Piliç Eti Fiyatlarına Dev Zam mı Geliyor? Sektörün Liderinden Açıklamalar Şaşırttı!
Şenpiliç Genel Müdürü Aydın Başyurt, 2025'te piliç eti fiyatlarındaki artışın %21'i bulduğunu ancak tüketici enflasyonunun altında kaldığını açıkladı. Tavuk etinin hala en erişilebilir protein kaynağı olduğunu belirten Başyurt, sektördeki fiyat oluşumunu ve tüketim artışını değerlendirdi.
Türkiye'nin önde gelen beyaz et üreticilerinden Şenpiliç'in Genel Müdürü Aydın Başyurt, piliç eti fiyatlarındaki güncel durumu ve geleceğe yönelik beklentileri değerlendirdi. Başyurt, yaptığı açıklamalarla, tüketicilerin merakla beklediği fiyatlar konusuna ışık tuttu. Genel Müdür, 2025 yılı itibarıyla piliç eti fiyatlarındaki ortalama artışın yaklaşık yüzde 21 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Bu rakamın ilk bakışta yüksek görünse de, Başyurt'ın vurguladığı önemli bir nokta, bu artışın tüketici enflasyonunun altında kaldığı yönünde. Bu durum, tavuk etinin temel protein kaynakları arasındaki erişilebilir konumunu koruduğunu gösteriyor.
Piliç Eti, Kırmızı Et Karşısında Liderliğini Sürdürüyor
Aydın Başyurt, sektördeki mevcut durumu analiz ederken, piliç etinin hala en ekonomik hayvansal protein kaynağı olduğuna dikkat çekti. Kırmızı et fiyatlarıyla kıyaslandığında piliç etinin belirgin şekilde daha ulaşılabilir olduğunu ifade eden Başyurt, bu durumun tüketici tercihlerini olumlu etkilediğini dile getirdi. Nitekim, Türkiye'de kişi başına düşen tavuk eti tüketiminde son beş yılda yaklaşık yüzde 50'lik dikkat çekici bir artış yaşandığı belirtildi. 2020 yılında 20,5 kilogram olan kişi başı tüketimin, 2025 yılı sonu itibarıyla 29 kilograma ulaşmasının beklendiği kaydedildi. Bu veri, Türk halkının beslenme alışkanlıklarında tavuk etinin artan önemini gözler önüne seriyor.
Dev Üretim Kapasitesi ve Küresel Pazarda Varlık
Şenpiliç'in Türkiye ekonomisindeki rolü de göz ardı edilemeyecek kadar büyük. Şirket, yıllık yaklaşık 2,8 milyon ton piliç eti üretiminin önemli bir kısmını iç piyasanın talebini karşılamak üzere kullanıyor. İç piyasada tüketilen miktar yaklaşık 2,4 milyon ton seviyesinde bulunurken, şirket aynı zamanda küresel pazarda da iddialı bir oyuncu konumunda. 1978'den beri faaliyet gösteren Şenpiliç, günümüzde yaklaşık 4 bin 100 kişiye istihdam sağlıyor. Damızlık civcivden son tüketiciye ulaşan ürüne kadar tam entegre bir üretim modelini benimseyen şirket, Sakarya, Samsun ve Osmaniye'deki dört kesimhanesi, Sakarya ve Adana'daki üç kuluçkahanesi, üç yem fabrikası ve 30 damızlık çiftliği ile dev bir operasyon yürütüyor. Günlük ortalama 750 bin adet piliç kesimi gerçekleştiren şirket, yıllık 450 bin tonluk üretiminin yanı sıra ürünlerini yaklaşık 40 ülkeye ihraç ediyor.
Doyfarm: İleri İşlenmiş Ürünlerde Yeni Dönem
Şenpiliç bünyesindeki Doyfarm markası, ileri işlenmiş ürün kategorisine odaklanarak tüketicilere pratik, lezzetli ve besleyici çözümler sunuyor. Başyurt, Doyfarm'ın büyüme stratejisinin, tüketicilerin pratiklik, lezzet, besleyicilik ve erişilebilir fiyat beklentilerine aynı anda yanıt verebilmek üzerine kurulduğunu belirtti. Gelir seviyesi yükseldikçe sağlıklı içerik ve katkı maddeleri konusundaki hassasiyetin arttığını, ancak daha geniş kitleler için uygun fiyatla kaliteli protein kaynağına erişimin öncelikli olduğunu vurguladı. Doyfarm, bu doğrultuda salam, sucuk, sosis, jambon gibi şarküteri ürünlerinin yanı sıra nugget, şnitzel, cordon bleu ve döner gibi 90'ın üzerinde farklı ürünü tüketicilerin beğenisine sunuyor. Ürünlerin tamamı pişmiş olarak satışa sunularak kısa sürede tüketime hazır hale getiriliyor. Özellikle löp et serisi, tamamen tavuk göğüs etinden üretilirken, tüm üretim süreçleri yüksek hijyen standartları ve modern teknolojilerle yürütülüyor. Doyfarm, gerçekleştirdiği yatırımlarla kapasitesini üçe katlayarak 3.500 ton/ay seviyesine çıkardı ve makine parkurunu modernize etti.
Sektörde Kârlılığın Sırrı: Verimlilik ve Lojistik
Piliç eti sektöründe kârlılığın temel belirleyicisinin fiyat artışlarından çok verimlilik olduğunu söyleyen Aydın Başyurt, sektörün dinamiklerini detaylandırdı. Üretimin iki yıllık bir perspektifle planlandığını ve kısa vadede arzın hızla artırılıp azaltılmasının mümkün olmadığını belirtti. Piliç eti ürünlerinin yaklaşık dokuz günlük raf ömrü nedeniyle stoklanamadığını ve günlük olarak dağıtımının yapılması gerektiğini vurguladı. Sektörün mısır, soya, enerji, işçilik ve lojistik gibi temel maliyet kalemleri üzerindeki kontrolünün sınırlı olduğunu, ancak son dönemde mısır ve soya fiyatlarındaki artışların sınırlı kalmasının maliyet baskısını engellediğini ifade etti. Yoğun bir lojistik operasyonu gerektiren sektörde, sözleşmeli yetiştiricilik modeli de önemli bir maliyet kalemi oluşturuyor. Üretici firmaların marketlerdeki nihai satış fiyatlarını belirleme veya yönlendirme gücü bulunmadığını, fiyatların tamamen dağıtım kanalları ve satış noktalarının ticari dinamikleri içinde oluştuğunu sözlerine ekledi.
Fiyat Algısını Yönlendiren Faktör: Kanat İlgisi
Piyasadaki yüksek fiyat algısının önemli nedenlerinden birinin, tavuk etinin farklı parçalarındaki arz-talep dengelerinin farklılaşması olduğunu belirten Başyurt, bir tavuğun sadece yüzde 10'unun kanattan oluştuğunu ancak bu kısmın yüksek talep gördüğünü açıkladı. Kanat ürünlerindeki arz kısıtının anatomik bir yapıdan kaynaklandığını ve üretim artırılsa bile tavuğun kanat oranının %10'u geçemeyeceğini vurguladı. Kanat fiyatlarındaki hareketlerin, tüm piliç eti kategorisini temsil edecek şekilde algılanmasının, fiyat algısını olduğundan yüksek gösterdiğini dile getirdi. Bu durumun aksine, baget ve but gibi ürünlerde daha sınırlı fiyat hareketleri görülebiliyor. Başyurt, 2025 yılında piliç eti fiyatlarındaki ortalama artışın yaklaşık %21 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu oranın tüketici enflasyonunun altında kaldığını tekrar vurgulayarak, tavuk etinin uygun fiyatlı bir protein kaynağı olma özelliğini koruduğunu belirtti.