorunsuz karşılanabiliyor olması olarak açıklandı. Kurum, görev tanımı gereği piyasa istikrarını sağlamak, üretici ve tüketicinin menfaatlerini korumak ve rekabetçi, dengeli bir pazar yapısı oluşturmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Ekmeklik buğday ve buğday kırıklarının ihracatı, daha önce 'İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ' kapsamında yer alıyordu ve bu ürünlerin yurt dışına gönderilebilmesi için TMO'nun uygun görüşü şart koşuluyordu. Şimdi ise bu şartlar yeniden düzenlenerek, kontrollü bir ihracata kapı aralandı.

İhracat Süreci Nasıl İşleyecek?

Yeni düzenlemeyle birlikte ekmeklik buğday ve buğday kırıklarının ihracat işlemleri, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri (OAİB) Genel Sekreterliği aracılığıyla gerçekleştirilecek. İhracatçı firmaların yapacağı başvurular, TMO tarafından yurt içi arzın durumu titizlikle değerlendirilerek onaylanacak. Bu süreç, kontrollü ve dengeli bir ihracat modelini benimseyerek, hem iç piyasadaki arzın güvence altına alınmasını hem de uluslararası pazarlardaki fırsatların değerlendirilmesini amaçlıyor. Bu adım, Türkiye'nin küresel buğday ticaretindeki konumunu yeniden şekillendirebilir.

Geleceğe Yönelik Perspektif: Küresel Gıda Güvenliği ve Tarımsal Politika

Toprak Mahsulleri Ofisi, bu yeni dönemin ardından da politikalarını üretici ve tüketici odaklı sürdürmeye devam edeceğini vurguladı. Piyasa istikrarını destekleyen ve gıda arz güvenliğini temel alan yaklaşımlar, TMO'nun gelecekteki stratejilerinin merkezinde yer alacak. Buğday, dünya genelinde en stratejik tarım ürünlerinden biri olması nedeniyle, Türkiye'nin ihracat kararları küresel gıda güvenliği üzerinde de doğrudan etkilere sahip olabilir. Bu gelişme, özellikle gelişmekte olan ülkeler için buğday tedarikinde yeni alternatifler yaratırken, uluslararası buğday fiyatlarında da hareketliliğe neden olabilir. Tarım ekonomistleri, bu kararın Türkiye'nin tarımsal ihracatını artırması ve döviz girdisi sağlaması açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtiyor.

Bu kararın detayları ve olası etkileri önümüzdeki günlerde daha net ortaya çıkacaktır. Ancak şimdiden, ekmeklik buğday ihracatının serbest bırakılması, hem Türkiye tarımı hem de dünya gıda piyasaları için önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Teknoloji 09.08.2026 02:33 0 okunma

Apple'dan Sinsi Hamle: App Store Komisyon Savaşında Yargıyı Durdurma Girişimi!

Apple, Epic Games davasında Yüksek Mahkeme kararını bekleme bahanesiyle alt mahkemedeki yargı sürecini durdurmak istiyor. Rakip hamle ve detaylar bu haberde.

Apple'dan Sinsi Hamle: App Store Komisyon Savaşında Yargıyı Durdurma Girişimi!

Apple'dan Şok Hamle: Epic Games Davası Çıkmaza Girebilir!

Teknoloji devleri Apple ve Epic Games arasındaki App Store komisyonları üzerinden süregelen devasa hukuki mücadele, Apple'ın son dönemdeki stratejik hamlesiyle yeni bir boyut kazandı. ABD merkezli teknoloji devi Apple, en kritik kararı vermesi beklenen Yüksek Mahkeme'nin App Store dışı ödeme yöntemlerine ilişkin vereceği nihai hükmü gerekçe göstererek, alt mahkemedeki yargılama sürecini tamamen durdurma talebinde bulundu. Bu talebini desteklemek amacıyla, kendisinin de taraf olduğu ve geçtiğimiz günlerde askıya alınan bir menkul kıymet dolandırıcılığı davasını emsal olarak sunması dikkat çekti. Ancak bu hamle, Epic Games cephesinden sert itirazlarla karşılandı. Oyun devi, yasal sürecin hız kesmeden devam etmesi gerektiğini savunuyor. Bu gelişme, küresel akıllı telefon ve dijital uygulama ekosisteminin geleceğini kökten değiştirebilecek nitelikte ve tüm gözler yeniden Kaliforniya bölgesindeki mahkeme salonlarına çevrildi.

Emsal Olarak Sunulan Dava Neden Apple'ı Zor Durumda Bırakıyor?

Apple'ın mahkemeye sunduğu bu yeni koz, aslında kendi şirketine yönelik ciddi iddialar içeren bir başka yasal sürecin ürünü. Yılın başlarında, Coral Springs Şehri Polis Memurları Emeklilik Planı adına Apple'a karşı toplu bir dava açılmıştı. Bu davada Apple, menkul kıymet dolandırıcılığı yapmak ve yatırımcılarını yanlış yönlendirmekle suçlanıyor. Davacılar, teknoloji devinin 2021 yılında Epic Games davasında verilen ihtiyati tedbir kararına tam olarak uyup uymadığı ve aynı zamanda yapay zeka destekli yeni Siri özelliklerini zamanında piyasaya sunup sunamayacağı konularında yatırımcılara yanlış bilgi verdiğini iddia ediyor. İlginç bir şekilde, bu davaya bakan Yargıç Noël Wise, Apple'ın erteleme talebini haklı bularak Coral Springs davasını, Yüksek Mahkeme'nin Epic Games davasındaki kararına kadar dondurma kararı aldı. Bu kararın altında yatan temel sebep ise, davanın sonucunun büyük ölçüde Yüksek Mahkeme'nin vereceği karara bağlı olmasıydı. Apple, bu emsal kararı arkasına alarak, doğrudan Epic Games davasına bakan Yargıç Yvonne Gonzalez Rogers'a başvurarak, benzer bir bekleme sürecinin kendi davası için de geçerli olması gerektiğini savundu.

Yüksek Mahkeme Önündeki Komisyon Savaşı ve Apple'ın 'Gizli' Komisyonu

Peki, Apple'ın tüm bu hukuki manevralarla durdurmak istediği Yüksek Mahkeme kararı tam olarak neyle ilgili? Her şey, 2021 yılında mahkemenin Apple'a, uygulama geliştiricilerinin App Store dışındaki harici ödeme yöntemlerine yönlendirme yapmasına izin vermesi yönündeki kararla başladı. Apple bu karara bir nevi uyum sağladığını gösterse de, uygulama dışı harici kanallardan yapılan satışlardan dahi yüzde 27 gibi oldukça yüksek bir komisyon almaya devam etti. Epic Games ise bu durumun, Apple'ın mahkeme kararını 'arkadan dolandığını' ve bir nevi 'sivil itaatsizlik' suçu işlediğini savunuyor. Yüksek Mahkeme şu anda, 2021 yılındaki orijinal kararın, bu tür dış ödemelerden alınacak komisyonları açıkça yasaklamadığı durumlarda Apple'ın sivil itaatsizlikten sorumlu tutulup tutulamayacağını değerlendiriyor. Apple'ın avukatları, Yüksek Mahkeme'den çıkacak kararın, alt mahkemenin harici alımlardan alınacak komisyon oranları üzerindeki mevcut tartışmaları doğrudan etkileyeceğini öne sürüyor.

Epic Games'ten Sert Tepki: 'Apple Zaman Kazanmaya Çalışıyor!'

Epic Games tarafı ise Apple'ın bu argümanına kesinlikle karşı çıkıyor. Oyun devinin hukuk ekibi, Yüksek Mahkeme'nin incelemesinin, alt mahkemenin komisyon belirleme yetkisini hiçbir şekilde bağlamadığını ve Apple'ın tek amacının yargı sürecini gereksiz yere uzatarak zaman kazanmak olduğunu savunuyor. Yargıç Yvonne Gonzalez Rogers, şu anda her iki tarafın da sunduğu bu çelişkili savunmaları titizlikle inceliyor. Apple, ana talep olan davanın askıya alınması yönündeki talebinin reddedilmesi ihtimaline karşı da oldukça stratejik bir B planı hazırlamış durumda. Şirket, Yargıç Rogers'a sunduğu yanıtta, eğer durdurma talebi kabul edilmezse bile işlemlerin geçici olarak askıya alınmasını talep ediyor. Bu taktikle Apple, alt mahkemedeki davanın ilerlemesini engellemek ve kararı bir üst mahkemeye veya doğrudan Yüksek Mahkeme'ye taşıyarak yargılamayı zorla da olsa durdurmak için ek süre kazanmayı hedefliyor. Bu karmaşık hukuki manevraların, önümüzdeki dönemde mobil uygulama pazarındaki geliştirici komisyonlarını nasıl şekillendireceği, mahkemeden çıkacak kararlarla birlikte daha net ortaya çıkacak.

Teknoloji 09.08.2026 02:00 0 okunma

Telefonlar Artık Serin Kalacak! Oppo K15'in Gizli Silahı Ortaya Çıktı: İşte O Teknoloji...

Oppo'nun yeni gözdesi K15, devasa 8000 mAh bataryası ve dahili soğutma fanıyla teknoloji dünyasında ses getirmeye hazırlanıyor. Temmuz ayında tanıtılması beklenen cihaz, performans ve pil ömrü konusunda sınırları zorlayacak.

Telefonlar Artık Serin Kalacak! Oppo K15'in Gizli Silahı Ortaya Çıktı: İşte O Teknoloji...

Teknoloji devi Oppo, akıllı telefon pazarındaki yenilikçi hamlelerine hız kesmeden devam ediyor. Yılın başında tanıttığı K15 Pro serisinin ardından, gözler şimdi de standart Oppo K15 modeline çevrildi. 24 Temmuz 2026 tarihinde Çin'de resmi olarak lanse edilecek olan yeni akıllı telefon, şimdiden teknoloji meraklılarını heyecanlandırmayı başardı. Oppo'nun resmi mağazasında sızdırılan bilgiler, cihazın tasarımına ve sunduğu üst düzey özelliklere ışık tutuyor. Özellikle 8000 mAh devasa batarya kapasitesi ve rakiplerini şaşırtacak aktif soğutma fanı gibi detaylar, K15'i kendi segmentinde benzersiz bir konuma taşıyor.

Rekor Kıran Batarya ve Oyuncu Telefonlarını Aratmayan Soğutma Sistemi

Oppo K15'in en çarpıcı özelliği hiç şüphesiz, sektör standartlarını altüst eden 8000 mAh'lik batarya kapasitesi. Yeni nesil silikon-karbon (Glacier) batarya teknolojisiyle üretilen bu devasa enerji deposu, 80W hızlı şarj desteğiyle de kullanıcılarına priz arama derdini unutturacak. Bu sayede, yoğun kullanımlarda bile günlerce şarj ihtiyacı duymadan cihazı kullanmak mümkün olacak. Ancak Oppo K15'i sıradan telefonlardan ayıran bir diğer önemli yenilik ise, kasasına entegre edilen aktif soğutma fanı. Oyuncu telefonlarında görmeye alıştığımız bu gelişmiş soğutma mekanizması, 4.950 milimetrekarelik buhar odası (VC) ısı dağılım plakası ile birlikte çalışarak, cihazın en yoğun yük altında bile aşırı ısınmasını engelliyor. Oppo yetkilileri, bu fanın tam beş yıllık kullanım ömrü testinden başarıyla geçtiğini vurgulayarak, cihazın dayanıklılığına olan güvenlerini ortaya koyuyor.

Tasarımdan Kameraya, Her Detay Yenilikçi

Resmi listelemelere göre Oppo K15, selefi K15 Pro'nun tasarım dilinden izler taşıyor. Düz çerçeveleri ve dikdörtgen kamera modülü ile modern bir görünüme sahip olan telefonun arka panelinde, K15 Pro serisinin imza niteliğindeki RGB aydınlatması (nefes alan ışık) bulunuyor. Cihazın ön yüzünde ise 6.59 inç boyutunda, 120Hz yenileme hızına sahip yüksek çözünürlüklü (1256×2760 px) AMOLED ekran yer alıyor. İnce çerçeveli bu panel, akıcı ve canlı bir görsel deneyim sunmayı vaat ediyor. Gale Grey (Fırtına Grisi) ve Rapid White (Hızlı Beyaz) olmak üzere iki farklı renk seçeneğiyle piyasaya sürülecek olan Oppo K15, sadece 8.27 mm inceliği ve 205 gram ağırlığıyla da dikkat çekiyor.

Performans ve Kamera Yetenekleri Göz Dolduruyor

Oppo K15'in kalbinde, MediaTek'in güçlü Dimensity 7360 Super işlemcisi görev yapıyor. Oppo'nun kendi geliştirdiği Tide Engine teknolojisi ile desteklenen bu yonga seti, günlük görevlerden en yoğun oyunlara kadar tüm uygulamalarda akıcı bir performans sergiliyor. Fotoğrafçılık konusundaki iddialı duruşunu sürdüren Oppo K15, arka panelinde Optik Görüntü Sabitleyici (OIS) destekli 50 Megapiksel ana kamera ile birlikte yine 50 Megapiksel çözünürlüğünde geniş açılı bir lens barındırıyor. Ön tarafta ise kullanıcıları memnun edecek 50 Megapiksellik selfie kamerası bulunuyor. Cihaz, zorlu koşullara karşı IP69 sertifikası ile suya ve toza karşı en üst düzeyde koruma sağlarken, askeri düzeyde sekiz farklı sağlamlık testini de başarıyla tamamlamış. Yazılım tarafında Android 16 tabanlı ColorOS 16 ile kutudan çıkacak olan Oppo K15'in, ilk etapta 12 GB RAM ve 256 GB depolama seçenekleriyle satışa sunulması bekleniyor. Çin pazarındaki lansmanın ardından küresel pazara ve Türkiye'ye ne zaman geleceği ise henüz belirsizliğini koruyor.

Spor 09.08.2026 01:30 1 okunma

Göztepe'den Trabzonspor'a Sürpriz Darbe! Transfer Yıldızı Kadroda Yokken Sahne Aldı

Yeni sezon hazırlıkları kapsamında Göztepe, Trabzonspor'u konuk ettiği hazırlık maçında 2-1'lik skorla mağlup etti. Maçta öne çıkan isimler ve duygusal veda anları dikkat çekti.

Göztepe'den Trabzonspor'a Sürpriz Darbe! Transfer Yıldızı Kadroda Yokken Sahne Aldı

Futbol sezonu öncesinde heyecan doruktayken, hazırlık karşılaşmaları takımların son durumlarını gözler önüne seriyor. Bu kapsamda İzmir'de Gürsel Aksel Stadyumu'nda gerçekleşen mücadelede, Göztepe sahasında Trabzonspor'u konuk etti. Nefes kesen karşılaşmada sarı-kırmızılılar, bordo-mavilileri 2-1'lik net bir skorla mağlup ederek taraftarlarına büyük sevinç yaşattı.

Tarihi Veda ve Yeni Başlangıçlar

Müsabakanın en dikkat çekici anlarından biri, Göztepe'nin tecrübeli futbolcusu İsmail Köybaşı'na yapılan veda oldu. Maç öncesinde, Eski Gençlik ve Spor Bakanı, İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile Göztepe Onursal Başkanı Mehmet Sepil ve Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas gibi önemli isimler, Köybaşı'na sahada özel olarak çerçevelenmiş formasını takdim etti. Futbolseverlerin 'kaptan' olarak andığı Köybaşı, kızıyla birlikte tribünleri dolaşarak taraftarlara üçlü çektirdi ve unutulmaz bir veda yaşadı. Profesyonel kariyerine nokta koyan tecrübeli sol bek, sahada kısa bir süre yer aldıktan sonra, takım arkadaşları tarafından omuzlarda taşınarak alkışlarla oyundan alındı. Kaptanlık pazubandını ise yerini alan Ogün'e devretti.

Goller ve Maçın Kilidi

Göztepe'nin golleri, maçın kritik anlarında geldi. 45+4. dakikada Noah Sonko Sundberg'in penaltıdan kaydettiği golle 1-0 öne geçen ev sahibi ekip, 50. dakikada Janderson'un fileleri havalandırmasıyla skoru 2-0'a taşıdı. Trabzonspor, 53. dakikada Metehan Mimaroğlu ile farkı bire indirse de, Göztepe'nin üstünlüğüne engel olamadı. Maç boyunca Göztepe kalecisi Arda Özçimen ve daha sonra oyuna giren Luka Gugeshashvili, Trabzonspor'un ataklarına karşı başarılı bir performans sergiledi. Özellikle Trabzonspor'un dünya yıldızı Mohamed Salah'ın kadroda yer almaması dikkatlerden kaçmadı.

İsmail Köybaşı'nın Unutulmaz Kariyeri

Futbolculuk kariyerine 1989 İskenderun doğumlu İsmail Köybaşı, 2003 yılında İskenderunspor altyapısında futbola adım attı. Sol bek pozisyonunda gösterdiği başarıyla dikkat çeken Köybaşı, Süper Lig'deki ilk deneyimini 2007-2009 yılları arasında Gaziantepspor formasıyla yaşadı. 2009'da Beşiktaş'a transfer olan Köybaşı, burada 2010-11 Türkiye Kupası ve 2015-16 Süper Lig şampiyonluklarını kazandı. Ardından 2016-2019 yılları arasında Fenerbahçe forması giyen Köybaşı, 2019'da İspanya'nın Granada takımına transfer oldu. 2020'de Çaykur Rizespor'a dönen tecrübeli futbolcu, bir sezon sonra Trabzonspor ile şampiyonluk yaşadı. 2022 yılında ise kariyerinin son durağı olan Göztepe'ye imza attı. Köybaşı'nın bu uzun ve başarılı kariyer yolculuğu, spor camiası tarafından takdirle karşılanıyor.

Takım Kadroları ve Detaylar

Karşılaşmanın hakemliğini yapan ve iki takımın da mücadelesine sahne olan Gürsel Aksel Stadyumu'nda şu kadrolar mücadele etti:

Göztepe İlk 11 ve Oyuncu Değişiklikleri:

Arda Özçimen (Dk. 46 Luka Gugeshashvili), Bokele, Taha (Dk. 79 Ege), Sundberg (Dk. 68 Godoi), Arda Okan, Miroshi, Antunes (Dk. 76 Gökdeniz), Matos, İsmail Köybaşı (Dk. 7 Ogün) (Dk. 68 Cherni), Armstrong (Dk. 46 Janderson), Henrique (Dk. 70 Guilherme).

Trabzonspor İlk 11 ve Oyuncu Değişiklikleri:

Onuralp (Dk. 76 Ahmet Doğan), Pina (Dk. 46 Ozan Tufan), Nwaiwu (Dk. 87 Muteba), Savic (Dk. 80 Samet), Cabral (Dk. 46 Mustafa Eskihellaç), Malinovskyi, Bouchouari (Dk. 68 Melih), Saviolo (Dk. 22 Metehan), Muçi (Dk. 81 Umut Nayir), Aral (Dk. 80 Cenk), Onuachu.

Goller ve Kartlar:

Goller: Dk. 45+3 (Pen.) Sundberg, Dk. 50 Janderson (Göztepe), Dk. 53 Metehan (Trabzonspor).

Sarı Kartlar: Armstrong, Guilherme (Göztepe), Bouchouari (Trabzonspor).

Teknoloji 09.08.2026 00:30 1 okunma

Togg'un Menzili Yerli Lastikle Uzuyor mu? Petlas Prestige Sport Performansı Şaşırttı!

Togg elektrikli otomobilinde kış lastiğiyle yola devam etmenin riskleri ve Petlas Prestige Sport ile yapılan yol testi sonuçları inceleniyor. Yerli üretim lastiğin menzil, ıslak zemin performansı ve sessizliği mercek altında.

Togg'un Menzili Yerli Lastikle Uzuyor mu? Petlas Prestige Sport Performansı Şaşırttı!

Büyük bir dikkatsizlik sonucu kış lastiklerini yazın ortasında kullanmaya devam etmek, araç güvenliği açısından ciddi riskler barındırıyor. Togg gibi yüksek torklu ve ağır elektrikli otomobillerde doğru lastik seçimi, sadece sürüş konforunu değil, aynı zamanda hayati önem taşıyan güvenliği de doğrudan etkiliyor. Teknoloji yazarı Ender Öztürk ve yol arkadaşı Hakan, bu tehlikeli duruma bir dur demek ve yerli üretim Petlas Prestige Sport lastiklerinin performansını test etmek için Sakarya'daki Petlas bayisinin yolunu tuttu.

Elektrikli Araçlarda Doğru Lastik Seçiminin Önemi

Elektrikli otomobiller, içten yanmalı motorlu araçlara göre çok daha farklı dinamiklere sahiptir. Anlık tork üretimi ve ağır batarya paketleri, lastikler üzerinde ekstra yük oluşturur. Bu durum, özellikle kış lastiklerinin yaz aylarında aşırı ısınmasına ve performansının düşmesine neden olabilir. Kış lastiklerinin daha yumuşak hamuru ve derin diş yapısı, sıcak asfaltta kavramayı azaltabilir, fren mesafesini uzatabilir ve lastiğin ömrünü kısaltabilir. İşte tam bu noktada, mevsimine uygun ve aracın özelliklerine göre tasarlanmış lastikler devreye giriyor. Petlas'ın elektrikli araçlar için özel olarak geliştirdiği Prestige Sport modeli, bu zorlu gereksinimleri karşılamak üzere tasarlanmış.

Petlas Prestige Sport: Performans ve Güvenlik Dengesi

Test edilen Petlas Prestige Sport lastiği, özellikle ıslak zemin performansı ile öne çıkıyor. Dört kanallı özel su tahliye sistemi sayesinde, ani sağanak yağışlarda bile suyu etkili bir şekilde tahliye ederek ıslak zeminde fren mesafesini kısaltıyor. Bu özellik, yağmurlu havalarda sürüş güvenliğini önemli ölçüde artırıyor. Ağır elektrikli araçların ani duruş gereksinimlerini karşılamak üzere optimize edilen bu teknoloji, potansiyel kazaların önüne geçilmesinde kilit rol oynuyor. Lastiğin dış yapısındaki kalın omuz blokları ise virajlarda sağlanan direksiyon hakimiyetini güçlendiriyor ve yüksek hızlarda bile aracın stabilitesini korumasına yardımcı oluyor.

Menzil Artışı ve Sessiz Sürüş Deneyimi

Elektrikli araç kullanıcılarının en büyük endişelerinden biri olan menzil kaygısı, lastik seçiminde önemli bir faktördür. Düşük yuvarlanma direnci, aracın daha az enerji tüketmesini sağlayarak menzilin uzamasına katkıda bulunur. Petlas Prestige Sport, bu dengeyi başarıyla kurarak yol tutuşundan ödün vermeden optimize edilmiş bir yuvarlanma direnci sunuyor. Kış lastiklerine kıyasla çok daha uzun bir menzil vadeden bu lastik, aynı zamanda yolculuk maliyetlerini düşürerek sürücülere ekonomik bir avantaj sağlıyor. Sektör standartlarını zorlayan 68 desibellik düşük ses seviyesi ile de elektrikli araçların sunduğu sessiz sürüş deneyimini tamamlayan Prestige Sport, hem sürüş konforunu hem de kabin içi sessizliği en üst düzeye çıkarıyor. Balans ayarlarındaki yüksek uniformite değerleri ise lastiğin üretim kalitesini ve yol ile olan kusursuz uyumunu teyit ediyor.

Yerli Üretimin Gücü: Petlas'ın Stratejik Rolü

Türkiye'nin otomotiv ve stratejik sanayilerindeki en köklü kuruluşlarından biri olan Petlas, 50 yıllık bir tecrübeye sahip. Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası uygulanan ambargolar döneminde dahi yerli üretimi sürdürme vizyonuyla hareket eden şirket, havacılıktan otomotive kadar geniş bir yelpazede ürünler sunuyor. Dünya standartlarındaki mühendislik ve üretim kalitesiyle öne çıkan Petlas ürünleri, 130'dan fazla ülkeye ihraç edilerek küresel pazarda da başarıyla yerini alıyor. Petlas Prestige Sport'un sunduğu performans ve yenilikçi teknolojiler, yerli sanayinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor ve elektrikli araç segmentinde de iddialı bir oyuncu olduğunu kanıtlıyor.

Yaz lastiği değişimini geciktirmenin olası sonuçlarını yaşayan Ender Öztürk ve Hakan, bu test sonucunda hem kendi güvenliklerini sağlamış hem de yerli lastik teknolojisinin geldiği üstün noktaya bizzat şahit olmuş oldular. Elektrikli araç kullanıcıları için Petlas Prestige Sport, güvenlik, menzil ve konfor üçlüsünü bir arada sunan cazip bir alternatif olarak öne çıkıyor.