--° -- --/--°
Spor KÖŞE YAZISI 05.07.2026 03:30 1 okunma

Mbappé Sahneye Çıktı! Fransa, Savunma Duvarını Yıkıp Çeyrek Finalde Fas'ın Rakibi Oldu!

FIFA 2026 Dünya Kupası son 16 turunda Fransa, Paraguay'ın dirençli savunmasını Mbappé'nin penaltı golüyle aşarak çeyrek finale yükseldi. Milli takımımız şimdi gözünü Fas maçına dikti.

Mbappé Sahneye Çıktı! Fransa, Savunma Duvarını Yıkıp Çeyrek Finalde Fas'ın Rakibi Oldu!

FIFA 2026 Dünya Kupası'nda heyecan dorukta! Turnuvanın son 16 turunda adını çeyrek finale yazdırmak isteyen Fransa, zorlu rakibi Paraguay ile karşı karşıya geldi. ABD'nin Philadelphia kentindeki Lincoln Financial Field Stadı'nda Özbek hakem Ilgiz Tantashev'in yönettiği mücadele, futbolseverlere nefes kesen anlar yaşattı.

Savunma Kalesi Paraguay'a Karşı Horozlar Zorlandı

Mücadelenin ilk yarısı, adeta bir satranç müsabakasını andırdı. Güney Amerika temsilcisi Paraguay, sahaya savunma ağırlıklı bir stratejiyle çıktı. Maç boyunca rakibine az pozisyon veren Paraguaylı oyuncular, Fransa'nın yıldızlar topluluğu karşısında adeta duvar ördü. Fransa cephesi, Paraguay'ın organize ve dirençli savunmasını aşmakta büyük güçlük çekti. İlk 45 dakikada gol sesi çıkmadı ve takımlar soyunma odasına 0-0'lık eşitlikle gitti. Bu sonuç, Paraguay'ın savunma başarısını ve Fransa'nın hücum gücünü dengeleme çabasını net bir şekilde ortaya koyuyordu.

Mbappé Kilidi Açtı, Fransa Çeyrek Finalde!

İkinci yarıda ise sahneye Fransa çıktı. Teknik direktörün yaptığı hamleler ve oyuncuların artan motivasyonuyla birlikte 'Horozlar', baskısını iyice artırdı. Maçın kaderini değiştiren an ise 70. dakikada yaşandı. Ceza sahası içinde yaşanan bir pozisyonda hakem penaltı noktasını gösterdi. Topun başına geçen ve turnuvanın yıldızlarından Kylian Mbappé, soğukkanlı bir vuruşla topu ağlara gönderdi: 1-0. Bu gol, aynı zamanda maçın da skorunu belirledi. Fransa, tek golle galip gelerek adını FIFA 2026 Dünya Kupası çeyrek finalistleri arasına yazdırdı.

Fransa'nın Rakibi Fas Oldu: Büyük Savaş Geliyor!

Bu galibiyetle birlikte Fransa'nın çeyrek finaldeki rakibi de belli oldu. Turnuvanın sürpriz takımlarından ve sergilediği performansla büyük beğeni toplayan Fas, çeyrek finalde Kylian Mbappé önderliğindeki Fransa'nın karşısında ter dökecek. Futbolseverler, bu iki güçlü ekibin mücadelesini şimdiden merakla bekliyor. Fas'ın savunma gücü ve Fransa'nın hücum potansiyelinin kapışması, turnuvanın en dikkat çekici maçlarından biri olmaya aday.

FIFA 2026'da Savunma Taktikleri ve Yıldız Oyuncuların Rolü

FIFA 2026 Dünya Kupası, bir kez daha gösterdi ki büyük turnuvalarda savunma disiplini büyük önem taşıyor. Paraguay'ın ilk yarıdaki dirençli futbolu, gol atmanın ne kadar zor olabileceğini kanıtladı. Ancak, günün sonunda sahne alan yıldız oyuncular, maçların kilidini açabilen en önemli faktör olarak öne çıkıyor. Kylian Mbappé'nin penaltı golü, Fransa'nın neden favoriler arasında gösterildiğinin bir kanıtı oldu. Turnuva ilerledikçe, taktiksel mücadelelerin yanı sıra bireysel yeteneklerin de belirleyici olacağı aşikar. Önümüzdeki çeyrek final eşleşmesinde, Fas'ın etkili savunması ile Fransa'nın yıldızlarının mücadelesi büyük bir merak konusu.

Serdar Çelik

Serdar Çelik

Spor Yorumları & Toplum

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Teknoloji 05.07.2026 05:03 0 okunma

Samsung'dan Sosyal Medya Kameralarına Devrim: One UI 9 ile Instagram, Snapchat Kabusu Sona Eriyor!

Samsung, merakla beklenen One UI 9 Beta 3 güncellemesiyle Instagram ve Snapchat gibi popüler uygulamalardaki can sıkıcı kamera yakınlaştırma sorunlarına nokta koyuyor. Yeni sürüm, kullanıcı deneyimini zirveye taşıyor.

Samsung'dan Sosyal Medya Kameralarına Devrim: One UI 9 ile Instagram, Snapchat Kabusu Sona Eriyor!

Samsung'un kullanıcılarına sunduğu yazılım deneyimini sürekli olarak iyileştirme çabası, yeni One UI 9 Beta 3 güncellemesiyle somutlaşıyor. Yakın zamanda ZZF7 sürüm numarasıyla kullanıma sunulan bu güncelleme, özellikle sosyal medya tutkunlarının uzun süredir dile getirdiği bir soruna çözüm sunuyor: Instagram ve Snapchat gibi platformlarda yaşanan kamera yakınlaştırma (zoom) sorunları artık tarih oluyor.

Kamera Takılmaları Tarihe Karışıyor: Yeni Arayüz ile Sorunsuz Deneyim

Daha önceki sürümlerde, kullanıcılar bu popüler uygulamalar aracılığıyla fotoğraf veya video çekerken yakınlaştırma yaptıklarında, görüntüde ani donmalar, takılmalar ve akıcılık kaybı gibi can sıkıcı durumlarla karşılaşıyordu. Bu durum, özellikle anı yakalamak isteyen kullanıcılar için büyük bir hayal kırıklığı yaratıyordu. Ancak Samsung'un yeni One UI 9 Beta 3 sürümü, Android 17 temelinde geliştirdiği yeniliklerle bu sorunu kökünden çözüyor. Bu hamle, Samsung'un sadece donanım değil, aynı zamanda yazılım uyumluluğunu da en üst seviyede tutma konusundaki kararlılığını bir kez daha kanıtlıyor.

Teknik Detaylar ve Güvenlik Güncellemeleri

ZZF7 sürüm numaralı bu güncelleme, sadece kamera sorunlarını gidermekle kalmıyor. Android 17 işletim sisteminin en güncel özelliklerini barındıran yeni yazılım paketi, aynı zamanda 5 Haziran 2026 tarihli güvenlik yamasını da içeriyor. Bu sayede kullanıcılar, cihazlarının hem performansını hem de güvenliğini en üst düzeyde tutabiliyorlar. Samsung mühendislerinin, geniş kitleler tarafından kullanılan sosyal medya uygulamalarının kamera modülleriyle daha sorunsuz entegre olması için yoğun mesai harcadığı belirtiliyor. Bu optimizasyonlar, akıllı telefonların sadece kendi kamera uygulamalarında değil, harici platformlarda da üstün bir performans sergilemesini sağlıyor. Özellikle yakınlaştırma sırasında yaşanan kare hızı düşüşlerinin giderilmesi, kullanıcıların sosyal medyada daha kaliteli içerikler üretmelerine olanak tanıyacak.

Kararlı Sürüm Heyecanı: Yaz Sonu Piyasada Olacak

Samsung, One UI 9 geliştirme sürecinde önemli bir aşamaya gelmiş durumda. Edinilen bilgilere göre, yazılımın kararlı sürümünün yılın üçüncü çeyreğinde, yani Temmuz veya Ağustos ayları içerisinde genel kullanıma sunulması bekleniyor. Şirket, bu yeni arayüzü Galaxy S24 FE gibi farklı modeller üzerinde de test ederek, geniş bir cihaz yelpazesine sorunsuz bir geçiş sağlamayı hedefliyor. Stabil sürümün piyasaya sürülmesiyle birlikte, Samsung'un tüm kullanıcıları bu önemli performans artışlarından ve iyileştirmelerden faydalanabilecek.

Geleceğe Yönelik Stratejiler ve Kullanıcı Odaklı Gelişmeler

Yazılım dünyasında güvenilir analizleriyle bilinen Tarun Vats, bu güncellemenin Samsung'un yazılım geliştirme stratejisinde önemli bir kilometre taşı olduğunu vurguluyor. Özellikle son yıllarda üçüncü taraf uygulama entegrasyonuna ve desteğine verilen önemin artması, kullanıcıların cihazlarından aldıkları verimi ve memnuniyeti doğrudan artırıyor. Samsung'un bu adımı, kullanıcıların sosyal medya platformlarında ve diğer harici uygulamalarda akıcı ve kesintisiz bir deneyim yaşamasını sağlayarak, akıllı telefon ekosistemindeki yerini daha da sağlamlaştırıyor.

Ekonomi 05.07.2026 04:32 0 okunma

Avrupa Gaz Piyasasında Şok Değişim: ABD Oyun Kurucu mu Oluyor? Bağımlılık Tehlikesi Kapıda!

Avrupa'nın sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tedarikinde ABD'nin payı rekor seviyelere ulaşırken, yetkililerden 'bir bağımlılıktan diğerine geçiş' endişesi yükseliyor. Enerji güvenliği mercek altında.

Avrupa Gaz Piyasasında Şok Değişim: ABD Oyun Kurucu mu Oluyor? Bağımlılık Tehlikesi Kapıda!

Avrupa Birliği'nin enerji haritası, Rusya-Ukrayna savaşının ardından başlayan ve gün geçtikçe derinleşen bir dönüşümden geçiyor. Sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatında Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) ağırlığı, daha önce görülmemiş seviyelere tırmanıyor. Mevcut verilere göre, Avrupa'nın LNG ihtiyacının neredeyse yüzde 60'ı ABD'den karşılanırken, bu oranın Nisan ayında yüzde 64'e kadar yükselmesi dikkat çekici bir detayı ortaya koyuyor. Uzmanlar, yılın ilerleyen aylarında bu trendin daha da hızlanmasını bekliyor.

ABD Gazına Bağımlılık Tehlikesi Büyüyor

Avrupalı enerji yetkilileri ve rekabet uzmanları, bu durumun getirdiği potansiyel riskler konusunda ciddi endişeler taşıyor. Bir bağımlılığı başka bir bağımlılıkla ikame etme tehlikesine dikkat çeken yetkililer, tedarik zincirinin çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu durumun en önemli tetikleyicilerinden biri olarak, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikler öne çıkıyor. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi önemli tedarikçilerin bu bölgedeki güvenlik endişeleri nedeniyle kapasitelerinin kısıtlanması, ABD LNG'sine olan talebi adeta körüklüyor. Kış ayları öncesinde enerji depolarını doldurma zorunluluğu, bu talebi daha da artıracak bir faktör olarak öngörülüyor.

Tarihi Kırılma Noktası: 2022 Sonrası Dönüşüm

Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya başlattığı askeri harekat, Avrupa'nın enerji politikalarında adeta bir kırılma noktası olmuştu. Bu tarihten itibaren, Rus gazına olan bağımlılığını azaltma çabaları kapsamında ABD'den yapılan LNG ithalatı hızla ivme kazandı. Ancak, enerji piyasalarının genel işleyişi açısından bakıldığında, tek bir kaynağa yüzde 30-40'tan fazla bağımlılık nadir görülen bir durum olarak kabul ediliyor. Avrupa'nın ABD LNG'sine olan bağımlılığının yüzde 60'ı aşması ise, emtia piyasalarında oldukça istisnai ve potansiyel olarak riskli bir tablo çiziyor. Genellikle bu denli yüksek oranlı bağımlılıklar, nadir metaller gibi özel ve niş piyasalarda rastlanabiliyor.

Yetkililerden Açık Uyarılar: Diversifikasyon Şart!

Avrupalı yetkililerin, ABD LNG'sine artan bağımlılık konusundaki endişeleri kamuoyuna da yansımaya başlamıştı. Bu tartışmalar, özellikle İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarından önce daha belirgin hale gelmişti. Avrupa Birliği'nin rekabet ve enerji politikalarından sorumlu yetkilisi Teresa Ribera, daha önce yaptığı açıklamalarda, 'Rus gazına güvenemeyeceğimiz açık ancak ABD gazına da aşırı derecede bağımlı hale gelmekten kaçınmalıyız' diyerek mevcut duruma dikkat çekmişti. Benzer bir endişeyi dile getiren AB Enerji Komiseri Dan Jorgensen ise, 'Temel riskimiz, bir bağımlılığı diğer bir bağımlılıkla değiştirmektir' ifadelerini kullanarak, enerji tedarikinde stratejik çeşitliliğin önemini vurgulamıştı. Bu açıklamalar, Avrupa'nın gelecekteki enerji güvenliği stratejileri açısından önemli bir dönüm noktasını işaret ediyor.

Ekonomi 05.07.2026 04:00 0 okunma

Avrupa Birliği'nden Çin Devlerine Yüklü Vergi: Hibrit Otomobiller de Kapsama Alınıyor!

Avrupa Birliği, Çin'den ithal edilen hibrit otomobillere de ek gümrük vergisi getirme hazırlığında. Elektrikli araçların ardından bu adım, Avrupa pazarında dengeleri değiştirecek.

Avrupa Birliği'nden Çin Devlerine Yüklü Vergi: Hibrit Otomobiller de Kapsama Alınıyor!

Avrupa Birliği, Çin menşeli otomobillere yönelik ticari tedbirlerini genişletme kararı aldı. Daha önce elektrikli araçlar için uygulanan ek gümrük vergilerinin, artık hibrit otomobilleri de kapsayacağı belirtiliyor. Alman Handelsblatt gazetesinin güvenilir AB yetkilileri ve sektör kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, Avrupa Komisyonu bu yeni vergi düzenlemesi için hazırlıklarını tamamladı. Üye ülkelerin büyük çoğunluğunun onayı alınması durumunda, bu tarife değişikliği önümüzdeki günlerde yürürlüğe girebilir.

Çin Otomotivine Avrupa'dan 'Gümrük Seddi'

AB liderleri, son dönemde Çin ile artan ticaret açığı ve kritik öneme sahip nadir toprak elementleri gibi ham maddelerde Çin'e olan derin bağımlılığı azaltma stratejileri kapsamında önemli adımlar atmaya hazırlanıyor. Bu çerçevede, Avrupa Komisyonu'nun hedefinde, BYD, Chery ve SAIC (MG markasının sahibi) gibi Çinli otomotiv devlerinin Avrupa pazarına sunduğu hibrit modeller yer alıyor. Planlanan düzenlemeyle bu araçlara ilave vergiler getirilmesi öngörülüyor. Hatırlanıcak olursa, AB, 2024 yılı başından itibaren Çin'de üretilen elektrikli otomobillere ek gümrük vergisi uygulamasına geçmişti. Hibrit araçların da bu kapsama dahil edilmesi, Brüksel'in Çinli üreticilere karşı ticari savunma mekanizmalarını önemli ölçüde güçlendireceği anlamına geliyor.

Avrupa Pazarında Çinli Markaların Hızlı Yükselişi Endişe Yaratıyor

Son yıllarda Avrupa otomotiv pazarında Çinli markaların sergilediği hızlı yükseliş, sektörde ciddi endişelere neden oluyor. Özellikle elektrikli ve hibrit araç segmentlerinde dikkat çeken Çinli üreticiler, pazar paylarını hızla artırıyor. Edinilen bilgilere göre, Çinli markalar sadece Aralık ayında Avrupa'daki elektrikli ve hibrit araç satışlarının yüzde 16'sını ele geçirmeyi başardı. 2025 yılı geneli için ise pazar paylarını yüzde 11'e çıkarmaları bekleniyor. Bu rakamlar, önceki yıla kıyasla iki katın üzerinde bir artışa işaret ediyor. Sektör temsilcileri yılın başlarında yaptıkları açıklamalarda, Avrupa otomotiv sanayisinin geleceğine yönelik ciddi endişeler taşıdıklarını dile getirmişlerdi.

Türkiye'den Örnek Adım: Çin'e Karşı Korumacı Politika

Avrupa Birliği'nin bu adımları gündemdeyken, Türkiye'nin Çin menşeli araçlara yönelik daha önce aldığı korumacı önlemler dikkat çekiyor. Türkiye, Avrupa Birliği'nden daha önce harekete geçerek Çinli otomobillere yönelik ek vergileri devreye sokmuştu. 2023'te sadece elektrikli otomobiller için yüzde 40 oranında ek gümrük vergisi uygulanmaya başlandı. Temmuz 2024'te alınan kararla bu oran, Çin'den ithal edilen benzinli ve hibrit dahil tüm yakıt türlerindeki araçları kapsayacak şekilde genişletildi. Ayrıca, 1 Ocak 2025 itibarıyla Çin'den ithal edilen içten yanmalı motorlu araçlara uygulanan %40'lık ek gümrük vergisi %50'ye yükseltildi. Bu düzenlemelerin temel amaçları arasında yerli üretimi korumak, cari açığın kontrol altında tutulmasını sağlamak ve iç pazardaki rekabet dengesini gözetmek yer alıyor.

2025 Sonu Güncellemesiyle Mali Yükümlülükler Yeniden Belirlendi

2025 sonunda yapılan güncellemelerle birlikte, Çin menşeli araçlara uygulanan ek mali yükümlülükler yeniden şekillendi. Güncel düzenlemelere göre, araç türlerine göre uygulanacak ek mali yükümlülükler şu şekilde sıralanıyor:

  • İçten yanmalı ve hibrit otomobiller: Yüzde 25 ek mali yükümlülük veya en az 6.000 dolar.
  • Plug-in hibrit otomobiller: Yüzde 30 ek mali yükümlülük veya en az 7.000 dolar.
  • Tam elektrikli otomobiller: Yüzde 30 ek mali yükümlülük veya en az 8.500 dolar.

Uygulamada, belirlenen oran veya sabit tutardan hangisi daha yüksekse, o tutarın esas alınacağı belirtildi. Bu adımlar, Avrupa otomotiv sektörünün küresel rekabette ayakta kalabilmesi ve yerli üreticilerin korunması stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Ekonomi 05.07.2026 03:03 1 okunma

Vefat Eden Eşinize Kalan Miras: Ölüm Aylığında 5 Yıllık Gizli Şart!

Sosyal güvenlik sisteminde ölüm aylığı (dul ve yetim aylığı) bağlanabilmesi için gereken kritik prim günü ve sigortalılık süresi şartları, özellikle SSK'lılar için son 5 yılın önemi ve BAĞ-KUR'lular için prim borcu detayı mercek altında.

Vefat Eden Eşinize Kalan Miras: Ölüm Aylığında 5 Yıllık Gizli Şart!

Sosyal güvenlik sistemleri, vatandaşlara çeşitli güvenceler sunarken, bu haklardan yararlanmanın belirli koşulları bulunuyor. Hayatını kaybeden sigortalının geride kalan yakınlarına sağlanan ölüm aylığı (dul ve yetim aylığı) da bu güvencelerden biri. Ancak, bu önemli hakkın kazanılabilmesi için belirlenen prim günü ve sigortalılık süresi şartlarını tamamlamak büyük önem taşıyor. Bu şartlarda yaşanabilecek en ufak bir eksiklik bile, hak sahiplerinin aylık alma hakkını engelleyebiliyor. Özellikle farklı sigorta kollarına (SSK, BAĞ-KUR, Emekli Sandığı) göre değişen bu koşullar, vatandaşlar için kafa karıştırıcı olabiliyor.

Ölüm Aylığı İçin Temel Şartlar: Yaşayanlar Dikkat!

Emeklilik sisteminde bir gün bile fark yaratabiliyorken, ölüm aylığı hakkı da benzer bir hassasiyetle ele alınıyor. Vefat eden sigortalının eşi ve çocuklarına bağlanacak ölüm aylığı için, kanunla belirlenmiş asgari prim günü veya sigortalılık süresi şartlarının mutlaka yerine getirilmesi gerekiyor. Bu süreler, sigortalının çalıştığı kurumun statüsüne göre değişiklik gösteriyor:

  • Emekli Sandığı (4/c) ve BAĞ-KUR (4/b) Sigortalıları İçin: Vefat eden sigortalının en az 1800 gün prim ödemiş olması gerekiyor.
  • SSK (4/a) Sigortalıları İçin: En az 5 yıl sigortalı olmak ve toplamda en az 900 gün sigorta primi ödemiş olmak şartı aranıyor.

Bu şartların ne kadar kritik olduğunu bir örnekle açıklayalım: 1 Temmuz 2026 tarihinde vefat eden bir SSK'lı için, hak sahiplerinin ölüm aylığı alabilmesi adına, vefat eden sigortalının en geç 1 Temmuz 2021 tarihinde sigortalı çalışmaya başlamış olması ve bu süre zarfında en az 900 gün prim ödemiş olması gerekiyor. Görüldüğü gibi, 5 yıllık sigortalılık süresi, SSK'lılar için ölüm aylığı kapısını aralayan temel bir kriter haline geliyor.

BAĞ-KUR'da Prim Borcu Cezası: Aylık Bağlanması Engellenebilir mi?

Sosyal güvenlik sistemlerinin işleyişinde, sigortalıların primlerini zamanında ödemesi büyük önem taşıyor. Ancak bu durum, ölüm aylığı gibi haklarda farklılıklar gösteriyor. SSK'lı çalışanlarda primler işveren tarafından SGK'ya yatırıldığı için, işverenin bu yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği hak sahiplerinin ölüm aylığı alma hakkını doğrudan etkilemiyor. Önemli olan, sigortalının o kuruma 900 gün sigortalı çalıştığına dair bildirimin yapılmış olmasıdır.

Ancak BAĞ-KUR'da durum biraz daha farklı. BAĞ-KUR'lular primlerini kendileri yatırdığı için, vefatları durumunda hak sahiplerinin aylık alabilmesi için sigortalının prim ve prime ilişkin hiçbir borcunun olmaması ya da ödenmesi gerekliliği gündeme geliyor. Bu durum, özellikle 1800 gün prim günü tamamlanmış olsa bile, kalan günlere ait prim borcu bulunması halinde ölüm aylığı bağlanmasını engelleyebiliyor. Örneğin, 2500 gün primi ödenmiş ancak sonraki 800 günün primi ödenmemişse, bu borç ödenmeden dul ve yetim aylığı bağlanamıyor. Bu noktada, BAĞ-KUR'lular için prim borcu bulunmaması koşulunun esnetilmesi gerektiği yönünde görüşler de bulunuyor.

Genç Yaşta Vefat Edenlerin Hak Sahiplerine Özel Hesaplama

Emekli aylıkları, genellikle kişinin prim günü sayısına göre hesaplanıyor ve prim günü arttıkça aylık miktarı da yükseliyor. Peki, genç yaşta hayatını kaybeden sigortalıların hak sahiplerine bağlanacak ölüm aylığı nasıl hesaplanıyor? Bu konuda da önemli düzenlemeler mevcut:

  • Emekli Sandığı ve BAĞ-KUR İçin: Çalışırken vefat eden sigortalının prim günü 1800'den fazla ancak 9000 günden az ise, ölüm aylığı hesaplanırken sanki 9000 gün çalışmış gibi kabul ediliyor.
  • SSK Sigortalıları İçin: Vefat eden sigortalının prim günü 7200 günden az ise, ölüm aylığı hesaplaması 7200 gün üzerinden yapılıyor.

Bu düzenlemeler, genç yaşta vefat eden sigortalıların geride kalan yakınlarının daha iyi bir aylık alabilmesini sağlamak amacıyla yapılmıştır.

İş Kazası Sonucu Vefatlarda Prim Günü Şartı Aranmıyor!

Sosyal güvenlik sisteminin en önemli noktalarından biri de iş kazaları ve meslek hastalıkları riskine karşı alınan önlemlerdir. Bir iş kazası sonucu hayatını kaybeden sigortalının hak sahiplerine bağlanacak gelirin hesaplanmasında, yukarıda bahsedilen prim günü şartı aranmıyor. Bu, iş kazası gibi öngörülemeyen ve ani vefat durumlarında, kişinin sigortalılık süresi ne olursa olsun, hak sahiplerinin gelir bağlanma hakkına sahip olmasını sağlıyor. Yani, işe başladığı ilk gün dahi iş kazası sonucu vefat eden bir sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanabiliyor.

Eksik Prim Günleri Borçlanma ile Tamamlanabilir mi?

Sosyal güvenlik sisteminde, belirli durumlar için geriye dönük borçlanma imkanı bulunuyor. Bu haklar, ölüm aylığı bağlatmak isteyen hak sahipleri için de geçerli olabiliyor:

  • Emekli Sandığı ve BAĞ-KUR Sigortalıları İçin: Hak sahipleri, eksik prim günlerini tamamlamak amacıyla askerlik, doğum, vb. hizmet borçlanması yapabilirler. Bu borçlanmalarla eksik günlerini tamamlayarak ölüm aylığı hakkını kazanabilirler. Hatta dondurulmuş hizmet sürelerini ihya etme imkanı da bulunmaktadır.
  • SSK Sigortalıları İçin: Maalesef, SSK'lıların hak sahipleri ölüm aylığı bağlatmak istediklerinde eksik günlerini borçlanma yoluyla tamamlama imkanına sahip değiller. 900 gün yerine 899 gün prim gibi en ufak bir eksiklikte dahi, askerlik veya doğum borçlanması yapma şansı olmaksızın ölüm aylığı bağlanamıyor.

Ölüm Aylığı Nasıl Paylaşılır?

Vefat eden sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanırken, paylaşımlar belirli oranlarda yapılıyor:

  • Eş: Emekli aylığının %50'si. Eğer aylık bağlanmış çocuğu yoksa ve çalışmıyorsa veya kendi sigortalılığından gelir/aylık almıyorsa bu oran %75'e yükselebiliyor.
  • Çocuklar: Her bir çocuğa aylığın %25'i bağlanıyor.

Kız çocukları, çalışma durumlarına bakılmaksızın ve yaş sınırlaması olmaksızın evli olmadıkları sürece yetim aylığı almaya devam edebiliyor. Erkek çocuklar ise belirli yaş sınırlarına kadar (öğrenim durumuna göre 18, 20 veya 25 yaş) yetim aylığı alabiliyor.

Ekonomi 05.07.2026 02:35 1 okunma

İngiltere Şokta: Başbakan Starmer Ayrılıyor mu? Liderlik Yarışı Kızışıyor!

İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın olası istifa kararı, parti içinde Andy Burnham'ı destekleyenlerin artmasıyla siyasi kulisleri hareketlendirdi. Starmer'ın kararının bu hafta açıklanması bekleniyor.

İngiltere Şokta: Başbakan Starmer Ayrılıyor mu? Liderlik Yarışı Kızışıyor!

İngiltere siyasetinde tansiyon yükseliyor. Mevcut Başbakan Keir Starmer'ın yakın çevresinden gelen bilgilere göre, önümüzdeki günlerde görevden ayrılış takvimini açıklaması bekleniyor. Bu gelişme, Birleşik Krallık'ı son 10 yılın yedinci başbakanına taşıyabilecek bir süreci tetikleyebilir. Özellikle İşçi Partisi içinde, Andy Burnham'ın liderlik koltuğuna oturmasının önünün açılabileceği konuşuluyor.

Starmer Üzerindeki Baskı Artıyor

Başbakan Keir Starmer'ın siyasi geleceği, rakibi Andy Burnham'ın parlamentodaki ara seçimde elde ettiği büyük zafer sonrasında daha fazla sorgulanır hale geldi. İşçi Partisi'nin önde gelen isimleri ve bazı parti yöneticileri, Starmer'ın koltuğunu bırakması yönünde baskılarını artırıyor. Kaynaklar, Starmer'ın bu hafta Pazartesi gününe kadar erken bir tarihte istifa edip etmeyeceği veya Burnham'a karşı bir liderlik mücadelesine girip girmeyeceği konusunda bir karar verebileceğini belirtiyor.

Burnham'ın Yükselişi ve Etkisi

Andy Burnham, Cuma günü İngiltere'nin kuzeybatısında bulunan bir parlamento sandalyesini açık ara farkla kazanarak dikkatleri üzerine çekti. Bu önemli başarı, Starmer üzerindeki baskıyı daha da yoğunlaştırdı. Edinilen bilgilere göre, İşçi Partisi'nden pek çok milletvekili ve kabine üyeleri, Burnham'ın önünü açmak amacıyla Starmer'ın ayrılık takvimini bir an önce açıklaması gerektiğini özel görüşmelerde dile getiriyor. Bu durum, partinin iç dinamiklerinde önemli bir kırılma noktasına işaret ediyor.

Uluslararası Yankılar ve Spekülasyonlar

Starmer'ın olası ayrılık kararı, uluslararası alanda da yankı buldu. ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı bir paylaşımda, Starmer'ın başbakanlıktan istifa edeceği yönünde bir iddiada bulundu. Ancak bu iddiaya İngiliz yetkililerden yanıt gecikmedi. Hükümet tarafından Trump'a bu yönde herhangi bir bilgi verilmediği ve Trump'ın Starmer ile doğrudan bir görüşme gerçekleştirmediği belirtildi. Bu açıklama, Trump'ın yaptığı yorumların spekülatif olduğunu ortaya koydu.

Guardian Gazetesi'nin İddiaları

İngiliz basını da gelişmeleri yakından takip ediyor. Guardian gazetesi, pazar akşamı yayımladığı haberinde, kimliği gizli tutulan kabine bakanlarına dayandırdığı bilgileri paylaştı. Gazeteye göre Starmer, niyetini Pazartesi sabahı Downing Street önünde yapacağı bir açıklama ile kamuoyu ile paylaşacak. Bu açıklama, Birleşik Krallık siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir ve erken seçim olasılığını da gündeme getirebilir.

Geleceğe Yönelik Senaryolar

Keir Starmer'ın ayrılık kararı alması durumunda, İşçi Partisi'nin liderlik koltuğu için yoğun bir mücadele yaşanması bekleniyor. Andy Burnham, güçlü bir aday olarak öne çıkarken, partinin diğer önemli isimlerinin de bu yarışa dahil olması muhtemel. Bu süreç, İngiltere'nin siyasi haritasını yeniden çizebilir ve önümüzdeki genel seçimlerin sonucunu da doğrudan etkileyebilir. Son 10 yılda sıkça yaşanan başbakan değişiklikleri, ülkenin siyasi istikrarı hakkında da soru işaretleri oluşturmaya devam ediyor.