--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 14.06.2026 04:01 1 okunma

Şişecam'dan Dev Hamle: Manisa'daki Dev GES Tamamlandı, Enerji Kapasitesi Katlandı!

Cam devinin enerji dönüşüm stratejisinde önemli bir adım daha atıldı. Şişecam ve İş Enerji işbirliğiyle Manisa'da hayata geçirilen 20 MW'lık Güneş Enerji Santrali (GES) projesi tamamlanırken, şirketin toplam kurulu gücü dikkat çekici seviyelere ulaştı.

Şişecam'dan Dev Hamle: Manisa'daki Dev GES Tamamlandı, Enerji Kapasitesi Katlandı!

Türkiye'nin küresel ölçekteki cam üreticilerinden Şişecam, sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü alanındaki yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Şirket, daha önce 7 farklı tesisinde devreye aldığı ve toplam 25 MW kurulu güce ulaşan öz tüketim amaçlı Güneş Enerji Santrali (GES) projelerine, İş Enerji ile gerçekleştirdiği işbirliğiyle Manisa'da 20 MW kapasiteli yeni bir santral ekledi.

Enerji Bağımsızlığına Yönelik Kritik Yatırım: Kapasite İkiye Katlandı

Bu yeni yatırımın tamamlanmasıyla birlikte Şişecam'ın toplam GES kurulu gücü yaklaşık iki katına çıkarak 45 MW gibi önemli bir rakama ulaştı. Bu hamle, şirketin enerji maliyetlerini düşürme, karbon ayak izini azaltma ve enerji bağımsızlığını güçlendirme hedeflerinde kritik bir rol oynuyor. Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, GES yatırımlarının şirketin enerji dönüşüm stratejisinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayarak, projenin önemine dikkat çekti.

Sürdürülebilirlik Odaklı Dönüşümde Güçlü Adımlar

Can Yücel, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "GES projelerimiz, enerji dönüşüm stratejimizin temel unsurları arasında yer alıyor. İş Enerji ile birlikte hayata geçirdiğimiz Manisa GES projesi de sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm yolculuğumuzda attığımız güçlü adımlardan biri. Küresel jeopolitiğin ortaya çıkardığı güncel gelişmeler de bu santrallerin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Şişecam olarak üretimde elektrifikasyon oranını artırmayı, karbon emisyonlarımızı azaltmayı ve bu amaçla yenilenebilir enerji kullanımını artırmayı stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Yeşil dönüşümde hız kesmeyerek, yenilenebilir enerjiye yatırım yapmaya devam edeceğiz. Bu alandaki yatırımlarımızın kapsamı ve çeşitliliği artarak devam edecek." ifadelerini kullandı. Bu sözler, şirketin geleceğe yönelik yenilenebilir enerjiye verdiği önemi açıkça ortaya koyuyor.

Ulusal ve Uluslararası Politikalar Dönüşümü Hızlandırıyor

Yücel, ulusal ve uluslararası enerji politikalarının da bu dönüşümü desteklediğini belirterek, Türkiye'de hayata geçirilmesi planlanan Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi ve Avrupa Birliği'nin karbon düzenlemelerinin, şirketlerin enerji dönüşümünü hızlandıran temel araçlar arasında yer aldığını söyledi. Müşterilerin sürdürülebilir ürünler ve düşük karbonlu üretim süreçlerine yönelik beklentilerinin hızla artmasının, bu alandaki yatırımları yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ticari ve stratejik bir gereklilik haline getirdiğini ekledi. Sürdürülebilirliğin, değer zincirinin tamamında rekabetçiliği belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini vurgulayan Yücel, Şişecam olarak değişen müşteri beklentilerine yanıt vermek ve regülasyonlara proaktif şekilde uyum sağlamak adına enerji dönüşümünde aktif rol almaya devam edeceklerini belirtti.

İş Enerji'den Sanayinin Yeşil Dönüşümüne Destek

İş Enerji Genel Müdürü Kayahan Karadaş ise Türkiye'nin sanayi dönüşümünde yenilenebilir enerji yatırımlarının kritik bir rol üstlendiğine inandıklarını dile getirdi. Manisa'da hayata geçirdikleri öz tüketim güneş enerjisi santrali projesinin, temiz enerji üretimi yanı sıra sanayinin rekabet gücünü ve enerji bağımsızlığını destekleyen önemli bir adım olduğunu söyledi. Karadaş, "İş Enerji olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda uzun vadeli ekonomik değer yaratmanın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. İş Bankası Grubu'nun sürdürülebilir kalkınma vizyonuyla uyumlu şekilde, Türkiye'nin enerji dönüşümünü hızlandıracak, karbon ayak izini azaltacak ve reel sektörün yeşil dönüşümünü destekleyecek projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Şişecam ile gerçekleştirdiğimiz bu işbirliği, yenilenebilir enerjinin sanayide daha yaygın kullanımına yönelik güçlü bir örnek oluştururken, ülkemizin düşük karbonlu geleceğine katkı sunma hedefimizin de somut bir yansımasıdır." şeklinde konuştu. Bu işbirliği, sanayinin yenilenebilir enerjiye adaptasyonu konusunda önemli bir emsal teşkil ediyor.

Yılda 28 Bin Ton Karbon Salımına Veda

Şişecam'ın mevcut GES yatırımlarıyla birlikte, Manisa'da devreye aldığı yeni kapasiteyi de ekleyerek yıllık yaklaşık 66 GWh yenilenebilir enerji üretmeyi hedeflediği belirtildi. Bu üretimle, şirketin global elektrik tüketiminin yaklaşık %2'si karşılanacak ve yıllık yaklaşık 28 bin ton karbon salımının önüne geçilecek. Bu rakamlar, Şişecam'ın çevresel etkisini azaltma konusundaki kararlılığını ve attığı somut adımları gözler önüne seriyor. Şirketin 2025 yılı itibarıyla öz tüketim tesislerinden ürettiği elektriğin toplam küresel tüketim içindeki oranının %51'e ulaşması hedefleniyor. Bu da şirketin enerji stratejisinin ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor.

Ebru Şahin

Ebru Şahin

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 14.06.2026 05:30 0 okunma

İran Kripto Dünyasına ABD Şoku: Dört Büyük Borsa Kara Listede!

ABD'den İran'ın dijital varlık piyasasına büyük darbe! En büyük kripto para borsası Nobitex dahil dört önemli platform yaptırım listesine alındı. Bu adım, İran'ın uluslararası finansal sistemle bağlarını daha da kısıtlamayı hedefliyor.

İran Kripto Dünyasına ABD Şoku: Dört Büyük Borsa Kara Listede!

Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın dijital varlık piyasasına yönelik sert adımlarını sürdürüyor. Washington yönetimi, Nobitex'in de dahil olduğu dört büyük kripto para borsasına yaptırım uygulama kararı aldı. Bu hamle, İran'ın uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için kullandığı öne sürülen dijital varlıklar aracılığıyla finansal hareketliliğini kısıtlamayı amaçlıyor.

Yaptırımların Kapsamı ve Hedefleri

ABD Hazine Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, yaptırım listesine alınan borsaların, İran'ın yaptırımlardan kaçınma çabalarına destek verdiği iddia edildi. Bu kapsamda, Nobitex'in yanı sıra Bitex, Melal Crypto Exchange ve Iran Digital Economy Development Fund (İran Dijital Ekonomi Kalkınma Fonu) gibi kurumların da hedef alındığı belirtildi. Bu kurumların, ABD finansal sisteminden ve yaptırım uygulayan kuruluşlardan tamamen dışlanması hedefleniyor. Hazine Bakanlığı, bu yaptırımların, İran'ın terörizmin finansmanıyla mücadele konusundaki uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmediği yönündeki endişeleri yansıttığını vurguladı.

Dijital Varlıkların Kullanımındaki Artış

İran, uluslararası düzeyde uygulanan ekonomik yaptırımlar nedeniyle yerel para birimi riyalin değer kaybı ve finansal işlemlerde yaşadığı zorluklar karşısında, son yıllarda dijital varlıklara yönelmişti. Kripto paralar, hem bireysel yatırımcılar hem de bazı şirketler tarafından bir alternatif ödeme yöntemi ve değer saklama aracı olarak görülmeye başlandı. Ancak bu durum, ABD gibi ülkelerin de dikkatinden kaçmadı. Washington yönetimi, İran'ın kripto paraları yaptırımları delmek ve yasa dışı faaliyetleri finanse etmek için kullanabileceğinden endişe duyuyor. Bu yaptırımlar, İran'ın kripto para ekosistemini hedef alarak, bu tür faaliyetlerin önüne geçmeyi amaçlıyor.

Nobitex: İran'ın En Büyük Kripto Borsası

Yaptırım listesine alınan borsalar arasında en dikkat çekeni, şüphesiz Nobitex. İran'ın en büyük ve en popüler kripto para borsalarından biri olarak bilinen Nobitex, geniş bir kullanıcı tabanına sahip. Dört büyük borsanın hedef alınması, İran'daki kripto para piyasası üzerinde önemli bir etki yaratması bekleniyor. Bu durum, yerel yatırımcıların varlıklarını yönetme ve alım satım yapma kabiliyetlerini kısıtlayabilir. Ayrıca, İran'ın dijital varlıklarla ilgili düzenlemeleri ve denetim mekanizmaları konusundaki eksiklikleri de bu yaptırımların arkasındaki önemli nedenlerden biri olarak gösteriliyor.

Uluslararası Tepkiler ve Gelecek Beklentileri

Bu yaptırım kararı, uluslararası finans ve kripto para topluluklarında da yankı buldu. Bazı analistler, bu adımın İran'ın uluslararası finansal sistemle olan bağlarını daha da zayıflatacağını ve ülkeyi izole etme çabalarını artıracağını belirtiyor. Diğer yandan, kripto para borsalarının düzenlenmesi ve kara para aklamayla mücadele gibi konuların önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. ABD'nin bu hamlesi, diğer ülkeleri de İran'ın dijital varlık faaliyetlerine karşı daha sıkı önlemler almaya teşvik edebilir. Önümüzdeki dönemde, İran'ın bu yaptırımlara nasıl bir yanıt vereceği ve dijital varlık stratejisini nasıl şekillendireceği merak konusu olmaya devam edecek.

Gündem 14.06.2026 05:01 0 okunma

Bodrum'da yürek burkan anlar: 10 yaşındaki Çınar'ın balkon kazası kabusa döndü!

Bodrum'un Mumcular Mahallesi'nde 3. kattan düşen 10 yaşındaki Çınar K., kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay, tüm bölgeyi yasa boğdu.

Bodrum'da yürek burkan anlar: 10 yaşındaki Çınar'ın balkon kazası kabusa döndü!

Muğla'nın gözde tatil merkezlerinden Bodrum, bu kez acı bir haberle sarsıldı. İlçenin sakinlerinden Mumcular Mahallesi'nde dün yaşanan talihsiz olayda, 3 katlı bir apartmanın üçüncü katında ikamet eden 10 yaşındaki Çınar K. isimli minik yavru, evlerinin balkonundan zemine düştü. Minik Çınar'ın hayatını kaybettiği trajik kaza, aileyi ve tüm mahalleyi yasa boğdu.

Balkondan Gelen Çığlık Yerini Sessizliğe Bıraktı: Olay Yerine Anında Müdahale

Edinilen bilgilere göre, olay saat 15:30 sularında meydana geldi. İddiaya göre, evin balkonunda oyun oynadığı belirtilen minik Çınar K., dengesini kaybederek yaklaşık 10 metre yükseklikten beton zemine çakıldı. Çocuğun düşme sesi ve ardından gelen çığlıklar, komşuları harekete geçirdi. Hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbarın ardından, bölgeye derhal sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, yaralı çocuğa ilk müdahaleyi gerçekleştirdi. Yapılan tüm müdahalelere rağmen küçük Çınar'ın hayati tehlikesinin devam ettiği belirlendi.

Hastanedeki Müdahaleler Yetersiz Kaldı: Bodrum Yas Tutuyor

Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından, Çınar K. ambulansla en yakın özel hastaneye kaldırıldı. Hastanede doktorların seferber olduğu ancak yapılan tüm müdahalelere ve gösterilen üstün çabaya rağmen minik yavrunun kurtarılamadığı acı haberi ailesini ve sevenlerini yasa boğdu. Çocuğun cansız bedeninin otopsi işlemleri için Muğla Adli Tıp Kurumu'na gönderileceği öğrenildi. Jandarma ekipleri, olayla ilgili soruşturma başlattı. Kazaen mi, yoksa başka bir ihmal söz konusu mu? Bu soruların yanıtı, soruşturma sonucunda netleşecek.

Güvenlik Uzmanlarından Balkon Uyarısı: Çocuklar İçin Alınması Gereken Önlemler

Bu trajik olay, özellikle çocuklu aileler için balkon güvenliği konusunda yeniden önemli bir gündem maddesi oluşturdu. Uzmanlar, çocukların özellikle küçük yaşlarda denge kurma becerilerinin tam olarak gelişmediğini ve merak dürtülerinin onları tehlikeli durumlarla karşı karşıya bırakabileceğini belirtiyor. Balkonlara yüksek güvenlik önlemleri alınması, korkulukların sağlamlığının kontrol edilmesi, balkonlarda çocukların ulaşabileceği eşyaların bırakılmaması gibi basit ama hayati tedbirlerin hayati önem taşıdığı vurgulanıyor. Ayrıca, çocukların balkonlarda yalnız bırakılmaması ve sürekli gözetim altında tutulması gerektiği de uzmanlar tarafından sıkça dile getirilen bir konu. Bu acı olay, tüm anne babalara bir kez daha 'dikkatsizliğin nelere mal olabileceğini' hatırlattı.

Bodrum'da yaşanan bu yürek parçalayan olay, geride derin bir üzüntü bırakırken, ailesinin yaşadığı acı tarif edilemez boyutlarda. Küçük Çınar'ın ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Bu tür trajedilerin bir daha yaşanmaması için alınacak önlemler ve farkındalık çalışmaları büyük önem taşıyor.

Teknoloji 14.06.2026 03:30 2 okunma

Google'dan Türkiye Kamu Hizmetlerine 'Yapay Zeka' Bombası: 2 Milyon Dolarlık Dev Yatırımın Detayları Ortaya Çıktı!

Google Türkiye, kamu hizmetlerinde devrim yaratacak yapay zeka hamlesini duyurdu. 2 milyon dolarlık bütçeyle hayata geçirilecek proje, Türkiye'nin dijital dönüşümünü hızlandırmayı hedefliyor.

Google'dan Türkiye Kamu Hizmetlerine 'Yapay Zeka' Bombası: 2 Milyon Dolarlık Dev Yatırımın Detayları Ortaya Çıktı!

Google Türkiye, ülkenin dijital geleceğine yönelik iddialı bir adım atarak, kamu hizmetlerinde yapay zeka (AI) teknolojilerinin kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla 2 milyon dolarlık kapsamlı bir yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Şirket, bu stratejik hamleyle Türkiye'nin küresel yapay zeka yarışında önemli bir oyuncu haline gelmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Bu devasa yatırım, Türkiye'nin mevcut güçlü dijital altyapısı ve yetişmiş insan kaynağı potansiyelini en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor.

Kamu Sektöründe Dijital Dönüşüm Hız Kazanıyor

Google Türkiye'nin geçtiğimiz dönemde duyurduğu yerel Google Cloud bölgesi yatırımı ile eş zamanlı olarak gelen bu yeni adım, kamu hizmetlerinin modernizasyonu ve verimliliğin artırılması yolunda kritik bir öneme sahip. Yapay zeka teknolojilerinin kamu sektöründe daha etkin ve stratejik bir şekilde kullanılması için kapsamlı bir çerçeve sunan bu girişim, Google'ın Türkiye'ye olan uzun vadeli bağlılığının somut bir göstergesi olarak nitelendiriliyor. Yapay zeka fonu, özellikle sağlık ve kamu güvenliği gibi hayatın akışını doğrudan etkileyen kritik sektörlerde verimlilik artışına odaklanacak. PWC iş birliğiyle hazırlanan detaylı raporlar, projenin toplumsal etkilerini ve Türkiye ekonomisi üzerindeki potansiyelini ortaya koyuyor.

Yapay Zeka İle Vatandaş Odaklı Hizmetler Öncelikleniyor

Google Türkiye, bu stratejik vizyonuyla teknolojinin sunduğu imkanları kamu hizmetlerine entegre etmeyi ana hedefi olarak belirlemiş durumda. Şirket yetkilileri, Türkiye'nin sahip olduğu dinamik ve yetenekli insan kaynağının, yapay zeka projelerinin başarısı için eşsiz bir avantaj sağladığını belirtiyor. “Kamu İçin Yapay Zeka” programı, bu değerli potansiyeli somut politika önerilerine ve uygulanabilir modellerine dönüştürmeyi amaçlıyor. Projenin temel eksenini; veri odaklı karar alma süreçlerinin iyileştirilmesi, kamu harcamalarında önemli ölçüde verimlilik sağlanması ve nihayetinde vatandaş memnuniyetinin en üst seviyeye çıkarılması oluşturuyor. Türkiye, sahip olduğu gelişmiş hiper ölçekli bulut altyapısı sayesinde, bölgedeki dijital dönüşümün adeta bir merkez üssü haline geliyor.

Yerel Bulut Altyapısı ve Geleceğin Teknolojileri

Google'ın Türkiye'ye yönelik ilgisi yalnızca finansal destekle sınırlı kalmıyor. Türkiye topraklarında kendi altyapısını kuran ilk hiper ölçekli bulut sağlayıcısı olma unvanını elinde bulunduran şirket, bu yatırımın yerel teknoloji ekosistemini beslediğini ve güçlendirdiğini vurguluyor. Yerel Google Cloud bölgesi, verilerin daha güvenli ve hızlı işlenmesini sağlarken, yerel işletmelerin ve kamu kurumlarının düşük gecikme süreleriyle en güncel teknolojiye erişimini kolaylaştırıyor. Bu durum, yapay zeka modellerinin yerel veri setleri üzerinde eğitilerek Türkiye'ye özgü yenilikçi çözümlerin geliştirilmesine zemin hazırlıyor. Yeni yol haritası kapsamında sağlık, ulaşım ve kamu güvenliği gibi stratejik öneme sahip alanlarda yapılacak yapay zeka uygulamalarının, hem maliyet tasarrufu sağlayacağı hem de hizmet kalitesini küresel standartlara taşıyacağı öngörülüyor. Bu girişimin, yalnızca teknik bir iyileştirme değil, aynı zamanda toplumsal fayda odaklı derin bir dönüşüm projesi olduğu vurgulanıyor. Gelecekte, yerel geliştiriciler ve kamu çalışanları için yapay zeka teknolojileri alanında daha kapsamlı eğitim faaliyetlerinin düzenlenmesi bekleniyor.

Teknoloji 14.06.2026 02:33 1 okunma

Türkiye'den Asya Çıkarması: Yapay Zeka Destekli VR Teknolojisiyle Hong Kong'u Fethedecekler!

Yerli teknoloji devi DOF Robotics, Hong Kong'daki prestijli IAAPA Expo Asia 2026'da yapay zeka destekli yenilikçi eğlence sistemlerini sergiliyor. Asya pazarında büyük bir sıçrama yapmayı hedefleyen şirket, ödüllü simülatörleriyle dikkat çekiyor.

Türkiye'den Asya Çıkarması: Yapay Zeka Destekli VR Teknolojisiyle Hong Kong'u Fethedecekler!

Asya Pazarına Güçlü Giriş: DOF Robotics Hong Kong'da Sahne Alıyor

Türkiye'nin gururu, eğlence teknolojileri alanında uluslararası alanda adından sıkça söz ettiren DOF Robotics, Asya pazarındaki hakimiyetini pekiştirmek için kolları sıvadı. 10-12 Haziran 2026 tarihleri arasında Hong Kong Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenecek olan IAAPA Expo Asia 2026 fuarında, şirket en son teknoloji harikalarını sergileyecek. Sektörün önde gelen oyuncularını ve yatırımcılarını bir araya getiren bu dev organizasyonda, DOF Robotics'in Hall 5B-E'deki 718 numaralı standı şimdiden merakla bekleniyor. Bu stratejik hamle ile şirket, deneyim ekonomisinin hızla büyüdüğü Asya-Pasifik bölgesinde yeni iş birliklerine imza atmayı ve teknoloji ihracatını önemli ölçüde artırmayı hedefliyor.

Ödüllü Teknolojiler ve Yapay Zeka Farkı: Hurricane 360 ve AIQ Photo Booth

DOF Robotics, geçmiş fuarlarda kazandığı sayısız ödülle başarısını taçlandırırken, Hong Kong'daki buluşmada da göz kamaştıran ürünleriyle adından söz ettirecek. Özellikle Hurricane 360 VR modeli, dünya genelinde 60'tan fazla ülkede kurulumu gerçekleştirilmiş, şirketin amiral gemisi olarak öne çıkıyor. 6 eksenli hareket mekanizması ve tam 360 derece dönebilme kabiliyetiyle kullanıcılara nefes kesici bir deneyim sunan bu simülatör, 7 DOF teknolojisiyle birleşerek adeta gerçek bir uçuş hissi yaşatıyor. Sanal gerçeklik gözlükleri ve gelişmiş projeksiyon sistemleriyle entegre çalışabilen Hurricane 360, tema parkları ve eğlence merkezlerinin vazgeçilmez cazibe merkezlerinden biri olmaya devam ediyor.

Fuarda dikkat çekecek bir diğer yenilikçi çözüm ise AIQ Photo Booth. Yapay zeka destekli bu interaktif kabin, gerçek zamanlı 4K yüz tanıma algoritmalarıyla kullanıcılar için saniyeler içinde kişiselleştirilmiş dijital sanat eserleri üretiyor. Operatör gerektirmeyen tak-çalıştır tasarımı ve kolay ödeme entegrasyonu sayesinde, alışveriş merkezlerinden müzelere, otellerden parklara kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan AIQ Photo Booth, yüksek yatırım getirisi vaat ediyor. Ziyaretçiler, ürettikleri anıları QR kod aracılığıyla anında dijital platformlarda paylaşabiliyor.

Deneyim Ekonomisinin Geleceği ve DOF Robotics'in Vizyonu

Eğlence ve deneyim endüstrisinin küresel çatı kuruluşu IAAPA'nın uluslararası etkinliklerinde daha önce de büyük başarılar elde eden DOF Robotics, 2025'te Orlando'da "Brass Ring Best Exhibit Awards" birincilik ödülünü kazanmış, ardından IAAPA Expo Europe'ta da kendi kategorisinde ikincilik elde etmişti. Bu başarılar, şirketin küresel ölçekteki yetkinliğini ve inovasyon gücünü kanıtlar nitelikte. DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan, deneyim ekonomisinin geleceği hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Mertcan, önümüzdeki 10 yıl içinde küresel deneyim ekonomisinin 150 milyar dolarlık devasa bir hacme ulaşacağını öngörüyor. Günümüz tüketicisinin artık somut ürünler yerine, unutulmaz deneyimler aradığını vurgulayan Mertcan, DOF Robotics'in bu dönüşümün tam kalbinde yer aldığını belirtti.

Mustafa Mertcan, Asya pazarının, ABD'den sonra deneyim odaklı teknolojilerin en hızlı geliştiği coğrafya olduğunu hatırlatarak, "Hong Kong'da gerçekleştireceğimiz ikili görüşmeler, uzun vadeli ticari projeler ve yüksek katma değerli teknoloji ihracatı anlaşmaları için önemli bir zemin oluşturacak. Yerli mühendislik çözümlerimizi daha geniş kitlelere ulaştırmayı ve teknoloji ihracatımızda yeni stratejik ortaklıklar kurmayı hedefliyoruz," dedi. Şirket, bu fuarla birlikte Asya-Pasifik pazarındaki payını artırarak, Türk teknoloji ekosistemine küresel alanda önemli katkılar sağlamayı amaçlıyor.

Gündem 14.06.2026 01:31 1 okunma

Erdoğan'dan Burhan'a Kritik Sudan Mesajı: Akan Kanı Durdurma Yolu Açıklandı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Burhan ile Ankara'da kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, Türkiye'nin Sudan'daki barış çabaları ve ikili ilişkilerin derinleştirilmesi masaya yatırıldı.

Erdoğan'dan Burhan'a Kritik Sudan Mesajı: Akan Kanı Durdurma Yolu Açıklandı!

Ankara'da sürdürülen yoğun diplomasi trafiği kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan'ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırladı. Gerçekleşen kritik görüşmede, Türkiye ile Sudan arasındaki mevcut ilişkiler mercek altına alınırken, bölgenin hassas dengeleri ve geleceğine dair önemli konular ele alındı.

Bölgesel İstikrar ve Ankara'nın Rolü Masada

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, görüşmenin odak noktalarından birinin Sudan'daki mevcut durum ve bölge ülkeleriyle olan ilişkiler olduğu belirtildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, görüşme esnasında Türkiye'nin, Sudan'daki kanlı çatışmaların son bulması için gösterdiği çabaların sürdüğünü vurguladığı aktarıldı. Bu ifade, Türkiye'nin bölgedeki barış ve istikrarın sağlanmasındaki aktif ve yapıcı rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Erdoğan'ın, Sudan halkının refahı ve güvenliği için her türlü diplomatik desteği vermeye hazır oldukları mesajını ilettiği öğrenildi.

Ticaret ve Enerjiden Savunmaya: Stratejik İşbirliği Vurgusu

Görüşmede ayrıca, iki ülke arasındaki stratejik işbirliği potansiyelinin tüm boyutlarıyla ele alındığı kaydedildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Sudan arasındaki mevcut ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Özellikle tarım, enerji ve savunma sanayii gibi kilit sektörlerde işbirliğinin artırılması için somut adımlar atılması yönündeki irade beyan edildi. Erdoğan, Türkiye'nin bu alanlardaki tecrübe ve birikimini Sudan ile paylaşmaya hazır olduğunu belirterek, karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi çağrısında bulundu. Bu hamle, iki ülke arasındaki ekonomik bağları güçlendirerek, uzun vadeli bir ortaklık vizyonunu pekiştirmeyi hedefliyor.

Sudan'ın Yeniden İnşasında Türkiye Modeli

Gerçekleşen görüşmelerde, Sudan'ın uzun süredir devam eden siyasi ve güvenlik sorunlarının ardından yeniden yapılanma sürecine girmesi durumunda, Türkiye'nin bu sürece nasıl katkı sağlayabileceği de konuşuldu. Erdoğan'ın, Türkiye'nin kalkınma modelleri ve altyapı projelerindeki deneyiminden bahsederek, Sudan'ın yeniden inşasında da benzer başarıların yakalanabileceğine inandığını ifade ettiği bildirildi. Bu bağlamda, önümüzdeki dönemde iki ülke arasında çeşitli alanlarda ortak projelerin hayata geçirilmesi için zemin hazırlandığı yorumları yapılıyor. Toplamda, görüşmenin hem bölgesel barış hem de ikili ilişkilerin güçlendirilmesi açısından önemli bir dönüm noktası olabileceği değerlendiriliyor.

Bu üst düzey görüşme, Türkiye'nin Afrika kıtasındaki artan etkisinin ve Sudan'ın stratejik öneminin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. İki liderin yakın gelecekteki temaslarının, bölge dinamikleri üzerinde de etkili olması bekleniyor.