--° -- --/--°
Ekonomi 26.06.2026 16:00 1 okunma

Ticari Lastik Fiyatlarına Zam Kapıda! Lojistik Dengeleri Değiştirecek Kritik Uyarı Geldi

Otomotiv sektörünün nabzını tutan OtoSpor programında konuşan Prometeon CEO'su Gökçe Şenocak, jeopolitik gelişmelerin ticari lastik fiyatlarını kaçınılmaz olarak artıracağını duyurdu. Sektörde büyük dönüşüm yolda.

Ticari Lastik Fiyatlarına Zam Kapıda! Lojistik Dengeleri Değiştirecek Kritik Uyarı Geldi

Otomotiv dünyasının nabzını tutan ve sektörün nabzını tutan OtoSpor programı, yeni bölümüyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programın bu haftaki bölümünde, ticari araç lastikleri sektörünün geleceğine dair kritik değerlendirmeler yapıldı.

Küresel Dinamikler Fiyatları Nasıl Etkiliyor?

Prometeon Geniş Avrupa Bölge CEO'su Gökçe Şenocak, taşımacılık maliyetleri ve lojistik verimliliğinde hayati rol oynayan ticari araç lastikleri sektöründeki güncel gelişmeleri masaya yatırdı. Şenocak, özellikle jeopolitik gelişmelerin üretim maliyetleri üzerindeki artan baskısına dikkat çekti. Bu durumun, uzun vadede lastik fiyatlarına zam olarak yansımasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Şenocak, sektör temsilcilerini ve ilgili paydaşları bu konuda uyardı.

Üretim süreçlerindeki enerji maliyetleri, ham madde tedarik zincirindeki aksaklıklar ve döviz kurlarındaki dalgalanmaların, lastik üreticileri üzerinde ciddi bir maliyet baskısı oluşturduğunu belirten Şenocak, bu maliyet artışlarının bir kısmının tüketicilere yansıtılmasının gereklilik haline gelebileceğini ifade etti. Bu durumun, özellikle lojistik sektörünün maliyetlerini doğrudan etkileyeceği ve genel ekonomik dengeler üzerinde de dolaylı etkilere yol açabileceği öngörülüyor.

Çin Rekabeti ve Avrupa Stratejileri: Sektörde Dönüşüm Zamanı

Şenocak, Avrupa merkezli lastik üreticilerinin, giderek artan Çin menşeli rekabet karşısında yeni ve yenilikçi stratejiler geliştirmek zorunda kaldığının altını çizdi. Küresel pazarda Çinli firmaların rekabetçi fiyatlandırması ve üretim kapasiteleri, Avrupa'lı üreticiler için önemli bir meydan okuma oluşturuyor. Bu rekabet ortamında, Avrupa'lı firmaların Ar-Ge yatırımlarını artırması, daha verimli üretim modelleri benimsemesi ve sürdürülebilirlik odaklı ürünler geliştirmesi gerektiği belirtildi.

Bu küresel rekabet ve artan maliyet baskısı altında, sektörü önümüzdeki dönemde önemli bir dönüşüm sürecinin beklediğini ifade eden Şenocak, teknolojik gelişmelerin, dijitalleşmenin ve yeşil üretim yaklaşımlarının bu dönüşümde kilit rol oynayacağını sözlerine ekledi. Sektörün, bu değişimlere hızla adapte olması gerektiği ve bu sürecin, hem üreticiler hem de tüketiciler açısından yeni fırsatlar ve zorluklar barındırdığı değerlendiriliyor.

Arona Sahneye Çıktı: Yeni Makyajlı Kasa Testte!

Programın merakla beklenen test köşesinde ise, deneyimli gazeteciler Yiğitcan Yıldız ve HT Spor Dijital Yayınlar Müdürü İnanç Ergülen, Seat'ın kompakt SUV modeli Arona'nın makyajlı versiyonunu mercek altına aldı. Yenilenen tasarımı, geliştirilen iç mekanı ve donanım özellikleriyle dikkat çeken Arona'nın sürüş dinamikleri ve performansı test edildi. Otomobil tutkunlarının yakından takip ettiği bu test bölümünde, Arona'nın pazardaki rakiplerine karşı sunduğu avantajlar ve dezavantajlar detaylı bir şekilde analiz edildi.

OtoSpor programı, her Salı saat 10:00'da otomotiv ve motor sporları dünyasındaki en son haberleri, analizleri ve test sürüşlerini izleyicileriyle buluşturmaya devam edecek. Sektördeki gelişmelerden anında haberdar olmak isteyenler için kaçırılmaması gereken bir platform olma özelliğini sürdürüyor.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 26.06.2026 17:07 0 okunma

Batı Şeria Kabusu: Gece Yarısı Baskınıyla Filistinlilerin Korkulu Rüyası Oldular!

İşgal altındaki Batı Şeria'da gece yarısı yaşanan dehşet: İsrailli yerleşimciler, Tubas kentinde Filistinlilere ve evlerine yönelik acımasız saldırılar düzenledi. Bölgede tansiyon tırmanırken, uluslararası toplumdan tepki bekleniyor.

Batı Şeria Kabusu: Gece Yarısı Baskınıyla Filistinlilerin Korkulu Rüyası Oldular!

İşgal altındaki Batı Şeria'da tansiyonun giderek yükseldiği bir dönemde, gece saatlerinde yaşanan olaylar bölgedeki gerilimi daha da artırdı. Tubas kentine bağlı yerleşim birimlerinde yaşayan İsrailli yerleşimcilerin, gece yarısı Filistinlilere ve mülklerine yönelik gerçekleştirdiği saldırılar büyük yankı uyandırdı.

Gece Yarısı Dehşeti: Tubas'ta Kan Dökmeye Geldiler

Edinilen bilgilere göre, gece saatlerinde Tubas şehrine sızan kimliği belirsiz İsrailli grup, Filistinlilere ait evlere ve araçlara hedef aldı. Saldırganların, Filistinlilerin yaşam alanlarına molotof kokteylleri ve taşlarla saldırdığı iddia edildi. Olaylar sırasında bölgede büyük bir panik yaşanırken, Filistinli sivillerin can ve mal güvenliği tehlikeye girdi. Saldırının boyutu ve nedenleri henüz tam olarak aydınlatılamamış olsa da, bu tür olayların bölgedeki çatışma ortamını daha da körüklemesinden endişe ediliyor.

Amaç Ne? Toprak Gasbı mı, Bölgeyi Yaşanmaz Kılmak mı?

İsrailli yerleşimcilerin bu tür saldırıları, uzun süredir devam eden işgal politikalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür eylemlerin temel amacının, Filistin topraklarını gasbetmek, bölgedeki Filistinlileri yıldırmak ve toprakları Yahudi yerleşimciler için daha yaşanabilir hale getirmek olduğunu belirtiyor. Uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen Yahudi yerleşimleri, Filistinlilerin ulusal kimliklerini ve yaşam alanlarını tehdit etmeye devam ediyor. Son saldırıların da bu sistematik politikanın bir yansıması olduğu düşünülüyor.

Uluslararası Tepki Gecikmemeli

Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası insan hakları örgütlerinin bu tür şiddet eylemlerine karşı daha net ve caydırıcı bir tavır alması gerektiği vurgulanıyor. İsrail hükümetinin, kendi vatandaşlarının Filistinlilere yönelik gerçekleştirdiği saldırılara karşı etkin önlemler alması ve sorumluları adalete teslim etmesi bekleniyor. Aksi takdirde, bu tür olaylar bölgede daha büyük insani krizlere ve daha derin çatışmalara yol açabilir.

Filistinlilerden Sert Tepki: "Bu Zulme Sessiz Kalmayacağız!"

Olayların ardından Filistinli yetkililer ve halktan sert tepkiler geldi. Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) tarafından yapılan açıklamada, saldırıların insanlık dışı olduğu ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu belirtildi. Filistin halkının bu zulme karşı direniş hakkını kullanacağı vurgulanırken, uluslararası topluma da acil müdahale çağrısında bulunuldu. Bölgedeki sivil toplum kuruluşları da saldırıları kınayarak, kurbanların yanında olduklarını ve adalet arayışında destek olacaklarını bildirdiler.

Bu saldırılar, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşimci şiddetini ve Filistinlilerin maruz kaldığı zorlukları bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgede kalıcı bir barışın tesis edilmesi için, bu tür şiddet eylemlerinin önlenmesi ve uluslararası hukukun tam anlamıyla uygulanması şart.

Gündem 26.06.2026 16:42 0 okunma

Enflasyon Tepetaklak Olacak mı? Bakan Şimşek'ten Göz Kamaştıran 'Fiyat İstikrarı' Planı Açıklandı!

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Mayıs ayı enflasyon rakamlarının ardından kritik açıklamalarda bulundu. 'Kalıcı fiyat istikrarı' vurgusu yapan Şimşek, ekonomi politikalarının devam edeceğinin sinyalini verdi.

Enflasyon Tepetaklak Olacak mı? Bakan Şimşek'ten Göz Kamaştıran 'Fiyat İstikrarı' Planı Açıklandı!

Türkiye ekonomisinin nabzını tutan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, merakla beklenen Mayıs ayı enflasyon verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmeyle dikkatleri üzerine çekti. Enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı veren Bakan Şimşek, "Kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı sürdüreceğiz" diyerek, ekonomi yönetiminin yol haritasını net bir şekilde ortaya koydu. Bu açıklama, hem piyasalar hem de vatandaşlar tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.

Ekonomik İstikrar İçin Kilit Hamleler

Bakan Şimşek'in vurguladığı 'kalıcı fiyat istikrarı', Türkiye ekonomisinin uzun süredir üzerinde çalıştığı temel hedeflerden biri. Enflasyonun kontrol altına alınması ve makroekonomik dengelerin yeniden kurulması, hem yatırımcı güvenini artıracak hem de vatandaşların alım gücünü koruyacak stratejik bir önem taşıyor. Bu doğrultuda atılan adımların kararlılıkla devam edeceğinin altını çizen Şimşek, ekonomik programın salimen ilerlediğini işaret etti. Programın temel direkleri arasında sıkı para politikası, mali disiplin ve yapısal reformlar öne çıkıyor.

Uygulanan Politikaların Detayları ve Beklentiler

Mayıs ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından gelen bu güçlü mesaj, uygulanan sıkı para ve maliye politikalarının meyvelerini vermeye başlayacağına dair beklentileri de beraberinde getiriyor. Merkez Bankası'nın faiz kararları ve Hazine'nin borçlanma stratejilerindeki düzenlemeler, enflasyonu dizginlemeye yönelik atılmış somut adımlar olarak öne çıkıyor. Bakan Şimşek'in açıklaması, bu politikaların sürdürülebilirliğine ve ekonomide dengelenme sürecinin hızlanacağına dair güçlü bir inanç göstergesi olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, bu kararlılığın devam etmesi halinde enflasyonun önümüzdeki dönemde daha belirgin bir şekilde aşağı yönlü ivme kazanabileceğini öngörüyor.

Piyasalarda ve Halkta Yankıları

Hazine ve Maliye Bakanı'nın enflasyonla mücadeledeki kararlılık vurgusu, sadece ekonomi çevrelerinde değil, aynı zamanda günlük hayatını doğrudan etkileyen bu durumdan muzdarip olan vatandaşlar nezdinde de büyük bir beklenti yaratıyor. Alım gücünün korunması, sabit gelirli vatandaşların refah seviyesinin artırılması ve genel ekonomik güvenin tesis edilmesi, hükümetin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Kalıcı fiyat istikrarının sağlanması, orta ve uzun vadede yatırımların artması, istihdamın güçlenmesi ve Türkiye'nin küresel ekonomideki rekabet gücünün yükselmesi anlamına geliyor. Bu nedenle, Bakan Şimşek'in politikaları sürdürme taahhüdü, umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Geleceğe Yönelik Projeksiyonlar ve Zorluklar

Ancak, ekonomik dengelenme süreci ve enflasyonla mücadele yolculuğu, beraberinde birtakım zorlukları da barındırıyor. Küresel ekonomik dalgalanmalar, jeopolitik riskler ve iç dinamiklerdeki değişimler, her zaman hesaba katılması gereken faktörler arasında yer alıyor. Bakan Şimşek ve ekibinin, bu potansiyel riskleri de göz önünde bulundurarak esnek ve proaktif bir politika izlemesi bekleniyor. Yapısal reformların hızlandırılması, vergi tabanının genişletilmesi ve üretim odaklı bir büyüme modeline geçiş gibi adımların, uzun vadeli başarı için kritik öneme sahip olduğu belirtiliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu süreçte şeffaf iletişimini sürdürerek kamuoyuyla düzenli bilgi paylaşımında bulunmaya devam edecek.

Teknoloji 26.06.2026 15:31 1 okunma

ABD'den Şok Talimat: Yapay Zeka Devlerinin Gözde Modelleri Bir Anda Yayından Kaldırıldı! İşte Neden

ABD hükümetinin ulusal güvenlik gerekçesiyle aldığı beklenmedik karar sonrası, yapay zeka şirketi Anthropic'in popüler modelleri Claude Fable 5 ve Mythos 5'in erişime kapatılması dikkat çekiyor. Şirket, 'yanlış anlaşılma' olduğuna inanıyor ve en kısa sürede erişimi yeniden sağlamayı hedefliyor.

ABD'den Şok Talimat: Yapay Zeka Devlerinin Gözde Modelleri Bir Anda Yayından Kaldırıldı! İşte Neden

Yapay zeka dünyasında bomba etkisi yaratan bir gelişmeyle karşı karşıyayız. Alanının önde gelen şirketlerinden Anthropic, daha önce büyük beğeni toplayan ve geniş kitlelerce kullanılan Claude Fable 5 ve Claude Mythos 5 modellerini aniden yayından kaldırdı. Bu ani kararın ardında ise ABD hükümetinin aldığı ve yapay zeka ekosisteminde şaşkınlığa neden olan bir talimat yatıyor.

Ulusal Güvenlik Bahanesiyle Yapay Zeka Erişimine Kısıtlama

Anthropic'ten yapılan resmi açıklamada, gelişmenin ABD hükümetinin bir talimatı sonucunda gerçekleştiği açıkça belirtildi. Şirket, “ABD hükümetinin talimatı sonucunda Fable 5 ve Mythos 5’e erişimi askıya alıyoruz. Diğer tüm Claude modellerini kullanmaya devam edebilirsiniz.” ifadeleriyle durumu duyurdu. Bu açıklama, yapay zeka modellerinin geliştirilme süreçleri ve kullanım alanlarının ne denli hassas konular olabildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Şirketin paylaştığı detaylara göre, ABD hükümeti ulusal güvenlik yetkilerine dayanarak, hem ABD içinde hem de dışında bulunan ve aralarında Anthropic'in yabancı uyruklu çalışanlarının da bulunduğu tüm yabancı ülke vatandaşlarının Fable 5 ve Mythos 5 modellerine erişimini sınırlayan bir ihracat kontrolü yönergesi yayımladı. Bu yönergenin, yapay zeka teknolojilerinin küresel ölçekte yayılımını kontrol altında tutmayı amaçladığı düşünülüyor.

Anthropic'ten Açıklama: "Yanlış Anlaşılma Olabilir"

Bu beklenmedik gelişme karşısında Anthropic, kullanıcılarından ve kamuoyundan özür diledi. Şirket, “Bu karara uymak için Fable 5 ve Mythos 5 modellerini kapatmak zorunda kaldık. Bu kesinti için özür dileriz. Bunun bir yanlış anlaşılma olduğuna inanıyor ve erişimi mümkün olan en kısa sürede yeniden sağlamak için çalışıyoruz.” şeklinde konuştu. Bu ifadeler, şirketin durumu düzeltme ve modellerin yeniden aktif hale getirilmesi yönündeki niyetini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Yapay Zeka Etiği ve Güvenlik Tartışmaları Yeniden Alevlendi

Anthropic'in bu iki popüler modelinin erişime kapatılması, yapay zeka etiği ve küresel güvenlik konularındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Gelişmiş yapay zeka sistemlerinin, özellikle de büyük dil modellerinin (LLM) kötü niyetli kişiler veya devletler tarafından kullanılabileceği endişeleri uzun süredir dile getiriliyordu. ABD hükümetinin bu hamlesi, bu endişelerin ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını ve uluslararası düzeyde önlemler alınması gerekliliğini vurguluyor.

Özellikle Fable 5 ve Mythos 5 gibi modellerin, karmaşık veri setlerini analiz etme, yaratıcı içerik üretme ve hatta belirli düzeyde karar alma yetenekleri sayesinde, stratejik öneme sahip olabileceği düşünülüyor. Bu tür teknolojilerin ihracatının kontrol altına alınması, uluslararası ilişkilerde ve teknolojik rekabette yeni dengelerin oluşmasına yol açabilir.

Gelecekte Neler Bekleniyor?

Anthropic'in durumu düzeltme çabalarının sonuç verip vermeyeceği merak konusu. Eğer bu bir 'yanlış anlaşılma' ise, modellerin kısa süre içinde tekrar erişilebilir hale gelmesi bekleniyor. Ancak, ABD hükümetinin ulusal güvenlik endişeleri kalıcı hale gelirse, bu durum yapay zeka geliştiricileri ve kullanıcıleri için yeni düzenlemelerin kapısını aralayabilir. Bu süreç, yapay zeka teknolojilerinin gelişimini ve küresel çapta kullanımını derinden etkileme potansiyeli taşıyor. Teknolojik gelişmelerin bu denli hızlı olduğu bir çağda, güvenlik ve erişilebilirlik arasındaki hassas dengeyi korumak, hem şirketler hem de hükümetler için en büyük meydan okumalardan biri olmaya devam edecek.

Bu gelişmenin ardından, yapay zeka topluluğu ve teknoloji dünyası, Anthropic'in sonraki adımlarını ve ABD hükümetinin bu konudaki tutumunu yakından izleyecektir. Yapay zeka modellerinin kullanımı üzerindeki uluslararası düzenlemelerin geleceği bu olayla birlikte daha fazla tartışılacak gibi görünüyor.

Gündem 26.06.2026 15:03 1 okunma

Küresel Ekonominin Kilit Noktası İfşa Oldu: Bakan Bolat'tan Çarpıcı Açıklama!

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, OECD'de yaptığı konuşmada, kurallara dayalı küresel ticaret sisteminin önemini vurgulayarak, bunun ekonomik büyümenin olmazsa olmazı olduğunu belirtti. Sistem, DTÖ etrafında güçlendirilmeli.

Küresel Ekonominin Kilit Noktası İfşa Oldu: Bakan Bolat'tan Çarpıcı Açıklama!

Ekonomik işbirliği ve kalkınma alanında kritik öneme sahip Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD) Bakanlar Konseyi Toplantısı'nda Türkiye'yi temsil eden Ticaret Bakanı Ömer Bolat, küresel ticaretin geleceğine dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Bakan Bolat, mevcut ekonomik konjonktürde, belirlenmiş kurallara dayalı, çok taraflı ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) merkezli bir ticaret sisteminin güçlendirilmesinin, dünya ekonomisinde sürdürülebilir büyümenin tek ve yegane anahtarı olduğunu ifade etti.

Küresel Ticarette Yeni Dönem: Kuralların Hakimiyeti Şart Mı?

Paris'te düzenlenen ve dünya ekonomisinin önde gelen temsilcilerinin bir araya geldiği OECD toplantısında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, global ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği bu hassas dönemde, ticaretteki belirsizliklerin ve korumacı eğilimlerin önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Bolat'a göre, kurallar bazlı bir ticaret sistemi, sadece serbest piyasa ekonomisinin işlemesi için değil, aynı zamanda ülkeler arasındaki eşitlik ve öngörülebilirlik ilkesinin de korunması için hayati önem taşıyor. Bu sistemin, DTÖ gibi uluslararası kuruluşlar nezdinde daha da etkin hale getirilmesi, özellikle gelişmekte olan ülkeler için adaletli bir ticaret ortamı yaratılmasına katkı sağlayacaktır.

Bakan Bolat'ın Vurguladığı Anahtar Noktalar

Bakan Bolat, yaptığı konuşmada şu kritik noktalara dikkat çekti:

  • Çok Taraflılığın Önemi: Tek taraflı kararlar yerine, uluslararası mutabakatla alınan kararların küresel ticarete istikrar kazandıracağını belirtti.
  • DTÖ'nün Rolü: Dünya Ticaret Örgütü'nün, ticaret anlaşmazlıklarının çözümünde ve yeni ticaret kurallarının belirlenmesinde merkezi bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
  • Ekonomik Büyüme Dinamikleri: Kurallara uygun, öngörülebilir ve şeffaf bir ticaret ortamının, yatırımları teşvik edeceğini ve küresel ekonomik büyümeyi hızlandıracağını savundu.
  • Korumacılığa Karşı Mücadele: Artan korumacı eğilimlerin küresel ticareti sekteye uğrattığını ve bu duruma karşı ortak bir duruş sergilenmesi gerektiğini dile getirdi.

Geleceğin Ticaret Vizyonu ve Türkiye'nin Konumu

OECD Bakanlar Konseyi Toplantısı, küresel ekonomik zorluklara karşı ortak çözümler üretme ve geleceğe yönelik politikalar belirleme açısından büyük bir platform sunuyor. Bakan Bolat'ın bu toplantıdaki açıklamaları, Türkiye'nin küresel ticaret sistemindeki aktif ve yapıcı rolünü pekiştiriyor. Kurallar bazlı sistemin güçlendirilmesi çağrısı, sadece ekonomik bir talep olmanın ötesinde, uluslararası hukukun ve işbirliğinin önemini vurgulayan bir duruş olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede, DTÖ'nün reforme edilmesi ve günümüz ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verecek şekilde yapılandırılması da gündemin önemli maddelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bakan Bolat, Türkiye olarak bu sürecin bir parçası olmaktan ve küresel ticaretin daha adil, daha öngörülebilir bir zeminde ilerlemesi için çaba göstermekten memnuniyet duyduklarını belirtti.

Toplantı sonunda yapılan değerlendirmelerde, katılımcı ülkelerin büyük çoğunluğunun Bakan Bolat'ın dile getirdiği kurallar bazlı ticaret sistemi vizyonuna olumlu yaklaştığı gözlemlendi. Önümüzdeki dönemde, bu vizyonun somut politikalara nasıl yansıyacağı ve küresel ekonomiye ne gibi etkilerde bulunacağı merakla bekleniyor.

Spor 26.06.2026 14:02 1 okunma

24 Yıllık Hasret Sona Erdi: Milliler Dünya Kupası'na Golle ve Galibiyetle Veda Etti!

A Milli Futbol Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası'ndaki son maçında ABD'yi 3-2 mağlup ederek 24 yıllık gol hasretine son verdi ve kupaya 3 puanla veda etti. Arda Güler, Orkun Kökçü ve Kaan Ayhan'ın golleri galibiyeti getirdi.

24 Yıllık Hasret Sona Erdi: Milliler Dünya Kupası'na Golle ve Galibiyetle Veda Etti!

2026 FIFA Dünya Kupası'nda gruptan çıkma şansı bulunmayan A Milli Futbol Takımımız, D Grubu'ndaki son maçında ev sahibi ülkelerden ABD ile karşılaştı. Los Angeles Stadı'nda oynanan ve büyük çekişmeye sahne olan mücadelede Milliler, rakibini 90+8. dakikada gelen golle 3-2 mağlup ederek kupaya 3 puanla veda etti. Bu galibiyet aynı zamanda milli takımımızın 24 yıllık Dünya Kupası gol hasretini de sonlandırdı.