Küresel Piyasalar Çift Yönlü Rüzgarla Savruluyor: Teknoloji Duraksarken, Ekonomik Veriler ve Diplomasi Belirleyici
Yapay zeka hisselerindeki değer kayıpları teknoloji sektöründeki iyimserliği törpülerken, ABD ile İran arasındaki gerilimin azalması ve kritik istihdam verileri, küresel piyasaların yönünü belirlemeye devam ediyor; Dow Jones rekor kırarken, Nasdaq'taki düşüşler dikkat çekiyor.
Küresel finans piyasaları, çelişkili sinyallerin etkisiyle adeta bir denge arayışında. Bir yandan teknoloji sektöründeki dev şirketlerin hisselerinde yaşanan düşüşler, uzun süredir devam eden iyimserliği gölgelerken, diğer yandan jeopolitik risklerin hafiflemesi ve makroekonomik verilerden gelen dirençli sinyaller, piyasalara nefes aldırıyor. Yatırımcıların odak noktası, ABD'de açıklanacak kritik ekonomik veriler ve merkez bankalarının para politikalarına yönelik ipuçları olmaya devam ediyor.
Teknoloji Devlerinin Rüzgarı Tersine Mi Dönüyor? Yapay Zeka Hisselerinde Soğuma
Geçtiğimiz dönemde küresel borsaları rekor seviyelere taşıyan yapay zeka furyası, yerini bir miktar temkinli duruşa bırakmış durumda. Özellikle ABD'li çip üreticisi Broadcom'un gelir tahminleri ve çip satışlarına ilişkin sunduğu görünümün beklentilerin altında kalması, teknoloji hisselerindeki sert yükselişleri duraksattı. Bu durum, piyasalardaki teknoloji kaynaklı iyimserliğin azalmasına neden oldu ve yatırımcıların, bir süredir fiyatlamalara yansıyan yüksek beklentileri yeniden gözden geçirmesine yol açtı. Broadcom hisseleri yüzde 12,6 değer kaybederken, diğer çip üreticileri Qualcomm, AMD ve Micron Technology de benzer düşüşler yaşadı. Siber güvenlik şirketi CrowdStrike'ın zayıf gelir beklentileri de sektördeki genel yavaşlamanın bir işareti olarak yorumlandı.
Yapay Zeka Yatırımlarında Gerçekçilik Arayışı
Yapay zeka teknolojilerine yapılan devasa yatırımlar ve bu alandaki şirketlerin değerlemelerindeki astronomik artışlar, bazı analistler tarafından 'balon' endişeleriyle karşılanıyordu. Son gelişmeler, bu endişelerin bir miktar somutlaştığını gösteriyor. Şirketlerin projeksiyonları ile piyasa beklentileri arasındaki farkın açılması, yatırımcıları daha gerçekçi bir değerlendirme yapmaya itiyor. Bu durum, özellikle teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksinin geri çekilmesine yol açarken, sanayi ve geleneksel sektörlerdeki şirketlerin değer kazanmasıyla bir nevi sektörler arası rotasyon gözlemleniyor.
Jeopolitik Gevşeme ve Fed'in Faiz Patikası: Gündem Yoğun
Teknoloji sektöründeki soğumayı dengeleyen önemli faktörlerden biri, jeopolitik gerilimlerdeki kısmi yumuşama sinyalleri oldu. Özellikle Orta Doğu'da ABD ile İran arasında bir anlaşmaya varılabileceğine yönelik beklentiler piyasalardaki risk algısını azalttı. ABD Temsilciler Meclisi'nin, Washington yönetiminin İran'a yönelik saldırılarının sona ermesini öngören 'savaş yetkileri' tasarısını kabul etmesi ve dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın İran lideriyle görüşmeye açık olduğunu belirtmesi, tansiyonu düşüren adımlar olarak kayda geçti. Bu diplomatik açılımlar, petrol fiyatları üzerinde de dengeleyici bir etki yarattı.
ABD Ekonomisi Mercek Altında: İş Gücü Verileri ve Fed'in Sabır Testi
Makroekonomik veri cephesinde ise ABD ekonomisi adeta mercek altında. Son açıklanan verilere göre, ilk kez işsizlik maaşına başvuranların sayısı 30 Mayıs ile biten haftada 13 bin kişi artarak 225 bine yükseldi ve piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Bu artış, iş gücü piyasasında hafif bir gevşeme işareti olarak algılansa da, analistler önümüzdeki dönemde açıklanacak JOLTS açık iş sayısı, ADP özel sektör istihdamı ve özellikle tarım dışı istihdam verilerinin Fed'in para politikası kararları üzerinde belirleyici olacağını vurguluyor. Bu verilerin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımına gidebileceğine yönelik tahminler güç kazanabilir. Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid, merkez bankasının önündeki seçeneğin sabırlı olup faiz oranlarını sabit tutmak ile hedefin üzerinde seyreden enflasyonu kontrol altına almak amacıyla faizleri artırmak arasında olduğunu belirtti. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly ise mevcut para politikasının iyi bir konumda olduğunu ancak ekonomideki belirsizliklerin faiz oranlarının gelecekteki seyrine ilişkin net bir görüş ortaya koymayı zorlaştırdığını ifade etti.
Küresel Borsalarda Çifte Görünüm: Rekorlar ve Çalkantılar Arasında
Tüm bu gelişmeler ışığında küresel borsalarda karışık bir tablo izlendi. New York borsasında dün karışık bir seyir yaşanırken, teknoloji şirketlerindeki düşüşlere rağmen açıklanan makroekonomik verilerin ABD ekonomisinin dirençli kaldığını göstermesi ve ekonomik aktivitenin devam edeceğine yönelik beklentiler sanayi şirketlerinin hisselerine yönelimi artırdı. Bu durum, Dow Jones endeksinin yüzde 1,73 artışla 51.657,89 puanla yeni bir rekor kırmasını sağlarken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi yüzde 0,09 geriledi.
Avrupa'da İstikrarlı Adımlar, Asya'da Teknoloji Fırtınası
Avrupa borsaları ise Orta Doğu'daki gelişmelerin etkisiyle pozitif bir seyir izledi. İsrail ve Lübnan'ın ateşkes konusunda mutabık kaldığı haberleri, petrol fiyatlarındaki geri çekilmelerin pozitif etkileriyle birleşerek Avrupa piyasalarında alış ağırlıklı bir tablo oluşturdu. Sağlık sektöründeki yükselişler de bu pozitif seyre katkıda bulundu. Öte yandan, Avro Bölgesi'nde perakende satışlar nisanda aylık bazda yüzde 0,4 düşerken, yıllık bazda yüzde 1 yükseldi ve piyasa beklentilerini aştı. Avrupa Birliği Komisyonu'nun Basel III küresel bankacılık standartlarında geçici değişiklikleri kabul etmesi de bankacılık sektörü için olumlu bir gelişme olarak öne çıktı. Almanya'da DAX, Fransa'da CAC 40 ve İngiltere'de FTSE 100 endeksleri değer kazandı. Asya borsaları ise Çin hariç genel olarak teknoloji hisseleri kaynaklı satış baskısıyla negatif bir seyir izledi. Özellikle Güney Kore borsasında sert düşüşler yaşanırken, dolar/Güney Kore wonu paritesi 1.550 ile 2009'dan bu yana en düşük seviyeyi gördü. Analistler, Kospi endeksindeki bu düşüşlerin küresel hisse senedi piyasasına ilişkin risk algısını artırabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Güney Kore Çalışma Bakanı Kim Young-hoon'un ülkenin teknoloji firmalarının yapay zeka alanındaki gelişimlerini değerlendiren açıklamaları da sektördeki dinamiklerin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Küresel piyasalar, jeopolitik gelişmelerin, makroekonomik verilerin ve şirket performanslarının karmaşık etkileşimi altında şekillenmeye devam ediyor. Yatırımcıların önümüzdeki dönemde özellikle ABD iş gücü piyasası verilerine ve merkez bankalarının enflasyonla mücadele stratejilerine odaklanması bekleniyor.
Ebru Şahin
Ekonomi & Finans Analisti
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.