Türkiye Kilit Bir Eşikle Karşı Karşıya: Sanayisizleşme Tehlikesi Kapıda Mı?
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye'nin gelişmişlik seviyesine ulaşmadan hizmet sektörüne yönelerek 'erken sanayisizleşme' riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu durumun nitelikli insan kaynağı kaybına yol açabileceği uyarısı yapıldı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO), Temmuz ayı olağan Meclis toplantısında ekonominin geleceğine dair kritik bir başlığı masaya yatırdı: 'Türkiye'yi Bekleyen Tehlike: Erken Sanayisizleşme'. Toplantının açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ülkenin sanayileşme sürecini tamamlamadan hizmet odaklı bir yapıya evrilmesinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. Bahçıvan, 'Toplumlar ancak üreterek ayakta kalabilir' diyerek, mevcut ekonomik gidişata dair endişelerini dile getirdi.
Sanayinin Ağırlığı Azalıyor, Riskler Büyüyor
Erdal Bahçıvan, Türkiye ekonomisinin giderek daha fazla hizmet sektörü ağırlıklı bir profile büründüğünü ve bunun tehlikeli bir eğilim olduğunu vurguladı. İmalat sanayisinin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içindeki payının yüzde 20'nin altına gerilediğini belirten Bahçıvan, bu durumun gelişmiş ülkelerin izlediği yoldan farklılaştığını söyledi. Gelişmiş ülkelerin genellikle sanayileşme sürecini başarıyla tamamladıktan sonra hizmet sektörüne yöneldiğini hatırlatan Bahçıvan, Türkiye'nin ise bu adımı atmadan 'erken sanayisizleşme' sendromuna yakalanma riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Mevcut üretim yapısının temel sorunlarının düşük teknoloji, yetersiz öz sermaye ve yüksek ithal girdi bağımlılığı olduğunu dile getiren Bahçıvan, bu zincirin kırılması gerektiğini savundu.
Nitelikli İnsan Kaynağı Kaybolursa...
Bahçıvan, erken sanayisizleşmenin sadece rakamsal verilerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda üretim kültürü ve nitelikli insan kaynağı üzerinde de yıkıcı etkileri olabileceği konusunda uyardı. Özellikle genç nesillerin sanayi kollarında çalışma konusundaki ilgisinin azaldığını gözlemlediklerini belirten Bahçıvan, üretim odaklı bir kültürü benimsemiş değerli insan kaynağının kaybının telafisinin güç olacağını vurguladı. 'İnsan kaynağı kaybedilirse, kısa sürede yeniden oluşturulamaz' diyen Bahçıvan, bu durumun uzun vadede Türkiye'nin rekabet gücünü ciddi şekilde zedeleyebileceği endişesini taşıyor.
Dönüşüm Sürecinde Destekleyici Politikalar Şart
Küresel ölçekte yapay zeka ve dijitalleşme yatırımlarının hız kazandığı bir dönemde, Türk sanayisinin de köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini kaydeden Bahçıvan, bu sürecin mevcut ekonomik politikalarla daha da zorlaştığını söyledi. Dezenflasyon sürecinin sanayiciler üzerindeki yükünü artırdığını belirten Bahçıvan, bu noktada atılması gereken adımların altını çizdi. Bahçıvan, mevcut ekonomik programın, üretim kapasitesini koruyacak ve teknolojik dönüşümü destekleyecek şekilde güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin erken sanayisizleşme riskinden kurtularak yüksek katma değerli üretime geçiş yapması gerektiğini vurgulayan Bahçıvan, İSO bünyesinde kurulan Stratejik Dönüşüm Merkezi (SDM)'nin bu süreçte firmalara rehberlik edeceğini müjdeledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB'in de desteklediği 'Değer Odaklı Dijitalleşme ve Büyüme Programı' ile firmaların bu zorlu dönüşüm sürecinde desteklenmesi hedefleniyor.