--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 23.06.2026 22:41 7 okunma

A101 ÇILDIRDI! PS5, iPhone ve Samsung'dan Lüks Telefonlar ŞOK FİYATA! Kampanyayı Kaçırmayın!

A101, 'Aldın Aldın' kampanyasıyla teknoloji devlerinin gözde ürünlerini raflara taşıyor. 11 Haziran 2026 tarihinden itibaren PlayStation 5 Slim, en yeni iPhone ve Samsung modelleri ile Xiaomi telefonlar inanılmaz fiyatlarla satışta.

A101 ÇILDIRDI! PS5, iPhone ve Samsung'dan Lüks Telefonlar ŞOK FİYATA! Kampanyayı Kaçırmayın!

Her hafta birbirinden cazip ürünlerle tüketicilerin karşısına çıkan A101, bu kez teknoloji severleri adeta büyüleyecek bir kampanya ile gündeme geldi. Market zinciri, 'Aldın Aldın' sloganıyla başlattığı özel satışlarda, daha önce sadece teknoloji mağazalarında bulabileceğimiz popüler ürünleri uygun fiyatlarla raflarında sergilemeye devam ediyor. Özellikle 11 Haziran 2026 tarihi itibarıyla başlayan yeni stoklar, oyun konsollarından akıllı telefonlara kadar geniş bir yelpazede dikkat çekiyor.

Oyun Dünyasının Zirvesi A101'de!

Teknoloji dünyasının en çok konuşulan konsollarından biri olan PlayStation 5 Slim, A101 marketlerinde teknoloji tutkunlarıyla buluşuyor. Sony'nin en yeni nesil oyun deneyimini sunan bu konsolun 825 GB'lık disksiz dijital versiyonu, sadece 34.999 TL gibi şaşırtıcı bir fiyatla tüketicilere sunuluyor. Bu hamle, oyunseverler için PlayStation 5'e ulaşmanın önünü daha önce hiç olmadığı kadar kolaylaştırıyor.

iPhone ve Samsung Fırtınası Başlıyor!

A101, akıllı telefon pazarının iki dev ismi Apple ve Samsung'un en gözde modellerini de kampanyasına dahil etti. Teknoloji meraklıları, bu hafta itibarıyla çeşitli depolama seçeneklerine sahip iPhone modellerine ve yenilikçi Samsung Galaxy serisi telefonlara A101 güvencesiyle sahip olabilecekler. Fiyatlar ve modeller şu şekilde sıralanıyor:

iPhone Modelleri:

  • iPhone 15 Plus (512 GB): 74.799 TL
  • iPhone 15 (256 GB): 55.999 TL
  • iPhone 14 (512 GB): 52.499 TL

A101, iPhone 15 Plus'ın 6.7 inçlik ekranı ve güçlü A16 işlemcisiyle öne çıkan 512 GB'lık versiyonunu, yine 6.1 inç ekranlı ve 256 GB depolamalı iPhone 15'i ve 512 GB depolama kapasitesine sahip iPhone 14'ü de cazip fiyatlarla satışa sunuyor. Bu modeller, özellikle yüksek depolama alanı arayan kullanıcılar için kaçırılmayacak fırsatlar sunuyor.

Samsung'dan Göz Kamaştıran Teklifler:

  • Samsung Galaxy Z Flip7 FE (8/256 GB): 42.999 TL
  • Samsung Galaxy A37 (256 GB): 25.999 TL
  • Samsung Galaxy A56 (8/128 GB): 22.999 TL
  • Samsung Galaxy A26 (8/256 GB): 16.299 TL
  • Samsung Galaxy A17 (4/128 GB): 10.999 TL
  • Samsung Galaxy A07 (4/128 GB): 8.099 TL

Samsung cephesinde ise piyasanın ilgiyle takip edilen Galaxy Z Flip7 FE'nin 8/256 GB'lık katlanabilir modeli, dikkat çekici bir fiyatla tüketicilerin beğenisine sunuluyor. Bununla birlikte, Samsung'un sevilen A serisinden A37, A56, A26, A17 ve A07 modelleri de farklı depolama seçenekleriyle raflarda yerini alıyor. Özellikle 256 GB depolamaya sahip modeller ve uygun fiyatlı giriş seviyesi cihazlar geniş bir kitleye hitap ediyor.

Xiaomi de Sahneye Çıkıyor!

Apple ve Samsung'un yanı sıra, teknoloji dünyasının bir diğer güçlü oyuncusu Xiaomi de A101'in kampanyasında kendine yer buluyor. Performans ve fiyat dengesiyle bilinen Xiaomi'nin popüler modelleri de bu fırsatla tüketicilerle buluşuyor. 8 GB RAM'e ve 256 GB depolamaya sahip Redmi Note 14 ile daha üst segment bir deneyim sunan 12 GB RAM ve 256 GB depolamalı Xiaomi 15T modelleri, A101'in avantajlı fiyatlarıyla satışa sunuluyor.

Stoklar Hızla Tükeniyor!

A101'in düzenlediği bu tür kampanyalar, ürünlerin piyasa fiyatlarının oldukça altında sunulması nedeniyle yoğun ilgi görüyor. Özellikle son teknoloji ürünlere bu denli uygun fiyatlarla ulaşmak, tüketiciler için büyük bir avantaj sağlıyor. Bu nedenle, belirtilen ürünlerin stoklarının hızla tükenebileceği öngörülüyor. Teknolojiye uygun fiyatlarla sahip olmak isteyenlerin 11 Haziran 2026 tarihini takvimlerine not etmeleri ve A101 marketlerine akın etmeleri tavsiye ediliyor. Bu kampanyanın, teknoloji ürünlerine erişimi demokratikleştirme yönünde önemli bir adım olduğu aşikar.

Gizem Kaya

Gizem Kaya

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Ekonomi 08.08.2026 10:01 0 okunma

Forex Kâbusu! İstanbul'da Yurt Dışını Hedef Alan Dev Dolandırıcılık Çarkı Çökertildi: 54 Gözaltı!

İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şubesi, Şişli merkezli uluslararası nitelikli dolandırıcılık ağını ortaya çıkardı. Yatırım vaadiyle yurt dışındaki vatandaşları hedef alan çetenin 54 üyesi yakalandı.

Forex Kâbusu! İstanbul'da Yurt Dışını Hedef Alan Dev Dolandırıcılık Çarkı Çökertildi: 54 Gözaltı!

İstanbul'da, küresel çapta yatırımcıları hedef alan devasa bir dolandırıcılık şebekesine yönelik gerçekleştirilen nefes kesen operasyonda 54 şüpheli adalete teslim edilmek üzereyken emniyetteki sorgularına başlandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'nin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın titiz koordinasyonunda yürüttüğü operasyon, finansal piyasalardaki hassas bir noktaya parmak basarken, uluslararası alanda yankı uyandıracak nitelikli dolandırıcılık suçlarının önlenmesi açısından büyük önem taşıyor.

Yatırım Vaadiyle Başlayan Kabus: Nasıl İşliyorlardı?

Edinilen bilgilere göre, Şişli'de lüks bir ofis görünümlü merkezden yönetilen çete, uluslararası düzeyde faaliyet gösteriyordu. Şüphelilerin, özellikle forex piyasasında yüksek kazanç vaadiyle vatandaşları tuzağa düşürdüğü belirlendi. Kurdukları gelişmiş bir çağrı merkezi altyapısı sayesinde, hedefledikleri kişilere ulaşan dolandırıcılar, ikna edici yöntemlerle yatırım yapmalarını sağlıyordu. Bu süreçte, katılımcılara sahte platformlar üzerinden güya yüksek kârlar gösterilerek, daha fazla para yatırmaları teşvik ediliyordu. Ancak gerçekte, yatırılan paraların büyük bir kısmı çetenin kasasına gidiyor, mağdurlar ise büyük zararlarla ortada kalıyordu.

Teknoloji ve Psikolojik Manipülasyon Bir Arada

Siber suç uzmanlarının operasyon öncesinde haftalarca süren teknik ve fiziki takip çalışmaları, dolandırıcılık yönteminin ne kadar profesyonelce kurgulandığını ortaya koydu. Şüphelilerin, mağdurları hem finansal piyasaların karmaşıklığı hem de kendi oluşturdukları yapay başarı hikayeleriyle manipüle ettiği anlaşıldı. Görüşmelerin bir kısmında, uluslararası numaralar kullanılarak operasyonun yurt dışı bağlantısı da net bir şekilde gözler önüne serildi. Bu durum, soruşturmanın ulusal sınırları aşan boyutunu da teyit etti.

Operasyonun Detayları ve Sonuçları

Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, elde edilen tüm delillerin toplanmasının ardından, Şişli'deki belirlenen adrese eş zamanlı bir baskın operasyonu düzenledi. Operasyonda, suç örgütü liderleri ve üyeleri olduğu tespit edilen 54 kişi, suçüstü yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan aramalarda ise çok sayıda dijital materyal, sahte sözleşmeler ve dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen unsurlara el konuldu. Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra İstanbul Emniyeti'ne getirilerek sorguya alındı. Bu operasyonun, benzer suçların önlenmesi ve mağdur sayısının azaltılması açısından kritik bir adım olduğu belirtildi.

Uzmanlardan Uyarı: Dijital Dolandırıcılıklara Karşı Dikkatli Olun!

Finansal piyasalarda yatırım yapmayı düşünen vatandaşlar, bu tür dolandırıcılık şebekelerine karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıldı. Uzmanlar, özellikle yüksek getiri vaadiyle gelen tekliflere karşı temkinli olunması gerektiğini vurguluyor. Resmi ve lisanslı aracı kurumlar dışındaki platformlarda işlem yapmanın büyük riskler taşıdığına dikkat çekilirken, bilinmeyen veya güvenilirliği teyit edilmemiş çağrı merkezi aramalarına itibar edilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Bu tür şüpheli durumlarla karşılaşıldığında derhal siber suç birimlerine bildirimde bulunulması, mağduriyetlerin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor.

Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü devam ettiğini ve uluslararası bağlantılara yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü bildirdi. Bu operasyon, dijital çağda artan finansal dolandırıcılık vakalarına karşı mücadelede önemli bir başarı olarak kayıtlara geçti.

Ekonomi 08.08.2026 09:31 0 okunma

Google'a Dev Darbe! Milyarlarca Dolarlık Tazminat Talepleri Kapıda, Rekabet Savaşları Kızışıyor!

Avrupa Birliği'nin Google'a kestiği 1 milyar dolarlık Dijital Piyasalar Yasası (DMA) cezası, teknoloji devinin başını daha büyük belaya soktu. Rakipler, geçmiş ve mevcut ihlaller için milyarlarca dolarlık tazminat davaları açarak Google'ın rekabetçi hakimiyetine meydan okuyor.

Google'a Dev Darbe! Milyarlarca Dolarlık Tazminat Talepleri Kapıda, Rekabet Savaşları Kızışıyor!

Teknoloji dünyasının devleri arasındaki amansız rekabet ve pazar hakimiyeti mücadeleleri, son yıllarda Avrupa Birliği'nin sıkı denetimi altına girmiş durumda. Özellikle arama motoru pazarındaki liderliğini kötüye kullandığı iddialarıyla sıkça gündeme gelen Google (Alphabet), 2017'den bu yana süregelen soruşturmalar kapsamında milyarlarca Euro'luk cezalarla karşı karşıya kaldı. Şirketin arama sonuçlarında kendi hizmetlerini öne çıkarması, Android işletim sistemindeki uygulamaları manipüle etmesi ve Google Play Store'daki rekabeti kısıtlaması gibi uygulamaları, Avrupa Komisyonu tarafından defalarca incelendi. Google ise bu yaptırımları genellikle 'iş yapma maliyeti' olarak görmeye devam ediyor. Ancak son gelişmeler, bu tabloyu kökten değiştirme potansiyeli taşıyor.

İlk DMA Cezası Yeni Bir Dönemi Başlattı

Avrupa Birliği'nin Haziran 2024'te Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında Google'a kestiği 1 milyar dolarlık ilk devasa ceza, teknoloji devleri için yeni bir dönemin kapısını araladı. Bu cezanın temel gerekçesi, Google'ın kendi arama motoru ve uygulama mağazasında kendi hizmetlerini haksız yere öne çıkarması ve geliştiricileri daha avantajlı alternatiflere yönlendirmekten alıkoyması olarak belirtildi. Bu karar, Google'ın uzun süredir eleştirilen ve 'kendi kendini kayırma' olarak nitelendirilen uygulamalarının devam ettiğini resmen tescilledi. Uzmanlar, bu cezanın sadece bir başlangıç olduğunu ve DMA'nın, teknoloji devlerinin pazardaki hakimiyetini sınırlama konusunda ne kadar etkili olabileceğinin bir göstergesi olduğunu vurguluyor.

Tazminat Davaları Dalga Dalga Yayılıyor: Google'a Milyarlık Tehdit

Avrupa'dan gelen bu tarihi cezanın ardından, Google'a karşı açılan tazminat davalarında adeta bir patlama yaşandı. Özellikle Almanya'dan tüketici hakları savunucusu Idealo, Berlin Mahkemesi'nden Google'dan 465 milyon Euro (yaklaşık 529 milyon dolar) tazminat kazanmayı başardı. Bu, bireysel bir şirketin Google'dan elde ettiği en yüksek tazminatlardan biri olarak kayıtlara geçti. Sadece Idealo ile sınırlı kalmayan bu akım, İngiltere'den Kelkoo ve Foundem, İsveç'ten PriceRunner (Klarna destekli) ve İtalya'dan Moltiply Group gibi birçok firmanın da Google'a karşı milyarlarca dolarlık tazminat talebinde bulunmasına yol açtı. Bu davaların bir kısmını dava finansmanı şirketleri desteklerken, bazı taleplerin tek başına 1 milyar doları aştığı belirtiliyor. Hukukçular, DMA kararının, mevcut AB rekabet yasalarıyla (özellikle Madde 102) birleştiğinde, Google'a karşı açılacak yeni bir dava dalgasını tetikleyeceğini öngörüyor.

Google'ın Finansal Durumu ve Savunması

Bu yoğun hukuki baskı ve cezalar, Google'ın finansal yapısını da zorluyor. Özellikle yapay zeka alanındaki devasa yatırımları nedeniyle Alphabet'in serbest nakit akışı, şirketin halka açık tarihindeki ilk kez negatife döndü. Hem AB'nin kestiği cezalar hem de özel şirketlerden gelen tazminat talepleri, Google için önemli bir finansal yük oluşturuyor. Google'dan yapılan resmi açıklamada ise bu davalar, 'kendi ürünlerine yatırım yapmak yerine kolay para kazanma peşinde koşan şirketlerin girişimleri' olarak nitelendirilerek iddialar reddedildi. Ancak, rakip firmalar DMA kararının hem geçmiş hem de devam eden ihlaller için sağlam bir hukuki zemin oluşturduğuna inanıyor.

Geçmiş Cezalar ve Beklenen Hukuki Süreçler

Google'ın Avrupa'daki rekabet hukuku ihlalleri yeni değil. Şirket, son on yılda Avrupa Birliği'nden toplamda 10,4 milyar Euro'yu aşan rekabet cezası aldı. Bu cezalar arasında, alışveriş hizmetindeki tekelci uygulamaları nedeniyle aldığı 2,42 milyar Euro ve Android işletim sistemiyle ilgili tekelci davranışları nedeniyle aldığı 4,1 milyar Euro'luk rekor cezalar da bulunuyor. Genellikle bu tür davalar yıllarca sürüyor. Örneğin, İsveçli PriceRunner'ın Google'a karşı açtığı davada, şirketin temyiz süreçleri nedeniyle ödeme süreci uzayacak gibi görünüyor. Uzmanlar, Google'ın bu cezaları bir tür 'iş yapma maliyeti' olarak görüp, hukuki süreçlerin kendi lehine işleyeceği beklentisinde olduğunu belirtiyor. Ancak DMA ile gelen yeni düzenlemeler ve rakiplerin artan hukuki cesareti, Google'ı daha zorlu bir mücadelenin içine itmiş durumda.

Ekonomi 08.08.2026 09:00 0 okunma

Küresel Ekonominin Kaderi Bu Kararda Gizli! Merkez Bankaları Piyasaları Sallayacak Faiz Hamlesini Açıklıyor

Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin gölgesinde, gözler dünya merkez bankalarının para politikası kararlarına çevrildi. Faiz oranlarındaki olası değişimler, enflasyon ve büyüme beklentilerini kökten değiştirebilir.

Küresel Ekonominin Kaderi Bu Kararda Gizli! Merkez Bankaları Piyasaları Sallayacak Faiz Hamlesini Açıklıyor

Küresel ekonominin hassas dengeleri, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin yarattığı belirsizliklerle birlikte kritik bir dönemeçten geçiyor. Enflasyonist baskıların ve yavaşlayan küresel büyüme beklentilerinin ortasında, yatırımcıların ve piyasaların nefesleri tutularak beklediği asıl gündem maddesi, bu hafta dünya merkez bankalarından gelecek olan faiz kararları. Bu kararlar, sadece finansal piyasaları değil, aynı zamanda hane halklarının bütçelerini ve şirketlerin yatırım stratejilerini de derinden etkileme potansiyeli taşıyor.

Piyasaların Kilitlendiği Nokta: Faiz Oranları Neden Bu Kadar Kritik?

Merkez bankalarının para politikası kararları, ekonominin adeta nabzını tutan en önemli göstergelerden. Özellikle faiz oranları, kredi maliyetlerinden enflasyon beklentilerine, döviz kurlarından borsa performanslarına kadar geniş bir yelpazede doğrudan etkiye sahip. Mevcut küresel konjonktürde, enflasyonla mücadele ile ekonomik büyümeyi destekleme arasındaki ince çizgi, merkez bankaları için büyük bir denge oyunu gerektiriyor. Bir yanda hala yüksek seyreden enflasyon rakamları, diğer yanda ise jeopolitik risklerin tetiklediği potansiyel bir yavaşlama endişesi bulunuyor. Bu karmaşık tablo karşısında alınacak bir faiz artırımı kararı, borçlanma maliyetlerini artırarak büyümeyi baskılarken, faiz indirimi ise enflasyonu körükleyebilir. İşte bu yüzden, merkez bankalarının vereceği her karar, piyasalarda dalgalanmalara ve yatırımcı davranışlarında önemli değişimlere yol açabilecek nitelikte.

Bölgesel Gerilimlerin Küresel Ekonomiye Yansıması Nasıl Olacak?

Orta Doğu'da yaşanan ve giderek derinleşen jeopolitik krizler, küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıkları yeniden gündeme getirdi. Enerji fiyatlarındaki olası sıçramalar, taşımacılık maliyetlerindeki artışlar ve genel bir risk algısı yükselişi, küresel enflasyon beklentilerini yukarı yönlü revize etme baskısı oluşturuyor. Bu durum, merkez bankalarını daha temkinli olmaya ve para politikası adımlarını atarken bu riskleri göz önünde bulundurmaya zorluyor. Özellikle enerji bağımlılığı yüksek olan ekonomilerde, jeopolitik risklerin enflasyona etkisi yakından takip ediliyor. Bu gerilimlerin uzun sürmesi veya yayılması, merkez bankalarının faiz politikalarını daha agresif hale getirmesine neden olabilir. Ancak bu sefer de küresel resesyon riski daha belirgin bir tehdit haline gelebilir.

Yatırımcıların Gözü Kulağı Nerede? Hangi Merkez Bankaları Önemli?

Bu hafta dünya finans gündeminin merkezinde yer alan başlıca merkez bankaları arasında Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (FED), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) bulunuyor. Bu dev ekonomilerin para politikası kararları, küresel ölçekte sermaye akışlarını, döviz kurlarını ve risk iştahını doğrudan etkiliyor. FED'in kararları, özellikle gelişmekteki piyasalar için kritik önem taşırken, ECB'nin kararları Euro Bölgesi'nin ekonomik sağlığına dair önemli ipuçları veriyor. BoE'nin kararları ise Brexit sonrası İngiltere ekonomisinin yönünü belirlemede kilit rol oynuyor. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) gibi gelişmekte olan piyasaların merkez bankalarının alacağı kararlar da kendi iç dinamiklerinin yanı sıra küresel konjonktürdeki değişimlere karşı birer gösterge niteliği taşıyor. Yatırımcılar, bu hafta açıklanacak faiz kararlarının yanı sıra, merkez bankası başkanlarının yapacağı açıklamalardaki para politikası sinyallerini de büyük bir dikkatle analiz edecek. Özellikle enflasyonla mücadelede gelinen nokta ve gelecek döneme ilişkin projeksiyonlar, piyasaların yönünü belirleyecek.

Piyasalar Nasıl Bir Tepki Verebilir?

Merkez bankalarının alacağı kararların piyasalara etkisi, kararların beklentilere ne kadar uyduğuna bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Eğer kararlar piyasa beklentileriyle uyumlu olursa, dalgalanmalar sınırlı kalabilir. Ancak sürpriz bir faiz artışı veya indirimi, döviz kurlarında sert hareketlere, borsalarda volatiliteye ve emtia fiyatlarında ani değişimlere neden olabilir. Uzmanlar, özellikle enflasyonist baskıların devam ettiği bir ortamda, merkez bankalarının şahin bir duruş sergilemesinin daha olası olduğunu öngörüyor. Bu durum, kısa vadede piyasalarda bir miktar satış baskısı yaratabilir. Ancak uzun vadede enflasyonun kontrol altına alınması, ekonomik istikrarın sağlanması açısından olumlu karşılanacaktır. Yatırımcıların bu süreçte panik yapmadan, temel analizlere ve merkez bankalarının gelecek dönem politikalarına dair vereceği sinyallere odaklanmaları tavsiye ediliyor.

Ekonomi 08.08.2026 08:02 1 okunma

Vodafone'da Dijital Devrim! Müşteri Sayısı Rekor Kırıyor, Yapay Zeka Hizmette Çığır Açıyor

Vodafone Türkiye, dijitalleşme yolunda dev adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Yapay zeka destekli asistanı TOBi'nin başarısı ve dijital kanalları kullanan abone sayısındaki artış dikkat çekiyor. Şirketin CEO'su Engin Aksoy, bu çeyrekteki gelişmeleri değerlendirdi.

Vodafone'da Dijital Devrim! Müşteri Sayısı Rekor Kırıyor, Yapay Zeka Hizmette Çığır Açıyor

Vodafone Türkiye, dijitalleşme stratejisindeki başarısını gözler önüne seren son çeyrek sonuçlarını açıkladı. Şirketin faturalı abone sayısında kaydedilen 88 bin kişilik artışla birlikte toplam faturalı abone sayısı 21,8 milyona ulaştı. Bu rakam, toplam abone bazının %85,8’ini oluşturarak şirketin sabit gelir modelinin gücünü pekiştiriyor. Sabit genişbant internet hizmetlerinde de müşteri memnuniyetini önceliklendiren Vodafone Türkiye, bu alanda 1,3 milyon aboneye ulaşarak önemli bir başarıya imza attı.

Dijital Kanallarda Milyonlarca Kullanıcı Etkileşimde

Vodafone'un müşterilerine sunduğu kesintisiz ve gelişmiş dijital deneyim odağı, dijital kanalların kullanımında rekorları beraberinde getirdi. Özellikle Vodafone Yanımda ve Online Self Servis gibi platformlar, aktif aylık kullanıcı sayısında 17 milyonu aşarak adeta bir dijital yaşam merkezi haline geldi. Bu kanallar üzerinden gerçekleşen toplam müşteri etkileşimi ise dudak uçuklatan bir rakama ulaşarak 300 milyonu geçti. Bu durum, müşterilerin dijital platformlara olan güvenini ve bu kanalları aktif olarak kullanma eğilimini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Yapay Zeka TOBi: Müşteri Hizmetlerinde Yeni Dönem

Vodafone'un gurur kaynaklarından biri olan, yapay zeka tabanlı kişisel dijital asistanı TOBi, müşteri hizmetlerinde devrim yaratmaya devam ediyor. Birbirinden farklı binlerce işlemi gerçekleştirebilen TOBi, ilk çeyrekte aylık ortalama 6 milyon müşteriyle etkileşime girerek toplam 46 milyon konuşma başlattı. En dikkat çekici başarı ise, TOBi'ye gelen müşteri başvurularının %92’sinin ilk temas anında çözüme kavuşturulması. Bu yüksek başarı oranı, hem müşteri memnuniyetini artırıyor hem de operasyonel verimliliği önemli ölçüde yükseltiyor. Müşterilerin temel taleplerini hızla çözen TOBi, müşteri temsilcilerinin de daha karmaşık ve uzmanlık gerektiren konulara odaklanmasını sağlayarak hizmet kalitesini bir üst seviyeye taşıyor. Ayrıca, müşterilerin TOBi Voice platformu üzerinden sesli yanıt sistemiyle işlem yapma oranı da %57’ye yükselerek sesli etkileşimin önemini vurguluyor.

Mobil Veri Kullanımı ve Finansal Çözümler Büyüyor

Vodafone Türkiye'nin 2026-27 mali yılının ilk çeyreğinde mobil veri kullanımı da dikkat çekici bir artış gösterdi. Müşterilerin toplam mobil data kullanımı 1.650 petabyte seviyesine ulaştı. Bu yüksek veri trafiği, dijitalleşmenin ve mobil kullanımın ne kadar hızla yayıldığının bir göstergesi. Öte yandan, Vodafone'un yenilikçi finansal çözümü Vodafone Pay, kullanıcı tabanını genişleterek toplam kullanıcı sayısını 10,44 milyona çıkardı. Bu büyüme, mobil finansal hizmetlere olan ilginin arttığını ve Vodafone Pay'in bu alandaki potansiyelini ortaya koyuyor.

CEO Engin Aksoy'dan Gelecek Vizyonu

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, 20 yıllık tecrübeleri ve ‘daha iyi bir gelecek için teknoloji’ vizyonlarıyla ülkenin toplumsal ve ekonomik gelişimine katkı sağlamaya devam ettiklerini belirtti. Bugüne kadar yapılan toplam yatırımın reel değerinin 500 milyar TL’yi aştığını vurgulayan Aksoy, bu yatırımların Türkiye’nin potansiyeline duyulan güvenin bir yansıması olduğunu ifade etti. Servis gelirlerinin 38,2 milyar TL olarak gerçekleştiği mali yılın ilk çeyreğinde, dijital kanalları kullanan aylık aktif müşteri sayısının 17 milyona ulaşmasının kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu ekledi. Aksoy, Türkiye'yi dijitalleşme liginde hak ettiği yere getirme konusundaki kararlılıklarını ve paydaşlarıyla birlikte bu hedefe ulaşmak için var güçleriyle çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Ekonomi 08.08.2026 07:32 1 okunma

Restoranlarda 'Gizli' Ücretlere Savaş Açıldı! QR Kod Menülerin Ardındaki Gerçek Ortaya Çıktı

Ticaret Bakanlığı'ndan restoran ve kafeler için flaş düzenlemeler! Servis, masa ücreti ve QR kod zorunluluğuyla ilgili yeni kurallar açıklandı. Tüketicinin hakkı yenmeyecek.

Restoranlarda 'Gizli' Ücretlere Savaş Açıldı! QR Kod Menülerin Ardındaki Gerçek Ortaya Çıktı

Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin hizmet ve alışveriş süreçlerinde karşılaşabileceği haksız uygulamalara karşı kararlı bir duruş sergileyerek, piyasalarda şeffaflığı ve dürüst ticareti güçlendirme yönündeki çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, özellikle restoran, kafe ve benzeri yeme-içme mekanlarında dikkat edilmesi gereken önemli düzenlemeler duyuruldu. Vatandaşların haklarını bilmesi ve bu hakların korunması hedefleniyor.

'Servis Ücreti', 'Masa Ücreti' Devri Bitiyor mu? Bakanlık Net Konuştu

Bakanlıktan yapılan açıklamada, tüketicilerin en çok mağduriyet yaşadığı alanlardan birine net bir sınır çizildi. Artık restoran, kafe ve benzeri işletmelerde, fiyat listesinde açıkça belirtilmeyen servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti veya bunlara benzer ek adlar altında herhangi bir ilave ücret talep edilemeyecek. Bu tür kalemlerin, tüketicinin bilgisi ve onayı dışında hesaba eklenmesi yasaklanıyor. Bahşiş konusunda ise herhangi bir zorlama olamayacağı vurgulandı. Bahşişin, tamamen müşterinin kendi iradesine bağlı ve gönüllülük esasıyla verilmesi gerektiği hatırlatıldı. Yani, bir restoranda oturup hizmet almak, otomatik olarak ek ücretleri beraberinde getirmeyecek.

QR Kod Menüler Tek Başına Yeterli Değil! İşte Zorunlu Olanlar

Son dönemde yaygınlaşan ve bazı işletmelerce zorunlu hale getirilen karekod (QR kod) ile menü sunumu konusunda da Bakanlık önemli bir düzenlemeye imza attı. Açıklamada, işletmelerin menüleri sadece QR kod ile sunamayacağı belirtildi. Tüketicilerin dijital erişimin yanı sıra, rahatlıkla görebilecekleri basılı fiyat listelerini de bulundurmak zorunda olduğu kaydedildi. Bu adım, özellikle teknolojik erişimi kısıtlı olan veya akıllı telefon kullanmayan tüketicilerin mağduriyetini önlemeyi amaçlıyor. Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde, basılı listelerin varlığı, her kesimden tüketiciye ulaşmayı garanti altına alıyor.

Etiket Fiyatı ve Kasa Fiyatı Farklıysa Ne Olacak?

Piyasada sıkça karşılaşılan ve tüketicilerin kafasını karıştıran bir diğer önemli konu ise etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasındaki tutarsızlık. Bakanlık, bu konuda da tüketici lehine olan durumun altını çizdi. Eğer bir üründe etiket fiyatı ile kasa fiyatı farklıysa, tüketici lehine olan, yani daha düşük olan fiyat uygulanacaktır. Bu kural, tüketicinin cebinden fazladan para çıkmasını engellemeyi hedefliyor. Fiyatlandırmada şeffaflık ve dürüstlük esas alınacak.

Açık Satılan Ürünlerde Ağırlık Dengesi: Net Üzerinden Ödeme

Perakende satışta, özellikle manav ve şarküteri gibi açıkta satılan ürünlerde de önemli bir düzenleme getirildi. Ürünlerin konulduğu kap veya ambalajın ağırlığının (dara) fiyatlandırmaya dahil edilemeyeceği açıklandı. Tüketiciler, yalnızca satın aldıkları ürünün net ağırlığı üzerinden ödeme yapacak. Bu düzenleme, özellikle kiloyla alınan ürünlerde haksız fiyatlandırmanın önüne geçecek ve tüketicinin tam olarak satın aldığı kadar ürünün bedelini ödemesini sağlayacak. Bakanlık, 'Haklarını bilen tüketici, adil ticaretin en güçlü destekçisidir' mesajı vererek, tüketicileri bilinçlenmeye teşvik etti.

Bakanlığın Güçlü Denetim Mesajı

Ticaret Bakanlığı, bu ve benzeri düzenlemelerle piyasalarda şeffaflığı, dürüst ticareti ve tüketici memnuniyetini esas alan denetim ve düzenlemelerini sürdüreceğini yineledi. Tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması, güvenilir ticaret ortamının tesis edilmesi Bakanlığın temel öncelikleri arasında yer almaya devam ediyor. Bakanlığın sosyal medya hesaplarından paylaşılan infografikler de, bu yeni uygulamaların detaylarını görsellerle destekleyerek kamuoyuna duyuruyor. Bu adımlar, tüketici haklarının daha güçlü bir şekilde korunmasına ve adil bir ekonomik sistemin işlemesine katkı sağlayacak nitelikte.