Devletin Kalbi Vatandaşa Dokunuyor: Kaymakamlık Makamı Artık 'Derdinize Derman' Olacak!
İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, kaymakamlık makamının sadece bir idari görev olmadığını, asıl amacın vatandaşın derdine derman olmak olduğunu vurguladı. Adalet ve şefkatle yoğrulmuş bir mülki idare anlayışının gerekliliğine dikkat çekildi.
Erzurum'da düzenlenen Kaymakamlara Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri'nin kapanış toplantısında konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, mülki idare amirlerine yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yiğitbaşı, kaymakamlık makamının sadece bir meslek, bir unvan veya kariyer basamağı olmanın ötesinde, vatandaşın derdine derman olma makamı olduğunu belirtti. İnsanı merkeze almayan, vatandaşla bütünleşemeyen ve onların sorunlarına duyarsız kalan hiçbir idari yapının kalıcı olamayacağını vurgulayan Yiğitbaşı, bu anlayışın devletin bekası için taşıdığı öneme dikkat çekti.
Devlet Felsefesi ve Adil Yönetim Vurgusu
Konuşmasında tarihten derin izler taşıyan öğretileri hatırlatan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturunun günümüzdeki idareciler için de yol gösterici olması gerektiğini ifade etti. Osmanlı devlet felsefesinin önemli isimlerinden Kınalızade Ali Efendi'nin 'Daire-i Adliye' adlı eserinden alıntılar yapan Yiğitbaşı, devletin gücünün ordusu, ordusunun hazinesi, hazinesinin ise halkın üretimi ve huzuru ile doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. Ancak tüm bu çarkın nihai olarak adalet ekseninde döndüğünü ve adaletin halkı devlete sadakatle bağlayan yegane unsur olduğunu kaydetti. Bu bağlamda, adil bir yönetim anlayışının altını kalın çizgilerle çizdi.
Vatandaş Odaklı Mülki İdare Anlayışı
Yiğitbaşı, idarecilerin adalet anlayışını zenginleştirmek için ibretlik bir benzetme kullandı. İçleri boş başakların dik durduğunu ancak içleri dolu, cevherli başakların ise tevazuyla toprağa eğildiğini belirten Yiğitbaşı, idarecilerin de tıpkı bu dolu başaklar gibi halka ve vatandaşa dönük olması gerektiğini söyledi. Eğer adalet, huzur ve güven toplumsal vicdanlarda ve günlük yaşamda tesis edilemezse, geriye kalan tek şeyin bürokratik işlemler yığını olacağını ifade etti. Mülki idare amirlerinin, kanun ve mevzuatları sadece soyut kurallar olarak değil, şefkat ve adaletle yoğrulmuş bir duruşla hayata geçirdiğinde, bu kuralların topluma can veren birer nehre dönüşeceğini dile getirdi. Sahada atılacak her adımın ve vatandaşa uzatılacak her elin, devletin temel iradesinin ve vakarının birer yansıması olduğunu vurguladı.
Kaymakamlar: Toplumsal Dengenin Koruyucusu, Aidiyetin Mimarı
Kendisi de bir kaymakam çocuğu olmanın getirdiği özel bir perspektifle konuşan Yiğitbaşı, mesleğin insan hayatındaki derin etkilerine değindi. Kaymakamların sadece hiyerarşik birer parça veya yasal birer otorite figürü olmadığını, aynı zamanda bölgesel toplumsal dengelerin korunmasında, dezavantajlı grupların sığınmacısı olmasında ve en önemlisi devlet ile vatandaş arasındaki aidiyet bağının güçlendirilmesinde başrol oynadığını belirtti. Bu kimliğin, makamın taşıdığı sorumluluğu ve aynı zamanda sunduğu fırsatları da gözler önüne serdiğini ifade etti.
Sosyal Medya ve Dezenformasyonla Mücadele
Seminerin önemli gündem maddelerinden biri de mülki idare amirlerinin sosyal medya kullanımı oldu. Yiğitbaşı, dezenformasyonla mücadelenin günümüz dünyasındaki kritik önemine dikkat çekerek, bu alanda yürütülen bir çalışma hakkında bilgi verdi. Mülki idare amirlerinin sosyal medya kullanımlarına yönelik detaylı bir rehber hazırladıklarını ve bu rehberin yakın zamanda kamuoyu ile paylaşılacağını duyurdu. Bu adımın, dijital çağda doğru bilginin yayılmasını sağlamak ve olumsuz etkileri en aza indirmek adına atıldığının altını çizdi.
Eğitim seminerinin diğer bölgelerde de devam edeceğini belirten Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Erzurum'da üretilen bu nitelikli bilginin, bilimin ve güncel vizyonun, katılımcı kaymakamlar tarafından görev yerlerine taşınarak daha da zenginleştirileceğine olan inancını dile getirdi. Bu kapsamlı eğitimin, mülki idare amirlerinin sahadaki etkinliğini ve vatandaşla kurdukları bağı daha da güçlendirmesi hedefleniyor.