Şapka Detayıyla Çözülen Cinayet: Mezdeke Yıldızının Katili Konuştu, 'Akrabam' Dedi!
Mezdeke grubunun tanınmış ismi Aynur Kanbur'un vahşi cinayetinde 10 yıl sonra kilit rol oynayan bir şapka detayı polisin katile ulaşmasını sağladı. Zanlı B.G., cinayeti 'aile adabı' yüzünden işlediğini itiraf etti.
İstanbul'un Şişli ilçesi Fulya semtinde geçtiğimiz yıllarda evinin önünde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mezdeke grubu üyesi Aynur Kanbur cinayetine ilişkin sır perdesi 10 yıl sonra aralandı. Yıllardır faili meçhul olarak kayıtlarda yer alan vahşi cinayet, polisin titiz ve kararlı çalışması sayesinde aydınlatıldı. Olayla ilgili başlatılan yeni soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve cinayette silahı kullandığı tespit edilen B.G., cinayeti işlediğini itiraf ederek kan donduran detayları anlattı.
Kapaklı Şüpheli: 10 Yıllık Soru İşaretinin Peşinde
Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 2017 yılında Aynur Kanbur cinayetinin yeniden mercek altına alınmasıyla olayın aydınlatılmasında büyük yol kat etti. Dosyadaki tüm kamera kayıtları en ince ayrıntısına kadar tekrar incelenirken, Kanbur ailesinin geçmişte sunduğu dilekçedeki isimler de yeniden değerlendirmeye alındı. Yıllar süren takibin ardından, cinayet soruşturmasının kilit noktası, olay öncesine ait güvenlik kamerası kayıtlarında yer alan ve yüzünü şapkayla gizleyen bir şüphelinin metrobüs kullanırken çekilmiş 10 saniyelik görüntüsü oldu. Yaklaşık 4 bin saatlik görüntü kaydının incelenmesi sonucu ulaşılan bu görüntü, polisin zanlıya ulaşmasında bir milat niteliği taşıdı. Şüphelinin, Avcılar'daki metrobüs turnikelerinden geçerken çekilen görüntüsü ve sonrasında Mecidiyeköy'den çıkış yapan aynı kişinin kıyafetlerinin benzerliği, dedektiflerin takibini daha da hızlandırdı.
'Akrabam Ama Yaptığını Tasvip Etmedim': İtirafın Ardındaki Keder
Cinayetin ardından gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen tetikçi olduğu iddia edilen B.G., mahkemede cinayetle ilgili çarpıcı itiraflarda bulundu. Aynur Kanbur'un uzaktan akrabası olduğunu belirten B.G., ifadesinde, Kanbur'un dansözlük mesleğini icra etmesini 'kendi ailesinin örf ve adetlerine aykırı' bulduğunu ve bu nedenle cinayeti işlediğini iddia etti. Bu durumun kendisi için kabul edilemez olduğunu ve bu mesleği yapmasını tasvip etmediğini savundu. Cinayeti ahlaki bir gerekçeye dayandırma çabası dikkat çekti.
Sahilde Tehdit, Evde Pusu: Planlı Bir Cinayet
B.G.'nin ifadesinde, Aynur Kanbur ile ilk kez bir sahilde karşılaştığını anlattı. Kanbur'a akrabası olduğunu söylediğini ve dansözlük yapmaması yönünde uyarılarda bulunduğunu belirtti. Kanbur'un kendisine karşı sert çıktığını ve bu durumun üzerine onu tehdit ettiğini öne sürdü. Bu ilk karşılaşmanın ardından Kanbur'u uzun bir süre takip ederek ev adresini öğrendiğini ve cinayet planını bu şekilde oluşturduğunu itiraf etti. Bir pastane ustası olarak çalıştığını belirten B.G., bu takip süreci sonunda elde ettiği bilgilerle bir silah temin ettiğini ve ardından cinayeti gerçekleştirdiğini kayıtlara geçirdi.
'Kargocuyum' Yalanı ve Sessiz Kaçış
Cinayetin en çok merak edilen noktalarından biri de, Aynur Kanbur'un tanımadığı kişilere kapıyı açmadığı bilinen bir gerçeğe rağmen saldırganın içeriye nasıl girdiğiydi. B.G., bu sırrı da ifadesinde aydınlattı. Silahı temin ettikten sonra Mecidiyeköy'e gittiğini ve oradan da olay yerine yürüdüğünü anlattı. Kimliğini gizlemek amacıyla şapka taktığını belirten B.G., kapıyı çaldıktan sonra Aynur Kanbur'un 'Kim o?' sorusuna 'Kargocuyum' diyerek yanıt verdiğini ve kapı açılır açılmaz ateş etmeye başladığını kaydetti. Cinayetin ardından ise olay yerinden kaçarak Beşiktaş'a kadar yürüdüğünü ve kullandığı silahı denize atarak izini kaybettirmeye çalıştığını belirtti.
Dilekçedeki İsimler ve Şüpheli Akrabalar: Zincirin Halkaları
Soruşturma kapsamında, 2017 yılında Aynur Kanbur'un ablasının verdiği bir dilekçenin yeniden incelenmesi de önemliydi. Bu dilekçede, maktulün akrabaları olan Fazlı K., Serdar K. ve Yüksel K. isimlerinin yer aldığı ve bu kişilerin daha önce Aynur Kanbur'u tehdit ettikleri, hatta 'Bizim sülaleden dansöz çıkmaz' gibi rencide edici ifadeler kullandıkları iddiaları yer alıyordu. Bu bilginin ışığında, adı geçen şahısların telefon kayıtları incelendi. Cinayetten kısa süre önce telefonlarını kapattıkları ve cinayet günü öğle saatlerine kadar telefonlarının kapalı kaldığı tespit edildi. Özellikle Yüksel K.'nin cinayetten iki gün önce ABD'ye gittiği ve onun da telefonunu aynı zaman diliminde kapattığı belirlendi. Bu durum, olayın arkasında bir akraba ilişkisi ve husumet olabileceği ihtimalini güçlendirdi.
Mert Yılmaz
Gündem & Siyaset Yazarı
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.