--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 26.06.2026 20:31 7 okunma

Eski Telefonlar Veri Merkezine Dönüşüyor: Google'dan Devrim Niteliğinde Adım!

Google ve Kaliforniya Üniversitesi iş birliğiyle, ömrünü tamamlamış akıllı telefonlar devasa bir hesaplama gücü için veri merkezlerine dönüştürülüyor. Bu yenilikçi proje, teknoloji dünyasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Eski Telefonlar Veri Merkezine Dönüşüyor: Google'dan Devrim Niteliğinde Adım!

Teknoloji devi Google, inovasyon alanındaki sınırları zorlamaya devam ediyor. Kaliforniya Üniversitesi (San Diego) ile yapılan özel bir iş birliği çerçevesinde, artık kullanılmayan akıllı telefonların yeniden hayata döndürülmesi ve bambaşka bir amaca hizmet etmesi için heyecan verici bir proje başlatıldı. Bu proje, eskiyen cihazların çöpe gitmesini engellemenin yanı sıra, çağımızın en önemli ihtiyaçlarından biri olan yüksek işlem gücüne erişimi demokratikleştirme potansiyeli taşıyor.

Akıllı Telefonlar Yeniden Tanımlanıyor: 'Phone Cluster Computing' Doğuyor

Kaliforniya Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, tam anlamıyla bir teknoloji devrimine imza atmaya hazırlanıyor. Projenin temelinde, artık kullanım ömrünü tamamlamış olan Google Pixel akıllı telefonların anakartlarının ayrıştırılarak devasa bir hesaplama kümesi oluşturulması yatıyor. Bu özel sisteme 'Phone Cluster Computing' adı veriliyor ve hedef, tam 2.000 adet akıllı telefonun işlem gücünü tek bir çatı altında birleştirmek. Bu devasa güç, bilgisayar bilimi alanındaki kritik dersler olan Paralel Hesaplama ve Sistem Programlama gibi konularda öğrencilere eşsiz bir öğrenme ortamı sunmayı amaçlıyor.

İlk Sonuçlar Şaşırtıcı: Küçük Bir Küme Bile Büyük İşler Başarıyor

Projenin ilk aşamalarında elde edilen sonuçlar, bu yenilikçi yaklaşımın ne kadar umut vaat edici olduğunu gözler önüne seriyor. Sadece 20 adet telefondan oluşan küçük ölçekli bir küme ile yapılan denemeler, 75'ten fazla öğrencinin bulunduğu bir sınıfın bilgi işlem ihtiyaçlarını karşılamayı başardı. Daha da dikkat çekici olanı, bu küçük kümenin görevleri, günümüzün popüler bulut bilişim altyapılarından AWS (Amazon Web Services) gibi standart çözümlere kıyasla daha düşük gecikme süresiyle tamamlaması oldu. Bu durum, eskiyen telefonların bile doğru bir şekilde yapılandırıldığında, mevcut pahalı altyapılara ciddi bir alternatif olabileceğini kanıtlıyor.

Gelecek Vizyonu: Yüzlerce Dersi Destekleyecek Maliyet Etkin Altyapı

Planlanan 2.000 telefonluk devasa sistemin hayata geçirilmesiyle birlikte, üniversitenin eğitim kapasitesinde önemli bir artış bekleniyor. Bu sistemin, aynı anda yaklaşık yüz farklı dersin işlem gücü ihtiyacını karşılayabileceği öngörülüyor. Projenin en dikkat çekici yanlarından biri de maliyet etkinliği. Geleneksel veri merkezi kurulumlarının yüksek maliyetleri düşünüldüğünde, bu yaklaşımın çok daha düşük bir maliyetle hayata geçirileceği belirtiliyor. Ayrıca, elektronik atıkların azaltılması ve kaynakların verimli kullanılması açısından projenin çevreci bir boyut da taşıması, büyük önem arz ediyor. Kullanım ömrü dolan telefonların bu şekilde değerlendirilmesi, sürdürülebilirlik adına atılmış önemli bir adım olarak görülüyor.

Teknoloji ve Sürdürülebilirlik El Ele Veriyor

Google ve Kaliforniya Üniversitesi'nin bu öncü projesi, teknolojinin sadece daha hızlı ve daha güçlü olmakla kalmayıp, aynı zamanda daha akıllı ve daha sorumlu hale gelebileceğinin de bir göstergesi. Proje, teknoloji şirketlerinin ve akademik kurumların, toplumsal ve çevresel fayda sağlayacak projelerde nasıl iş birliği yapabileceğine dair ilham verici bir örnek teşkil ediyor. Eski telefonların veri merkezine dönüşümü, gelecekte benzer projelerin önünü açabilir ve atık yönetimi konusunda yeni standartlar belirleyebilir. Bu inovasyon, 'insanlar telefonlarını...' sorusunun cevabını bambaşka bir boyuta taşıyarak, dijital dünyanın geleceğine dair heyecan verici ipuçları sunuyor.

Gizem Kaya

Gizem Kaya

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Gündem 11.08.2026 01:30 0 okunma

Eşinin 'Doğum Kontrol Hapı' Sırrıyla Yıkıldı! Boşanma Davasında Yargıtay'dan Nefes Kesen Karar

Ankara'da eşinin rızası dışında doğum kontrol hapı kullandığı iddiasıyla boşanma davası açan koca, mahkemelerden ve Yargıtay'dan ummadığı bir yanıt aldı. Aile Mahkemesi'nin reddettiği dava, İstinaf ve Yargıtay'da da onandı.

Eşinin 'Doğum Kontrol Hapı' Sırrıyla Yıkıldı! Boşanma Davasında Yargıtay'dan Nefes Kesen Karar

Ankara'da yaşanan olay, evliliklerde mahremiyet ve güvenin sınırlarını yeniden gündeme getirdi. Bir koca, eşinin kendi bilgisi dışında doğum kontrol hapı kullandığını iddia ederek yuvasını dağıtmak istedi. Ancak bu şok iddia, mahkemelerde karşılık bulamadı ve nihayetinde Yargıtay'dan dönen bir kararla sonuçlandı.

Evlilik Birliğini Sarsan İddialar ve Şaşırtan Savunmalar

Ankara'da ikamet eden davacı koca, açtığı boşanma davasında oldukça ağır iddialarda bulundu. Eşinin ortak konutu terk ettiğini, ruhsal sorunlar yaşadığını ve en ufak bir anlaşmazlıkta kendisine zarar vermeye çalıştığını savundu. İddialarını daha da güçlendirmek adına, araçla seyahat ettikleri bir sırada direksiyonu kontrol ederek kaza teşebbüsünde bulunduğunu öne sürdü. En çarpıcı iddia ise, eşinin çocuk sahibi olmak istemediğini evlilik öncesinde kendisine gizlediği ve kendi rızası olmadan doğum kontrol hapı kullandığı yönündeydi. Bu durumun evlilik birliğini temelden sarstığını belirterek boşanma talebinde bulundu.

Kadın Mihmandan Sert Karşı Savunma: Aile Baskısı ve Şiddet İddiaları

Davaya konu olan kadın ise eşinin iddialarını tamamen reddederek, evliliklerinde ciddi bir sorun olmadığını belirtti. Davanın tamamen kocanın ailesinin baskısı altında açıldığını savunan kadın, asıl mağdurun kendisi olduğunu ifade etti. Kendi ailesinin evliliklerine sürekli müdahale ettiğini, hatta kendisine fiziksel şiddet uyguladığını, cep telefonunu zorla aldığını ve son yaşanan tartışmanın ardından gece vakti babaevine terk edildiğini dile getirdi. Bu nedenlerle davanın reddedilmesini talep etti.

Mahkemeden Net Hüküm: Kusurlu Taraf Kocanın Kendisi

Ankara 24. Aile Mahkemesi, yapılan yargılama sonucunda davacı kocanın boşanma talebine gerekçe gösterdiği iddiaları ispatlayamadığına hükmetti. Mahkeme, kocanın tanıklarının dinlenmesinde, iddiaları doğrulayacak somut ve görgüye dayalı bilgiler sunamadığını tespit etti. Buna karşılık, kadın tanıklarının ifadelerinin, kocanın eşine yönelik şiddet uygulaması yönündeki savunmaları desteklediğini değerlendirdi. Tüm bu değerlendirmeler ışığında, evlilik birliğindeki sarsılmanın temel nedeninin davacı kocanın davranışları olduğu, davalı kadına atfedilebilecek herhangi bir kusurun ise ispatlanamadığı gerekçesiyle boşanma davasını oybirliğiyle reddetti.

Yargıtay Noktayı Koydu: Hukuka Uygunluk Onandı

Davacı kocanın bu karara itirazı üzerine dosya, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin delil toplama sürecinde ve hukukun uygulanmasında herhangi bir eksiklik veya hata olmadığını belirterek, kocanın istinaf başvurusunu esastan reddetti. Kocanın son çare olarak temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi dosyayı titizlikle inceledi. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını usul ve yasaya uygun bularak oy birliğiyle onadı. Böylece, eşinin doğum kontrol hapı kullandığı iddiasıyla açılan boşanma davası, tüm mahkeme aşamalarından geçerek kesin olarak sonuçlandı.

Mahremiyet ve Güven Tartışmaları Alevlendi

Bu karar, evliliklerde çiftlerin birbirlerine karşı olan yükümlülükleri ve mahremiyet sınırları konusunda önemli bir emsal teşkil ediyor. Mahkemelerin, bir tarafın tek taraflı ve ispatlanamayan iddialarına dayanarak evlilik birliğini sonlandırmayacağı bir kez daha ortaya konmuş oldu. Özellikle eşlerin özel sağlık tercihlerinin veya kullandıkları ilaçların, ancak somut delillerle desteklenmediği sürece boşanma sebebi olarak kabul edilmesinin zorluğu vurgulandı. Bu tür davaların, kişisel hakların korunması ve aile kurumunun temel değerlerinin gözetilmesi açısından hassasiyetle ele alınması gerektiği bir kez daha anlaşıldı.

Spor 11.08.2026 01:00 0 okunma

Lukaku'nun Gidişatı Belli Oldu: Fenerbahçe Yeni Yıldızına Kavuşuyor mu? Detaylar ŞOK EDECEK!

Fenerbahçe'nin dünyaca ünlü golcü Romelu Lukaku transferinde sona yaklaşıldığı bildirildi. Napoli ile yapılan görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindiği ve önümüzdeki günlerde resmi açıklamanın yapılması bekleniyor.

Lukaku'nun Gidişatı Belli Oldu: Fenerbahçe Yeni Yıldızına Kavuşuyor mu? Detaylar ŞOK EDECEK!

Fenerbahçe'de golcü transferi heyecanı dorukta! Sarı-lacivertliler, dünya futbolunun tanıdık yüzlerinden Belçikalı yıldız Romelu Lukaku'yu kadrosuna katmak için yoğun mesai harcıyor. Elde edilen bilgilere göre, taraflar arasındaki görüşmelerde son aşamaya gelindiği ve kısa süre içinde transferin resmen duyurulabileceği kaydedildi.

Transferde Kritik Eşik Aşıldı: Napoli ile Anlaşma Sinyali

Fenerbahçe yönetimi, uzun süredir peşinde olduğu golcü transferinde somut adımlar atmaya devam ediyor. Özellikle Romelu Lukaku isminin gündeme gelmesiyle birlikte büyük bir heyecan dalgası oluşturan sarı-lacivertliler, oyuncunun menajerleriyle her konuda anlaştı. Şimdi gözler, oyuncunun bonservisinin elinde bulunduğu İtalyan ekibi Napoli ile yapılacak son pürüzlerin giderilmesindeydi. Başlangıçta Napoli'nin talebi olan 6 milyon Euro'luk bonservis bedeli Fenerbahçe tarafından ilk etapta reddedilse de, masaya yeni ve daha cazip bir teklifle dönüldüğü öğrenildi. Bu yeni teklifin Napoli cephesinde olumlu karşılandığı ve her iki tarafı da anlaşma noktasına yaklaştırdığı ifade ediliyor.

İtalyan Basını Fenerbahçe'yi Doğruluyor: Resmi Açıklama Yolda

İtalyan spor basını da Fenerbahçe'nin Lukaku transferindeki ilerleyişini yakından takip ediyor. Çeşitli spor kaynakları, sarı-lacivertlilerin önümüzdeki saatler içerisinde transferi tamamlayarak kamuoyuna duyurabileceği yönünde haberler servis ediyor. Bu durum, Fenerbahçe taraftarlarında büyük bir beklenti yaratırken, takımın yeni sezondaki gücüne güç katacağı öngörülüyor. Lukaku'nun olası transferi, Süper Lig'deki rekabeti de daha da kızıştıracak bir gelişme olarak görülüyor.

Lukaku'nun Geçtiğimiz Sezon Performansı ve Fenerbahçe'ye Etkisi

33 yaşındaki tecrübeli golcü Romelu Lukaku, geçtiğimiz sezon Napoli formasıyla sakatlıklarla boğuştu. Bu sakatlıklar nedeniyle tüm kulvarlarda yalnızca 7 maçta sahaya çıkabildi ve bu maçlarda rakip fileleri 1 kez havalandırabildi. Ancak Lukaku'nun geçmiş kariyeri ve tecrübesi göz önüne alındığında, tam kapasiteyle oynayabilecek duruma gelmesi halinde Fenerbahçe hücum hattına büyük bir güç katacağı şüphesiz. Oyuncunun fiziksel olarak hazır olması durumunda, sarı-lacivertlilerin gol yollarındaki etkinliğini önemli ölçüde artırması bekleniyor. Bu transferin, hem Türkiye'de hem de Avrupa'da Fenerbahçe'nin sesini daha güçlü duyurmasını sağlayacağı düşünülüyor.

Fenerbahçe'nin bu transferdeki aceleci tavrı ve sunduğu teklifin detayları henüz tam olarak açıklanmasa da, önümüzdeki günlerin bu transfer açısından belirleyici olacağı konuşuluyor. Taraftarlar, büyük bir sabırsızlıkla resmi duyuruyu bekliyor.

Gündem 10.08.2026 23:00 1 okunma

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan İmralı Heyeti'ne Kritik Görüşme: Çerçeve Yasa İmzası Atıldı Mı?

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, DEM Parti'nin İmralı Heyeti'ni kabul ederek terörsüz Türkiye süreci ve milli dayanışma komisyonu raporundaki düzenlemeleri masaya yatırdı. Heyet, 'çerçeve yasa'nın TBMM kapanmadan çıkması gerektiğini vurguladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan İmralı Heyeti'ne Kritik Görüşme: Çerçeve Yasa İmzası Atıldı Mı?

Kurtulmuş ve İmralı Heyeti Kritik Görüşme İçin Bir Araya Geldi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, DEM Parti'nin 'İmralı Heyeti' olarak bilinen temsilcilerini Meclis'te ağırladı. Görüşmeye, TBMM Başkanvekili ve Van Milletvekili Pervin Buldan ile Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar katıldı. Bu özel kabulde, Türkiye'nin terörden arındırılması süreci ve bu süreçte gelinen aşamaya dair kapsamlı bir değerlendirme yapıldı. Ayrıca, siyasi partiler arasındaki temasların önemi ve bu temasların sürece katkısı da ele alındı.

Milli Dayanışma Komisyonu Raporu ve 'Terörsüz Türkiye' Süreci Gündemde

Görüşmenin odak noktalarından biri de TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı rapor oldu. Bu raporun sunduğu düzenlemeler ve öneriler üzerinde duruldu. 'Terörsüz Türkiye' sürecinin başarıyla tamamlanabilmesi için atılması gereken adımlar ve bu süreçte parlamentonun rolü detaylı bir şekilde masaya yatırıldı. TBMM'nin resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, 'Şimdiye kadar süreç kapsamında önemli ilerlemeler ve başarılar kaydedildiği, siyaset kurumunun üstlendiği sorumluluklar doğrultusunda kayda değer önemli sonuçlar elde edildiği' vurgulandı. Gelecek aşamalarda, parlamentonun gerekli çalışmaları yaparak düzenlemeleri hayata geçirmesinin önemi bir kez daha altı çizildi.

DEM Parti Heyetinden Çerçeve Yasa Vurgusu

Görüşmenin ardından DEM Parti'nin İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Meclis'te bir basın açıklaması yaptı. Heyet adına konuşan Buldan ve Sancar, 'İmralı Heyeti olarak Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde özellikle yasal adımlarla ilgili gelişmeleri görüşmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş ile bugün bir görüşme gerçekleştirdik' ifadelerini kullandı. Görüşmenin ana gündem maddesinin, kamuoyunun da yakından takip ettiği çerçeve yasanın TBMM kapanmadan önce çıkarılması gerekliliği olduğu belirtildi. Heyet, 'çerçeve yasanın TBMM kapanmadan çıkması gerektiği konusundaki görüşlerimizi, bu yöndeki beklentileri ve gerekçelerimizi' Meclis Başkanı Kurtulmuş'a ilettiklerini açıkladı.

Kurtulmuş'tan 'Çerçeve Yasa' İçin Destek Sözü

DEM Parti heyetinin açıklamasında, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un da 'çerçeve yasanın Meclis kapanmadan çıkması gerektiği konusunda aynı yaklaşıma sahip olduğunu ve bu konuda çabalarının sonuna kadar devam edeceğini' ifade ettiği aktarıldı. Bu durum, partiler arası diyalog ve ortak çalışma potansiyeli açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi. Taraflar, 'çerçeve yasanın çıkarılmasıyla ilgili olarak somut adımların hızla atılması gerektiği konusundaki fikir birliğinin ve TBMM'nin bu konuda oynayacağı rolün teyit edilmesinin' öneminin altını bir kez daha çizdi. Bu görüşme, Türkiye'deki çözüm süreci ve siyasi normalleşme çabaları açısından önemli bir dönüm noktası olabilir.

Bu görüşme, Türkiye'nin terörle mücadelesinde siyasetin rolünü ve yasal düzenlemelerin bu süreçteki kritik önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle 'çerçeve yasa'nın ne zaman ve nasıl şekilleneceği, önümüzdeki süreçte siyasi gündemin ana maddelerinden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor. TBMM Başkanı Kurtulmuş'un bu konudaki yapıcı yaklaşımı ve DEM Parti heyetinin kararlılığı, çözüm süreci için umut verici gelişmeler olarak yorumlanıyor.

Ekonomi 10.08.2026 22:01 1 okunma

Turizm Gelirlerinde Beklenmedik Düşüş: Sektörde Neler Oluyor?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026 yılı ikinci çeyrek turizm verilerini açıkladı. Verilere göre, turizm gelirleri geçen yıla kıyasla %2,6'lık bir düşüş göstererek 15 milyar 865 milyon dolara geriledi. Ziyaretçi sayısındaki %5,1'lik azalma da dikkat çekiyor.

Turizm Gelirlerinde Beklenmedik Düşüş: Sektörde Neler Oluyor?

Turizm Gelirlerinde Sürpriz Geri Çekilme: Sektörün Nabzı Düşüş mü Gösteriyor?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı ikinci çeyrek turizm verileri, sektörde dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu. Yılın ikinci çeyreği olan Nisan-Haziran döneminde elde edilen turizm gelirlerinde, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %2,6'lık bir düşüş kaydedildi. Bu düşüşle birlikte toplam turizm geliri 15 milyar 865 milyon 339 bin dolara geriledi. Gelirin büyük bir kısmı, yani 15 milyar 655 milyon 868 bin doları ziyaretçilerden elde edilirken, 209 milyon 471 bin dolarlık kısmı ise transfer yolculardan sağlandı. Elde edilen gelirlerin önemli bir bölümünü, %15,6'sını yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının yaptığı harcamalar oluşturdu. Bu rakamlar, turizm sezonunun kritik bir döneminde yaşanan bu gerilemenin sektör paydaşları tarafından yakından incelenmesi gerektiğini gösteriyor.

Ziyaretçi Sayısındaki Azalış Dikkat Çekiyor: Turist Akışında Değişim mi Var?

Turizm gelirlerindeki düşüşün arkasında yatan temel nedenlerden biri de ziyaretçi sayısındaki belirgin azalma olarak öne çıkıyor. 2026'nın ikinci çeyreğinde Türkiye'yi ziyaret eden yabancıların ve yurt dışında yaşayan vatandaşların toplam sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre %5,1'lik bir düşüşle 15 milyon 581 bin 14 kişiye indi. Bu ziyaretçilerin 2 milyon 527 bin 687'sinin yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarından oluşması dikkat çekici bir detay. Bu dönemde Türkiye'de konaklayan yabancı ziyaretçilerin ortalama gecelik harcaması 113 dolar iken, yurt dışında yaşayan vatandaşların ortalama gecelik harcaması 79 dolar olarak belirlendi. Ziyaretçi profili ve harcama eğilimlerindeki bu değişimlerin, gelecekteki turizm stratejileri açısından önemli ipuçları sunduğu düşünülüyor.

Harcama Kalemlerinde Değişen Dengeler: Paket Turlar Kan Kaybederken Konaklama ve Yeme-İçme Yükseliyor

Turizm gelirlerinin dağılımında da önemli değişimler yaşandığı gözlemlendi. En büyük payı %30,2 ile paket tur harcamaları oluştururken, bunu %21 ile yeme-içme, %12,4 ile uluslararası ulaştırma ve %11,3 ile konaklama harcamaları takip etti. Ancak geçen yılın aynı dönemine göre paket tur harcamalarında %5,5'lik bir azalma ve uluslararası ulaştırma harcamalarında %6,1'lik bir düşüş yaşandı. Buna karşılık, konaklama harcamaları %11,7, yeme-içme harcamaları ise %5,2 oranında arttı. Bu durum, turistlerin tatil planlamalarında paket turlar yerine daha bireysel tercihlere yöneldiğine veya harcama kalemlerinin çeşitlendiğine işaret ediyor. Turistlerin Türkiye'yi tercih etme nedenleri incelendiğinde ise, gelen ziyaretçilerin %71,3'ünün gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler amacıyla ülkeye geldiği görüldü. Akraba ve arkadaş ziyareti %16,6, alışveriş ise %6 oranında diğer önemli ziyaret sebepleri arasında yer aldı. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının ise ziyaretlerinin %60,3'ünü akraba ve arkadaş ziyareti oluşturdu.

Türk Vatandaşlarının Yurt Dışı Harcamaları Artışta: Tatil Trendleri Nasıl Şekilleniyor?

Diğer yandan, Türkiye'de ikamet eden vatandaşların yurt dışı seyahat harcamalarında dikkat çekici bir artış yaşandığı da verilerle sabitlendi. 2026 yılı ikinci çeyreğinde, yurt dışı turizm giderleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %7,4 artarak 2 milyar 962 milyon 898 bin dolara ulaştı. Bu harcamaların 2 milyar 88,9 milyon doları kişisel, 874 milyon doları ise paket tur harcamalarından oluştu. Yurt dışına seyahat eden Türk vatandaşlarının sayısı da %16,5 artarak 3 milyon 434 bin 172 kişiye ulaştı. Kişi başına ortalama yurt dışı harcamasının 863 dolar olarak hesaplanması, Türk vatandaşlarının tatil tercihlerinde yurt dışına yöneliminin arttığını ve bu harcamaların toplam turizm gelirleri içindeki etkisini gözler önüne seriyor. Bu eğilim, hem iç hem de dış turizm dinamiklerini anlamak açısından önem taşıyor.

Ekonomi 10.08.2026 21:30 1 okunma

Teknoloji Devleri Şahlandı: Yapay Zeka İyimserliği Borsaları Uçurdu, Orta Doğu Gerilimi Söndü!

Yapay zeka yatırımlarına dair endişelerin yerini büyük umutlara bıraktığı teknoloji sektöründe hisse senetleri adeta coştu. ABD'den gelen karışık ekonomik veriler ve Orta Doğu'daki gelişmeler küresel piyasalara yön verirken, yatırımcıların iştahı kabardı.

Teknoloji Devleri Şahlandı: Yapay Zeka İyimserliği Borsaları Uçurdu, Orta Doğu Gerilimi Söndü!

Küresel piyasalar, teknoloji devlerinin öncülük ettiği iyimser bir ralli ile nefes aldı. Özellikle yapay zeka (YZ) alanındaki devasa yatırımların karlılığa dönüşeceği beklentisi, teknoloji hisselerinde görülmemiş bir yükselişe neden oldu. YZ ile doğrudan ilişkili varlıklardaki son satış dalgasının sona erdiğine dair işaretler, yatırımcıların yüzünü güldürdü. Bu hareketlilik, son dönemde yaşadıkları sert düşüşlerin bir kısmını telafi eden çip üreticisi şirketler için de umut ışığı oldu.

Yapay Zeka İyimserliği Borsaları Nasıl Tetikledi?

Analistler, yapay zekaya olan talebin sürdürülebilir olduğunu vurgularken, son dönemdeki satışların sermaye harcamaları konusundaki aşırı tepkilerden kaynaklanmış olabileceğini belirtiyor. Şirketlerin YZ teknolojilerine yaptığı milyarlarca dolarlık yatırımın, somut karlara dönüşmeye başlaması, bu sektöre olan güveni tazeliyor. Bu durum, özellikle Microsoft gibi teknoloji devlerinin finansal sonuçlarıyla da pekişti. Azure bulut hizmetlerindeki güçlü büyüme ve şirket harcamalarına dair beklentileri aşan veriler, Microsoft hisselerinde %15,5'lik bir sıçramaya yol açtı. Öte yandan, AMD ve Micron Technology gibi yarı iletken şirketlerinin hisselerinde de önemli toparlanmalar gözlemlendi; AMD %13, Micron Technology ise %18,4 oranında değer kazandı.

ABD Ekonomisi ve Fed Politikaları Piyasaları Nasıl Etkiledi?

Piyasaların bir diğer önemli gündem maddesi ise ABD'den gelen makroekonomik veriler oldu. Ülkenin ikinci çeyrekte %1,5 ile beklentilerin altında büyüme kaydetmesi, ekonomik aktivitedeki yavaşlamayı gözler önüne serdi. Ancak bu durum, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımı konusundaki şahin duruşunu yumuşatabileceği beklentilerini güçlendirdi. Kişisel Tüketim Harcamaları Fiyat Endeksi'ndeki (PCE) sınırlı artışlar ve ilk kez işsizlik maaşı başvurularının beklentilerin altında kalması, enflasyonist baskıların azaldığına işaret etti. Bu veriler, Fed'in faizleri daha uzun süre sabit tutma potansiyelini artırırken, ek faiz artırımı olasılığını zayıflattı. Bu gelişme, pay piyasaları için önemli bir destekleyici unsur olarak kaydedildi.

Orta Doğu Geriliminin Azalması Küresel İştahı Artırdı

Küresel piyasalardaki pozitif havanın bir diğer önemli destekleyicisi ise Orta Doğu'daki gerilimin hafiflemesi oldu. İran'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin Umman ile görüşmeler yürüttüğüne dair açıklamaları, bölgedeki jeopolitik risklerin azalacağına dair umutları artırdı. Bu gelişme, küresel yatırımcıların risk iştahını önemli ölçüde yükseltti ve petrol fiyatları üzerinde de aşağı yönlü baskı oluşturdu. Brent petrolün varil fiyatı %1,4 azalarak 85,4 dolara gerilerken, ABD 10 yıllık tahvil faizleri de 3 baz puan düşüşle %4,65 seviyesine indi. Jeopolitik belirsizliklere rağmen dolar endeksi 100,2'de tutunurken, altının onsu 4 bin 82 dolardan işlem gördü.

Avrupa ve Asya Piyasalarındaki Durum

Avrupa borsaları, genel olarak beklentilerin üzerinde gelen şirket bilançolarıyla desteklenirken, İngiltere hariç pozitif bir seyir izledi. Almanya'da DAX 40 endeksi %0,6, Fransa'da CAC 40 endeksi %0,92, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi ise %1,29 yükseldi. İngiltere Merkez Bankası (BoE), politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda %3,75'te sabit tuttu, ancak enerji krizi ve enflasyonist baskılar konusundaki belirsizlikler devam ediyor. Asya piyasalarında ise Hong Kong hariç genel bir pozitif kapanış görüldü. Özellikle Güney Kore borsasındaki SK Hynix (%29,7) ve Samsung Electronics (%25) hisselerindeki sert yükselişler dikkat çekti. Bu durum, New York borsasındaki teknoloji hisselerindeki yükselişin Asya'ya de yansıdığını gösteriyor.

ABD'de piyasalar kapandıktan sonra açıklanan Apple ve Amazon bilançoları da yatırımcıların radarındaydı. Apple'ın net karı artsa da, tedarik zinciri endişeleriyle hisseleri piyasa sonrası işlemlerde %6,1 geriledi. Öte yandan, Amazon'un net karındaki devasa artış (%244,9) hisselerini %10,4 yukarı taşıdı. Bu karışık sonuçlar, piyasaların bireysel şirket performanslarına duyarlılığını bir kez daha ortaya koydu.