Petrol 120 Doları Zorluyor: Orta Doğu Kaynaklı Ateş Küresel Ekonomiyi Mi Yakacak? Yeni Analiz Şok Etti!
ING analistleri, artan jeopolitik gerilimlerin petrol fiyatlarını varil başına 120 dolara taşıyabileceği uyarısında bulunuyor. Orta Doğu'daki çatışma potansiyeli ve Rusya'nın ihracat kısıtlamaları, küresel enerji piyasalarında tansiyonu yükseltiyor.
Küresel Enerjide Dengeler Değişiyor: Petrol Fiyatları Kritik Eşiği Aştı
Uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı, son dönemde yaşanan gelişmelerle birlikte Mayıs ayından bu yana ilk kez 100 doların üzerine çıkarak dikkatleri üzerine çekti. ING analistleri Warren Patterson ve Ewa Manthey tarafından yayımlanan son rapor, küresel enerji piyasalarındaki bu hassas durumu ve geleceğe yönelik potansiyel riskleri gözler önüne seriyor. Analistler, özellikle Basra Körfezi'ndeki tırmanan gerilimin ve bölgesel çatışma endişelerinin, küresel petrol arzının önemli bir bölümünü tehdit ettiğini vurguluyor.
Jeopolitik Kaygılar Fiyatları Uçuruyor: Yeni Kriz Kapıda Mı?
Raporda öne çıkan önemli noktalardan biri, Husilerin Kızıldeniz'de Suudi Arabistan'a ait gemilere yönelik saldırıları. Bu tür eylemlerin, mevcut çatışmanın daha geniş bir alana yayılma riskini beraberinde getirdiği belirtiliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ı bu saldırılardan sorumlu tutabileceği yönündeki açıklamaları da bölgedeki tansiyonu daha da artırarak piyasalarda endişe yarattı. Analistlerin altını çizdiği bir diğer husus ise, enerji altyapılarının yeniden hedef alınabileceği yönündeki büyüyen endişeler. Bu durum, küresel piyasaların şu anki en büyük kaygılarından biri haline gelmiş durumda.
ING'nin analizine göre, bölgedeki gerilimin yakın zamanda azalacağına dair güçlü bir işaret bulunmuyor ve bu durum, petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareketin devam etmesini destekliyor. Analistler, asıl kritik sorunun, petrol fiyatlarının hangi seviyeye ulaşması halinde ABD yönetiminin müzakere masasına dönme baskısının artacağı olduğunu belirtiyor. Geçmiş krizlerde gözlemlenen fiyat hareketleri dikkate alındığında, Brent petrolün 120 dolar seviyesine yaklaşması durumunda, tansiyonu düşürme yönündeki baskının belirgin şekilde artması muhtemel görünüyor.
Öte yandan, İran açısından bakıldığında, petrol fiyatlarının seviyesinden çok, ABD'nin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle azalan petrol gelirlerine ne kadar süre dayanabileceğinin daha önemli bir faktör olduğu vurgulanıyor.
Hürmüz ve Kızıldeniz'de Arz Riski Zirve Yapıyor
ING, mevcut arz risklerinin, savaşın başlangıcından bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştığını teyit ediyor. Analistlere göre, Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının büyük ölçüde durmasının yanı sıra, Kızıldeniz üzerinden yapılan Suudi Arabistan petrol ihracatı da ciddi bir risk altında. Haziran ayında Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'deki Yanbu Limanı'ndan günlük ortalama 4,6 milyon varil ham petrol ihraç ettiği bilgisi, bu rotanın ne denli kritik olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, küresel petrol tedarik zincirinde yaşanabilecek olası aksaklıkların boyutunu gözler önüne seriyor.
Bununla birlikte, Kazakistan'ın Rusya'daki CPC terminalinden yaptığı petrol ihracatında da aksaklıklar yaşanıyor. Ukrayna'nın tanker saldırıları nedeniyle bu terminalden son aylarda günlük 1,7 milyon varilin üzerinde sevkiyat yapıldığı belirtiliyor, bu da küresel petrol akışındaki başka bir kırılgan noktayı işaret ediyor.
Rusya'nın Dizel Hamlesi ve Stoklar Piyasayı Sıkıştırıyor
Küresel enerji piyasasındaki bir diğer önemli gelişme ise Rusya'dan geliyor. Rus hükümetinin, temmuz sonunda sona erecek dizel ihracat yasağını bir ay daha uzatmayı değerlendirdiğine yönelik haberler, piyasayı yukarı yönlü destekliyor. Analistler, Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarının iç piyasada ürün arzını sıkılaştırdığına dikkat çekiyor. Dünyanın ikinci büyük dizel ihracatçısı konumundaki Rusya'nın ihracat kısıtlamasını uzatmasının, özellikle orta distilat ürünlerinde fiyatları desteklemeye devam edebileceği öngörülüyor.
Avrupa'da da durum pek farklı değil. ARA (Amsterdam-Rotterdam-Anvers) bölgesinde motorin stoklarının haftalık bazda 44 bin ton azalarak 1,64 milyon tona gerilediği ve bunun son beş yıl ortalamasının yüzde 13 altında olduğu belirtiliyor. Bu rakam, 2022'den bu yana görülen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti. Jet yakıtı stoklarındaki düşüş ise daha da dikkat çekici; stoklar 64 bin ton azalarak 514 bin tona indi ve beş yıllık ortalamanın %42 altında seyrediyor. Bu azalan stoklar, küresel enerji piyasalarındaki daralmayı ve fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı artırıyor.
Altın Güvenli Liman Özelliğini Yitiriyor Mu? Yükselen Petrol Altını Baskılıyor
ING analistlerine göre, Orta Doğu'daki mevcut jeopolitik risklere rağmen altın, güvenli liman talebinden beklenen ölçüde faydalanamıyor. Raporda, petrol fiyatlarındaki yükselişin, enflasyonun yüksek kalacağı beklentisini güçlendirdiği ve bunun da faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği öngörüsünü desteklediği belirtiliyor. Brent petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkması, ABD tahvil faizleri ile doların değer kazanmasına yol açıyor. Bu durum, faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı oluşturuyor.
ING, son dönemde altındaki toparlanmanın ağırlıklı olarak düşüşlerin ardından gelen alımlar ve kısa pozisyon kapatmalarından kaynaklandığını, ancak bu ivmenin zayıflamaya başladığını belirtiyor. Analistler, altının ons fiyatında 4.000 dolar seviyesinin kısa vadede kritik destek konumunda olduğunu vurgularken, yüksek petrol fiyatları ve yükselen tahvil faizlerinin olası yükselişleri sınırlayabileceği değerlendirmesini yapıyor.