--° -- --/--°
Gündem 08.08.2026 20:00 1 okunma

Amasya'da Tüyler Ürperten Kaza: Lunapark Kabini Genç Yaşamı Söyledi!

Amasya'da bir lunaparkta meydana gelen korkunç olayda, 'Kamikaze' olarak bilinen eğlence aletinin kabininden kopan bir parça, 20 yaşındaki operatör Burak Kırıkçı'nın ölümüne neden oldu. Kaza anı güvenlik kameralarına yansırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Amasya'da Tüyler Ürperten Kaza: Lunapark Kabini Genç Yaşamı Söyledi!

Amasya'da yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan dehşet verici bir olayda, bir lunaparkta görev yapan genç bir teknisyen, çalıştığı eğlence aletinin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Amasya Hızırpaşa Mahallesi'nde geçtiğimiz 6 Haziran tarihinde meydana gelen kazada, 'Ranger' ya da bilinen diğer adıyla 'Kamikaze' adlı oyun aletinin operatör kabininden ayrılan genç işçi, hareket halindeki kabinin çarpmasıyla feci şekilde can verdi. Olayın ardından adli ve idari soruşturma başlatıldı.

Genç Yaşam Aniden Sona Erdi: Korkunç Kaza Nasıl Oldu?

Edinilen bilgilere göre, olay 6 Haziran tarihinde, Hızırpaşa Mahallesi'ndeki lunaparkta yaşandı. Müşterilerin binmesi için hazırlanan ve harekete geçen 'Ranger' adlı oyun aleti, o sırada operatör kabininden ayrılan 20 yaşındaki Burak Kırıkçı'nın ölümüne yol açtı. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, genç teknisyenin, girilmemesi gereken hareket alanına geçtiği ve ardından hızla aşağı inen kabinin altında kalarak sürüklendiği görülüyor. Talihsiz gencin, kabinin çarpmasıyla kanlar içinde yere yığıldığı anlar, yaşanan dehşeti gözler önüne seriyor.

Görgü Tanıklarının İfadesi ve Müdahale Çabaları

Olayı gören çevredekiler, hemen Burak Kırıkçı'ya müdahale etmeye çalıştı. Ağır yaralanan genç, olay yerine çağrılan ambulansla en yakın hastaneye kaldırıldı. Ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Genç yaşta hayatını kaybeden Burak Kırıkçı'nın cenazesi, memleketi Samsun'un Bafra ilçesine gönderilerek toprağa verildi. Yaşanan bu trajik olay, lunapark çalışanlarının ve ziyaretçilerin büyük üzüntüsüne neden oldu.

Soruşturma Derinleşti: Tutuklamalar Gerçekleşti

Korkunç kazanın ardından lunaparkta faaliyetler durduruldu ve geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Kazanın nedenlerine ışık tutmak amacıyla güvenlik kamerası kayıtları incelenirken, görgü tanıklarının ifadeleri alındı. Soruşturma kapsamında, lunapark işletmecisi F.C. ile işletme müdürü H.N.E. gözaltına alındı. Mahkemeye çıkarılan iki isim, taksirle ölüme neden olma suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmaların titizlikle sürdürüleceğini belirtti. Bu tür eğlence alanlarındaki güvenlik standartları ve denetimlerin yetersizliği konusundaki endişeler de yeniden gündeme geldi.

Güvenlik Kamerası Görüntüleri Şoku Artırdı

Feci kazanın güvenlik kamerası görüntüleri, olayın vahametini bir kez daha ortaya koydu. Görüntülerde, operatör kabininden çıkan gencin, tehlikeli bölgeye geçmesi ve ardından hareket halindeki kabinin çarpmasıyla yaşanan korkunç anlar saniye saniye kaydedildi. Bu görüntüler, olayın nasıl gerçekleştiğine dair en net kanıtları sunarken, ihmal iddialarını da güçlendirdi. Kazanın ardından lunaparklarda alınması gereken güvenlik önlemleri ve denetim mekanizmalarının önemi bir kez daha acı bir şekilde hatırlanmış oldu.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Spor 08.08.2026 21:00 0 okunma

Galatasaray'dan Dev 10 Numara Operasyonu: Buruk'un Kararı Bekleniyor!

Galatasaray, yaz transfer döneminde 10 numara pozisyonunu güçlendirmek için Porto'dan Rodrigo Mora ve Lokomotiv Moskova'dan Aleksey Batrakov'u gündemine aldı. Teknik Direktör Okan Buruk'un nihai kararı beklenirken, transferlerde kritik aşamaya gelindiği belirtiliyor.

Galatasaray'dan Dev 10 Numara Operasyonu: Buruk'un Kararı Bekleniyor!

Galatasaray, yaz transfer döneminde sessizliğini bozarak 10 numara pozisyonu için iki genç ve potansiyelli ismi mercek altına aldı. Teknik direktör Okan Buruk'un talepleri doğrultusunda hareket eden sarı-kırmızılı yönetim, hem geleceğe yatırım yapmayı hem de mevcut kadroyu doğrudan güçlendirmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda iki farklı isim öne çıkarken, transfer sürecinde önemli mesafeler kat edildiği gelen bilgiler arasında.

Gözler Portekiz ve Rusya'da: İki Aday Transferde

Galatasaray'ın 10 numara arayışında ilk olarak Porto forması giyen genç yetenek Rodrigo Mora'nın adı gündeme geldi. 19 yaşındaki Uruguaylı oyuncu, geçtiğimiz sezon çıktığı 44 resmi karşılaşmada 5 gol atıp 2 asist yaparak dikkatleri üzerine çekti. Mora'nın potansiyeli ve genç yaşı, sarı-kırmızılılar için gelecek vadeden bir transfer olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, Rusya Premier Ligi ekiplerinden Lokomotiv Moskova'da forma giyen Aleksey Batrakov da transfer listesinde yer alıyor. 21 yaşındaki Rus orta saha oyuncusu, geçen sezon 36 maçta sergilediği 17 gol ve 11 asistlik performansla büyük beğeni topladı. Batrakov'un daha skorer veDirect katkı sağlayan yapısı, onu Okan Buruk'un sistemine daha uygun bir seçenek haline getirebilir.

Transferde Kritik Aşama: Buruk'un Onayı Bekleniyor

Galatasaray yönetimi, iki oyuncunun transferi konusunda da anlaşma zemini bulma konusunda belirgin bir ilerleme kaydetti. Taraflar arasında yapılan görüşmelerde önemli noktaların netleştiği ve artık teknik direktör Okan Buruk'un vereceği nihai kararın beklendiği öğrenildi. Buruk'un, iki oyuncunun profillerini ve takım oyununa uyum potansiyellerini değerlendirdikten sonra transferlerden hangisine onay vereceği merak konusu. Bu kritik kararın kısa süre içinde verilmesi bekleniyor.

Vizeler ve Gelecek Planları Masada

Transfer sürecinde karşılaşılabilecek potansiyel sorunlar da göz ardı edilmiyor. Özellikle Aleksey Batrakov'un Rus vatandaşı olması, Avrupa kupalarındaki deplasman maçlarında vize sorunları yaşanıp yaşanmayacağı endişesini beraberinde getiriyor. Kulüp yetkililerinin, bu konuyu detaylı bir şekilde araştırdığı ve olası pürüzlerin nasıl aşılacağına dair çözümler ürettiği belirtiliyor. Bu tür bürokratik engellerin, transfer kararını etkileyebilecek önemli faktörlerden biri olduğu konuşuluyor. Rodrigo Mora ise daha genç yaşına rağmen uluslararası tecrübe kazanmaya aday bir isim olarak öne çıkıyor.

Genç Yetenekler Galatasaray'a Fark Katacak Mı?

Galatasaray'ın bu iki genç isme yönelmesi, kulübün geleceğe yönelik vizyonunu da ortaya koyuyor. Hem Mora'nın hem de Batrakov'un, sarı-kırmızılı formayı giymeleri halinde takıma gençlik, dinamizm ve skor katkısı getirmesi bekleniyor. Teknik Direktör Okan Buruk'un, sezonun geri kalanında ve gelecek sezonlarda rekabet gücünü artırmak adına bu tür transferlere büyük önem verdiği biliniyor. Transferlerin gerçekleşmesi halinde, Galatasaray'ın orta saha hattında hem rekabetin artması hem de oyun kalitesinin yükselmesi öngörülüyor.

Transfermarkt verilerine göre, Rodrigo Mora'nın güncel piyasa değeri yaklaşık 2 milyon Euro civarındayken, Aleksey Batrakov'un değeri ise 3 milyon Euro civarında seyrediyor. Ancak Galatasaray'ın bu isimleri ne kadarlık bir bonservis bedeliyle kadrosuna katacağı ise henüz netlik kazanmadı. Kulübün, oyuncuların potansiyellerini göz önünde bulundurarak, hem kulüp bütçesini zorlamayacak hem de oyuncuların gelişimine katkı sağlayacak makul rakamlar üzerinden anlaşma sağlamaya çalıştığı ifade ediliyor.

Galatasaray taraftarları, 10 numara transferi konusunda sessizliğini koruyan kulüplerinden somut adımlar atılmasını beklerken, bu iki genç yeteneğin takıma katılması durumunda yaşanacak heyecanı şimdiden merak ediyor. Okan Buruk'un vereceği son karar, bu transferlerin akıbetini belirleyecek.

Teknoloji 08.08.2026 20:32 0 okunma

OYUNCULAR DİKKAT: Oyun Kayıtlarında Devrim! Nvidia'dan Rekor FPS Desteği Geldi!

Nvidia App'in son güncellemesi ShadowPlay'e 240 FPS kayıt desteği getirerek oyunseverlerin ekran görüntülerini kaydetme deneyimini kökten değiştiriyor. İşte detaylar ve uyumluluk bilgileri...

OYUNCULAR DİKKAT: Oyun Kayıtlarında Devrim! Nvidia'dan Rekor FPS Desteği Geldi!

Teknoloji devi Nvidia, oyuncuların en çok beklediği özelliklerden birini hayata geçirdi. Ekran kayıt yazılımı ShadowPlay'in yer aldığı Nvidia App, yapılan son güncellemeyle birlikte adeta bir devrim yaşadı. Artık oyuncular, en akıcı ve en detaylı oyun anlarını bile 240 FPS (saniyedeki kare sayısı) gibi inanılmaz yüksek bir hızda kaydedebilecekler. Bu yenilik, özellikle rekabetçi oyunlarda anlık performansını analiz etmek veya en etkileyici oyun içi aksiyonları en pürüzsüz şekilde ölümsüzleştirmek isteyen oyuncular için büyük bir anlam taşıyor.

Performansın Zirvesi: RTX 40 ve 50 Serisiyle Tanışın

Nvidia'nın bu üstün kayıt teknolojisinden faydalanmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken önemli bir nokta var. 240 FPS kayıt desteği, her ekran kartı modeliyle uyumlu değil. Bu yenilikten yalnızca Nvidia GeForce RTX 40 serisi ve henüz yeni duyurulan GeForce RTX 50 serisi ekran kartı kullanıcıları yararlanabiliyor. Bu, Nvidia'nın en yeni ve en güçlü GPU'larına sahip oyunculara özel bir ayrıcalık sunduğunu gösteriyor. Eğer bu serilerden birine sahipseniz, oyun deneyimlerinizi kaydetme biçiminiz tamamen değişecek demektir.

Sadece Kayıt Değil: Kullanıcı Deneyimi İçin Ekstra Özellikler

Nvidia App'in 11.0.8 sürümü, sadece yüksek FPS desteğiyle sınırlı kalmıyor. Güncelleme paketine eklenen yenilikler, kullanıcı deneyimini daha da zenginleştiriyor. Özellikle çoklu monitör kullanan oyuncular ve profesyoneller için hayatı kolaylaştıracak iki önemli ayar daha eklenmiş durumda. Artık kullanıcılar, Windows görev çubuğunu yalnızca ana ekranlarında gösterebilecekler. Bu, diğer ekranlarda film izlerken veya çalışırken bildirimlerin dikkat dağıtmasını önleyecek önemli bir detay. Bir diğer yenilik ise, belirli bir pencereyi bağlı tüm ekranlara yayabilme özelliği. Bu, geniş bir çalışma alanına ihtiyaç duyanlar veya oyun içi haritaları veya bilgileri daha büyük bir alana yaymak isteyenler için oldukça kullanışlı olacak.

DLSS ile Oyunlarda Yeni Bir Boyut ve Hata Düzeltmeleri

Güncellemenin bir diğer dikkat çekici unsuru ise “DLSS Override” desteğinin 17 farklı uygulama ve oyun için aktif hale getirilmesi. Derinlemesine Öğrenme Süper Örnekleme (Deep Learning Super Sampling - DLSS) teknolojisi, yapay zeka desteğiyle oyunlarda hem performansı artırıyor hem de görsel kaliteyi yükseltiyor. Bu özelliğin daha fazla oyun ve uygulama için aktif olması, oyuncuların daha yüksek ayarlarda ve daha akıcı bir şekilde oyun oynamasına olanak tanıyacak. Ayrıca, Nvidia App'in 11.0.8 sürümü, daha önceki sürümlerde tespit edilen çok sayıda hatayı da ortadan kaldırarak yazılımın daha stabil ve güvenilir çalışmasını sağlıyor. Bu kapsamlı güncelleme, Nvidia'nın oyuncu odaklı ürünlerine verdiği önemi bir kez daha gözler önüne seriyor.

Geleceğin Oyun Kayıt Teknolojileri

ShadowPlay'in 240 FPS desteği, oyun kayıt teknolojilerinde gelinen son noktayı temsil ediyor. Gelişen donanımlar ve yazılımsal optimizasyonlarla birlikte, gelecekte daha da yüksek çözünürlüklerde ve kare hızlarında kayıtların mümkün olması bekleniyor. Nvidia'nın bu hamlesi, rakiplerine de bir nevi gözdağı niteliğinde. Oyuncular, artık en ince detayına kadar pürüzsüz ve akıcı görüntüleri kaydedip paylaşabilecekler. Bu durum, içerik üreticileri ve profesyonel oyuncular için yeni kapılar aralayacak gibi görünüyor. Oyunların görsel şölenini en saf haliyle yakalamak isteyen herkes için Nvidia App'in son sürümü mutlaka denenmesi gereken bir yenilik olarak öne çıkıyor.

Ekonomi 08.08.2026 19:01 1 okunma

184 Yıllık Tarihi Fabrika Sadece 1 Euro'ya Satılık! Geçmişi Altın Çağ, Geleceği Belirsiz Tarihi Yapı Yeni Sahibini Bekliyor

Almanya'da 184 yıllık devasa bir sanayi kompleksi, yalnızca sembolik bir bedel olan 1 Euro ile açık artırmaya çıkarıldı. Ülkenin sanayi mirasının önemli bir parçası olan bu yapı, yeniden hayata dönmek için ciddi bir yatırımcı arıyor.

184 Yıllık Tarihi Fabrika Sadece 1 Euro'ya Satılık! Geçmişi Altın Çağ, Geleceği Belirsiz Tarihi Yapı Yeni Sahibini Bekliyor

Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde yer alan ve bir zamanlar ülkenin sanayi devleri arasında sayılan 184 yıllık devasa bir fabrika kompleksi, yatırımcıların dikkatine sunuldu. Tarihi Tangerhütte kentindeki bu görkemli yapı, yalnızca sembolik bir rakamla, yani 1 Euro başlangıç fiyatıyla yeni sahibini bekliyor. Magdeburg'un kuzeyinde konumlanan bu endüstriyel miras, açık artırma yöntemiyle el değiştirecek.

Tarihi Tangerhütte'nin Kalbinde Bir Sanayi İmparatorluğu: 1842'den Günümüze

Tarihi Tangerhütte'nin adeta kalbinde yer alan bu devasa fabrika, serüvenine 1842 yılında bölgede keşfedilen demir cevheri yataklarının ardından başladı. Kısa sürede küçük bir kasaba olan Tangerhütte'yi önemli bir sanayi merkezine dönüştüren tesis, görkemli günlerinde adeta bir küçük kasaba nüfusuna denk, 1.500'den fazla çalışana istihdam sağlıyordu. Bu fabrikada üretilen ürünler, sadece Almanya iç pazarında değil, aynı zamanda uluslararası arenada da büyük ilgi görüyordu. Özellikle 19. yüzyılın sonlarındaki sanayi hamlesiyle birlikte, fabrika; sokak lambalarından zarif döner merdivenlere, konforlu küvetlerden estetik çay köşklerine kadar geniş bir yelpazede üretim yapıyordu. Ürünler, Japonya, Mısır ve Arjantin gibi uzak coğrafyalara kadar ihraç edilerek, tesisin uluslararası bir üne kavuşmasını sağlamıştı.

Sovyet Dönemi ve Kapanış: Tarihi Bir Devrin Sonu

Ancak, tarihin akışı ve siyasi değişimler, bu görkemli sanayi imparatorluğunu da etkiledi. Almanya'nın bölünmesi ve Doğu Almanya'nın (GDR) dağılmasının ardından, tesisin faaliyetleri kademeli olarak azalarak zamanla tamamen durdu. Bir zamanlar binlerce kişiye iş kapısı olan bu devasa yapılar, sessizliğe gömülerek atıl bir konuma düştü. Yıllar içinde bakımsızlık ve unutulmuşlukla karşı karşıya kalan fabrika, adeta geçmişin hayaletine dönüştü.

Umudun Sembolü 1 Euro: Ağır Şartlar ve Ciddi Yatırım Beklentisi

Günümüzde ise Tangerhütte kent yönetimi, bu tarihi yapıyı yeniden canlandırmak ve ekonomiye kazandırmak amacıyla harekete geçti. Bu amaçla, başlangıç satış fiyatı sadece 1 Euro olarak belirlendi. Bu sembolik fiyat, yeniden doğuş umudunu simgeliyor. Ancak bu tarihi mirası devralacak yatırımcının, oldukça ağır şartları yerine getirmesi gerekiyor. Açık artırmaya katılmak isteyenlerin en geç 30 Eylül'e kadar başvuru yapması şart. Satış şartnamesine göre, yeni sahibin en büyük yükümlülüğü, kültürel miras statüsündeki tarihi cephelerin vakit kaybetmeden güçlendirilmesi ve yapının uzun vadeli korunmasının sağlanması olacak. Bu nedenle, 1 Euro'luk sembolik satış bedeline rağmen, fabrikanın yeniden faaliyete geçirilmesi ve restore edilmesi için milyonlarca Euro'luk bir yatırım yapılması bekleniyor. Bu tarihi yapı, sadece bir gayrimenkul yatırımı değil, aynı zamanda bir kültürel sorumluluk projesi olarak görülüyor. Yeni sahibinin, geçmişin izlerini taşıyan bu değerli mirasa sahip çıkarak, onu geleceğe taşıması hedefleniyor.

Teknoloji 08.08.2026 18:30 1 okunma

40 Yıllık Sır Perdesi Kalktı: Samanyolu'nun Dev Yapısı Meğer Başka Bir Yerdeymiş!

Astronomlar, Samanyolu'nun merkezinde olduğu düşünülen ve 40 yıldır yanlış yorumlanan devasa yapının sırrını çözdü. Yeni bulgular, yapının konumu ve doğası hakkında şaşırtıcı gerçekleri ortaya koyuyor.

40 Yıllık Sır Perdesi Kalktı: Samanyolu'nun Dev Yapısı Meğer Başka Bir Yerdeymiş!

Yıllardır gökbilimcilerin kafasını kurcalayan ve Samanyolu Galaksisi'nin merkezinden yükselen devasa bir yapı olarak bilinen oluşumla ilgili şaşırtıcı bir keşif yapıldı. Almanya'daki Heidelberg Üniversitesi'nden astrofizikçi Kathryn Kreckel liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, bu gizemli yapının 40 yıldır yanlış yorumlandığını ortaya koydu. Daha önce 'Galaktik Merkez Lobu' (Galactic Center Lobe - GCL) olarak adlandırılan bu yapının, galaksinin merkezinde olmadığı gibi, sanıldığı gibi bir 'lob' olmadığı da belirlendi.

Yanıltıcı Görüntüler ve Yanlış Adlandırma: Gerçek Ortaya Çıkıyor

Radyo teleskoplarının ilk gözlemlerinde, bu yapı Samanyolu'nun merkezinden çıkan devasa bir çıkıntı gibi görünüyordu. Ancak bu görüntü, gözlem açısı yanılsamasına dayanıyordu. Yapının alt kısımlarının, galaksinin yoğun gaz ve toz bulutlarının arkasında kalması nedeniyle, bilim insanları sadece üst kısmını görebiliyordu. Bu durum, yapının gerçek boyutları ve şekli hakkında yanıltıcı bir algı oluşturdu. Yeni araştırmada kullanılan yeni gözlem yöntemleri ve gelişmiş veri analizi teknikleri sayesinde, toz bulutlarının ardındaki gerçek nihayet gün yüzüne çıktı.

Konum ve Boyut Değişti: Dünya'ya Çok Daha Yakın

Yapılan yeni analizlere göre, bahsi geçen yapı aslında Dünya'dan yaklaşık 6.520 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. Bu, önceki tahminlerden çok daha yakındır. Zira eskiden yapının, Samanyolu'nun merkezinde, Dünya'dan yaklaşık 26.000 ışık yılı uzaklıkta olduğu düşünülüyordu. Bu konum değişikliği, yapının sanılandan çok daha küçük olduğunu da işaret ediyor. Araştırmacılar, bu yapının artık bir 'lob' değil, yıldızların etkileşimi sonucu oluşmuş dev bir gaz balonu ya da halkası olduğunu düşünüyor.

'Büyük Ölçüde Karıştırılmış Halka' İddiası

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, yapının aslında kapalı bir halka şeklinde olduğunun anlaşılması. Daha önceki gözlemlerde sadece bir kısmı görülebildiği için bir lob izlenimi veren yapı, artık tamamen kapalı bir halka olarak tanımlanıyor. Yapının yoğun morötesi ışınım altında parlayan dev bir hidrojen gazı bulutundan oluştuğu düşünülüyor. Bu gaz balonunun, milyonlarca yıl önce aynı yıldız oluşum bölgesinde meydana gelen büyük kütleli yıldızların güçlü rüzgarları ve süpernova patlamalarıyla şekillendiği değerlendiriliyor. Hatta bu oluşumun, Avcı (Orion) Takımyıldızı'ndaki ünlü Barnard Döngüsü ile benzer kozmik süreçler sonucu meydana gelmiş olabileceği belirtiliyor.

Bilim Dünyasında Yeni İsim Tartışması

Bu önemli keşif, yapının adlandırılması konusunda da yeni bir tartışma başlattı. Bugüne kadar 'Galaktik Merkez Lobu' olarak bilinen yapının, ne galaktik merkezde bulunduğu ne de bir lob olduğu anlaşıldığı için, araştırmacılar yapının yeni ve daha açıklayıcı bir isme sahip olması gerektiğini savunuyor. Hatta bu durumu mizahi bir dille ifade eden ekip, yapının yeni adının 'Greatly Confused Loop' (Büyük Ölçüde Karıştırılmış Halka) olmasını önerdi. Bu öneri, yapının geçmişteki yanlış anlaşılmalarına ve mevcut doğru anlaşılmasına espirili bir gönderme yapıyor.

Gelecek Gözlemler ve Bilinmeyenler

Bu yeni bulgular, Samanyolu Galaksisi'nin yapısını anlama konusunda önemli bir adım olarak görülüyor. Gelişmiş teleskop teknolojileri ve analitik yöntemler sayesinde, galaksinin merkezindeki ve diğer bölgelerindeki gizemli oluşumların sırları çözülmeye devam edecek. Özellikle 'SDSS-V Local Volume Mapper' gibi araştırmaların sağladığı veriler, iyonize kükürt gazının yaydığı uzun dalga boylu ışık gibi daha önce gözlemlenmesi zor olan detayları görünür kılıyor. Bu sayede, kozmik gaz balonları, yıldız oluşum bölgeleri ve galaksilerin evrimi hakkında daha derin bilgiler elde edilmesi mümkün olacak. Yapının kesin boyutları, kimyasal bileşimi ve tam oluşum mekanizması üzerindeki araştırmalar ise devam edecek.

Ekonomi 08.08.2026 18:01 1 okunma

Ülker ve Global Devden Büyük Adım: Lezzetten Ödün Vermeden Sağlıklı Atıştırmalığa Devrim!

Yıldız Holding bünyesindeki pladis, tüketicilerin sağlık ve iyi oluş hallerine yönelik artan taleplerini karşılamak üzere yeni bir 'global beslenme modeli' geliştirdi. Şirket, 2030'a kadar dengeli atıştırmalıkların satış hacmini iki katına çıkarmayı hedefliyor.

Ülker ve Global Devden Büyük Adım: Lezzetten Ödün Vermeden Sağlıklı Atıştırmalığa Devrim!

Tüketicilerin Sağlık Beklentileri Yeni Bir Dönemi Başlatıyor

Global atıştırmalık devi pladis, bünyesinde Ülker, McVitie’s ve GODIVA gibi tanınmış markaları barındırarak, tüketicilerin değişen yaşam tarzları ve sağlık bilincine paralel olarak artan taleplerine yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyor. Yıldız Holding'in güçlü çatısı altında faaliyet gösteren şirket, bu doğrultuda hem ürün geliştirme hem de pazarlama stratejilerine yön verecek, çığır açan yeni bir “pladis global beslenme modeli” oluşturduğunu duyurdu.

Bilimsel Temellerle Sağlıklı Atıştırmalık Devrimi

Şirketin bilim insanları tarafından titizlikle geliştirilen bu yeni yaklaşım, Fransa'nın Nutri-Score, Avustralya'nın Health Star Rating ve Birleşik Krallık’ın Nutrient Profile Model (HFSS) gibi uluslararası alanda kabul görmüş saygın beslenme değerlendirme sistemlerinden ilham alıyor. Bu kapsamlı model, pladis çatısı altındaki tüm ürünleri kapsayarak, lif ve protein gibi tüketimi teşvik edilen besin öğelerinin miktarını artırmayı hedeflerken, aynı zamanda tuz, şeker ve sağlıksız yağların oranını belirgin şekilde azaltmayı amaçlıyor.

2030 Hedefi: Dengeli Atıştırmalıkların Satış Hacmini İki Katına Çıkarmak

pladis, bu vizyoner beslenme modeli doğrultusunda, global satış hacminin yaklaşık %10'unu oluşturan, daha dengeli beslenmeye katkı sağlayan ürünlerinin satış hacmini 2030 yılına kadar iki katına çıkarma taahhüdünde bulundu. Bu iddialı hedefe ulaşırken, şirketin temel prensibi, ürünlerin vazgeçilmez lezzetinden kesinlikle taviz vermemek. Bu kapsamda, mevcut ürünlerin lezzetini koruyarak yeniden formüle edilmesi, yenilikçi ve sağlıklı alternatiflerin geliştirilmesi ve başarılı ürün serilerinin daha geniş pazarlara ulaştırılması stratejileri ön plana çıkıyor. Bu taahhüt, pladis’in kısa süre önce lansmanını yaptığı ve ‘Mutlu İnsanlar, Mutlu Gezegen’ (Happy People, Happy Planet) sloganıyla duyurduğu küresel sürdürülebilirlik stratejisinin de önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

Lezzetten Ödün Vermeden İnovasyon: Dr. Jennifer Moss Açıklaması

pladis Ar-Ge Başkanı Dr. Jennifer Moss, tüketicilerin beklentilerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Moss, “Tüketicilerin keyif için tercih ettikleri ürünlerimizde lezzet her zaman önceliğimiz olmaya devam edecek. Ancak değişen dinamik, tüketicilerin artık sadece lezzetli değil, aynı zamanda yaşam tarzlarına ve iyi oluş hedeflerine uygun daha fazla seçenek araması. Alıştıkları o eşsiz lezzetten de ödün vermek istemiyorlar. Biz de bu iki temel beklentiyi kusursuz bir şekilde harmanlayabilen markaların gelecekteki başarısına inanıyoruz. Bu nedenle, markalarımızın sunduğu keyfi maksimumda tutarken, tüketicilerimize daha geniş bir seçenek yelpazesi sunmaya kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Global Başarılar ve Türkiye'deki Yeni Adımlar

Yaklaşık 16 bin kişiye istihdam sağlayan ve ürünlerini 110'dan fazla ülkenin sofralarına taşıyan pladis’in 2030 hedefi, şirketin uzun yıllardır sürdürdüğü iyi oluş hali ve dengeli beslenmeye yönelik portföy geliştirme çalışmalarının doğal bir devamı niteliğinde. Bu doğrultuda atılan somut adımlar dikkat çekiyor: Birleşik Krallık'ta yapılan ürün tarifleri iyileştirmeleriyle 676 ton şeker (yaklaşık 169 milyon çay kaşığı şeker eş değeri) azaltıldı. Hollanda'da Sultana markalı meyveli bisküvilerde şeker ve tuz oranları düşürülürken, lif miktarı artırıldı. Türkiye pazarında ise Ülker Go Ahead markasıyla yüksek lifli kuruyemiş ve meyve barlarının yanı sıra protein barı gibi besleyici ve fonksiyonel atıştırmalık seçenekleri tüketicilerin beğenisine sunuldu. Bu yeni ürün lansmanıyla Ülker, tüketicilere daha zengin ve sağlıklı atıştırmalık alternatifleri sunmayı hedefliyor.

Ülker'in Şeker, Tuz ve Yağ Azaltımındaki Rekor Başarısı

pladis Türkiye operasyonlarının lokomotif markası Ülker, ürün portföyündeki şeker, tuz ve yağ oranlarını azaltma yönündeki reformülasyon çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Şirket, geçtiğimiz son 10 yılda ürünlerinde toplamda 5.706 ton şeker, 28 ton tuz ve 549 ton yağ gibi devasa oranlarda azaltım sağlayarak bu alandaki liderliğini pekiştirdi.