İBB Davasında Kilit İsim Savunmada: 'İştirak Etmiş Kabul Ediliyorum' Diyen Genel Müdür Kim? Rüşvet İddiaları ve Usulsüzlük Belgeleri Ortaya Dökülüyor!
İstanbul'da görülen İBB yolsuzluk davasında 47. gün geride kaldı. Duruşmada savunma yapan eski İBB Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman, hakkında iddia edilen suçlamalara yanıt verdi. Atayman, usulsüzlük iddialarının kendisinin görev süresinden sonraki döneme ait olduğunu savunurken, 'iştirak etmiş kabul ediliyorum' diyerek belirsizliklere dikkat çekti.
İstanbul'un en kritik davalarından biri olarak gösterilen ve kamuoyunun yakından takip ettiği İBB yolsuzluk soruşturmasında 47. duruşma günü geride kaldı. Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yakınındaki mahkeme salonunda görülen davada, tutuklu sanıklar arasında yer alan eski İBB Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman, mahkeme heyeti karşısında kapsamlı bir savunma gerçekleştirdi. Atayman'ın sözleri, davada yeni bir boyut kazandırırken, 'usulsüzlük' ve 'rüşvet' iddialarının merkezindeki isimlerden biri olduğu anlaşıldı.
Sanık Atayman'dan Şaşırtan Savunma: Görev Süresi ve İştirak İddiaları
İpek Elif Atayman, mahkemede yaptığı savunmada, şirketteki görevine 2019 yılı Ağustos ayında başladığını ve Nisan 2021'de görevinden ayrıldığını belirtti. Ancak iddianamede kendisine yöneltilen suçlamaların, özellikle şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu 2021-2024 dönemine ait olduğunu vurguladı. Atayman, beş ayrı eylemde tespit edildiği ileri sürülen ihalelerdeki usulsüzlüklere ilişkin olarak, 'iddianamede bu eylemlerdeki suçları nasıl işlediğime dair hiçbir anlatım yer almıyor' diyerek savunmasına başladı. Kendisinin bu eylemlerin dördünde sadece yönetim kurulu üyesi sıfatıyla iştirak etmiş kabul edildiğini ve dolandırıcılık suçuyla itham edildiğini dile getiren Atayman, bir eylemde ise genel müdür olduğu gerekçesiyle rüşvet alma suçuna iştirak ettiği yönündeki iddialara da tepki gösterdi. Savunmasının en çarpıcı noktalarından biri, 'dolandırıcılık ve rüşvet alma suçlarına ne yaparak, hangi davranışlarda bulunarak iştirak ettiğim tamamen belirsizdir' şeklindeki ifadesi oldu. Bu sözler, iddianamenin suç isnatlarında netlikten uzak olduğunu ima etti.
İhale Süreçleri ve Mali Durum Üzerine Kritik Açıklamalar
Atayman, Medya AŞ'nin iç yönergesine atıfta bulunarak, şirketin İBB ihalelerine katılımı için yönetim kararı alınması gerekmediğini ifade etti. İhalelere katılım sağlandığından ve sözleşme imzalandığından dahi haberi olmadığını iddia eden Atayman, yapılan tüm işlerin mevzuata uygun olduğunu öne sürdü. Cumhuriyet savcısının, 'İpek Hanım, sizin döneminizde Medya AŞ'nin mali durumu nasıldı? Karda mı, zararda mıydı?' sorusuna Atayman, 'Aldığımda zarardaydı, göreve geldiğimde zarardaydı. Sonra kara geçirmek için çalıştım, çok fazla bir karımız yoktu yani' şeklinde yanıtladı. Bu yanıt, şirketin mali durumunun karmaşıklığını ve Atayman'ın göreve geldiğinde devraldığı zorlu süreci gözler önüne serdi.
Ayrıca, davada tutuklu sanık olarak yer alan Ekrem İmamoğlu'nun, 'Genel müdürlük yaptığınız süre zarfında sizinle toplantılarımız oldu. Kurumun iyileşmesi, işinin güçlenmesi ya da faaliyetlerinin kaliteli hale gelmesinin dışında herhangi bir gündemimiz oldu mu?' sorusuna Atayman, 'Olmadı' yanıtını vererek, iddialara konu olan usulsüzlük ve yolsuzluklar dışında tamamen kurumsal iyileştirme odaklı çalıştıklarını savundu.
İkinci Genel Müdür Savunmada: 'Şirket Cirosu İkiye Katlandı, Kasalar Boşaltılmadı'
Öğle arasının ardından duruşmanın ikinci bölümünde, tutuklu sanıklar arasında bulunan bir diğer eski İBB Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker savunmasını yaptı. Türker, hakkındaki iddiaların 'soyut' olduğunu belirterek, 2021 Mayıs ayında göreve başladığını söyledi. Medya AŞ'deki görevi süresince gelirinde ve hayatında herhangi bir değişiklik olmadığını savunan Türker, şirketin kendisi göreve başladıktan sonra zarar eden bir şirketten kar eden bir yapıya dönüştüğünü iddia etti. İddianamede imzasının bulunduğu bazı işlerde usulsüzlük olduğu iddiasına karşılık, göreve geldiği günden itibaren şirketi geliştirmek için çalıştığını vurguladı. Türker, iddianamede yer alan ve büyük tepki çeken 'Medya AŞ'nin kasasının boşaltıldığı' iddialarına ise sert bir dille yanıt vererek, 'Benim görev yaptığım sürede Medya AŞ'nin cirosu ikiye katlandı. Bu iddianın altı boştur' dedi. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü'nden tanıdığı kişileri göreve getirdiği iddialarını reddederek, kendisinin Beylikdüzü'nde çalışmadığını ve bu yönde bir örgüte veya emir/talimat veren bir sisteme şahit olmadığını beyan etti.
Fatoş Pınar Türker'in avukatının savunmasını tamamlamasının ardından, duruşma bir sonraki güne ertelendi. Duruşma boyunca yaşanan gerginlikler ve sanıkların savunmaları, davanın seyrini belirleyecek önemli detayları ortaya koydu.
Bu haber, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen İBB yolsuzluk davasının 47. günündeki gelişmeleri aktarmaktadır. Dava süreci ve iddialara ilişkin detaylar kamuoyu ile paylaşılmaya devam edecektir.