Trump'tan İran Lideri Hamaney'e Tarihi Teklif: 'Tanışmaktan Onur Duyarım, Anlaşma Yapabilir miyiz Görmek İsterim!'
ABD Başkanı Donald Trump, İran lideri Hamaney ile doğrudan görüşmeye açık olduğunu belirterek, 'Anlaşmaya varabilir miyiz görmek isterim' dedi. Trump, İran ile nükleer anlaşma sağlanması halinde Hürmüz Boğazı'nın derhal trafiğe açılacağını da sözlerine ekledi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile nükleer program konusunda yaşanabilecek olası bir anlaşma zemini için İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile doğrudan görüşme yapabileceği yönündeki çarpıcı açıklamasıyla gündeme bomba gibi düştü. Beyaz Saray'da düzenlediği bir etkinlik sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, 'Onunla tanışmaktan onur duyarım; bir anlaşmaya varabilir miyiz bunu görmek isterim' diyerek, Ortadoğu'daki gerilimi azaltmaya yönelik önemli bir adım sinyali verdi.
Trump'tan İran'a Çift Yönlü Mesaj: Anlaşma Veya Savaş!
Trump, ABD'nin İran ile bir anlaşma yapmaya oldukça yakın olduğunu iddia etti. Bu anlaşmanın temelinde, İran'ın nükleer silahlardan vazgeçmesi ve stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın derhal gemi trafiğine açılması şartının yer aldığını belirtti. Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların büyük kısmının temizlendiğini ve bir anlaşma sağlanır sağlanmaz boğazın tam kapasiteyle kullanılabilir hale geleceğini vurguladı. Bu açıklama, uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı.
Trump, İran dini lideri Hamaney ile görüşme olasılığına ilişkin soruyu yanıtlarken, görüşme isteği olmadığını ancak gerçekleşmesi durumunda bunu bir onur olarak kabul edeceğini dile getirdi. 'Eğer anlaşırsak, onunla görüşmem mümkün olabilir' ifadesi, mevcut diplomatik süreçlerin ne kadar hassas bir noktada olduğunu gözler önüne serdi. Olası bir görüşmenin Beyaz Saray'da gerçekleşip gerçekleşmeyeceği sorusuna ise Trump, henüz bu konuların gündeme gelmediğini belirterek, diplomatik temasların gizliliğine işaret etti.
'Ya Anlaşma Ya Da Savaş' Doktrini: İran Vurgusu
ABD Başkanı, İran'ın askeri ve siyasi gücünün büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini savunarak, 'Bir şekilde kazanacağız, ya kağıt üzerinde (anlaşma yoluyla) kazanacağız ya da askeri olarak kazanacağız' şeklinde iddialı bir açıklama yaptı. Bu sözler, Trump yönetiminin İran'a yönelik sert politikalarının devam edeceğinin bir işareti olarak yorumlandı. Trump, İran'ı Venezuela ile karşılaştırırken, İran'ın durumunun çok daha karmaşık ve askeri açıdan farklı zorluklar barındırdığını ifade etti. 'Burası (İran) Venezuela gibi değil; oraya girip biraz kalıp çıkarsın, burası ise farklı' diyerek, olası bir askeri müdahalenin çok daha kapsamlı hazırlıklar gerektireceğine dikkat çekti.
Amerikan askerlerinin İran tarafından hedef alınması durumunda nasıl bir tavır sergileyeceği sorusuna ise Trump, 'Eğer (İran) askerlerimizi öldürseydi, sanırım hiç tereddüt etmeden saldırılara yeniden başlardım' yanıtını vererek, kırmızı çizgilerini net bir şekilde ortaya koydu.
Lübnan'da Barış Umutları ve Nükleer Tartışmalar
Öte yandan Trump, Lübnan'daki gelişmeler hakkında da konuştu. Hem Hizbullah hem de İsrail ile görüştüğünü belirten Trump, bölgede barış anlaşmasına yönelik olumlu bir sürecin işlediğini söyledi. 'Hizbullah bizi aradı ve artık durmaya ne dersiniz dediler. Bence orada bazı olumlu gelişmeler yaşanacak' diyerek, Lübnan'da barışın tesis edilmesinin önemini vurguladı. Bu konudaki müzakerelerde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile de net bir şekilde konuştuğunu ifade etti.
Trump, İran'dan zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılmasına yönelik ABD askerlerinin görevlendirilmesi fikrinin tartışıldığını ancak riskli bulunarak vazgeçildiğini de ekledi. Bu tür operasyonların yüksek risk taşıdığına karar verildiğini belirten Trump, yine de İran'ın nükleer faaliyetler konusunda kendileriyle işbirliği yapacağına dair umutlu olduğunu sözlerine ekledi.