--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 15.06.2026 07:32 10 okunma

Ziraat Katılım'dan Tarihi Hamle: Viyana Borsası'nda İlk Türk Katılım Bankası Sukuk İhracı Başladı!

Ziraat Katılım, uluslararası sermaye piyasalarındaki yerini sağlamlaştırıyor. 150 milyon dolarlık sukuk ihracı Viyana Borsası'nda işlem görmeye başlayarak, bir Türk katılım bankası için bir ilke imza attı.

Ziraat Katılım'dan Tarihi Hamle: Viyana Borsası'nda İlk Türk Katılım Bankası Sukuk İhracı Başladı!

Ziraat Katılım, uluslararası finans dünyasındaki etkinliğini artırma yolunda önemli bir adım attı. Banka tarafından uluslararası yatırımcılara yönelik olarak oluşturulan ve 1,5 milyar dolar tavan tutarındaki Medium Term Note (MTN) programı çerçevesinde gerçekleştirilen sukuk (faizsiz finansman bonosu) ihraçları, küresel piyasalarda yatırımcılarla buluşmaya devam ediyor. Bu kapsamda, yurt dışından uygun maliyetlerle sağlanan ve 3 yıl vadeli olarak belirlenen toplam 150 milyon dolar tutarındaki iki ayrı sukuk ihracı, Viyana Borsası'nda kote edilerek işlem görmeye başladı. Bu tarihi işlem, Viyana Borsası'nda bir Türk katılım bankası tarafından gerçekleştirilen ilk sukuk ihracı olma özelliğini taşıyor.

Finansal Kültürde Yeni Bir Sayfa Açıldı: Gong Töreni Düzenlendi

Uluslararası sermaye piyasalarındaki konumunu güçlendiren Ziraat Katılım, bu yeni adım ile hem kaynak çeşitliliğini zenginleştiriyor hem de Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynaklar sağlayarak katkıda bulunuyor. Halihazırda toplam 2 milyar dolar tutarında sukuk ihracı uluslararası piyasalarda dolaşımda bulunan banka, bu yeni işlemle de büyüme stratejisine ivme kazandırdı. Viyana Borsası'nda Ziraat Katılım adına organize edilen ve “Wiener Börse Gong Çalma Töreni” adıyla gerçekleştirilen etkinlik, uluslararası yatırımcılar, finans kuruluşlarının üst düzey temsilcileri ve sermaye piyasası profesyonellerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Törende, bu önemli finansal gelişmenin sembolik başlangıcı olarak gong çalındı.

Genel Müdür Özdemir'den Tarihi Açıklamalar: Başarı Öyküsünde Dönüm Noktası

Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, tören sırasında yaptığı değerlendirmelerde, uluslararası sermaye piyasalarında gerçekleştirilen bu tür işlemlerin, Banka'nın sürdürülebilir büyüme stratejisinin kritik bir parçası olduğunu vurguladı. Özdemir, şunları söyledi: “Bu işlemle birlikte, Viyana Borsası’nda bir Türk katılım bankası tarafından gerçekleştirilen ilk sukuk ihracının kote edilmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ziraat Katılım olarak, Türkiye’nin ilk kamu katılım bankasıyız ve son 10 yılda kaydettiğimiz başarılı büyüme öyküsüyle ülkemizde güçlü bir pazar payı elde ettik. Gerçekleştirdiğimiz sukuk ihraçları ve diğer uluslararası finansman işlemleriyle dünya çapında geniş bir yatırımcı tabanına ulaştık. Bu önemli etkinliğin, Bankamızın başarı öyküsünde bir dönüm noktası olacağına inanıyorum.”

Katılım Finansının Küresel Arenadaki Yükselişi

Metin Özdemir, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Ziraat Katılım olarak, reel ekonomiyi destekleyen, sürdürülebilir ve katılım esaslı finansman anlayışımızla hem yurt içinde hem de küresel ölçekte büyümeye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu ihracın, katılım finans prensiplerine dayalı finansal ürünlerin uluslararası sermaye piyasalarındaki yerini daha da sağlamlaştıracağına ve yeni yatırım fırsatları yaratacağına inanıyoruz.” Bu gelişme, Türkiye’nin finans sektöründeki çeşitliliğini ve uluslararası piyasalardaki rekabet gücünü de gözler önüne seriyor. Viyana Borsası’nın bir Türk katılım bankası tarafından ilk kez sukuk ihracına ev sahipliği yapması, faizsiz finansman ürünlerine olan küresel ilginin arttığını da gösteriyor.

Türkiye Ekonomisine Uluslararası Kaynak Akışı

Ziraat Katılım'ın Viyana Borsası'nda gerçekleştirdiği bu başarılı sukuk ihracı, Türkiye ekonomisi için de önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Yurt dışından sağlanan fonlar, bankacılık sektörünün dış kaynak ihtiyacını karşılarken, aynı zamanda ülkeye döviz girişini destekleyerek makroekonomik dengelere olumlu katkı sağlayabilir. Özellikle uzun vadeli kaynak temini, yatırım projelerinin finansmanı ve ekonomik büyümeye ivme kazandırılması açısından büyük önem taşıyor. Ziraat Katılım'ın bu stratejik hamlesi, Türk finans sektörünün uluslararası alanda daha fazla tanınması ve güvenilir bir partner olarak konumlanması açısından da bir fırsat sunuyor.

Ebru Şahin

Ebru Şahin

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 30.07.2026 12:31 0 okunma

Engelli Kızının Rampası Yapılırken Komşusu Kürekle Saldırdı: Başına 12 Dikiş Attılar!

Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde, bedensel engelli kızı için evinin önüne yapılmak istenen rampa, komşusu ile çıkan tartışmaya sahne oldu. Tartışma, kanlı bitti.

Engelli Kızının Rampası Yapılırken Komşusu Kürekle Saldırdı: Başına 12 Dikiş Attılar!

Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde, yaşlı bir kadının engelli kızı için evinin önüne yapılmak istenen rampa, hayatını kararttı. İddialara göre, komşusu tarafından kürekle başına vurulan talihsiz kadın, ağır yaralandı.

Engelsiz Yaşam İçin Atılan Adım, Kanlı Bir Saldırıya Dönüştü

Olay, 10 Haziran tarihinde Ergani ilçesi Dicle Mahallesi'nde meydana geldi. E.B. (65) isimli yaşlı kadın, bedensel engelli kızının evden daha rahat çıkıp inebilmesi için Ergani Belediyesi'nden destek talep ederek evinin önüne bir rampa yapılmasını istedi. Belediye ekipleri de bu talebe olumlu yanıt vererek çalışmalara başladı. Ancak, mahalledeki esnaf komşusu Mehmet Kaçar'ın (45) eşi, yapılan çalışmalara müdahale ederek belediye görevlileriyle tartışmaya girişti.

Durumun gerginleşmesi üzerine evinden çıkan E.B., komşusu Mehmet Kaçar ile karşı karşıya geldi. Kısa sürede büyüyen tartışma, kelimenin tam anlamıyla kanlı bitti. Mehmet Kaçar, iddiaya göre eline geçirdiği kürekle E.B.'nin başına acımasızca vurdu. Saldırının etkisiyle yere yığılan E.B., kendi imkanlarıyla Ergani Devlet Hastanesi'ne ulaştı. Yapılan müdahalede, talihsiz kadının başına 12 dikiş atıldığı öğrenildi.

Saldırı Anı Kamerada: Tehditler ve Dayak

Yaşanan vahim olay, güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, Mehmet Kaçar'ın elindeki kürekle E.B.'nin kafasına vurduğu ve kadının yere düştüğü anlar net bir şekilde görülüyor. Kayıtlarda ayrıca, belediye ekipleri çalışırken Mehmet Kaçar'ın eşinin işçilerle tartıştığı ve onları bölgeden uzaklaştırdığı anlar da yer alıyor.

E.B., yaşadıklarını anlatırken büyük bir dehşet içindeydi. Daha önce de komşusu tarafından ölümle tehdit edildiğini belirten E.B., şu ifadeleri kullandı: "Bu evde engelli kızımla tek başıma yaşıyorum. Belediyeden yardım istedim, ekipler geldi ama komşumun eşi müdahale etti ve rampayı yaptırtmadı. Akşam Mehmet Kaçar geldi, bana ve belediyeye küfürler savurdu. Ben de tepki gösterince eline aldığı kürekle aniden vurdu. Başıma vurduğunda iki yerimden birden darbe aldım ve yere düştüm. Kalkmaya çalıştım ama başaramadım. Tekrar kalktığımda elinde yine kürek vardı. Beni öldürmeye niyeti vardı. Bizi kimsesiz sanıyorlar ama can güvenliğimiz yok. Daha önce de 'Seni öldüreceğim, bu sokağı sana zindan edeceğim, leşini köpeklere yediririm' gibi tehditler savurdu. Ben de emniyete gidip şikayetçi oldum." E.B., komşusunun kendisini kan kusturduğunu ve psikolojik baskı altında kaldığını sözlerine ekledi.

Avukattan Ağır İddia: Kasten Öldürmeye Teşebbüs

Olayın ardından gözaltına alınan Mehmet Kaçar, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Ancak, E.B.'nin avukatı Ferhat Yiğit, olayın basit bir yaralama olmadığını, kasten öldürmeye teşebbüs kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Yiğit, yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Müvekkilim, engelli kızıyla birlikte yaşayan 65 yaşında bir kadın. Şüpheli ise 45 yaşında. Şüphelinin, müvekkilimin kafasını hedef alarak kürekle vurması, olayın ciddiyetini ortaya koyuyor. Toplumda kadına yönelik şiddetin son bulması için hukukçular olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Bu olayın basit bir yaralama suçu değil, kasten öldürmeye teşebbüs olarak görülmesi gerektiğine inanıyoruz. Şüphelinin tutuklu yargılanması için elimizden geleni yapacağız. Bu tür olaylara ilçemizde geçit vermeyeceğiz ve umuyoruz ki bu son kadına şiddet olayı olur." Avukat Yiğit, dosyanın takipçisi olacaklarını ve adaletin yerini bulması için mücadele edeceklerini belirtti.

Bu üzücü olay, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmak için yapılan iyileştirmelerin bile bazen ne kadar büyük tepkilere ve şiddete yol açabileceğinin acı bir göstergesi oldu. Yetkililerin, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirleri alması bekleniyor.

Teknoloji 30.07.2026 12:00 1 okunma

Çin Uzayda Devrim Yaptı! Teknoloji Tarihine Damga Vuran Roket Başarıyla İndi: Fiyatlar Çakılacak mı?

Çin'in uzay programında tarihi bir an! Long March 10B roketinin ilk aşaması, başarılı bir dikey inişle yeniden kullanılabilirlik çağını başlattı. Bu gelişme, uzay görevlerinin maliyetini düşürecek potansiyel taşıyor.

Çin Uzayda Devrim Yaptı! Teknoloji Tarihine Damga Vuran Roket Başarıyla İndi: Fiyatlar Çakılacak mı?

Uzay Yarışı Kızışıyor: Çin Yeniden Kullanılabilir Roket Teknolojisinde Zirveye Oynuyor

Çin, uzay keşifleri ve teknolojik ilerlemede kaydettiği büyük adımlarla küresel dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Ülkenin prestijli uzay programı kapsamında, bugün tarihi bir başarıya imza atıldı. Çin Ulusal Uzay İdaresi (CNSA) tarafından yapılan açıklamada, yeni nesil roket modeli Long March 10B'nin ilk aşamasının, yörüngeye taşıdığı uyduyu başarıyla bıraktıktan sonra Dünya'ya dönüş yaparak deniz üstündeki özel bir platforma dikey iniş gerçekleştirdiği bildirildi. Bu muazzam başarı, Çin'i, uzay endüstrisinde devrim niteliğinde bir dönemeç olan yeniden kullanılabilir roket teknolojisi çağına resmi olarak taşıdı.

Maliyet Avantajı Kapıda: Uzay Görevleri Cep Dostu Olacak mı?

Uzay endüstrisinde pek çok yeniliğe öncülük eden SpaceX gibi firmaların uzun süredir üzerinde çalıştığı yeniden kullanılabilirlik konsepti, uzay görevlerinin maliyetini dramatik bir şekilde düşürme potansiyeli taşıyor. Geleneksel roketlerin tek kullanımlık yapısı, her fırlatma için devasa maliyetler anlamına gelirken, yeniden kullanılabilir roket teknolojisi sayesinde roketlerin ilk aşamaları, gerekli bakım ve onarımların ardından birden fazla görevde kullanılabilme imkanına kavuşuyor. Bu durum, Çin'in de bu teknolojiyi benimsemesiyle birlikte, gelecekteki Ay ve Mars görevleri gibi daha karmaşık ve maliyetli projelerin finansmanını kolaylaştıracak. Uzmanlar, bu gelişmenin küresel uzay taşımacılığı pazarında da önemli fiyat rekabetini tetikleyebileceği öngörüsünde bulunuyor.

Long March 10B: Çin'in Uzay Vizyonunun Yeni Parçası

Gelecek nesil uzay görevleri için tasarlanan Long March 10B roketinin bu ilk başarısı, Çin'in uzaydaki iddialı hedeflerinin altını çiziyor. Bu teknolojiyle birlikte Çin, hem mevcut uzay faaliyetlerinin verimliliğini artırmayı hem de gelecekteki insanlı Ay görevleri ve derin uzay keşifleri gibi daha büyük projeler için sağlam bir zemin oluşturmayı hedefliyor. Roketin inişinin sorunsuz bir şekilde tamamlanmış olması, CNSA'nın mühendislik kabiliyetini ve teknolojik olgunluğunu da gözler önüne seriyor. Bu başarılı test uçuşu, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek daha karmaşık görevler için de önemli bir güven artışı sağlayacaktır. Çin'in bu alandaki adımları, şüphesiz ki dünyanın diğer uzay ajansları ve özel şirketleri için de yeni bir rekabet dinamizmi yaratacaktır.

Bu tarihi anın görüntüleri, uzay meraklıları tarafından büyük ilgiyle karşılanırken, Çin'in uzaydaki yükselişi önümüzdeki yıllarda da yakından takip edilecektir.

Gündem 30.07.2026 10:01 1 okunma

TBMM'de Nefesler Tutuldu: Emniyet ve Basına Yönelik Kritik Değişiklikler Masada! Gerçekler Ortaya Çıkıyor mu?

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, emniyet teşkilatını ve basın özgürlüğünü ilgilendiren önemli düzenlemeler içeren kanun teklifini görüşmek üzere toplanıyor. Sektörlerde yeni bir dönemin kapısını aralayacak teklifin detayları merakla bekleniyor.

TBMM'de Nefesler Tutuldu: Emniyet ve Basına Yönelik Kritik Değişiklikler Masada! Gerçekler Ortaya Çıkıyor mu?

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, önümüzdeki günlerde kritik bir kanun teklifini masaya yatıracak. Emniyet teşkilatının çalışma prensiplerinden, gazetecilik faaliyetlerinin sınırlarına kadar pek çok alanda önemli değişiklikler getirmesi beklenen teklifin detayları, şimdiden kamuoyunda ve ilgili çevrelerde yoğun ilgi uyandırdı.

Emniyetin Yetkileri ve Sınırları Yeniden mi Tanımlanıyor?

Görüşülecek olan 'Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin en dikkat çekici unsurlarından biri, emniyet teşkilatına yönelik düzenlemeler olarak öne çıkıyor. Bu düzenlemelerin, teşkilatın operasyonel kabiliyetlerini güçlendirmesi mi, yoksa mevcut yetki alanlarında birtakım kısıtlamalar getirmesi mi amaçladığı henüz netlik kazanmış değil. Ancak, polis teşkilatının görev ve sorumluluklarının yeniden ele alınacağı bu süreçte, sahadaki uygulamalara ve vatandaşlarla olan etkileşimlere dair yeni çerçevelerin çizilmesi bekleniyor. Yapılacak değişikliklerin, polisin halkla ilişkilerini daha şeffaf ve hesap verebilir hale getirmesi umut ediliyor.

Güvenlik ve Özgürlük Dengesi Masada

Teklifin, toplumsal güvenlik ile bireysel özgürlükler arasındaki hassas dengeyi nasıl kuracağı ise en çok merak edilen konuların başında geliyor. Emniyet güçlerinin artan görev ve sorumlulukları karşısında, bu değişikliklerin teşkilatın daha etkin ve verimli çalışmasına nasıl katkı sağlayacağı analistlerce yakından takip ediliyor. Özellikle terörle mücadele, asayişin sağlanması ve suçla mücadele gibi alanlarda yeni hukuki zeminin nasıl şekilleneceği konusunda farklı görüşler mevcut.

Basının Haber Alma ve Yayma Hakkı Yeniden Şekillenecek mi?

Kanun teklifinin bir diğer önemli gündem maddesi ise basın meslek ilkeleri ve gazetecilik faaliyetlerine yönelik düzenlemeler olarak dikkat çekiyor. Son yıllarda dijitalleşen medya ortamında, geleneksel ve yeni medya organlarının uyması gereken kurallar konusunda birtakım güncellemelerin gündeme gelmesi bekleniyor. Bu değişikliklerin, gazetecilerin haber toplama ve yayma özgürlüğünü kısıtlayıcı mı yoksa daha sorumlu bir gazetecilik anlayışını mı teşvik edici nitelikte mi olacağı, teklifin metnine ve Genel Kurul'daki tartışmalara bağlı olacak. Özellikle 'dezenformasyonla mücadele' adı altında yapılacak düzenlemelerin, ifade özgürlüğü üzerindeki potansiyel etkileri şimdiden tartışma konusu olmuş durumda.

Gazetecilikte Yeni Standartlar Mı Geliyor?

Teklifin, özellikle dijital platformlarda hızla yayılan bilgilerin doğruluğunun teyidi, kaynakların korunması ve gazetecilik etiği gibi konularda yeni standartlar getirebileceği konuşuluyor. Bu durumun, mesleğin itibarını korumak adına olumlu bir adım olabileceği düşünülürken, bazı çevreler ise bu tür düzenlemelerin sansür mekanizmalarına kapı aralayabileceği endişesini taşıyor. TBMM'deki görüşmelerin, bu iki zıt kutbu bir araya getirecek şekilde yoğun bir tartışmaya sahne olması bekleniyor.

Siyasi ve Sosyal Yankıları Nasıl Olacak?

TBMM'de görüşülecek bu kanun teklifinin, sadece emniyet ve basın camiasını değil, aynı zamanda siyasi partileri ve geniş kitleleri de yakından ilgilendirdiği aşikar. Teklifin genel kurulda kabul edilmesi durumunda, Türkiye'nin güvenlik politikaları ve bilgi akışının yönetimi konusunda önemli bir dönüm noktası yaşanabilir. Milletvekillerinin bu kritik düzenlemeler üzerindeki tavırları ve yapılacak oylama, önümüzdeki süreçte ülkenin geleceğine ışık tutacak gelişmeleri belirleyecek.

Spor 30.07.2026 09:30 1 okunma

Fenerbahçe Turu Geçti Ama Teknik Direktör Kartal'dan Şok İtiraf: 'Kendimize Ders Çıkaracağız!'

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Gornik Zabrze'yi eleyerek tur atlayan Fenerbahçe'de Teknik Direktör İsmail Kartal, alınan galibiyete rağmen maç içindeki eksiklere dikkat çekerek, 'Kendimize ders çıkaracağız' açıklamasında bulundu.

Fenerbahçe Turu Geçti Ama Teknik Direktör Kartal'dan Şok İtiraf: 'Kendimize Ders Çıkaracağız!'

UEFA Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turunda Polonya ekibi Gornik Zabrze karşısında ilk maçtan aldığı 1-0'lık avantajı koruyarak deplasmanda 1-1 berabere kalan Fenerbahçe'de teknik direktör İsmail Kartal, tur atlamanın sevincini yaşarken, maçın genel performansına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Kartal, elde edilen sonuca rağmen takımın kendisi için çıkaracağı derslerin altını çizdi.

İlk Yarıda Beklentilerin Uzağında Bir Futbol

Zabrze Arena'da oynanan ve sarı-lacivertlilerin turu garantilediği karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan tecrübeli teknik adam, özellikle ilk yarıda sahada istedikleri futbolu sergileyemediklerini kabul etti. Kartal, "İlk devrede maalesef istediğimiz gibi oyun sergileyemedik." diyerek, oyuncularının sahada aradığını bulamadığını ifade etti. Ancak hemen ardından gelen hamlelerle ikinci yarıya daha etkili başladıklarını ve pozisyonlar ürettiklerini de sözlerine ekledi.

Avrupa Kupalarında Zorlu Randevular

Avrupa kupalarında mücadele etmenin kolay olmadığına dikkat çeken İsmail Kartal, rakip Gornik Zabrze'nin maça iyi hazırlandığını ve müsabakayı son düdüğe kadar bırakmadığını belirtti. Her iki takım için de izleyenlere keyif veren, bol pozisyonlu bir maç olduğunu dile getiren Kartal, "Neleri eksik, neleri iyi yaptık bundan kendimize ders çıkaracağız." diyerek, sonuç ne olursa olsun öğrenme sürecinin devam ettiğini vurguladı. Gelişime açık bir takım olduklarını ve turu geçtikleri için mutlu olduğunu sözlerine ekledi.

Kaçan Fırsatlar ve Rakibin İştahı

Maç içinde önemli gol fırsatlarını değerlendiremediklerini belirten Kartal, "İkinci golü atsak rakibi ümitlendirmeyebilirdik." diyerek, skoru koruma ve rakibin direncini kırma adına kritik anların yaşandığını ifade etti. Rakip Gornik Zabrze'yi, oyunun hiçbir anında mücadeleyi bırakmamalarından dolayı tebrik eden Kartal, takımın eksiklerinin farkında olduklarını ve rakibin sahada gösterdiği iştahı kendilerinin de göstermesi gerektiğini anlattı. Özellikle ilk yarıda sergilenen oyunun yetersizliğine tekrar değinen Kartal, ikinci yarıda yapılan baskılı oyuna rağmen zaman zaman rakibin de tehlikeli ataklar geliştirdiğini ve yapılan oyuncu değişikliklerinin ardından rakibin üzerlerine geldiğini söyledi.

Savunma Hattında Esnek Çözümler ve Duran Topların Önemi

Fenerbahçe'nin savunma hattındaki esnekliğine de değinen Kartal, Jayden Oosterwolde ve Alexander Djiku'nun hem sol bek hem de stoper pozisyonlarında görev alabileceklerini belirtti. Djiku'nun tecrübesi ve ayak tekniği nedeniyle stoperde değerlendirildiğini açıkladı. Bu sezon duran toplara özel önem verdiklerini ve hem savunma hem de hücum anlamında bu konuya yoğunlaştıklarını vurgulayan Kartal, "Duran toplara bu sene çok önem veriyoruz." dedi. Bu çalışmaların takımın gelişimi için şart olduğunu ve işlerinin bir parçası olduğunu belirtti. İlk yarıda hücumda topu yeterince tutamadıklarını, ancak İsmail Yüksek'in oyuna girmesiyle orta sahada daha sert bir yapıya kavuştuklarını ve ikinci yarıda topa daha fazla sahip olabildiklerini anlattı. Talisca'nın yorulduğunu ve top tutmakta zorlandığı anlarda, rakibin üzerlerine geldiğini, bu noktada hızlı oyuncularla savunma arkasına sızma ve ikinci, üçüncü golü bulma adına değişiklikler yaptıklarını ifade etti. Takımın temel oyun felsefesinin pas yaparak ve topa sahip olarak oynamak olduğunu ancak bu maçta istedikleri gibi top tutamadıkları için oyun yönünü değiştirmekte ve rakibi koşturmakta zorlandıklarını sözlerine ekledi.

Semedo ve Talisca'nın Durumu Hakkında

Maçın ardından oyundan alınan oyuncularının sağlık durumlarına ilişkin gelen soruları da yanıtlayan İsmail Kartal, Bruma (Semedo olarak yanlış aktarılmış olabilir) ve Talisca'nın durumu hakkında net bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi. Oyuncuların içeride buz tedavisi gördüğünü ve sağlık ekibinin yapacağı raporlama sonrasında durumlarının netleşeceğini belirtti. Bu sezon Fenerbahçe'nin Avrupa'daki yolculuğunda önemli bir adımı daha geride bırakırken, teknik direktör Kartal'ın maç sonu değerlendirmeleri, hem camiaya hem de taraftarlara önemli mesajlar verdi.

Teknoloji 30.07.2026 08:32 1 okunma

Türkiye'nin Gökyüzü Yeniden Tanımlanıyor: Çelik Kubbe Devreye Girdi! Yapay Zeka ve Milli Sistemlerle Sınır Güvenliği Zirvede

Türkiye'nin hava savunma kabiliyetleri, ASELSAN öncülüğünde geliştirilen Çelik Kubbe projesi ile yapay zeka ve entegre milli sistemlerin gücüyle zirveye taşınıyor. Projenin detayları ve getirdiği yenilikler haberimizde.

Türkiye'nin Gökyüzü Yeniden Tanımlanıyor: Çelik Kubbe Devreye Girdi! Yapay Zeka ve Milli Sistemlerle Sınır Güvenliği Zirvede

Türkiye, savunma sanayiindeki atılımlarına bir yenisini daha ekleyerek hava sahasını en üst düzeyde koruyacak Çelik Kubbe projesini hayata geçirdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın koordinasyonunda, ASELSAN başta olmak üzere yerli savunma sanayii kuruluşlarının büyük katkılarıyla geliştirilen bu devrim niteliğindeki proje, yapay zeka ve HAKİM Hava Komuta Kontrol Sistemi ile entegre edilmiş çok katmanlı bir savunma şemsiyesi sunuyor.

Gökyüzünün Yeni Hakim Sistemi: Çelik Kubbe Nedir?

Türkiye'nin egemenliğini ve hava sahası bütünlüğünü koruma hedefiyle tasarlanan Çelik Kubbe, farklı irtifalarda ve menzillerdeki hava tehditlerine karşı kapsamlı ve entegre bir çözüm olarak öne çıkıyor. Bu sistem, sadece tek bir hava savunma aracından ziyade, mevcut ve geliştirilen tüm yerli hava savunma sistemlerini tek bir komuta kontrol çatısı altında birleştirerek adeta “bir sistemler sistemi” olma özelliği taşıyor. En güncel haliyle, en üst katmanı oluşturan uzun menzilli hava savunma füze sistemi SİPER’in de envantere dahil edilmesiyle Çelik Kubbe'nin mimarisi tamamlanmış durumda. Bu entegrasyon, Türkiye’nin hava savunma gücünü benzeri görülmemiş bir seviyeye taşıyor.

Katmanlı Savunma: KORKUT'tan SİPER'e Kusursuz Uyum

Çelik Kubbe'nin en dikkat çekici yönlerinden biri, çok katmanlı savunma mimarisi. Proje, en alçak irtifadaki tehditlerden en yüksek irtifadakilere kadar geniş bir yelpazede koruma sağlıyor. Bu kapsamda;

  • En alt katmanda, özellikle günümüz savaşlarında kritik öneme sahip olan sürü İHA'lar ve kamikaze dronlara karşı maliyet etkin çözümler sunan KORKUT gibi alçak irtifa hava savunma sistemleri ve GÖKER, GÖKBERK gibi yakın hava savunma silahları görev yapıyor.
  • Orta katmanda ise, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde başarıyla görev yapan HİSAR-A ve HİSAR-O orta menzilli hava savunma füzeleri yer alıyor.
  • En üst ve stratejik katmanda ise, hava sahasını geniş bir alanda tarayarak yüksek irtifadaki tehditleri bertaraf etme kapasitesine sahip olan uzun menzilli SİPER füze sistemi bulunuyor.

Tüm bu sistemler, yapay zeka ve gelişmiş komuta kontrol mekanizmaları sayesinde adeta tek bir yumruk gibi hareket ederek, sızdırılması neredeyse imkansız bir “çelik duvar” örüyor.

Yapay Zeka ve HAKİM: Karar Süreçlerinde Devrim

Çelik Kubbe projesinin teknolojik kalbi, yapay zeka destekli karar verme süreçleri ve HAKİM Hava Komuta Kontrol Sistemi’nden oluşuyor. Sistem, farklı sensörlerden (radar, elektro-optik vb.) gelen verileri yapay zeka algoritmalarıyla saniyeler içinde analiz ediyor. Tehdidin türü, hızı, yönü ve tehdit seviyesi belirlendikten sonra, en doğru ve en maliyet etkin silah sisteminin kullanılmasına yönelik karar, yapay zeka tarafından öneriliyor veya otomatik olarak uygulanıyor. Bu durum, insan kaynaklı hata payını minimuma indirirken, reaksiyon süresini de kısalttığı için operasyonel etkinliği artırıyor.

HAKİM Hava Komuta Kontrol Sistemi ise, Türkiye’nin tamamen milli imkanlarla geliştirdiği ilk hava komuta kontrol sistemi olma özelliğini taşıyor. Farklı kaynaklardan gelen bilgileri tek bir doğrulanmış ve gerçek zamanlı hava resmi haline getirerek harekat merkezlerine aktarıyor. Bu esnek yapı, gelecekte geliştirilecek yeni nesil savunma teknolojilerinin de sisteme kolayca entegre olabilmesini sağlıyor.

Stratejik Anlamı ve Geleceğe Etkisi

ASELSAN ve Savunma Sanayii Başkanlığı arasında imzalanan ve toplam bedeli 1.470.500.012,38 Avro olarak açıklanan bu proje, Türkiye’nin savunma sanayiindeki tam bağımsızlık hedefini de bir kez daha gözler önüne seriyor. Çelik Kubbe, sadece mevcut tehditlere karşı değil, aynı zamanda gelecekte ortaya çıkabilecek yeni nesil hava tehditlerine karşı da Türkiye’yi hazırlıklı kılacak stratejik bir yatırım olarak görülüyor. Bu dev adım, Türkiye’nin bölgesel ve küresel güvenlik dengelerindeki rolünü de pekiştirecek nitelikte.