Sigorta Savaşları Kızıştı: Kasko ve Trafik Poliçeleri Neden Cep Yakıyor? Gizlenen Gerçek Ortaya Çıktı!
TESK Başkanı Bendevi Palandöken'in sigorta poliçelerinin pahalılığına yönelik eleştirilerine Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar'dan çarpıcı yanıt geldi. Yaşar, 'sadece fiyat odaklı bakış açısı yanıltıcı' diyerek, artan maliyetler ve ödenen tazminat rakamlarını mercek altına aldı.
Sigorta Primlerindeki Artışın Ardındaki Ekonomik Gerçekler
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken'in trafik ve kasko sigortalarının pahalılığına dair yaptığı açıklamalara kapsamlı bir yanıt verdi. Yaşar, sigortacılık sektörünün yalnızca poliçe fiyatları üzerinden değerlendirilmesinin, durumun karmaşıklığını göz ardı etmek anlamına geldiğini vurguladı. Sektörün temel misyonunun, vatandaşların ve işletmelerin karşılaşabileceği riskleri güvence altına almak olduğunu belirten Yaşar, sigorta primlerinin belirlenmesinde göz ardı edilemeyecek önemli maliyet kalemlerine dikkat çekti.
Son dönemde araç fiyatlarındaki yükseliş, yedek parça maliyetlerindeki artış, servis işçilik giderleri ve genel finansman maliyetlerinin sigorta sektörünü de doğrudan etkilediğini ifade eden Ahmet Yaşar, bu ekonomik gerçeklerin sigorta primlerinin anlaşılması için kritik olduğunu altını çizdi. Sektörün, artan maliyetlere rağmen primlerde reel bir düşüş yaşandığını belirten verilerle bu durumu destekledi.
Tazminat Ödemeleri Rekor Kırdı: Sektör Vatandaşı Mağdur Etmiyor Mu?
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, 2026 yılının Mayıs sonu itibarıyla trafik ve kasko sigortalarında ödenen toplam tazminat tutarının, geçen yıla göre yüzde 36'lık dikkat çekici bir artışla 84,1 milyar TL'den 114,4 milyar TL'ye yükseldiğini açıkladı. Bu rakamlar, sigorta şirketlerinin yalnızca 5 aylık dilimde yaklaşık 1,1 milyon kişinin zararını karşıladığını gösteriyor. Trafik sigortasında 505 binin üzerinde, kasko sigortasında ise 568 binin üzerinde hasar dosyasına ödeme yapılmış olması, sektörün finansal yükümlülüklerinin ne denli ağırlaştığını ortaya koyuyor.
Ancak ilginç bir veri de trafik sigortası primlerindeki artış oranında gözlemlendi. Yaşar, aynı dönemde trafik sigortasında ortalama primin yalnızca yüzde 8'lik bir artışla 8.684 TL'den 9.410 TL'ye çıktığını belirtti. Bu artış oranının, genel enflasyonun oldukça altında kaldığına dikkat çeken Yaşar, bunun trafik sigortası primlerinde reel bir gerilemeye işaret ettiğini savundu. Yaşar, "Sigorta sisteminin temel amacı prim üretmek değil, risk gerçekleştiğinde vatandaşın ve işletmelerin karşı karşıya kaldığı mali yükü üstlenmektir" diyerek, değerlendirmelerin sadece fiyat üzerinden değil, sağlanan koruma ve ödenen tazminatlar üzerinden yapılması gerektiğini vurguladı.
7 Milyon Sigortasız Araç Söylemi Gerçeği Yansıtıyor Mu?
Türkiye'de trafiğe kayıtlı araç sayısının 34 milyonu aştığını hatırlatan Ahmet Yaşar, sigorta sektörünün önündeki en büyük zorluklardan birinin koruma açığını azaltmak olduğunu dile getirdi. Kamuoyunda sıkça dillendirilen '7 milyon sigortasız araç' söyleminin gerçeği tam olarak yansıtmadığını savunan Yaşar, bu rakamın içerisinde trafik sigortası zorunluluğu olmayan 2,6 milyon motorlu bisikletin yanı sıra, uzun süredir kullanılmayan veya trafikten çekilmiş araçların da bulunduğunu belirtti. Bu unsurlar ayrıştırıldığında, zorunlu trafik sigortasındaki sigortasızlık oranının yaklaşık %16'ya düştüğünü, kullanılmayan araçlar hesaba katıldığında ise bu oranın daha da gerilediğini ifade etti.
Buna rağmen sigortasızlığın hala önemli bir sorun olduğunu kabul eden Yaşar, trafik sigortasının sadece araç sahibini değil, kazalarda zarar gören üçüncü şahısları da koruyan toplumsal bir güvence mekanizması olduğunu hatırlattı. Bu nedenle sigortasızlığın azaltılmasının, hem vatandaşların korunması hem de trafik sisteminin sağlıklı işlemesi açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi. Yaşar, sektörün tüm paydaşlarının bu konuda işbirliği yapması gerektiğini vurguladı.
Ebru Şahin
Ekonomi & Finans Analisti
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.