Türk İhracatında Umut Işığı: İmalat Sektörü Pazarlarında 2.5 Yıllık Talep Güçlenmesi Sinyali!
İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) raporuna göre, Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki iklim endeksi haziranda 50.4'e yükselerek üst üste iki ay artış gösterdi. Bu durum, 2.5 yılın ardından gelen genel talep güçlenmesi eğilimini pekiştiriyor.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan ve Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını mercek altına alan İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, Haziran ayında dikkat çekici bir yükselişle 50,4 puana ulaştı. Bu rakam, endeksin eşik değer olan 50'nin üzerinde üst üste iki ay boyunca kalması anlamına geliyor ve genel olarak ihracat ikliminde bir iyileşme eğiliminin sürdüğünü gösteriyor. Ancak, bu iyileşmenin henüz çok sınırlı bir düzeyde olduğu da raporda vurgulanıyor.
Küresel Talepte 2.5 Yıllık Güçlenme Eğilimi
Haziran ayına ait veriler, Türk imalat sanayisi için küresel talep koşullarında önemli bir gelişmeye işaret ediyor. Endeksin 50'nin üzerinde seyretmesi, genel talep koşullarının güçlendiği anlamına gelirken, bu eğilimin yaklaşık 2,5 yıla yayıldığı belirtiliyor. Bu uzun soluklu talep artışı eğilimi, Türk üreticileri için gelecek adına önemli bir umut kaynağı olarak değerlendiriliyor. Ancak, bu genel iyileşmenin yanı sıra, bazı kritik ihracat pazarlarındaki zayıf talep sinyalleri de dikkatlerden kaçmıyor.
Gözler Önemli Pazarlarda: Almanya ve İngiltere'de Üretim Azaldı
Rapora göre, Türkiye'nin en büyük 5 ihracat pazarından üçünde üretimde azalma gözlemlendi. Özellikle Almanya ve Birleşik Krallık, üretimdeki düşüşün yaşandığı ana pazarlar olarak öne çıkıyor. Almanya ve Fransa'da üretimdeki gerilemenin hızının kesilmesi olumlu bir gelişme olarak görülse de, Birleşik Krallık'taki ekonomik aktivite, Nisan 2025'ten bu yana en yüksek gerileme hızını kaydetti. Bu durum, Türk ihracatçılarının bu önemli pazarlardaki rekabet gücü ve pazar payı üzerinde potansiyel etkiler yaratabilir.
Buna karşın, ABD ve İtalya gibi diğer önemli ihracat pazarlarında büyüme kaydedilmesi sevindirici bir gelişme olarak raporlandı. Ancak bu iki ülkede de büyüme oranlarının ılımlı seviyelerde kaldığı belirtiliyor. Daha umut verici tablo ise İspanya ve Hollanda'dan geldi. İspanya'da ekonomik aktivite, 2026'nın başından bu yana en hızlı artışı gösterirken, Hollanda'da da üretim artışının güçlü seyrettiği gözlemlendi.
Orta ve Doğu Avrupa ile Orta Doğu'da Farklı Manzaralar
Orta ve Doğu Avrupa pazarlarında ise tablo daha karmaşık bir görünüme sahip. Bazı ekonomilerde talep durgunluğu yaşanırken, Rusya, Romanya ve Polonya'da üretimde daralma rapor edildi. Bu durum, bölgesel ekonomik dalgalanmaların Türk ihracatını nasıl etkileyebileceğine dair önemli ipuçları veriyor. Öte yandan, Çekya ve Kazakistan'da kaydedilen büyüme, bölgedeki olumlu gelişmeler arasında yer aldı.
Orta Doğu'da ise Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dikkat çekiyor. BAE'de petrol dışı sektördeki artış devam etse de, bu artışın son 5 yılın en zayıf düzeyinde gerçekleşmesi, bölgedeki ekonomik potansiyelin tam olarak kullanılamadığını gösteriyor. Suudi Arabistan, Katar ve Lübnan'da üretim artışı görülürken, Mısır ve Kuveyt'te daralma yaşandı. Ankete katılan tüm ekonomiler arasında en belirgin ekonomik daralmanın Mısır'da yaşandığı kaydedildi.
Uzmanlardan Değerlendirme: Jeopolitik Belirsizlikler ve Beklentiler
S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, haziran ayı sonuçlarını değerlendirirken, jeopolitik belirsizliklerin küresel talep koşullarını zayıf tutmaya devam ettiğini belirtti. Harker, bu durumun Türk imalat sanayi ihracatçılarının yeni sipariş alma imkanlarını sınırladığını ve bazı önemli pazarlarda üretimin azalmasına neden olduğunu vurguladı. İmalatçıların, yılın ikinci yarısında daha istikrarlı bir uluslararası ortam ve bunun getireceği daha fazla ihracat fırsatı umut ettiğini sözlerine ekledi.