--° -- --/--°
Ekonomi KÖŞE YAZISI 13.07.2026 22:31 1 okunma

Merkez Bankası Eski Başkan Yardımcısından Çarpıcı İtiraf: 'Troy Yazılımı ABD'ye Ait Olduğu İçin Yabancılara Para Ödeniyordu, Yerlileştirme Talimatı Geldi!'

Merkez Bankası'nın (BKM) usulsüzlük davasında eski başkan yardımcısı Emrah Şener'den şok açıklamalar geldi. Şener, Troy yazılımının 2022'ye kadar ABD'li bir şirkete ait olduğunu ve her kullanıcı için para ödendiğini, bu nedenle yerlileştirme talimatı aldıklarını belirtti.

Merkez Bankası Eski Başkan Yardımcısından Çarpıcı İtiraf: 'Troy Yazılımı ABD'ye Ait Olduğu İçin Yabancılara Para Ödeniyordu, Yerlileştirme Talimatı Geldi!'

İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Merkez Bankası (BKM) usulsüzlük davası, sanıkların savunmalarıyla derinleşti. Duruşmada tutuksuz yargılanan eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Emrah Şener ve diğer sanıklar hazır bulundu. Şener, savunmasında çarpıcı detaylara değinerek, 2018 yılında başlatılan yazılım yerlileştirme çalışmalarının temelinde yatan nedenleri açıkladı.

Yazılımın Yerlileştirilmesi Neden Şart Oldu?

Eski Başkan Yardımcısı Emrah Şener, 2018'de gelen bir talep doğrultusunda Merkez Bankası'nda kullanılan tüm yazılımların yerlileştirilmesi için çalışmalara başlandığını belirtti. Özellikle 'Troy' adlı ödeme sisteminin yazılımının 2022'ye kadar bir ABD şirketine ait olduğunu ve her kullanıcı için bu şirkete para ödendiğini vurgulayan Şener, “Bize gelen talimat, Troy’un yerlileştirilmesiydi. Bu sayede hem dışa bağımlılık azalacaktı hem de önemli bir mali tasarruf sağlanacaktı.” ifadelerini kullandı.

Atama Yetkileri ve Kurumsal Yapı

Şener, kurumsal yapıda atama yetkisinin kendisinde olmadığını, atamaların meclis kararıyla yapıldığını ve kendilerine yalnızca öneri amacıyla görüş sorulduğunu dile getirdi. Meclise sunulan 6 öz geçmiş arasından karar verildiğini belirten Şener, Merkez Bankası’nın savunma sanayii firmalarıyla da iş birliği yaptığını hatırlattı. Görev süresi boyunca, 2023'e kadar pazar payı sıfır olan bir kartı yüzde 30 seviyelerine getirdiklerini ve “hayali olarak gösterilen firmaların gerçek olduğunun” ortaya çıktığını sözlerine ekledi.

BKM Eski Genel Müdürü Baran Aytaş'tan Savunmalar

Sanıklar arasında yer alan eski BKM Genel Müdürü Baran Aytaş ise savunmasında, kart ihtiyacını karşılamak üzere yerli üretici arayışına girdiklerini ve bu süreçte Enarge şirketiyle anlaştıklarını söyledi. İhalenin hızlı bir şekilde sonuçlandırılması için bu yöntemin izlendiğini belirten Aytaş, şartnamelerin kurumun teknik birimleriyle birlikte hazırlandığını ifade etti. İhale sonrası Enarge firmasının ön ödeme talebinde bulunduğunu ve dönemin kur avantajı nedeniyle ödeme yapılmasına karar verildiğini öne sürdü. Aytaş, ödeme yapılan dönemde kamu zararı oluşmadığını iddia ederken, hesabından gönderilen paraların SMA'lı çocuklar gibi farklı yerlere yapılan yardımlar olduğunu ve yemek kartlarının ise BKM'de çalışan öğrencilere verildiğini savundu. Aytaş, tüm çalışmalarının ülkenin menfaati doğrultusunda gerçekleştirildiğini vurgulayarak, örgüt iddialarını reddetti ve hesaplarının incelenebileceğini belirtti.

Satın Alma Müdürü Osman Arslan: Talimatlar Doğrultusunda Hareket Ettik

Soruşturmaya konu dönemde BKM'de satın alma müdürü olarak görev yapan Osman Arslan, satın alma birimi olarak kendilerine gelen emir ve talimatlar doğrultusunda çalıştıklarını söyledi. Kart teminatı doğrultusunda yönetim kurulunda alınan bütçeyle sürecin başladığını ve Enarge firmasıyla anlaşma sağlanarak sözleşmenin hazırlandığını anlatan Arslan, şahsen firma veya yöneticileriyle herhangi bir tanışıklığı olmadığını ifade etti. Tek başına belge hazırlama veya aksiyon alma yetkisinin bulunmadığını savunan Arslan, görev tanımları dışında aykırı bir işlem yapmadıklarını ve yaptıkları işlemlerin Danıştay incelemesinden geçtiğini belirtti. İhale şartnamesinin tek bir birimce değil, mali, idari, hukuk gibi tüm birimlerin hazırladığı bir süreçle imzaya gittiğini ekledi.

Diğer Sanıkların Savunmaları ve Mahkeme Kararı

Sanıklardan Birol Kanbir, ihale sürecindeki şartnameleri kendisinin belirlemediğini, sözleşmedeki 30 günlük teslim süresinin yanlış anlaşıldığını savundu. Bora Koç ise BKM'de genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını ve alanında olmadığı halde birçok işlemin imzası için kendisine evrak geldiğini belirtti. İhale sürecinde ihale komisyonunda yer almadığını ve yalnızca iş sözleşmesindeki imzasının bulunduğunu ifade etti. Koç da kendi hesabından gönderilen paraların yardım amacıyla olduğunu ve örgüt üyeliği iddialarını reddettiğini söyledi.

Diğer sanıklar da üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek beraatlerini talep etti. Mahkeme heyeti, BKM'nin davaya katılma talebini kabul ederken, sanıklar hakkındaki adli kontrol kararlarının devamına hükmederek eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Ebru Şahin

Ebru Şahin

Ekonomi & Finans Analisti

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Teknoloji 14.07.2026 02:01 0 okunma

OLED'i Geride Bırakan Devrim: TCL'in Yeni Mini-LED Teknolojisi Göz Kamaştırıyor! C7L ve C8L Modelleri İncelemede

TCL'in SQD Mini-LED teknolojisi, OLED'in siyahlarını ve Mini-LED'in parlaklığını birleştirerek TV izleme deneyimini yeniden tanımlıyor. C7L ve C8L modelleri, üstün görüntü kalitesi ve yenilikçi özelliklerle pazarda iddialı.

OLED'i Geride Bırakan Devrim: TCL'in Yeni Mini-LED Teknolojisi Göz Kamaştırıyor! C7L ve C8L Modelleri İncelemede

Televizyon teknolojileri hızla ilerlerken, TCL'in pazara sunduğu SQD Mini-LED teknolojisi, izleyicileri büyülemeye hazırlanıyor. OLED panellerin sunduğu kusursuz siyah seviyelerini yakalarken, Mini-LED'in sınırları zorlayan 6.000 nite varan parlaklık değerleriyle bu teknoloji, görüntü kalitesinde yepyeni bir çağ başlatıyor. Üstelik, uzun süredir kullanıcıların korkulu rüyası olan ekran yanma sorununu da tarihe karıştırıyor.

SQD Mini-LED: Parlaklık ve Siyahların Mükemmel Uyumu

Peki, bu devrimsel SQD Mini-LED teknolojisi tam olarak ne vaat ediyor? Geleneksel LCD ve OLED teknolojilerinin en iyi yönlerini bir araya getiren bu sistem, binlerce minik LED'den oluşan arka aydınlatma katmanı sayesinde milyonlarca farklı karartma bölgesi oluşturabiliyor. Bu, her sahnenin ışık ve gölge dengesinin kusursuz bir şekilde ayarlanmasını sağlayarak, karanlık sahnelerde derin ve zengin siyahlar, parlak sahnelerde ise göz alıcı detaylar sunuyor. C8L modelinde 4.032 karartma bölgesi ve 6.000 nit zirve parlaklık sunulurken, daha ulaşılabilir C7L modeli de 2.176 karartma bölgesi ve 3.000 nit parlaklık ile etkileyici bir performans sergiliyor. Bu sayede, hem HDR içeriklerdeki dinamik aralık en üst düzeye çıkıyor hem de genel izleme deneyimi çok daha canlı ve gerçekçi hale geliyor.

TCL C7L ve C8L: Hangi Model Sizin İçin?

TCL'in yeni nesil televizyonlarından C7L ve C8L modelleri, sundukları özelliklerle farklı kullanıcı profillerine hitap ediyor. C8L, markanın tepe modeli olarak en üst düzey teknolojiyi sunarken, C7L daha uygun fiyatlı bir alternatif olarak öne çıkıyor. Ancak fiyat farkına rağmen her iki model de etkileyici özelliklere sahip.

Tasarım ve Ekran Farklılıkları

Premium C8L modelinde, neredeyse sıfır çerçeve deneyimi sunan WHVA 2.0 Ultra paneller kullanılırken, C7L modelinde ise HVA 2.0 Pro paneller yer alıyor. Her iki panel de %100 BT.2020 renk gamını destekliyor ve Süper Renkli Kuantum Kristaller sayesinde canlı ve doğru renkler sunuyor.

Performans ve Oyuncu Deneyimi

Her iki modelin ortak noktalarından biri de sundukları performans. 3GB RAM ve 64GB dahili depolama alanı ile akıcı bir Google TV deneyimi yaşatırken, donanım altyapısı da dikkat çekici. Özellikle oyunseverler için büyük önem taşıyan 144 Hz doğal yenileme hızı, oyuncu odaklı 288 Hz VRR (Değişken Yenileme Hızı) desteği ile birleşiyor. Bu özellikler, konsol oyunlarında akıcı ve takılmasız bir görüntü sağlayarak rekabet avantajı sunuyor. Ayrıca, HDMI 2.1 desteği sayesinde en yeni nesil oyun konsollarının tüm potansiyeli kullanılabiliyor.

Ses ve Yapay Zeka Teknolojileri

Görsel şölenin yanı sıra işitsel tatmin de ön planda. C7L ve C8L modelleri, Bang & Olufsen imzalı ses sistemleriyle geliyor. Bu işbirliği, zengin ve detaylı bir ses deneyimi sunarak filmlerin ve oyunların atmosferini güçlendiriyor. Bununla birlikte, TCL'in TSR AiPQ işlemcisi, yapay zeka destekli algoritmasıyla görüntüleri anlık olarak analiz ederek renkleri, kontrastı ve netliği optimize ediyor. Bu da her içerikte en iyi izleme koşullarını sağlamayı amaçlıyor.

Sertifikalar ve Boyut Seçenekleri

TCL'in yeni nesil televizyonları, sektörün önde gelen standartlarına uyum sağlayarak kullanıcıların güvenini kazanıyor. Dolby Vision, IMAX Enhanced, Dolby Atmos ve AMD FreeSync Premium Pro gibi sertifikalara sahip olmaları, sundukları görüntü ve ses kalitesinin uluslararası düzeyde tanındığını gösteriyor. Bu sertifikalar, özellikle film meraklıları ve oyuncular için büyük önem taşıyor.

Teknoloji ve performansın yanı sıra, bu televizyonlar farklı yaşam alanlarına uyum sağlayacak şekilde 65, 75, 85 ve hatta 98 inç gibi devasa boyut seçenekleriyle de sunuluyor. Böylece izleme deneyiminizi odanızın büyüklüğüne ve kişisel tercihlerinize göre şekillendirebilirsiniz.

Sonuç olarak TCL'in yeni SQD Mini-LED teknolojisine sahip C7L ve C8L modelleri, fiyat/performans dengesi, üstün görüntü kalitesi ve oyunculara yönelik gelişmiş özellikleriyle pazarda güçlü bir oyuncu olmaya aday görünüyor. Bu yenilikçi televizyonlar, ev eğlence sistemlerini bir üst seviyeye taşımak isteyen herkes için ciddi bir alternatif oluşturuyor.

Gündem 14.07.2026 01:30 0 okunma

Avrupa Kıyıları ve Adaları İçin Tarihi Strateji: AB'den Kapsamlı Çözüm Hamlesi!

Avrupa Birliği, adalar ve kıyı topluluklarının karşılaştığı ekonomik, çevresel ve sosyal zorluklara çözüm bulmak amacıyla tarihindeki ilk kapsamlı stratejisini duyurdu. Bu strateji, bölge halklarının geleceğini şekillendirecek.

Avrupa Kıyıları ve Adaları İçin Tarihi Strateji: AB'den Kapsamlı Çözüm Hamlesi!

Avrupa Birliği, binlerce adası ve kilometrelerce kıyı şeridiyle kendine has bir coğrafyaya sahip olan Birlik ülkeleri için tarihi bir adım attı. Avrupa Birliği Komisyonu, uzun süredir üzerinde çalışılan ve bölge halklarının refahını hedefleyen ilk kapsamlı stratejisini kamuoyu ile paylaştı. Bu strateji, sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik ve demografik yapının korunması gibi hayati önem taşıyan alanları kapsıyor.

Adaların ve Kıyıların Kaderini Değiştirecek Strateji Neler Vadediyor?

Avrupa'nın denizle iç içe geçmiş bölgeleri, benzersiz fırsatlar sunarken aynı zamanda ciddi zorluklarla yüzleşiyor. Ulaşım ağlarının sınırlı olması, mevsimsel ekonomik dalgalanmalar, iklim değişikliğinin etkileri ve genç nüfusun büyük şehirlere göçü gibi sorunlar, bu bölgelerin gelişimini engelliyor. AB Komisyonu'nun hazırladığı bu yeni strateji, tam da bu noktalara odaklanarak bölge halkları için kalıcı çözümler üretmeyi amaçlıyor. Strateji kapsamında, adaların ve kıyı topluluklarının ekonomik çeşitliliğini artıracak projelere öncelik verilecek. Turizmden ötesine geçerek yenilenebilir enerji, sürdürülebilir tarım ve deniz ürünleri yetiştiriciliği gibi alanlarda yeni istihdam olanakları yaratılması hedefleniyor.

Yeşil Dönüşüm ve Dijitalleşme Vurgusu

Bu kapsamlı stratejinin en dikkat çekici yönlerinden biri de yeşil dönüşüm ve dijitalleşmeye yapılan vurgu. Adaların ve kıyı bölgelerinin hassas ekosistemlerini korumak adına sürdürülebilir uygulamalar teşvik edilecek. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı yaygınlaştırılacak ve atık yönetimi konusunda modern çözümler hayata geçirilecek. Aynı zamanda, dijital altyapının güçlendirilmesiyle bu bölgelerin de küresel dijital ekonomiden pay alması sağlanacak. Bu sayede, gençlerin bu bölgelerde kalması ve hatta geri dönmesi için cazip fırsatlar sunulması amaçlanıyor. AB Komisyonu yetkilileri, bu stratejinin sadece bir plan olmadığını, aynı zamanda somut eylem ve yatırımları içeren bir yol haritası olduğunu belirtti.

Demografik Yapı ve Sosyal Refah Öncelikli

Stratejinin bir diğer önemli boyutu ise bölgedeki azalan nüfus ve yaşlanan toplum yapısı. AB, bu bölgelerdeki yaşam kalitesini artırarak ve yerel ekonomileri güçlendirerek genç aileleri ve girişimcileri buralara çekmeyi hedefliyor. Eğitim, sağlık hizmetleri ve kültürel faaliyetlere erişimin kolaylaştırılması da bu stratejinin temel hedefleri arasında yer alıyor. Kıyı topluluklarının kültürel kimliklerini koruyarak modern gelişmelerle entegre olmalarını sağlamak, AB'nin sosyal uyum politikalarının da bir parçası olacak. Bu yeni stratejiyle birlikte, Avrupa'nın denizle kucaklaşan bölgelerinin hem ekonomik olarak kalkınması hem de sosyal dokularının güçlenmesi için yeni bir dönem başlıyor.

AB yetkilileri, bu stratejinin uygulanması için üye ülkelerle yakın işbirliği içinde çalışacaklarını ve gerekli finansal destek mekanizmalarının da devreye sokulacağını vurguladı. Yapılacak olan düzenli değerlendirmelerle stratejinin etkinliği takip edilecek ve gerektiğinde güncellemeler yapılacak. Bu adımın, Avrupa'nın gelecekteki kalkınma modeline de ışık tutması bekleniyor.

Teknoloji 14.07.2026 01:02 0 okunma

Sony'den El Konsolu Hamlesi! PlayStation Oyunları Artık Cebinizde Mi Olacak?

Sony'nin yeni nesil PlayStation konsolu vizyonu, oyun deneyimini oturma odasının dışına taşıma hedefiyle yeni bir el konsolu ihtimalini güçlendiriyor. Şirket, kullanıcı alışkanlıklarını değiştirecek yeniliklerin yolda olduğunu belirtti.

Sony'den El Konsolu Hamlesi! PlayStation Oyunları Artık Cebinizde Mi Olacak?

Sony Interactive Entertainment, teknoloji dünyasında heyecan verici bir gelişmeye imza atmaya hazırlanıyor. Yatırımcılarla gerçekleştirilen son bir bilgilendirme toplantısında yapılan açıklamalar, şirketin PlayStation ekosistemini geleceğe taşıma vizyonunu net bir şekilde ortaya koydu. Özellikle merakla beklenen PlayStation 6 ile birlikte piyasaya sürülebileceği konuşulan yeni bir el konsolu konseptine yönelik ipuçları verildiği değerlendiriliyor.

Oyun Deneyimi Sınır Tanımayacak: Sony'nin Vizyonu Genişliyor

Geleneksel olarak PlayStation denince akla ilk gelenin evdeki televizyonun başında, oturma odasında oyun oynamak olduğunu belirten Sony yetkilileri, kullanıcı alışkanlıklarındaki değişimin farkında olduklarını vurguladılar. Günümüzde dünya genelinde pek çok oyuncunun bilgisayar monitörleri başında vakit geçirdiğini gözlemleyen şirket, bu durumu avantaja çevirme planları yapıyor. Sony'nin temel hedeflerinden biri, 'PlayStation yalnızca evde oynanır' algısını kırmak ve konsolun kullanım alanlarını pratik aksesuarlarla genişleterek daha fazla kullanıcıya ulaşmak.

Bu doğrultuda şirket, monitör ve hoparlör gibi çevresel ürünlerin satışına ağırlık vererek, oyunculara farklı deneyimler sunmanın yollarını arıyor. Bu strateji, PlayStation deneyimini daha esnek ve erişilebilir kılmayı amaçlıyor. Yapılan açıklamada, "Yeni nesil platformda da amacımız sadece bilgisayarlara alternatif olmak değil, PlayStation’a özel bir değer sunabilmek." denildi. Bu ifade, Sony'nin sadece donanım gücüne odaklanmadığını, aynı zamanda benzersiz bir oyun ekosistemi yaratma niyetini gösteriyor.

Mobil Oyunculuğa Yeni Bir Boyut: Akıcı Kullanım ve Yeni Tarzlar

Sony, yeni nesil platformunda teknolojik yeniliklerin yanı sıra, kullanıcıların oyunları oturma odasının dışına taşıyarak rahatça keyif alabileceği bir kullanım kolaylığı sunmayı hedefliyor. Bu, mobil oyunculuk pazarında önemli bir oyuncu olma potansiyelini de beraberinde getiriyor. PlayStation Portal gibi mevcut ürünlerle uzaktan oyun akışı imkanı sunan Sony, yeni nesil el konsolu ile oyunları doğrudan cihaz üzerinde çalıştırma yeteneği kazandırarak bu deneyimi bir üst seviyeye taşıyabilir.

Şirketin vurguladığı "yeni tarzlar" ifadesi, oyun sektöründe henüz keşfedilmemiş veya yeterince değerlendirilmeyen yeni oyun türleri ve oynanış mekaniklerinin de bu yeni donanımla birlikte gün yüzüne çıkabileceği anlamına geliyor. Bu, Sony'nin sadece donanım üreticisi olmanın ötesine geçerek, oyun deneyimini yeniden tanımlama arzusu taşıdığını gösteriyor. Mobilite ve erişilebilirliğin ön planda olduğu günümüz dünyasında, bu adımın oyuncular tarafından büyük bir ilgiyle karşılanması bekleniyor.

Geleceğin Oyun Dünyası Şekilleniyor: Potansiyel Riskler ve Fırsatlar

Sony'nin bu hamlesi, Nintendo'nun Switch gibi başarılı hibrit konsollarıyla pazarda elde ettiği başarıyı da akıllara getiriyor. Ancak Sony'nin bu alandaki hedefi, muhtemelen Switch'ten daha farklı bir konumlandırma olacaktır. Şirketin, PlayStation'ın mevcut güçlü oyun kütüphanesini ve marka değerini kullanarak, mobil oyunculuk pazarında kalıcı bir yer edinmesi hedefleniyor. Bu durum, aynı zamanda bulut oyunculuk servisleri ve gelecekteki olası abonelik modelleri için de yeni kapılar aralayabilir.

Oyunların sadece konsol üzerinde değil, farklı cihazlarda ve farklı mekanlarda oynanabilmesi, Sony'nin gelir modellerini çeşitlendirebileceği gibi, aynı zamanda yeni geliştirici iş birlikleri ve oyun tasarımları için de zemin hazırlayacaktır. Elbette bu yeni dönem, pil ömrü, cihaz performansı ve içerik optimizasyonu gibi teknik zorlukları da beraberinde getirecektir. Sony'nin bu zorlukların üstesinden gelerek, oyunculara kesintisiz ve yüksek kaliteli bir deneyim sunup sunamayacağı ise zamanla netlik kazanacaktır. Ancak şimdiden, oyun dünyasının geleceğine dair heyecan verici bir pencerenin aralandığı aşikar.

Teknoloji 14.07.2026 00:00 1 okunma

Apple Watch Ultra Kolunu Kurtardı: Tanınmaz Hale Gelen Saat, Sürücüyü Felaketten Döndürdü!

Golden Gate Köprüsü yakınlarında yaşanan trafik kazasında, Apple Watch Ultra'nın olağanüstü dayanıklılığı bir kez daha kanıtlandı. Kullanıcısının kolunu koruyan saat, parçalanmasına rağmen hayat kurtardı.

Apple Watch Ultra Kolunu Kurtardı: Tanınmaz Hale Gelen Saat, Sürücüyü Felaketten Döndürdü!

San Francisco'nun ikonik Golden Gate Köprüsü civarında 30 Haziran 2026 tarihinde yaşanan talihsiz bir olay, giyilebilir teknolojinin sınırlarını yeniden çizdi. Bisikletiyle seyir halinde olan Ender Öztürk'ün başına gelenler, teknoloji dünyasında şaşkınlık yarattı. Kimliği belirsiz bir aracın çarpıp kaçması sonucu ağır bir kaza geçiren Öztürk, şans eseri büyük bir yara almadan kurtulurken, bu kurtuluşun kahramanı ise bileğindeki Apple Watch Ultra oldu.

Kaza Anı: Bilekteki Dev Kalkan

Kaza anında aracın çarpma şiddetiyle savrulan Öztürk'ün kolu, yere sert bir şekilde çarpma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Ancak bileğindeki Apple Watch Ultra, adeta bir fiziksel engel görevi görerek kolunun doğrudan asfalta temas etmesini engelledi. Bu beklenmedik müdahale, sürücünün dirseğinde oluşabilecek ağır bir çıkık veya derin doku kaybına yol açabilecek sürtünme yanıklarının önüne geçti. Kazayı hafif sıyrıklarla atlatan Öztürk, parçalanan saatinin fedakarlığı sayesinde daha büyük bir felaketten kurtulduğunu belirtti.

Saatin Dayanıklılığı İddiaları Doğruladı

Olayın ardından Reddit'te 'fortuna_cookie' kullanıcı adıyla yaşadıklarını paylaşan Öztürk, saatinin titanyum kasasının ve Milanese kordonunun maruz kaldığı baskıyı gözler önüne serdi. Cihazın çarpmanın etkisiyle kullanılamaz hale gelmesine rağmen, sağladığı koruma sayesinde kullanıcısının sağlığını güvence altına alması, Apple mühendisliğinin ne kadar sağlam ve güvenilir olduğunu bir kez daha kanıtladı. Öztürk, bileğindeki kesiklerin ise saatin kendisinden değil, çarpmanın şiddetiyle kopan kordonun neden olduğu yüzeysel yaralanmalar olduğunu aktardı. Bu durum, saatin aldığı darbenin boyutunu ve gösterdiği direnci net bir şekilde ortaya koyuyor.

Giyilebilir Teknolojinin Yeni Rolü: Hayat Kurtaran Kalkan

Apple Watch Ultra'nın bu olayı, giyilebilir teknolojilerin yalnızca spor takibi ve bildirim gönderme gibi işlevlerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda acil durumlarda kritik bir koruma katmanı sağlayabildiğini gösteriyor. Özellikle ekstrem sporlarla ilgilenen veya riskli mesleklerde çalışan bireyler için Apple Watch Ultra gibi dayanıklı cihazlar, artık bir aksesuar olmanın ötesinde, yaşam sigortası niteliği taşıyor. Kullanıcı, bu deneyimden sonra yeni bir Apple Watch Ultra edinmeyi düşündüğünü ve olası kazalar için AppleCare+ gibi ek koruma programlarının önemini daha iyi anladığını ifade etti.

Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Teknoloji

Bu olay, teknoloji şirketlerini daha dayanıklı ve çok yönlü ürünler geliştirmeye teşvik edebilir. Apple'ın bu türden olaylarla gündeme gelmesi, ürünlerinin güvenlik ve dayanıklılık konusundaki algısını pekiştiriyor. Önümüzdeki dönemde, benzer 'hayat kurtaran' teknolojilerin akıllı saatlerde ve diğer giyilebilir cihazlarda daha fazla ön plana çıkması bekleniyor. Apple Watch Ultra'nın gösterdiği performans, teknoloji dünyasında yeni bir sayfa açarken, kullanıcıların da teknolojik cihazlarını değerlendirme biçimlerini değiştirecek nitelikte.

Gündem 13.07.2026 22:03 1 okunma

1.2 Ton Zehirler Şehirlere Ulaşamadan Ele Geçti: Sınırlara Vurulan Dev Darbe!

İstanbul merkezli dev operasyon, 4 ilde eş zamanlı baskınlarla zehir tacirlerinin kökünü kazımaya yönelikti. 1.2 tonun üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilirken, 15 şüpheli tutuklandı.

1.2 Ton Zehirler Şehirlere Ulaşamadan Ele Geçti: Sınırlara Vurulan Dev Darbe!

İstanbul Emniyeti'nin titiz çalışmaları sonucunda, ülkenin dört bir yanını kana bulamayı hedefleyen dev bir uyuşturucu şebekesi çökertildi. Gerçekleştirilen operasyon, sadece İstanbul'u değil, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kocaeli gibi illeri de kapsayarak, zehir tacirlerine karşı amansız bir mücadelenin altını çizdi.