--° -- --/--°
Gündem 26.07.2026 05:30 1 okunma

Sınav Kaygısının Üstesinden Geliyorlar: Üniversiteliler Liselilere Umut Oluyor!

Üniversite öğrencileri, 3 günlük kapsamlı bir eğitimle sınav kaygısıyla mücadele etmeyi öğreniyor ve bu bilgileri liseli akranlarıyla paylaşıyor. Proje, bugüne dek 3.000'den fazla gence ulaştı.

Sınav Kaygısının Üstesinden Geliyorlar: Üniversiteliler Liselilere Umut Oluyor!

Ülkemizin dört bir yanındaki gençler, okul hayatlarının en kritik dönemeçlerinden biri olan sınav süreçlerinde yoğun bir psikolojik baskı altında kalabiliyor. Bu durumun en önemli yansımalarından biri olan sınav kaygısı, gençlerin hem akademik başarılarını hem de genel ruh sağlıklarını olumsuz etkiliyor. Ancak bu zorlu mücadelede umut ışığı olabilecek yenilikçi bir proje hayata geçirildi. Toplum Gönüllüsü üniversite öğrencileri, aldıkları özel bir eğitimle liseli arkadaşlarına destek eli uzatıyor.

Kaygıyla Mücadelede Üniversite Destek Hattı

Proje kapsamında, üniversite öğrencileri 3 gün süren yoğun bir eğitim kampına katıldı. Bu kampta, kaygının kökenleri, bedensel etkileri, mindfulness (bilinçli farkındalık) teknikleri ve olumlu düşünce geliştirme yöntemleri gibi konularda derinlemesine bilgi sahibi oldular. Eğitimleri başarıyla tamamlayan gönüllü üniversite öğrencileri, bu değerli birikimlerini okullara giderek lise öğrencileriyle paylaşıyor. Amaç, gençlerin sınav kaygısıyla başa çıkmalarına yardımcı olmak ve onlara daha sağlıklı bir zihin yapısı kazandırmak.

3.000 Genç ‘Şimdi ve Buradayım’ Demeyi Öğreniyor

Bugüne kadar 3.000’den fazla liseli gence ulaşan bu anlamlı proje, sadece sınav dönemlerinde değil, hayatın her alanında gençlerin daha dirençli ve özgüvenli bireyler olmalarına katkı sağlıyor. Proje, geleceğin teminatı olan gençlere yapılan önemli bir yatırım olarak nitelendiriliyor.

Uzmanlardan Sınav Kaygısına Karşı Altın Değerinde Tavsiyeler

Proje Danışmanı Klinik Psikolog Alev Kurt Başer, yaklaşan sınav maratonu öncesinde hem öğrencilerin hem de velilerin dikkat etmesi gereken noktaları vurguladı. Kaygının aslında bir alarm sistemi olduğunu belirten Başer, bu alarmı susturmanın bazı pratik yollarını sıraladı:

  • Yüzü soğuk suyla yıkamak veya elleri soğuk suda bekletmek.
  • Boyun bölgesine soğuk kompres uygulamak.
  • Doğa ile iç içe olmak veya sevdiklerimizle vakit geçirmek.
  • Mırıldanmak, şarkı söylemek gibi ses titreşimlerini kullanmak.
  • Düzenli nefes egzersizleri yapmak.

Bu basit adımların, bedenin hızla sakinleşmesine ve güvende hissetmesine yardımcı olduğunu ifade eden Başer, zihni şimdiki zamana odaklamanın önemine değindi. Gençlerin sıkça gelecek kaygısıyla boğulduğunu belirten Başer, “Oryantasyon” tekniğini önerdi: Gözlerle çevredeki nesnelere odaklanmak ve isimlerini içten geçirmek, zihni ‘şimdi ve buraya’ taşıyarak kaygıyı azaltıyor.

Ebeveynlere Kritik Uyarı: Duygular Bulaşıcıdır!

Sınav stresi, evin atmosferini de doğrudan etkileyebiliyor. Ayna nöronlar sayesinde duyguların kolayca aktarılabildiğini hatırlatan Klinik Psikolog Alev Kurt Başer, ebeveynlerin kaygısının çocuklarına bulaşma riskine dikkat çekti. Velilerin sıkça düştüğü hataları ise şöyle özetledi:

  • Rol Karmaşası Yaratmak: Çocuğun sınavını kendi sınavı gibi sahiplenmek yerine, sadece destekleyici bir güç olmak önemlidir.
  • Yıkıcı Eleştiri Yapmak: Çocuğun eksiklerine değil, güçlü yönlerine odaklanmak ve yol göstermek gerekir.
  • Aşırı Müdahale Etmek: Varsayımlarla hareket etmek yerine, çocuğa “Ne hissediyorsun? Neye ihtiyacın var?” gibi sorularla yargısız bir destek sunmak en etkilisi.

Başer, ebeveynlere seslenerek, “Desteğiniz köstek olmasın. Çocuğunuzun alanını koruyun, onun ihtiyaçlarını doğrudan sorarak eşit zeminde, açık bir iletişimle arkasında dağ gibi durun. Bu, onlara verebileceğiniz en büyük destektir,” diyerek sözlerini tamamladı.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Teknoloji 26.07.2026 06:00 0 okunma

X'in Gizli Silahı Ortaya Çıktı: Artık Videolarınız İçin Başka Uygulamaya Gerek Yok!

Sosyal medya devi X, iOS kullanıcılarına yönelik devrim niteliğinde bir güncellemeyle geldi. Artık videoları harici bir uygulamaya ihtiyaç duymadan doğrudan platform üzerinde düzenlemek mümkün hale geldi.

X'in Gizli Silahı Ortaya Çıktı: Artık Videolarınız İçin Başka Uygulamaya Gerek Yok!

X, İçerik Üreticilerinin Oyununu Değiştiriyor: Yerleşik Video Düzenleyici iOS'a Geldi

Sosyal medya dünyasının önde gelen platformlarından X, kullanıcı deneyimini kökten değiştirecek yeni bir özelliği sessiz sedasız kullanıma sundu. 8 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla iOS işletim sistemine sahip kullanıcılar, artık videolarını platform dışına çıkmadan, doğrudan X uygulaması içerisinde düzenleyebilecek. Bu yenilik, özellikle mobil cihazlar üzerinden sürekli içerik üreten milyonlarca kullanıcı için büyük bir kolaylık sağlıyor.

Geliştirilen bu yerleşik video düzenleyici, X'in içerik üretim süreçlerini daha akıcı ve entegre hale getirme stratejisinin en somut adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Kullanıcılar, paylaşımlarını daha profesyonel bir görünüme kavuşturmak için artık karmaşık ve zaman alıcı harici uygulamalarla uğraşmak zorunda kalmayacaklar. Basit kırpma işlemlerinden daha detaylı ayarlamalara kadar birçok temel düzenleme artık parmaklarının ucunda.

Mobil İçerik Üretimi Devrimi: Hız ve Kolaylık Ön Planda

X'in bu hamlesi, özellikle mobil odaklı içerik üreticilerini hedef alıyor. Günümüzde sosyal medya akışlarının büyük bir kısmını oluşturan kısa ve dinamik video içeriklerinin üretimi, hız ve pratiklik gerektiriyor. Yeni eklenen özellik sayesinde kullanıcılar, çektikleri videoları anında düzenleyip paylaşarak platformdaki etkileşimlerini artırma fırsatı buluyorlar. Bu durum, platformun video içeriğe verdiği önemi ve rekabetçi pazar koşullarında kullanıcılarına sunduğu ek değeri açıkça gösteriyor.

Güncelleme notlarında belirtildiği üzere, kullanıcılar, videolarını X'in kendi kurgu arayüzü üzerinden kolayca düzenleyebilecek. Bu kapsamda, videonun istenmeyen kısımlarının kırpılması, süresinin ayarlanması ve temel görsel iyileştirmeler gibi işlemler rahatlıkla yapılabilecek. Bu entegre yapı, içeriklerin daha az kalite kaybıyla ve çok daha hızlı bir şekilde yayınlanmasını sağlıyor.

X'in Video Odaklı Gelecek Vizyonu

X platformu, geçtiğimiz dönemlerde video içeriklerinin önemine dair yaptığı vurguları bu güncellemeyle somutlaştırıyor. Özellikle dikey video formatı ve kısa süreli içeriklerin popülerliğinin artmasıyla birlikte, uygulama içi düzenleme araçlarının kaçınılmaz bir gereklilik haline geldiği biliniyor. Rakip platformlarda da benzer özelliklerin bulunması, X'in bu alandaki rekabet gücünü artırma ve kullanıcı deneyimini daha bütüncül bir hale getirme çabasını destekliyor.

Şu an için yalnızca iOS platformunda kullanıma sunulan bu gelişmiş video düzenleyici özelliğinin, ilerleyen dönemlerde Android ve diğer işletim sistemlerine de uyarlanması bekleniyor. Bu adım, X'in platformunu sadece bir iletişim aracı olmaktan çıkarıp, aynı zamanda güçlü bir içerik üretim merkezi haline getirme vizyonunun bir parçası olarak görülüyor. Kullanıcılar, hazırladıkları videoları doğrudan uygulama içinden yükleme ekranına aktararak, zamandan tasarruf etmenin yanı sıra platform içi deneyimlerini de kesintisiz sürdürebiliyorlar.

Bu yenilik, X'in dijital dünyadaki hakimiyetini pekiştirecek ve içerik üreticileri için daha cazip bir ekosistem sunacak gibi görünüyor. Kullanıcılar, artık hayal güçlerini X platformunun sunduğu yeni araçlarla sınırsızca gerçeğe dönüştürebilecekler.

Teknoloji 26.07.2026 05:01 0 okunma

Samsung CEO'su TM Roh'tan Yapay Zeka Devrimi İfşası: Geleceği Belirleyen Gizli Formül Ortaya Çıktı!

Samsung Electronics CEO'su TM Roh, yapay zekanın geleceğinin 'insanı anlayan' teknolojilerle şekilleneceğini duyurdu. Kişiselleştirme ve güven odaklı yeni dönem, kullanıcı deneyimini baştan yazacak.

Samsung CEO'su TM Roh'tan Yapay Zeka Devrimi İfşası: Geleceği Belirleyen Gizli Formül Ortaya Çıktı!

Samsung Electronics'in tepe ismi ve Başkanı TM Roh, teknoloji dünyasının en çok merak edilen konularından biri olan yapay zekanın geleceğine dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Roh, yaptığı değerlendirmede, yapay zekanın bir sonraki büyük adımının sadece daha üstün algoritmalar veya daha güçlü işlemcilerle sınırlı kalmayacağını, asıl devrimin insanı anlayan, onun ihtiyaçlarına proaktif olarak yanıt veren ve günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen deneyimler sunmakla mümkün olacağını belirtti.

İnsan Odaklı Yapay Zeka Dönemi Başlıyor

Teknolojinin geldiği noktada yapay zekanın giderek daha kişisel bir boyut kazandığına dikkat çeken TM Roh, gelecekteki kullanıcı deneyiminin temel taşlarının güven, şeffaflık ve cihazlar arasında kusursuz bir entegrasyon ile kurulan bağlantılı ekosistemler olacağını vurguladı. Roh'a göre, yapay zekanın evriminde yepyeni bir sayfa açılıyor. Bugüne dek daha çok aldığı komutlara göre yanıt üreten bir teknoloji olagelmiş yapay zeka, bundan böyle kullanıcısının yerine harekete geçebilen, onun ihtiyaçlarını önceden sezebilen ve kişiye özel deneyimler tasarlayabilen “agentic AI” (ajan yapay zeka) felsefesinin ön plana çıkacağı bir döneme girecek.

'Agentic AI': Yapay Zekanın Yeni Yüzü

TM Roh, bu dönüşümü şöyle özetliyor: “Yapay zeka sürekli olarak daha akıllı hale gelecek. Ancak bu teknolojinin insanların yaşam tarzını ve günlük rutinlerini gerçekten dönüştürebilmesi için, sadece bilgi işlemekle kalmayıp, insanları daha derinlemesine anlaması gerekiyor.” Bu yeni nesil yapay zeka, kullanıcıdan gelen açık bir komut beklemeden, bağlamı kavrayarak ve olası ihtiyaçları öngörerek harekete geçecek. Örneğin, bir kullanıcının yoğun bir toplantıdan çıktığını algılayıp, otomatik olarak bir sonraki randevusu için yol tarifi oluşturabilir veya belirli bir konudaki araştırma talebini önceden hazırlayabilir. Bu, teknolojinin pasif bir araç olmaktan çıkıp, kullanıcısının yapay zeka destekli bir asistanı haline gelmesi anlamına geliyor.

Güven ve Bağlantılı Ekosistemlerin Rolü

Bu kişisel ve proaktif yapay zeka deneyimlerinin sorunsuz bir şekilde işlemesi için ise güvenlik ve veri gizliliği en üst düzeyde tutulmalı. Roh, kullanıcıların kişisel verilerinin korunmasının ve şeffaf politikaların benimsenmesinin, bu yeni dönemin temel etik prensipleri olacağını belirtiyor. Ayrıca, farklı cihazların ve platformların birbirleriyle uyumlu çalışabilmesi, yani güçlü ve kesintisiz bir ekosistem oluşturulması, bu yapay zeka vizyonunun hayata geçirilmesinde kritik bir rol oynayacak. Akıllı telefonlardan akıllı ev cihazlarına, giyilebilir teknolojilerden otomobillere kadar tüm bu unsurların birbirine bağlı olması, yapay zekanın potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkaracak.

Samsung'un Yapay Zeka Vizyonu

Samsung, bu vizyon doğrultusunda Ar-Ge çalışmalarına büyük yatırımlar yapmaya devam ediyor. Şirket, sadece donanım gücünü değil, aynı zamanda yazılım ve yapay zeka yeteneklerini de geliştirerek, geleceğin teknoloji standartlarını belirlemeyi hedefliyor. Roh'un açıklamaları, Samsung'un sadece ürün satan bir teknoloji devi olmanın ötesinde, insanların yaşamlarını kolaylaştıran, onlara değer katan ve geleceği şekillendiren çözümler üretme misyonunu da pekiştiriyor. Yapay zekanın bir sonraki evresi, insan merkezli anlayışla şekillenecek ve bu alandaki liderlik yarışı şimdiden kızışmış durumda.

Teknoloji 26.07.2026 04:30 1 okunma

Elektrikli Araç Kullanıcıları Dikkat! Şarj İstasyonu Kâbusu Sona Eriyor: 7.000 Soket Tek Uygulamada Buluştu!

Türkiye'nin önde gelen şarj ağı operatörlerinden Trugo ve Oncharge, elektrikli araç sürücülerinin hayatını kolaylaştırmak için dev bir iş birliğine imza attı. Bu stratejik ortaklık sayesinde toplamda 7.000'den fazla şarj soketine tek bir uygulama üzerinden erişim mümkün hale geldi.

Elektrikli Araç Kullanıcıları Dikkat! Şarj İstasyonu Kâbusu Sona Eriyor: 7.000 Soket Tek Uygulamada Buluştu!

Türkiye'nin elektrikli otomobil ekosisteminde devrim niteliğinde bir adım atıldı. Togg tarafından kurulan yüksek hızlı şarj ağı Trugo ile sektörün önemli oyuncularından Oncharge, elektrikli araç kullanıcıları için roaming (dolaşım) alanında büyük bir iş birliğine imza attı. Bu stratejik ortaklık, sürücülerin farklı uygulamalar arasında kaybolma derdine son vererek, şarj deneyimini kökten değiştiriyor.

Tek Bir Uygulamayla Genişleyen Şarj Ağı

Yapılan anlaşma kapsamında, Oncharge'ın mevcut 700'den fazla şarj soketi Trugo'nun akıllı roaming ağına entegre edildi. Bu entegrasyon sonucunda, Trugo mobil uygulaması üzerinden erişilebilen toplam şarj soketi sayısı bir anda 7.000'e fırladı. Bu gelişme, elektrikli araç kullanıcılarının Türkiye genelinde çok daha geniş ve kesintisiz bir şarj ağına erişimini sağlıyor. Artık sürücüler, farklı markalara ait şarj istasyonlarını bulmak için birden fazla uygulamayı indirmek ve yönetmek zorunda kalmayacaklar. Tek bir üyelik ve tek bir uygulama ile Türkiye'nin dört bir yanındaki birçok noktada şarj ihtiyaçlarını kolayca giderebilecekler.

Roaming: Sürücüler İçin Devrim Niteliğinde Kolaylık

Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte şarj istasyonu altyapısının önemi de giderek artıyor. Ancak günümüzde sürücülerin en büyük sıkıntılarından biri, her farklı şarj operatörü için ayrı ayrı mobil uygulamalar kullanma ve üyelik oluşturma zorunluluğu. Trugo ve Oncharge arasındaki roaming anlaşması tam da bu sorunu hedef alıyor. Bu iş birliği sayesinde, Oncharge şarj ağındaki cihazlar Trugo mobil uygulamasına entegre edilerek, kullanıcılar için kesintisiz bir şarj deneyimi sunuluyor. Sürücüler, tek bir üyelikle diledikleri mobil uygulamayı kullanarak ödemelerini gerçekleştirebiliyor ve bu ortak istasyonlarda araçlarını zahmetsizce şarj edebiliyor. Bu durum, özellikle uzun yolculuklarda sürücülerin menzil kaygısını ciddi oranda azaltmayı hedefliyor.

Anlık Takip ve Tek Ekranla Ödeme Kolaylığı

Uygulanan bu akıllı roaming modeli, şarj deneyimini daha da optimize ediyor. İki markanın da mobil uygulamaları üzerinden, harita üzerinde ortak kullanım noktaları anlık olarak görüntülenebiliyor. Sürücüler, şarj istasyonlarının doluluk oranını, sunulan şarj hızını ve mevcut soket tiplerini tek bir ekran üzerinden takip edebiliyor. Bu özellik, sürücülerin zamanını daha verimli kullanmasına yardımcı olurken, şarj istasyonlarındaki bekleme sürelerini de minimize ederek mağduriyetleri önlemeyi amaçlıyor.

Geleceğe Yönelik Umut Veren Açıklamalar

İş birliğinin ardından Trugo ve Oncharge tarafından yapılan ortak açıklamada, elektrikli araç kullanıcılarının şarj hizmetlerine çok daha esnek, pratik ve özgür bir şekilde erişebilmesi vizyonu vurgulandı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Elektrikli araç kullanıcılarının şarj deneyimini daha da geliştirecek önemli bir adım attık. Bu iş birliğiyle Trugo mobil uygulaması üzerinden erişilebilen toplam soket sayısı 7.000’e ulaşırken, Oncharge’a ait 700’den fazla soket ortak kullanım kapsamına dahil oldu. Böylece kullanıcılar, tek üyelikle diledikleri mobil uygulama üzerinden seçili istasyonlarda şarj hizmetinden yararlanabilecek. Elektrikli araç ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacak bu iş birliğinin, kullanıcı deneyimini güçlendirirken sürdürülebilir ulaşımın yaygınlaşmasına da katkı sunacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı iş birlikleriyle şarj ağımızı genişletmeyi ve kullanıcılarımıza daha fazla noktada hizmet sunmayı sürdüreceğiz.”

Sürdürülebilir Ulaşım Hedefine Güçlü Adımlar

Türkiye'deki toplam şarj soketi sayısındaki hızlı artış, otomotiv sektöründeki elektrifikasyon dönüşümünün en önemli göstergelerinden biri. Trugo'nun daha önce gerçekleştirdiği iş birliklerinin yanına Oncharge'ın da eklenmesi, pazarın büyüme ivmesini doğrudan etkiliyor. Rekabetin, kullanıcı lehine iş birliklerine dönüşmesi, elektrikli araç almayı düşünen tüketicilerin altyapıya olan güvenini de artırıyor. Önümüzdeki dönemde benzer roaming anlaşmalarının farklı operatörler arasında yaygınlaşması bekleniyor. Bu gelişmelerle birlikte Türkiye, elektrikli araç şarj altyapısı konusunda Avrupa standartlarında bir entegrasyon seviyesine ulaşma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Teknoloji 26.07.2026 04:02 1 okunma

Windows 11'de DEVASA Depolama Sorunu: Sabit Diskiniz 'Sessizce' Yüzlerce GB mı Kaybediyor?

Windows 11 kullanıcıları için kritik uyarı! Sistemin derinliklerinde gizlenen bir hata, sabit disklerinizde beklenmedik ve devasa boyutlarda yer kaplayarak ciddi depolama sorunlarına yol açabiliyor.

Windows 11'de DEVASA Depolama Sorunu: Sabit Diskiniz 'Sessizce' Yüzlerce GB mı Kaybediyor?

Microsoft'un son işletim sistemi Windows 11, piyasaya sürüldüğü günden bu yana kullanıcıları tarafından çeşitli hatalarla gündeme geldi. Ancak son ortaya çıkan ve depolama alanlarını hedef alan bu yeni sorun, pek çok kullanıcıyı endişelendirecek cinsten. Sabit disklerinizde adeta sessiz bir operasyonla yüzlerce gigabaytlık boş alanın kaybolması, bu kez sorunun ne kadar ciddi boyutlara ulaşabileceğinin bir göstergesi.

Gizemli Dosya: Kapasiteyi 'Yutan' Günlük Kaydı

Windows 11'in karmaşık yapısında gizlenen ve fark edilmesi zor olan bu hata, aslında işletim sisteminin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanıyor. Sorunun merkezinde, 'CapabilityAccessManager.db-wal' adında, teknik olarak özel bir sistem dosyası yer alıyor. Bu dosyanın asıl görevi, uygulamaların kamera, mikrofon veya konum gibi hassas verilere erişim izinlerini yönetmek ve kaydını tutmak.

Ancak, işletim sistemindeki henüz tam olarak anlaşılamayan bir aksaklık nedeniyle, bu dosya beklenmedik bir davranış sergiliyor. Normalde belirli bir boyutta kalması ve kendini temizlemesi gereken bu dosya, 'gördüğü her şeyi yazan takıntılı bir günlük tutucu' gibi davranmaya başlıyor. Bu durum, dosyanın boyutunun kontrolsüz bir şekilde artmasına ve zamanla 200 GB'ı aşan boyutlara ulaşmasına neden olabiliyor.

Kullanıcılar, disklerindeki doluluğu fark ettiklerinde genellikle 'Sistem Dosyaları' kategorisinde anormal bir artış görüyorlar. Ancak Windows'un sunduğu standart raporlama, bu devasa boyut artışına tam olarak hangi dosyanın sebep olduğunu net bir şekilde ortaya koymuyor. Bu da sorunun kaynağını bulmayı ve çözmeyi zorlaştıran bir etken haline geliyor.

Peki, Bu Dev Depolama Sorunundan Nasıl Kurtulabilirsiniz?

Şu ana kadar yapılan tespitlere göre, bu özel depolama sorunu nispeten az sayıda Windows 11 kullanıcısını etkilemiş durumda. Bu nedenle, sizin de bu sorunu yaşıyor olma ihtimaliniz düşük görünüyor. Ancak yine de potansiyel bir sorun olup olmadığını kontrol etmek isteyenler için izlenebilecek adımlar mevcut.

İlk adım olarak, bilgisayarınızın Ayarlar menüsüne gidin. Ardından Sistem sekmesine tıklayın ve son olarak Depolama seçeneğini seçin. Burada, sabit diskinizdeki dosya türlerine göre kullanılan alanı görebilirsiniz. Eğer 'Sistem Dosyaları' bölümünde mantıksız derecede yüksek bir veri miktarı görüyorsanız, bu sorunun sizde de ortaya çıkmış olabileceğine işaret edebilir.

Çok Önemli Uyarı: Bu sistem dosyasına asla kendiniz müdahale etmeye çalışmayın. 'CapabilityAccessManager.db-wal' dosyası, korunması gereken kritik bir sistem bileşeni olduğundan, manuel olarak silinmesi hem zor hem de son derece risklidir. Hatta bazı kullanıcıların bu dosyayı silme girişimleri sonucu internet bağlantılarının tamamen kesildiği rapor edilmiştir. Bu nedenle, dosya üzerindeki doğrudan müdahalelerden kesinlikle kaçınılmalıdır.

Microsoft'tan Gelen Çözüm: KB5095093 Güncellemesi

Microsoft, bu can sıkıcı soruna karşı bir çözüm geliştirmiş durumda. Kullanıcıların yapması gereken en güvenli ve önerilen işlem, KB5095093 kodlu güncellemeyi Windows Update üzerinden indirip kurmaktır. Bu güncelleme, söz konusu hatayı hedef alarak 'CapabilityAccessManager.db-wal' dosyasının normal davranışına dönmesini sağlamayı amaçlıyor.

Eğer bilgisayarınızı düzenli olarak güncelliyorsanız, büyük ihtimalle bu güncelleme sisteminize zaten yüklenmiş ve sorun giderilmiş olabilir. Yine de emin olmak ve olası bir sorunu önlemek adına, Windows Update'i kontrol ederek sisteminizin tamamen güncel olduğundan emin olmanız tavsiye ediliyor. Bu tür küçük ama kritik güncellemeler, işletim sisteminizin kararlılığını ve performansını artırmada büyük rol oynuyor.

Bu hata, Windows 11'in sürekli gelişen bir sistem olduğunu ve zaman zaman beklenmedik sorunların ortaya çıkabileceğini bir kez daha hatırlatıyor. Ancak Microsoft'un hızlı müdahaleleri ve kullanıcıların dikkatli olması sayesinde, bu tür problemler genellikle kısa sürede çözüme kavuşturuluyor.

Ekonomi 26.07.2026 03:30 1 okunma

Halka Arz Fırtınası Başladı! 16 Şirket Yatırımcıların Gözdesi Oldu: Hangi Sektörler Öne Çıktı, En Yüksek Getiri Hangisinde?

Sermaye Piyasası Kurulu verilerine göre yılın ilk yarısında 16 yeni şirket halka arz edildi. Farklı sektörlerden firmaların katıldığı bu süreçte, yatırımcı ilgisi doruğa ulaştı. En yüksek birim fiyat ve halka açıklık oranı dikkat çeken firmalar merak konusu oldu.

Halka Arz Fırtınası Başladı! 16 Şirket Yatırımcıların Gözdesi Oldu: Hangi Sektörler Öne Çıktı, En Yüksek Getiri Hangisinde?

Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yayınladığı veriler, 2024 yılının ilk yarısında sermaye piyasalarında yaşanan hareketliliği gözler önüne serdi. Ocak-haziran dönemini kapsayan altı aylık süreçte, toplam 16 yeni şirket yatırımcılarla buluşarak borsada işlem görmeye başladı. Bu şirketler, farklı sektörlerdeki faaliyet alanlarıyla geniş bir yelpazede yatırım fırsatları sundu.

İlk Yarının Halka Arz Karnesi: Sayılar ve Pazar Yerleşimi

Yılın ilk çeyreğinde 14 şirketin halka arz edildiği gözlemlenirken, ikinci çeyrekte bu sayıya 2 yeni şirket daha eklendi. Bu ivmelenme sonucunda toplam 16 şirketin halka arzı tamamlanmış oldu. Şirketlerin büyük çoğunluğu, yani 13 firma, Ana Pazar'da işlem görürken, 3 firma ise daha yüksek işlem hacmi ve likiditeye sahip olduğu bilinen Yıldız Pazar'da yer alma hakkı kazandı. Özellikle ikinci çeyrekte halka arz olan iki şirketin de Yıldız Pazar'da işlem görmeye başlaması, bu pazarın cazibesini ve bu firmaların büyüklüğünü işaret ediyor.

Fiyatlar ve Getiriler: Yatırımcıyı Hangi Şirketler Heyecanlandırdı?

Gerçekleşen halka arz süreçlerinde, şirketlerin hisse başına sunduğu birim fiyatlar ve halka açıklık oranları yatırımcılar için önemli göstergeler oldu. Bu dönemde en dikkat çekici halka arz Metropal Kurumsal Hizmetler'den geldi. Metropal, hisse başına 80 TL ile yılın ilk yarısındaki en yüksek birim fiyatına ulaşan şirket unvanını aldı. Metropal'i, 46 TL ile Netcad Yazılım ve ikinci çeyrekte 45 TL'den halka arz olan Ekinciler Demir ve Çelik izledi. Bu firmalar, sundukları değer önerisiyle yatırımcıların ilgisini çekmeyi başardı. Öte yandan, yılın ilk yarısında en düşük hisse fiyatıyla yatırımcılarla buluşan şirket ise 4 TL'lik birim fiyatıyla Savur Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı oldu. Bu durum, farklı sermaye gruplarından şirketlerin halka arz olabildiğini gösteriyor.

Halka Açıklık Oranlarında Rekabetçi Veriler

Şirketlerin halka arz oranları incelendiğinde, genellikle yüzde 20 ile yüzde 30 bandında yoğunlaşma görüldü. Bu oranlar, şirketlerin kontrol yapısını büyük ölçüde koruyarak halka açıldığını ve yatırımcılara önemli bir kısmını sunduğunu gösteriyor. Dönem içinde en yüksek halka açıklık oranına sahip şirket ise Z Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı oldu. Yüzde 40,14'lük oranla Z GYO, yatırımcılara en geniş katılım imkanını sunan firmalardan biri olarak öne çıktı. İlk yarının en düşük halka açıklık oranına sahip şirketi ise mayıs ayında halka arz olan ve hisse başına 45 TL'den işlem gören Ekinciler Demir ve Çelik olarak kayıtlara geçti. Bu şirketin halka açıklık oranı yüzde 16,25 olarak gerçekleşti.

İlk Çeyrek Hareketliydi, İkinci Çeyrek Sakinleşti

Yılın ilk halka arzı 5 Ocak'ta ARF Bio Yenilenebilir Enerji ile başladı. ARF Bio'yu Ocak ayında Meysu Gıda, Formül Plastik, Z GYO ve Üçay Mühendislik gibi firmalar takip etti. Şubat ayında Netcad Yazılım, Akhan Un, Best Brands Grup Enerji, Ata Turizm ve Empa Elektronik borsada yeni yüzler olarak göründü. Mart ayı ise Gentaş Kimya, Savur GYO, Luxera GYO ve Metropal Kurumsal Hizmetler olmak üzere 4 şirketin halka arzını tamamlamasıyla oldukça hareketli geçti. Ancak yılın ikinci çeyreğinde halka arz hızında belirgin bir yavaşlama yaşandı. Nisan ayında Ağaoğlu Avrasya GYO ve mayıs ayında Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi'nin Yıldız Pazar'da işlem görmeye başlamasıyla ilk yarı tamamlandı. Geçen yılın tamamında 18 şirketin halka arz edildiği düşünüldüğünde, 2024'ün ilk yarısında ulaşılan 16 şirketlik sayı, sermaye piyasalarındaki dönemsel yoğunluğun ne denli etkileyici olduğunu ortaya koyuyor.

İkinci Yarıya Güçlü Başlangıç: Onay Alan Yeni Şirketler

SPK'nin son haftalık bültenleri, 2024 yılının ikinci yarısına girilmesiyle birlikte halka arz pazarında ivmenin yeniden arttığını gösteriyor. Kurul, halka arz için 7 yeni şirkete işlem görme onayı verdi. Bu şirketler arasında ilaç, turizm, gıda, enerji ve perakende gibi çeşitli sektörlerden firmalar bulunuyor. Onay alan firmalar arasında Orzaks İlaç ve Kimya Sanayi Ticaret AŞ, Ekim Turizm Ticaret ve Sanayi AŞ, Soho Giyim ve Enerji AŞ, İsvea Seramik ve Banyo Ürünleri Sanayi AŞ, Golda Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ, Şa-Ra Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi AŞ ile Saat ve Saat Sanayi ve Ticaret AŞ yer alıyor. Bu onaylar, yılın ikinci yarısında halka arz takviminin oldukça yoğun geçeceğinin sinyallerini veriyor.