İstanbul'daki Ölümün Ardından Gözler İzmir'e Çevrildi! Güzellik Kursundaki 'Dolgu Faciası' Can Aldı: Detaylar Kan Donduruyor!
İstanbul'daki botoks ölümünün ardından yargılanan doktorun İzmir'de bir güzellik kursunda verdiği kalça dolgusu eğitimi sonrası yaşanan trajik ölüm, soruşturmayı başlattı. İddianamede 'bilinçli taksir' vurgusu dikkat çekiyor.
İstanbul'da yaşanan ve toplumsal infiale yol açan Kübra Boyraz'ın botoks sonrası ölümüyle ilgili yargılandığı davada aldığı hapis cezasıyla gündeme gelen doktorun adı, bu kez İzmir'de benzer bir trajedinin merkezinde yer aldı. Bostanlı Mahallesi'nde 29 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen olayda, bir güzellik merkezi ve estetik kursunda gerçekleştirilen kalça dolgusu işlemi sonrası hayatını kaybeden Melike Çiftçi'nin ölümüyle ilgili soruşturma tamamlandı.
Güzellik Kursu Kanlı Bir Faciasına mı Dönüştü?
Olayın ardından Melike Çiftçi'nin ailesinin savcılığa yaptığı şikayet üzerine Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı hızla harekete geçti. Soruşturma neticesinde hazırlanan iddianame, Karşıyaka 6'ncı Asliye Mahkemesi tarafından kabul edilerek yargılama süreci resmen başlamış oldu. İddianamede, operasyonu gerçekleştiren doktor Ö.Ö. ile güzellik merkezinin ve aynı zamanda eğitim kursunun sahibi olan kardeşi K.Ö. hakkında, 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 9 yıla kadar değişen hapis cezaları talep ediliyor. Bu durum, olayın basit bir dikkatsizlikten öte, daha ağır kusurları barındırdığına işaret ediyor.
Kurs Yerinde Yapılan Riskli Operasyonlar
İddianamede yer alan ve olayın nedenini aydınlatan otopsi raporu, Melike Çiftçi'nin ölümünün, kalça dolgusu işleminde kullanılan silisyum içerikli maddeye bağlı gelişen yağ embolisi nedeniyle gerçekleştiğini açıkça ortaya koyuyor. Raporda ayrıca, doktor Ö.Ö.'nün, estetik işlemleri kendi adına kayıtlı bir güzellik merkezinde değil, kardeşi K.Ö. adına faaliyet gösteren ve estetik operasyonlar için ruhsatı bulunmayan bir eğitim kursunda gerçekleştirdiği belirtiliyor. Bu detay, operasyonların yapıldığı ortamın tıbbi standartlardan ne kadar uzak olduğunu gözler önüne seriyor.
Doktorun Sabıka Kaydı ve 'Bilinçli Taksir' Vurgusu
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, doktor Ö.Ö.'nün daha önceki benzer olaylarda da yargılandığına dikkat çekiliyor. Özellikle İstanbul Beylikdüzü'nde Kübra Boyraz'ın 2020 yılındaki ölümüne neden olan kalça dolgusu operasyonu davasında sanık olarak yer aldığı ve 14 Temmuz 2023'te 'taksirle bir kişinin ölümüne neden olma' suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırıldığı bilgisi, iddianamenin temelini oluşturuyor. İddianamede, Ö.Ö.'nün, bu geçmişine rağmen benzer bir işlemi, ameliyathane standardı taşımayan bir eğitim kursunda, operasyonel işlemler için yasal izni olmayan bir ortamda gerçekleştirmesi nedeniyle eyleminin 'basit taksir' olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanıyor. Ayrıca, doktor hakkında daha önce taksirle yaralama ve sağlık mevzuatına muhalefet gibi birden fazla suçtan devam eden dosyalarının bulunduğu ve bu nedenle meydana gelen ölüm olayında 'bilinçli taksir' düzeyinde kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği ısrarla belirtiliyor.
Gizlenen Gerçekler ve Kamera Kayıtları
İddianamede, olayla ilgili olarak güzellik merkezinin ve kursun çalışanları olan dört sanık hakkında da 'suçluyu kayırma' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Bu kişilerin, Melike Çiftçi'ye yapılan işlemden haberdar olmalarına rağmen durumu gizledikleri ve çelişkili beyanlarda bulundukları değerlendiriliyor. Olayın ciddiyetini artıran bir diğer unsur ise güvenlik kamerası ve KGYS kayıtları oldu. Kamera görüntülerinde, Melike Çiftçi'nin operasyon için iş yerine gelişi, bir süre sonra fenalaşarak çalışanlar tarafından kucaklanıp dışarıya taşınması ve bir otomobile bindirilerek götürülmesi anbean kaydedildi. Bu görüntüler, yaşananların boyutunu ve aciliyetini de ortaya koyuyor.
'Yasalara Aykırı İşlemlerin Bedeli Ağır Olmalı'
Uzmanlar, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için denetimlerin sıkılaştırılması ve yasalara aykırı şekilde merdiven altı güzellik merkezleri ve kurslarında yapılan estetik işlemlerin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini belirtiyor. Güzellik ve estetik alanında uzmanlık gerektiren işlemlerin, mutlaka yetkili ve donanımlı sağlık kuruluşlarında, lisanslı uzman hekimler tarafından yapılması gerektiğinin altı çiziliyor. Melike Çiftçi'nin yaşadığı trajedinin, bu alandaki yasal boşlukların ve denetim eksikliğinin acı bir örneği olduğu ifade ediliyor.