--° -- --/--°
Teknoloji 27.06.2026 13:42 1 okunma

Türkiye'nin Yapay Zeka Destanı Başlıyor: 2030'a Kadar 5 Milyon Kişi Eğitilecek, Veriler Açılıyor!

Türkiye, 2026-2030 yıllarını kapsayan 'Yapay Zeka Eylem Planı' ile dijital çağda devrim yaratmaya hazırlanıyor. Plan kapsamında milyonlarca kişiye yapay zeka eğitimi verilecek ve kritik kamu verileri erişime açılacak.

Türkiye'nin Yapay Zeka Destanı Başlıyor: 2030'a Kadar 5 Milyon Kişi Eğitilecek, Veriler Açılıyor!

Türkiye, yapay zeka alanında küresel bir oyuncu olma yolunda attığı dev adımla dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan ve 2026-2030 yıllarını kapsayan 'Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı', ülkenin dijital geleceğini şekillendirecek stratejik bir yol haritası sunuyor. 'Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet' mottosuyla yola çıkan bu kapsamlı plan, hem bireysel yetkinlikleri artırmayı hem de ulusal inovasyon ekosistemini güçlendirmeyi hedefliyor.

Yapay Zeka Okuryazarlığında Milyonlara Ulaşma Hedefi

Planın en çarpıcı unsurlarından biri, ulusal düzeyde yaygınlaştırılacak yapay zeka eğitimi. Bu kapsamda, 81 ilde kurulacak özel atölyelerle 'Ulusal Yapay Zekâ Okuryazarlığı Programı' hayata geçirilecek. Bu programla önümüzdeki iki yıl içinde tam 5 milyon vatandaşa yapay zeka okuryazarlığı kazandırılması hedefleniyor. Bu, Türkiye'nin dijital dönüşümünü tabana yayma ve her kesimden insanın geleceğin teknolojilerine entegrasyonunu sağlama konusundaki kararlılığını gösteriyor. Eğitimin sadece temel düzeyde kalmayacağı, aynı zamanda geleceğin teknoloji liderlerini yetiştirecek 10 bin ileri düzey uzman ve pratik uygulamalara odaklanacak 100 bin uygulama profesyonelinin de yetiştirileceği belirtiliyor.

'Açık Veri' Devrimiyle Bilim ve Girişimcilik Desteklenecek

Yapay zeka ekosisteminin beslenmesinde kritik rol oynayan veri konusuna da büyük önem veriliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vurguladığı 'açık veri' politikası, kamuda yer alan devasa veri setlerinin analize ve üretime açılmasını öngörüyor. Sağlık, tarım, savunma ve e-ticaret gibi stratejik sektörlerdeki en az 2 bin kamu veri seti, 'Ulusal Veri Kütüphanesi' aracılığıyla araştırmacıların, akademisyenlerin ve girişimcilerin erişimine sunulacak. Bu adım, veri odaklı inovasyonun önünü açarak Türkiye'yi bölgesinde bir veri ambarı haline getirmeyi amaçlıyor.

İstanbul Yeni Teknoloji Vitrini Olacak

Geleceğin dijital altyapısını inşa etme vizyonu da planın merkezinde yer alıyor. 2030 yılına kadar veri merkezi kurulu gücünün en az 1 gigavata çıkarılması hedefleniyor. Bu kapasite artışı, yapay zeka uygulamalarının ve büyük veri işleme süreçlerinin sorunsuz yürütülmesi için hayati önem taşıyor. Kamu yatırımlarından yapay zeka projelerine en az %2'lik bir payın ayrılacak olması, bu alana verilen stratejik önceliği ortaya koyuyor. Ancak en dikkat çekici hedef, özel sektörün yapay zeka alanındaki yatırımlarını tetiklemek. Plan, bu alana 10 milyar dolarlık devasa özel sektör kaynağını harekete geçirmeyi amaçlıyor. Bu büyük teknoloji devriminin merkez üssü ve uluslararası vitrini ise megakent İstanbul olarak belirlendi. İstanbul, sadece bir finans merkezi değil, aynı zamanda yapay zeka ve ileri teknolojilerin geliştirilip sergileneceği küresel bir platform olma potansiyeli taşıyor.

Türkiye'nin bu iddialı yapay zeka eylem planı, ülkenin sadece dijital okuryazarlık seviyesini yükseltmekle kalmayıp, aynı zamanda bilimsel araştırmaları, teknolojik gelişmeleri ve ekonomik büyümeyi de destekleyerek küresel yapay zeka yarışında önemli bir konuma gelmesini sağlayacak.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Ekonomi 27.06.2026 15:02 0 okunma

ABD'nin Yapay Zeka Devine Yaptığı Yasak Şok Yarattı: Trump Yönetimi ve Anthropic Arasında Kritik Görüşmeler Başladı!

Yapay zeka alanında çığır açan şirket Anthropic'in gelişmiş modellerine getirilen ihracat kısıtlamaları, ABD Başkanı Trump yönetimi ile şirket arasında üst düzey görüşmeleri tetikledi. Kısıtlamaların kaldırılması için kritik temaslar sürüyor.

ABD'nin Yapay Zeka Devine Yaptığı Yasak Şok Yarattı: Trump Yönetimi ve Anthropic Arasında Kritik Görüşmeler Başladı!

ABD Yapay Zeka Sektöründe Gerilim Tırmanıyor: Anthropic'in Modellerine Yasak Karşılık Veriyor

ABD merkezli öncü yapay zeka şirketi Anthropic, son teknoloji ürünlerine uygulanan ihracat kısıtlamalarının kaldırılması amacıyla Başkan Donald Trump yönetimiyle yoğun bir müzakere sürecine girdi. Amerika Birleşik Devletleri'nin yapay zeka alanındaki liderliğini pekiştirmeyi hedefleyen bu hamleler, uluslararası teknoloji piyasasında önemli yankı uyandırıyor. The Wall Street Journal'ın (WSJ) bildirdiğine göre, 13 Haziran'da alınan ve Anthropic'in 'Fable 5' ile 'Mythos 5' adlı yapay zeka modellerinin yabancı hükümetler, şirketler ve bireyler tarafından kullanımını engelleyen karar, şirketi harekete geçirdi.

Bu ani kısıtlama kararı üzerine harekete geçen Anthropic yetkilileri, yasağın kaldırılması amacıyla geçtiğimiz hafta sonu Washington'da ABD yönetimiyle temaslarda bulundu. Görüşmelere, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick, Ulusal Siber Direktörü Sean Cairncross, Anthropic'in kurucu ortaklarından Tom Brown ve şirketin kamu politikaları sorumlusu Sarah Heck gibi kilit isimler katıldı. Şirketin üst düzey güvenlik ve teknik uzmanlarının da krizi çözmek adına Washington'da temaslarını sürdürdüğü ve siber güvenlik yetkilileriyle görüşmeler yaptığı belirtiliyor. Bu durum, yapay zeka teknolojilerine erişimin ne kadar kritik bir konu haline geldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Uzmanlardan Hükümete Açık Mektup: İhracat Kısıtlamalarına Eleştiri Yağmuru

Diğer yandan, yapay zeka dünyasından önemli isimler de bu gelişmelere kayıtsız kalmadı. Aralarında siber güvenlik şirket yöneticileri, saygın araştırmacılar ve önde gelen teknoloji uzmanlarının bulunduğu geniş bir ortak imza kampanyası başlatıldı. Bu uzmanlar, Trump yönetimine gönderdikleri açık mektupta, Anthropic'in 'Fable 5' ve 'Mythos 5' modellerine yönelik ihracat kısıtlamalarının kaldırılmasını talep etti. Mektupta, bu modellerin piyasadaki diğer yapay zeka sistemlerinden temel bir farklılık sunmadığı ve benzer yeteneklere sahip alternatiflerin bulunduğu vurgulandı.

Uzmanlar, bu tür kısıtlamaların ABD'nin yapay zeka alanındaki küresel liderliğini zayıflatabileceğini ve ülkenin siber savunma kapasitesini olumsuz etkileyebileceğini savundu. Ayrıca, gelecekteki yapay zeka risk değerlendirmelerinin çok daha şeffaf, bilimsel ve açık süreçlerle yürütülmesi gerektiği çağrısında bulunuldu. Bu mektup, yapay zeka politikalarının oluşturulmasında daha geniş bir katılım ve bilimsel temelin önemini vurguluyor.

Geçmişten Gelen Anlaşmazlıklar: Pentagon ve Anthropic Arasındaki Gerilim

Anthropic ile ABD hükümeti arasındaki gerilim, aslında yeni bir gelişme değil. Şirketin, popüler 'Claude' modelini 'tüm yasal askeri amaçlar' için kullanıma açmayı reddetmesi ve askeri kullanıma dair taşıdığı güvenlik endişeleri, Pentagon ile daha önce de ciddi anlaşmazlıklara yol açmıştı. Hatırlanacağı üzere, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 24 Şubat'ta Anthropic'e bir ültimatom vererek, Pentagon'un yapay zekayı istediği gibi kullanmasına izin verilmemesi durumunda hükümetle olan sözleşmelerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaklarını belirtmişti.

Bu gelişmelerin ardından ABD Başkanı Donald Trump da 27 Şubat'ta Pentagon ile Anthropic arasındaki tartışmaların ortasında kalarak, tüm federal kurumlara Anthropic teknolojisinin kullanımını derhal durdurma talimatı vermişti. Pentagon ise 6 Mart'ta, şirket teknolojisinin ABD vatandaşlarının gözetlenmesinde ve tam otonom silahlarda kullanılmasını kabul edemeyeceğini belirten firmayı 'tedarik güvenliği açısından riskli' olarak nitelemişti. Anthropic'in 9 Mart'ta ABD hükümetine karşı açtığı iki dava ise, Pentagon yetkililerinin yapay zeka güvenliği konusundaki tutumları nedeniyle şirkete yasa dışı şekilde misilleme yaptığını iddia etmesiyle dikkat çekmişti.

Son olarak, 13 Haziran'da yapılan açıklamada ihracat kontrol talimatı gereği, şirket çalışanları dahil olmak üzere yurt içi ve yurt dışındaki tüm yabancı uyruklu kişilerin söz konusu yapay zeka modellerine erişiminin durdurulması talep edilmiş ve bu doğrultuda 'Fable 5' ve 'Mythos 5' modellerine tüm müşteriler için erişim derhal askıya alınmıştı. Bu son hamleler, yapay zeka teknolojilerinin hem ulusal güvenlik hem de ticari çıkarlar açısından ne kadar hassas bir denge unsuru olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Gündem 27.06.2026 14:30 0 okunma

Anadolu'nun Kadim Dokuları Yapay Zeka İle Yeniden Hayat Buldu: Dijital Dünyada Göz Kamaştıran Dönüşüm!

Sanatçı Raziyye Kuzu Atalay'ın öncülük ettiği 'Latent İlmekler' projesi, Anadolu'nun eşsiz halı ve kilim motiflerini yapay zeka ile birleştirerek dijital bir sanat şöleni sunuyor. Kültürel miras, teknolojiyle buluştu.

Anadolu'nun Kadim Dokuları Yapay Zeka İle Yeniden Hayat Buldu: Dijital Dünyada Göz Kamaştıran Dönüşüm!

Anadolu topraklarının binlerce yıllık el emeği göz nuru dokuma geleneği, günümüzün en yenilikçi teknolojisiyle buluştu. Sanatçı Raziyye Kuzu Atalay'ın imzasını taşıyan ve 'Latent İlmekler' (Latent Weavings) adıyla sergilenen dijital sanat çalışması, adeta bir köprü kuruyor; geçmişin kültürel zenginliğini geleceğin dijital sanat anlayışıyla harmanlıyor.

Geçmişin İzleri, Geleceğin Algoritmalarıyla Buluşuyor

Bu dikkat çekici proje, Anadolu'nun birbirinden renkli ve anlam yüklü halı ile kilim motiflerini mercek altına alıyor. Yüzyıllardır nesilden nesile aktarılan bu sanatsal miras, yapay zeka algoritmaları sayesinde bambaşka bir boyuta taşınıyor. Atalay, geleneksel desenlerin estetik derinliğini ve taşıdığı sembolizmi yapay zeka sistemlerine öğreterek, ortaya benzersiz dijital sanat eserleri çıkarıyor. Bu eserler, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kadim kültürümüzün günümüz teknolojisiyle nasıl yeniden yorumlanabileceğinin de canlı bir kanıtı oluyor. Proje, dijital sanat ve kültürel mirasın kesişim noktasında, izleyiciye hem tanıdık hem de tamamen yabancı bir estetik deneyim vaat ediyor.

'Latent İlmekler': Sanat ve Teknolojinin Büyülü Dansı

Sanatçı Raziyye Kuzu Atalay, 'Latent İlmekler' projesiyle dijital sanat alanında çığır açmayı hedefliyor. Yapay zeka, bu projede sadece bir araç olarak değil, aynı zamanda bir ilham kaynağı olarak da konumlanıyor. Geleneksel dokuma tekniklerinin incelikleri, renk seçimleri ve kompozisyon düzenleri, yapay zeka modelleri tarafından analiz edilerek, yeni ve özgün görsel formlara dönüştürülüyor. Bu süreçte, Anadolu motiflerinin taşıdığı anlamlar ve hikayeler de dijital evrene taşınıyor. Projenin adı olan 'Latent İlmekler', gizli kalmış, potansiyel barındıran dokuma desenlerinin yapay zeka aracılığıyla gün yüzüne çıkarılmasını ve sanatsal bir ifadeye dönüşmesini simgeliyor. Atalay, bu çalışmasıyla kültürel belleğimizi dijitalleştirerek koruma altına almayı ve aynı zamanda sanatın sınırlarını zorlamayı amaçlıyor.

Dijital Dönüşümün Sanatsal Yansımaları

Günümüz dünyasında teknoloji, hayatımızın her alanında olduğu gibi sanat dünyasında da derin etkiler yaratıyor. Yapay zeka destekli sanat üretimi, bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri. 'Latent İlmekler' projesi, bu gelişmeleri Anadolu'nun zengin kültürel mirasıyla birleştirerek özgün bir örnek teşkil ediyor. Sanatçı Atalay'ın bu yenilikçi yaklaşımı, geleneksel sanat dallarının dijitalleşme potansiyelini gözler önüne seriyor. Bu çalışma, gelecekte sanatın nasıl şekilleneceği, teknolojinin sanatsal ifade üzerindeki etkisinin ne kadar derinleşeceği gibi soruları da beraberinde getiriyor. Dijital platformlarda sergilenecek olan bu eserler, coğrafi sınırlamaları aşarak daha geniş kitlelere ulaşma potansiyeli taşıyor. Bu, Anadolu sanatının küresel ölçekte tanıtılması için de önemli bir fırsat sunuyor.

Kültürel Mirasın Geleceği Dijitalleşiyor

Raziyye Kuzu Atalay'ın 'Latent İlmekler' projesi, sadece bir dijital sanat eseri olmanın ötesinde, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yapay zeka teknolojisinin sunduğu imkanlarla, kaybolmaya yüz tutmuş veya dijital ortama aktarılması zor olan geleneksel desenler kalıcı dijital kayıtlar haline getiriliyor. Bu durum, sanat tarihi araştırmacıları, tasarımcılar ve kültürel miras savunucuları için de değerli bir kaynak niteliği taşıyor. Proje, teknolojinin sanata entegrasyonunun ne kadar güçlü ve dönüştürücü olabileceğini vurgularken, Anadolu'nun dokuma geleneğini dijital çağın estetik anlayışıyla yeniden tanımlıyor.

Gündem 27.06.2026 14:14 654 okunma

Kapaklı’da Ucuz Taksi Çağır

İstanbul’un yoğun temposunda ya da Trakya’nın gelişen bölgelerinde güvenilir ulaşım arayanlar için Eylül Korsan Taksi konforu ve zamanında hizmet anlayışını bir araya getirir. Kaliteli, temiz ve bakımlı araçlardan oluşan filosu sayesinde yolculuklarınızı daha rahat hale getirir.

Kapaklı’da Ucuz Taksi Çağır

İstanbul’un yoğun temposunda ya da Trakya’nın gelişen bölgelerinde güvenilir ulaşım arayanlar için Eylül Korsan Taksi konforu ve zamanında hizmet anlayışını bir araya getirir. Kaliteli, temiz ve bakımlı araçlardan oluşan filosu sayesinde yolculuklarınızı daha rahat hale getirir. Günün her saatinde ulaşılabilir olması özellikle acil transferlerde ve planlı seyahatlerde büyük avantaj sağlar. Çerkezköy korsan taksi hizmetiyle bölgeden İstanbul’a, havalimanlarına, şehir merkezlerine veya farklı illere gitmek isteyen yolcular için hızlı ve pratik çözümler sunulur. Sürücülerin saygılı, dikkatli ve yol güvenliği konusunda özenli davranması yolculuk boyunca kendinizi güvende hissetmenize yardımcı olur. Ayrıca her talep misafirlerin beklentilerine göre değerlendirilir ve yolculuk öncesinde en verimli güzergah planlanır. Böylece hem zamandan tasarruf edilir hem de daha keyifli bir ulaşım süreci yaşanır. Her detay yolcu memnuniyeti için düşünülür.

Eylül Taksi sadece şehir içi kısa mesafelerde değil şehir dışı ve şehirler arası yolculuklarda da tercih edilebilecek özel ulaşım seçenekleri sunar. İstanbul Anadolu Yakası ve Avrupa Yakası’nın her noktasına ulaşım sağlanırken Trakya hattında da geniş bir hizmet ağı oluşturulur. Çorlu korsan taksi arayan yolcular için konforlu araçlarla adrese gelme, güvenli rota planlama ve zaman kaybettirmeyen transfer imkanı öne çıkar. Uzun yolculuklarda önceden rezervasyon yapılması hem daha uygun fiyat avantajı hem de daha planlı bir seyahat deneyimi sağlar. Hafta içi veya hafta sonu fark etmeksizin 7/24 hizmet anlayışıyla ihtiyaç duyduğunuz anda Eylül Taksi’ye ulaşabilirsiniz. İş toplantıları, aile ziyaretleri, tatil başlangıçları ve havalimanı transferleri için aynı kalite standardı korunur. Bu yaklaşım yolculuk stresini belirgin azaltır.

Yolculuklarda araç kalitesi kadar sürücü tecrübesi de önemlidir. Eylül Korsan Taksi çalışma arkadaşlarını özenle seçerek misafirlerine güler yüzlü, profesyonel ve saygılı bir hizmet sunmayı hedefler. Arızalı, bakımsız veya temiz olmayan araçlarla hizmet verilmemesi markanın güvenilirliğini artıran önemli detaylardan biridir. Tekirdağ korsan taksi hizmeti sayesinde Tekirdağ merkezden İstanbul’a, Kocaeli’ye, Bursa’ya, Yalova’ya veya farklı noktalara rahat ulaşım sağlanabilir. Klimalı, düzenli bakımdan geçen ve konforlu araçlar uzun mesafeli seyahatlerde yorulmadan yol almanıza destek olur. Böylece özel taksi, VIP taksi ve özel şoförlü araç kategorilerinde beklentilerinize uygun bir ulaşım deneyimi yaşayabilirsiniz. Temizlik, konfor ve dakiklik ilkeleriyle hareket eden ekip her yolculuğu sorunsuz tamamlamaya odaklanır. Her misafir yol boyunca rahat hisseder.

Eylül Taksi’nin geniş hizmet sınırları İstanbul’un kalabalığından Trakya’nın önemli merkezlerine ve Marmara Körfez hattına kadar uzanır. Yolcuların bulunduğu adrese kısa sürede ulaşmak doğru güzergahı belirlemek ve güvenli bir yolculuk sunmak firmanın temel öncelikleri arasındadır. Kapaklı korsan taksi ihtiyacınızda Eylül Taksi gece yarısı ya da günün en yoğun saatinde hızlı destek sunarak ulaşım planınızı kolaylaştırır. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çerkezköy, Çorlu ve Kapaklı çevresindeki seyahatlerde uygun fiyatlı, temiz ve konforlu bir alternatif arıyorsanız eylultaksi.com.tr ile iletişime geçerek güvenli ulaşımın keyfini çıkarabilirsiniz. Şehir içi ya da şehir dışı fark etmeyen bu hizmet özel araç rahatlığını profesyonel ulaşım anlayışıyla birleştirir. Bu anlayış markaya duyulan güveni güçlendirir.

Gündem 27.06.2026 14:04 1 okunma

Aziz Yıldırım'dan Fenerbahçe Kongresi'ne Çarpıcı Mesaj: Gerçekler mi, Hayaller mi? Kongre Karar Verecek!

Fenerbahçe Kulübü başkan adaylarından Aziz Yıldırım, kongre üyelerinin gerçekleri hayallerden ayırma bilincine sahip olduğunu vurgulayarak, kritik kongre öncesinde önemli bir mesaj verdi.

Aziz Yıldırım'dan Fenerbahçe Kongresi'ne Çarpıcı Mesaj: Gerçekler mi, Hayaller mi? Kongre Karar Verecek!

Fenerbahçe Spor Kulübü'nde yaklaşan kongre öncesi heyecan dorukta. Başkan adaylarından Aziz Yıldırım, kongre üyelerinin taşıdığı sorumluluğun bilinciyle bir açıklama yaparak, kritik bir dönemeçte olduklarının altını çizdi.

Kongre Üyelerinin Bilincine Güven

Yıldırım, yaptığı açıklamada, "Fenerbahçe kongresi gerçeklerle hayalleri ayıracak kadar bilinçlidir." ifadelerini kullandı. Bu sözler, kongre üyelerinin kulübün mevcut durumunu doğru bir şekilde analiz etme ve geleceğe yönelik en doğru kararı verme yeteneğine sahip olduğuna olan inancını yansıtıyor. Fenerbahçe gibi büyük bir camianın, tarihi boyunca birçok zorluğun üstesinden geldiğini ve bu süreçlerde her zaman kongre iradesinin belirleyici olduğunu belirten Yıldırım, bu kongrenin de kulübün geleceği açısından taşıdığı önemin farkında olduklarını belirtti.

Gerçekler ve Hayaller Tartışması

Başkan adayının bu çıkışı, kongrede iki farklı vizyonun çarpışacağına işaret ediyor. Bir yanda kulübün mevcut durumunu, mali yapısını ve sportif başarılarını merkeze alan gerçekçi yaklaşımlar, diğer yanda ise daha büyük hedefler, iddialı transferler ve Avrupa'da zirveye oynama hayallerini barındıran vizyonlar ön plana çıkabilir. Yıldırım'ın mesajı, kongre üyelerinin bu iki kutup arasında sağlıklı bir değerlendirme yapması gerektiği yönünde bir çağrı olarak algılanıyor. Kulübün uzun vadeli çıkarlarını gözeten, ayakları yere basan ancak aynı zamanda büyük başarıları hedefleyen bir stratejinin benimsenmesi gerektiği vurgulanıyor.

Fenerbahçe'nin Geleceği İçin Kritik Eşik

Fenerbahçe, son yıllarda hem sportif hem de mali konularda önemli sınavlar verdi. Bu kongre, kulübün önümüzdeki dönemdeki yönünü belirleyecek en önemli dönüm noktalarından biri olarak görülüyor. Taraftarlar, üyeler ve spor kamuoyu, yeni dönemin nasıl şekilleneceği konusunda büyük bir merak içerisinde. Yıldırım'ın açıklamaları, bu merakı daha da artırırken, kongre üyelerini stratejik düşünmeye ve kişisel beklentiler yerine kulübün bütünsel menfaatlerini önceliklendirmeye davet ediyor. Bu zorlu süreçte alınacak kararların, Fenerbahçe'nin gelecekteki başarılarını doğrudan etkileyeceği aşikar.

Aziz Yıldırım'ın Vizyonu ve Beklentiler

Aziz Yıldırım'ın uzun yıllardır Fenerbahçe başkanlığı yapmış bir isim olarak bu açıklaması, kendi deneyimlerinden yola çıkarak kongre üyelerine bir rehber niteliği taşıyor. Yıldırım'ın liderliğinde geçmişte elde edilen başarılar ve yaşanan zorluklar, kongre üyelerinin hafızasında taze. Şimdi ise hem kendi tecrübesi hem de mevcut durumun gerektirdiği vizyonla yeniden başkanlık koltuğuna talip olan Yıldırım, üyelerin sağduyusuna ve ferasetine güveniyor. Bu kritik seçimde, Fenerbahçe'nin bir adım daha ileriye gitmesi için hangi yolun izlenmesi gerektiği, kongre üyelerinin oylarıyla netlik kazanacak.

Ekonomi 27.06.2026 13:02 1 okunma

Borsada Gizli El Devrede: Milyarlarca Liralık 'Fiili Dolaşım' Oyunu Ortaya Çıktı! İşte Etkilenen Dev Şirketler...

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) aldığı yeni kararla borsada işlem gören şirketlerin fiili dolaşım oranları yeniden hesaplandı. Bu değişiklik, 138 şirkette ve toplam 141.6 milyar liralık piyasa değerini etkileyerek borsada yeni dengeler oluşturdu.

Borsada Gizli El Devrede: Milyarlarca Liralık 'Fiili Dolaşım' Oyunu Ortaya Çıktı! İşte Etkilenen Dev Şirketler...

Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin yatırımcılar tarafından ne kadarının halka açık olduğunu gösteren 'fiili dolaşım' oranlarında köklü bir değişiklik yaşandı. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) aldığı son düzenleme sonrası, şirketlerin elinde bulunan ve piyasada serbestçe alınıp satılabilen hisse senetlerinin oranı yeniden mercek altına alındı. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından 11 ve 12 Haziran tarihlerinde açıklanan yeni verilere göre, tam 138 şirketin fiili dolaşım oranında azalış kaydedildi. Bu durum, piyasadaki yaklaşık 4.6 milyar adet hisse senedinin fiili dolaşımdan çekilmesi anlamına geliyor. Cuma günkü kapanış fiyatlarıyla bu hisselerin toplam piyasa değeri ise dudak uçuklatan bir rakama ulaştı: 141.6 milyar lira.

SPK'dan Kritik Müdahale: Fiili Dolaşım Hesaplaması Nasıl Değişti?

SPK'nın 5 Haziran'da hayata geçirdiği düzenleme, özellikle BIST 30 ve BIST 100 gibi önemli endekslerin hesaplanmasında kritik rol oynayan fiili dolaşım oranlarının belirlenme yöntemini değiştirdi. Yeni kurala göre, şirketlerin sermaye veya yönetim kontrolünü elinde bulunduran ortaklarının sahip olduğu fon katılma payları artık fiili dolaşımdaki pay hesaplamasına dahil edilmiyor. Bu paylar, 15 Haziran'dan itibaren ihraççıların fiili dolaşım oranı hesaplamasının dışında tutuluyor. SPK'nın bu hamlesinin arkasında, endekslerin daha gerçekçi bir piyasa görünümünü yansıtmasını sağlama amacı yatıyor. Daha önce, fonlar aracılığıyla dolaylı yoldan kontrol edilen ancak fiili olarak alım satıma konu olmayan hisselerin dolaşımdaki pay olarak görünmesi, endekslerin güvenilirliğini sorgulatıyordu.

'Lila Kağıt' Zirvede, 'Kiler Holding' Şok Yaşadı: Kimler En Çok Etkilendi?

Bu yeni hesaplama yöntemi, bazı şirketlerde şaşırtıcı düşüşlere neden oldu. Fiili dolaşım oranındaki en sert düşüş, Lila Kağıt'ta yaşandı. Şirketin fiili dolaşım oranı tam 27 puan azalarak %44.01'den %16.95'e geriledi. Lila Kağıt'ı, 18 puanlık düşüşle Gezinomi Seyahat, 16 puanlık düşüşle Ziraat GYO ve 15 puanlık düşüşle Margün Enerji takip etti. Ancak en dikkat çekici değişimlerden biri, daha önce MSCI Türkiye endeksine girme kriterini sağlamasına rağmen fiili dolaşım oranının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle endeksten çıkarılan Kiler Holding'de görüldü. Şirketin fiili dolaşım oranı 12 puan birden düşerek %21'den %9.4'e indi. Kiler Holding, bu düşüşle birlikte cari fiyatlarla TL bazında fiili dolaşımı en çok gerileyen hisse senedi unvanını da aldı.

MSCI Uyarısı ve Piyasa Tepkisi: Neler Olacak?

SPK'nın bu düzenlemesinin, uluslararası yatırım endekslerini oluşturan MSCI'nın daha önceki uyarılarıyla paralellik gösterdiği görülüyor. MSCI, Mayıs ayında yayımladığı bir açıklamada, Kiler Holding'in serbest dolaşımına ilişkin yaptığı detaylı analizler sonucunda, bazı hissedarların (fonlar dahil) serbest dolaşımdan 'serbest olmayan' dolaşıma yeniden sınıflandırıldığını belirtmişti. Bu durum, Kiler Holding'in MSCI Global Small Cap Endeksi'nden çıkarılmasına yol açmıştı. MSCI'nın bu hareketi, Türk borsasındaki 'yapay' dolaşım oranlarına dikkat çektiği şeklinde yorumlanmıştı. SPK'nın düzenlemesi, bu tür durumların önüne geçerek Borsa İstanbul'un uluslararası standartlara daha uyumlu hale gelmesini amaçlıyor. Bu değişikliklerin, endeks performanslarını ve yabancı yatırımcı ilgisini nasıl etkileyeceği önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek. Özellikle endeks geçişleri ve fon stratejileri üzerinde önemli etkiler bekleniyor.