HOREKA Devrimi Başlıyor: 1 Temmuz'da Türkiye'nin Kaynakları Yeniden Doğacak!
Depozitosu Olan Ambalaj (DOA) Sistemi, 1 Temmuz itibarıyla ulusal entegrasyona geçiyor. HOREKA (Otel, Restoran, Kafe) işletmeleri, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) öncülüğünde hayata geçirilen bu çevre seferberliğinde kilit rol üstlenerek hem ekonomiye hem de doğaya büyük katkı sağlayacak.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın vizyoner yaklaşımı ve Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından hayata geçirilen Depozitosu Olan Ambalaj (DOA) Sistemi, 1 Temmuz itibarıyla ülke genelinde tam entegrasyon sürecine başlıyor. Bu devrim niteliğindeki adım, vatandaşlardan dev zincir marketlere, üreticilerden geri dönüşüm sanayisine kadar geniş bir yelpazede iş birliğini tetikleyerek, DOA logolu içecek ambalajlarının en verimli şekilde toplanmasını ve ekonomiye yeniden kazandırılmasını hedefliyor.
HOREKA İşletmeleri: Döngüsel Ekonominin Sahadaki Kilit Oyuncuları
Bu büyük çevre ve ekonomi dönüşümünün en önemli aktörlerinden biri de hiç şüphesiz HOREKA (Oteller, Restoranlar, Kafeler) sektörü olacak. Milyonlarca insanın yoğun olarak içecek tükettiği bu mekanlar, DOA Sisteminin sahadaki yaygınlaşmasında ve başarısında kritik bir öneme sahip. Marketler ve bakkallar iade noktası olarak görev yaparken, HOREKA işletmeleri de kendi bünyelerindeki tüketimden kaynaklanan DOA logolu ambalajları ayrı biriktirerek sisteme entegre edecek. Bu sayede, ambalaj atıklarının kaynağında kontrollü bir şekilde ayrıştırılması sağlanarak, geri kazanım hedeflerine ulaşmada önemli bir ivme yakalanacak ve doğal kaynakların daha verimli kullanılmasına imkan tanınacak.
TÜÇA Başkanı Öztürk'ten HOREKA'lara Çağrı: Kaynaklarımızı Birlikte Koruyalım
Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, DOA Sistemi'nin çevre koruma, ekonomik kalkınma ve kaynak yönetimi alanlarında çığır açan bir dönüşüm başlattığını vurguladı. Öztürk, “DOA Sistemi ile vatandaşımızı, esnafımızı, üreticimizi ve geri dönüşüm sektörümüzü ortak bir vizyon etrafında buluşturuyoruz. Daha temiz bir çevre, daha akılcı kaynak kullanımı ve daha güçlü bir döngüsel ekonomi için başlattığımız bu seferberliğin başarısı, tüm paydaşlarımızın aktif katılımıyla mümkün olacak. Türkiye'nin değerli kaynaklarını koruma mücadelesinde, HOREKA işletmelerimizin bu sürece yapacağı katkının paha biçilemez olduğunu düşünüyoruz. Tüm işletmelerimizi, Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS) kayıt süreçlerini tamamlayarak DOA Sistemine dahil olmaya ve bu büyük dönüşümün aktif bir parçası olmaya davet ediyoruz. 1 Temmuz'da başlayacak ulusal entegrasyonla birlikte, daha güçlü, daha kapsayıcı ve daha etkili bir geri dönüşüm ağı öreceğimize yürekten inanıyorum,” ifadelerini kullandı.
DBYS Kayıtları Tamamlanıyor: Operatörler ve Kazanç Süreci
1 Temmuz'daki ulusal başlangıç öncesinde, HOREKA işletmeleri için Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS) üzerinden kayıt işlemlerini tamamlama ve faaliyet gösterecekleri saha operatörlerini belirleme süreci hızla devam ediyor. Sisteme kayıt olan HOREKA işletmelerinde biriken DOA logolu ambalajlar, belirlenen operatörler tarafından düzenli olarak toplanarak ileri dönüşüm süreçlerine gönderiliyor. Bu iş birliği sayesinde, işletmeler her bir ambalaj için 0,20 TL teşvik bedeli kazanarak hem çevreye katkı sağlıyor hem de ek bir gelir elde ediyor. Yetkilendirilen operatörler, toplama, taşıma ve doğrulama gibi kritik görevleri dijital altyapı üzerinden anlık olarak takip edilen şeffaf bir sistemle yürütüyor. Bu süreç, ambalajların işletmeden alınıp geri dönüşüme dahil edilmesine kadar her aşamada güvenilirlik ve izlenebilirlik sağlıyor.
Ekonomiye Yıllık 30 Milyar TL'lik Dev Katkı ve Kaynak Tasarrufu
DOA Sistemi'nin en somut hedeflerinden biri, geri kazanılan içecek ambalajlarını yeniden üretim süreçlerinde kullanarak ekonomiye değer katmak. Ambalajların kontrollü toplanmasıyla geri dönüşüm verimliliği artacak, sanayinin ihtiyaç duyduğu yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş hammadde ihtiyacının önemli bir kısmı yurt içinden karşılanacak. Bu sayede, içecek ambalajı hammaddesi ithalatında %35-40 civarında bir azalma öngörülüyor. Sistemin tam kapasiteyle çalışmasıyla birlikte Türkiye ekonomisine yıllık yaklaşık 30 milyar TL'lik bir katkı sağlaması bekleniyor. Ayrıca, bu dönüşümün 37 bin tonun üzerinde sera gazı emisyonunu azaltması, 1,3 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlaması ve 3,6 milyon varil petrol kullanımını önlemesi gibi devasa çevresel faydalar da hedefleniyor.