--° -- --/--°
Teknoloji KÖŞE YAZISI 11.06.2026 09:32 4 okunma

Duolingo'dan Kullanıcılara Bayram Hediyesi: Yılların Emeğiyle Oluşan Seriler 'Sıfırlanmayacak'!

Dil öğrenme platformu Duolingo, unutkanlık veya yoğunluk nedeniyle kaybedilen öğrenme serilerini geri getirme imkanı sunan sınırlı süreli bir özellik tanıttı. Bu yenilik, on binlerce kullanıcının talebine yanıt veriyor.

Duolingo'dan Kullanıcılara Bayram Hediyesi: Yılların Emeğiyle Oluşan Seriler 'Sıfırlanmayacak'!

Dil öğrenme denince akla ilk gelen platformlardan biri olan Duolingo, kullanıcılarının uzun süreli motivasyonunu korumak adına radikal bir karar aldı. Yıllar süren ders takibiyle oluşturulan ve 'seri' olarak adlandırılan öğrenme zincirlerinin, unutkanlık veya beklenmedik hayat koşulları nedeniyle aniden sıfırlanması, pek çok kullanıcının en büyük hayal kırıklığı kaynağıydı. Ancak Duolingo, bu can sıkıcı duruma son vermek için Haziran ayına özel dikkat çekici bir çözüm sunuyor.

Yılların Serileri Artık Güvende: 'Seri Kurtarma' Özelliği Devrede

Duolingo'nun yeşil baykuşu Duo, artık öğrenme serilerini kaybetmenin eşiğine gelen kullanıcılara ikinci bir şans tanıyor. Yapılan duyuruya göre, unutkanlık veya yoğunluk sebebiyle ara verilen dersler yüzünden mevcut serisini kaybeden kullanıcılar, bu özelliği kullanarak kaldıkları yerden devam edebilecekler. Bu kritik kurtarma operasyonu, sadece Haziran ayı boyunca geçerli olacak ve kullanıcılara motivasyonlarını yeniden toplama fırsatı sunacak.

Peki, bu sihirli özellik nasıl çalışıyor? Duolingo'dan yapılan açıklamalara göre, serisini geri kazanmak isteyen kullanıcıların, tek bir oturumda toplam üç dersi başarıyla tamamlaması gerekiyor. Ayrıca, bu kurtarma imkanından yararlanabilmek için kaybedilen serinin en az 30 gün uzunluğunda olması gibi bir şart da bulunuyor. Uygulama, bu kriterleri karşılayan kullanıcılara otomatik olarak bir kurtarma seçeneği sunacak. Kullanıcılar, uygulama içindeki yönlendirmeleri takip ederek, kaybettikleri seriyi yeniden canlandırabilecek ve öğrenme yolculuklarına kaldıkları yerden devam edebilecekler.

Kullanıcı Talepleri Karşılık Buldu: On Binlerce Öğrenci İçin Umut Işığı

Duolingo verilerine göre, platformdaki 15 milyondan fazla kullanıcının bir yıldan uzun süredir devam eden serileri bulunuyor. Hatta bazı iddialara göre, en uzun soluklu serilerin 13 yıla kadar ulaştığı belirtiliyor. Seyahat, hastalık, iş yoğunluğu gibi hayatın olağan akışındaki pek çok etken, yıllar boyunca özenle inşa edilmiş bir öğrenme serisinin bir günde yok olmasına neden olabiliyordu. Bu durum, kullanıcıların platforma yönelik en sık dile getirdiği şikayetlerin başında geliyordu.

Şirket yetkilileri, kullanıcıların bu yöndeki yoğun taleplerini doğrulayarak, kaybedilen serilerin geri getirilmesi yönündeki isteğin ne kadar büyük olduğunu vurguladılar. Sadece son bir yıl içerisinde 80'den fazla ülkeden on binlerce öğrenci, sosyal medya ve çeşitli kanallar aracılığıyla serilerinin kurtarılması için Duolingo'ya başvuruda bulundu. Bu güçlü kullanıcı geri bildirimleri ve talepleri, Duolingo'nun Haziran ayı için böyle özel bir uygulama başlatmasında temel motivasyon kaynağı oldu.

Motivasyon Kaybı Önleniyor, Öğrenme Alışkanlıkları Destekleniyor

Duolingo'nun bu yeni özelliği, sadece serileri kurtarmakla kalmıyor, aynı zamanda kullanıcıların dil öğrenme motivasyonunu yeniden ateşlemeyi hedefliyor. Öğrenme serilerinin kırılması, pek çok kişi için motivasyon düşüklüğüne ve hatta platformu terk etmeye neden olabiliyor. Haziran ayına özel sunulan bu kurtarma seçeneği, kullanıcılara ikinci bir şans vererek öğrenme hedeflerine ulaşmaları konusunda destek olmayı amaçlıyor. Bu tür esneklikler, platformun kullanıcıların öğrenme alışkanlıklarını uzun vadede destekleme konusundaki kararlılığını da bir kez daha gösteriyor.

Peki, siz bu yeniliği nasıl değerlendiriyorsunuz? Eğer bir Duolingo kullanıcısı olsaydınız ve yıllarca emek vererek oluşturduğunuz serinizi kaybetseydiniz, bu kurtarma özelliğini kullanır mıydınız? Bu gelişme, dil öğrenme motivasyonunuzu nasıl etkilerdi? Düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Gizem Kaya

Gizem Kaya

Teknoloji & Gelecek Vizyonu

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Ekonomi 17.06.2026 09:32 1 okunma

Kömür Fiyatlarında İki Yılın Rekoru: Enerji Piyasasında Neler Oluyor?

Küresel enerji piyasalarında kömür fiyatları son iki yılın zirvesine ulaşarak rekor tazeledi. Endonezya'nın tedarik kısıtlamaları ve Asya'da artan talep, fiyatları rekor seviyeye taşıdı.

Kömür Fiyatlarında İki Yılın Rekoru: Enerji Piyasasında Neler Oluyor?

Küresel enerji piyasalarında önemli bir dönüm noktasına işaret eden gelişmeler yaşanıyor. Ham kömür fiyatları, son iki yılın en yüksek seviyesine çıkarak piyasalarda şaşkınlık yarattı. Avustralya'dan sevk edilen ve küresel piyasaların yakından takip ettiği Newcastle kömürünün Haziran vadeli işlemleri, %2,4'lük dikkat çekici bir artışla ton başına 152,25 dolara ulaştı. Bu rakam, 2023 yılının sonlarından bu yana kaydedilen en yüksek günlük işlem fiyatı olarak kayıtlara geçti. Bu ani yükselişin ardında yatan temel nedenler ve piyasadaki potansiyel etkileri ise enerji profesyonelleri tarafından yakından inceleniyor.

Tedarik Zincirindeki Daralma Fiyatları Zirveye Taşıdı

Fiyatlardaki bu sert yükselişin en önemli tetikleyicilerinden biri, Endonezya'nın kömür başta olmak üzere emtia sevkiyatlarına yönelik aldığı tedbirler olarak gösteriliyor. Geçtiğimiz ay duyurulan ve Haziran ayında yürürlüğe giren yeni sevkiyat kontrol sistemi, küresel tedarik akışında beklenmedik gecikmelere neden oldu. Bu durum, doğal olarak Avustralya'nın arzındaki potansiyel artışa dair beklentileri de beraberinde getirdi. Ancak, bu beklentilerin henüz piyasaya tam olarak yansımamış olması ve tedarikteki belirsizliklerin devam etmesi, fiyatların mevcut yüksek seyrini korumasına neden oluyor.

Asya'da Artan Talep ve İklim Değişikliğinin Rolü

Kömür fiyatlarındaki artışın bir diğer kritik boyutu ise, Kuzeydoğu Asya'da hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle ortaya çıkıyor. Özellikle Çin gibi devasa tüketici pazarlarında klima kullanımının yoğunlaşması, enerji talebinde belirgin bir artışa yol açıyor. Bu durum, önümüzdeki birkaç ay içinde kömür talebinin de paralel olarak yükselmesi beklentisini güçlendiriyor. Enerji analistleri, artan sıcaklıkların sadece konutlardaki enerji tüketimini değil, aynı zamanda sanayi ve ticari alanlardaki talebi de artırarak kömür piyasası üzerinde daha fazla baskı oluşturacağını öngörüyor.

Jeopolitik Gerilimler ve Enerji Stratejileri Kömüre Yöneltti

Küresel enerji piyasalarındaki dengeler, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerden de önemli ölçüde etkileniyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimler ve Katar'daki büyük bir LNG ihracat tesisine yönelik saldırılar, küresel sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) akışlarının yaklaşık %20'sini kesintiye uğrattı. Bu durum, Japonya gibi geleneksel olarak LNG'ye bağımlı olan ülkeleri alternatif enerji kaynaklarına yöneltti. Bu bağlamda, Japonya'nın kömür kullanımını artırma kararı, kömür piyasasındaki talebi destekleyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Bloomberg'in derlediği verilere göre, Avustralya'nın en büyük kömür alıcılarından biri olan Japonya'da, kömürle çalışan elektrik santralleri geçtiğimiz yıla kıyasla daha yüksek kapasitelerde çalışıyor.

Piyasa Tersine Döndü: Daralma Sinyalleri Güçleniyor

Newcastle kontratının vadeli işlem eğrisinde gözlemlenen ters fiyatlandırma yapısı (kısa vadeli fiyatların gelecekteki fiyatlardan daha yüksek olması), piyasanın giderek daraldığına dair güçlü bir işaret olarak yorumlanıyor. Bu durum, mevcut arz-talep dengesindeki sıkışıklığın kısa vadede devam edeceğini gösteriyor. Rystad Energy'nin yaptığı analizler de bu öngörüyü destekliyor. Enerji santrallerinin daha yüksek kapasitelerde çalışması ve doğal gaz piyasasındaki daralmanın devam etmesi senaryosu altında, Asya'daki kömür tüketiminin 2026 yılına kadar yaklaşık 70 milyon ton artış göstereceği tahmin ediliyor. Bu devasa artış potansiyeli, kömür fiyatlarının yakın gelecekteki seyrini belirlemede kritik bir rol oynayacak.

Enerji piyasalarındaki bu köklü değişimler, hem ülkelerin enerji politikalarını hem de küresel ekonomik dengeleri uzun vadede etkileme potansiyeli taşıyor. Kömür fiyatlarındaki bu rekor seviyeler, yenilenebilir enerjiye geçiş tartışmalarını da yeniden alevlendirirken, enerji güvenliği konusunda da yeni stratejilerin geliştirilmesini zorunlu kılıyor.

Gündem 17.06.2026 09:00 1 okunma

Dilan ve Engin Polat'ın Tatili Kanla Bitti: Gözler Önündeki Korumaları Otelde Vuruldu!

İzmir Çeşme'de tatil yapan Dilan ve Engin Polat çiftinin konakladığı otelde silahlı saldırı gerçekleşti. Çiftin korumalığını yapan ve Engin Polat'ın kuzeni Can Polat, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Dilan ve Engin Polat'ın Tatili Kanla Bitti: Gözler Önündeki Korumaları Otelde Vuruldu!

İnternet dünyasının tanınan isimlerinden Dilan Polat ve Engin Polat çifti, tatil için geldikleri İzmir'in Çeşme ilçesinde şok edici bir saldırıyla karşı karşıya kaldı. Alaçatı'da lüks bir otelde konaklayan çiftin yakın çevresinde yaşanan silahlı olay, tatil atmosferini bir anda kabusa çevirdi.

Tatil Gününde Kanlı Saldırı: Korumaları Hayatını Kaybetti

Edinilen bilgilere göre, olay bugün saat 14.00 sularında meydana geldi. Dilan ve Engin Polat çiftinin kaldığı otelin çevresinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından silahlı saldırı düzenlendi. Saldırının hedefinde, çiftin yakın korumalığını yapan ve aynı zamanda Engin Polat'ın da kuzeni olan Can Polat (37) bulunuyordu. Silah seslerinin duyulmasıyla otelde büyük bir panik yaşanırken, saldırgan hızla olay yerinden kaçtı.

Tüm Müdahalelere Rağmen Kurtarılamadı: Kötü Haber Hastaneden Geldi

Ağır yaralanan Can Polat, olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapıldıktan sonra hızla en yakın hastaneye kaldırıldı. Hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen, talihsiz koruma hayatını kaybetti. Polis, olay yerinde geniş çaplı inceleme başlatırken, kaçan saldırganın yakalanması için de çalışmalarını sürdürüyor.

Saldırı Anı Kamerada: Kargaşa Görüntülere Yansıdı

Olayın şok edici detayları arasında, saldırı anının bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedilmiş olması yer alıyor. Görüntülerde, saldırganın olay yerinden hızla uzaklaşmaya çalıştığı ve ardından yaşamını yitiren Can Polat'ın yere düştükten sonra ayağa kalkarak otele girmeye çalıştığı anlar yer alıyor. Bu görüntüler, olayın ne kadar ani ve vahşi gerçekleştiğini gözler önüne seriyor.

Polat Çiftinin Tatili Kabusa Döndü: Soruşturma Devam Ediyor

Ünlü çiftin tatil için geldikleri Çeşme'de yaşanan bu trajik olay, sosyal medyada da geniş yankı buldu. Dilan ve Engin Polat çiftinin yakınları ve sevenleri, başsağlığı dileklerinde bulunurken, olayın nasıl ve neden gerçekleştiğine dair merak dorukta. Polis yetkilileri, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için titiz bir çalışma yürütüyor. Saldırının motivasyonunun ne olduğu, saldırganın kimliği ve olayın Polat çiftiyle bağlantısı gibi sorular yanıt bulmayı bekliyor. Soruşturmanın ilerleyen safhalarında yeni detayların ortaya çıkması bekleniyor.

Bu üzücü olay, tatil beldelerindeki güvenlik önlemleri ve ünlü isimlerin maruz kaldığı riskler konusunu da yeniden gündeme getirdi. Can Polat'ın ölümüyle sonuçlanan bu silahlı saldırının ardındaki sır perdesinin bir an önce aralanması, kamuoyunun en büyük beklentisi.

Ekonomi 17.06.2026 08:30 1 okunma

Türkiye ve Suriye'den Sürpriz Ticaret Hamlesi: Detaylar Ortaya Çıkıyor!

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Suriye Ekonomi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar, AA Kent Ekonomileri Zirvesi'nde Türkiye-Suriye ticari ilişkilerindeki yeni dönemi ve potansiyeli masaya yatırıyor.

Türkiye ve Suriye'den Sürpriz Ticaret Hamlesi: Detaylar Ortaya Çıkıyor!

Türkiye ve Suriye arasındaki ekonomik ilişkilerde yepyeni bir sayfa açılıyor. Yarın Anadolu Ajansı (AA) tarafından düzenlenecek olan 'AA Kent Ekonomileri Zirvesi', iki ülkenin ticaret bakanlarını bir araya getirecek. Bu önemli buluşmada, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar, Türkiye ve Suriye arasındaki mevcut ticari işbirliği potansiyelini ve geleceğe yönelik stratejileri değerlendirecek.

Ticaretin Rotası Yeniden Çiziliyor: Yeni İşbirliği Fırsatları

Bölgesel istikrarın ekonomik refaha dönüşmesi hedeflenirken, bu zirve, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmaya yönelik atılacak adımların sinyalini veriyor. Sınır ötesi ticaretin canlandırılması, gümrük süreçlerinin kolaylaştırılması ve ortak yatırım projelerinin hayata geçirilmesi gibi konuların gündeme gelmesi bekleniyor. Özellikle son dönemde bölgedeki siyasi gelişmelerin ticari ilişkilere etkileri ve bu etkilerin nasıl fırsata çevrilebileceği üzerine stratejik tartışmaların yapılacağı öngörülüyor. Bakan Bolat'ın, Türkiye'nin bölgesel ticaretindeki rolünü ve Suriye ile kurulacak güçlü ekonomik bağların karşılıklı faydalarına dair önemli vurgular yapması bekleniyor. Bu işbirliğinin, sadece iki ülke ekonomisi için değil, aynı zamanda bölgenin genel ekonomik kalkınması için de itici bir güç olabileceği düşünülüyor.

Zirvenin Kapsamı ve Beklentiler Neler?

Anadolu Ajansı'nın öncülüğünde gerçekleşecek zirve, sadece bakanların bir araya gelmesiyle sınırlı kalmayacak. Etkinlik kapsamında, iki ülkenin önde gelen iş insanları, akademisyenler ve sektör temsilcileri de yer alacak. Bu geniş katılım, farklı perspektiflerin masaya yatırılmasını ve daha kapsayıcı çözümler üretilmesini sağlayacak. Zirvede, özellikle lojistik, tarım, sanayi ve enerji gibi sektörlerde ortak çalışma alanlarının belirlenmesi hedefleniyor. Türkiye'nin mevcut sanayi gücü ve teknolojik birikimi ile Suriye'nin potansiyel pazar ve üretim kapasitesinin bir araya gelmesi, rekabetçi ve sürdürülebilir bir ticaret ekosistemi oluşturma potansiyeli taşıyor. Bu buluşma, sadece mevcut ticaret yollarını iyileştirmekle kalmayıp, aynı zamanda yeni pazarların keşfedilmesine ve yatırım ortamının iyileştirilmesine de zemin hazırlayabilir. Uzmanlar, bu zirvenin uzun vadede bölge ekonomilerine olumlu yansımaları olacağına inanıyor.

Geleceğe Yönelik Ekonomik Vizyon: Karşılıklı Kazanç Temel İlke

Bu stratejik zirvede, sadece mevcut ticari anlaşmaların güncellenmesi değil, aynı zamanda geleceğe yönelik vizyoner projelerin de ele alınması bekleniyor. Türkiye ve Suriye arasındaki ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesi, bölgedeki barış ve istikrarın ekonomik temellerle güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Bakanların yapacağı açıklamalar ve zirve sonunda ortaya çıkacak sonuç bildirgesi, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin seyrini belirleyecek önemli ipuçları barındıracak. Bu tarihi zirvenin, bölge ticaretinde yeni bir dönemin kapılarını aralaması ve karşılıklı faydaya dayalı güçlü bir ekonomik ortaklığın temellerini atması umuluyor. Sektör temsilcileri, bu tür diyalogların artmasının, bölgesel ticaretteki belirsizlikleri azaltarak yatırımları teşvik edeceğine dikkat çekiyor.

Ekonomi 17.06.2026 08:01 2 okunma

Ekonominin Gizli Gündemi Ortaya Çıktı: Yılmaz Başkanlığında Kritik Zirve! Yapısal Reformlar Masada...

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz liderliğindeki Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Orta Vadeli Program kapsamında yer alan yapısal reformları ve yabancı iş gücü politikasını masaya yatırdı. 'Tek Durak Ofis' uygulamasına da odaklanılan zirvede, ekonominin geleceğine dair önemli kararlar alındı.

Ekonominin Gizli Gündemi Ortaya Çıktı: Yılmaz Başkanlığında Kritik Zirve! Yapısal Reformlar Masada...

Ekonomi yönetiminin nabzının attığı Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında kritik bir toplantı gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen bu önemli zirvede, ülkenin ekonomik geleceğini şekillendirecek stratejiler ve reformlar detaylı bir şekilde ele alındı. Toplantıya, ekonomi ve ilgili bakanlıkların yanı sıra, parti yöneticileri ve finans dünyasının önde gelen isimleri de katılarak tam bir fikir birliği ortamı yaratıldı.

OVP Kapsamında Yapısal Reformlar Hızlanıyor: Türkiye'nin Ekonomik Yol Haritası Belirlendi

Toplantının ana gündem maddelerinden biri, Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında belirlenen yapısal reform eylemlerinin mevcut durumu oldu. 2026-2028 dönemini kapsayan bu program çerçevesinde atılacak adımların değerlendirildiği zirvede, reform sürecinin daha da hızlandırılması için gerekli görülen ek stratejiler üzerinde istişarelerde bulunuldu. Bu kapsamda, özellikle istikihdam ve büyüme potansiyelini artırmaya yönelik, uzun vadeli ve kalıcı çözümler üretilmesi hedefleniyor. Ekonomideki mevcut durumu daha dinamik hale getirecek, verimliliği ve rekabet gücünü artıracak düzenlemelerin hayata geçirilmesi planlanıyor.

Yabancı İş Gücü Politikası Gözden Geçirildi: 'Tek Durak Ofis'le Yatırımcıların Önü Açılıyor

EKK'nın gündeminde yer alan bir diğer önemli konu ise yabancı iş gücü istihdamı ve çalışma izin süreçlerinin etkinleştirilmesi oldu. Ülkenin ihtiyaç duyduğu alanlarda nitelikli yabancı iş gücünün ülkeye kazandırılması ve bu süreçlerin daha şeffaf ve hızlı hale getirilmesi büyük önem taşıyor. Bu çerçevede, mevcut iş gücü piyasasındaki gelişmeler de yakından takip edilerek, dengeli ve sürdürülebilir bir politika izlenmesi amaçlanıyor. Yapılan değerlendirmeler, sektörlerin ihtiyaç duyduğu ara eleman ve uzman personel açığını kapatmaya yönelik politikaların güçlendirileceğini gösteriyor.

Toplantının öne çıkan başlıklarından bir diğeri ise 'Tek Durak Ofis' uygulaması oldu. Yatırımcıların bureaucratic süreçlerde yaşadığı zorlukları ortadan kaldırmayı hedefleyen bu uygulama, izin, ruhsat ve diğer idari işlemlerin tek bir noktadan hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesini sağlayacak. Bu mekanizmanın tam anlamıyla devreye alınmasıyla birlikte, hem yerli hem de yabancı yatırımcıların Türkiye'deki iş yapma süreçlerinin kolaylaşması ve yatırım ortamının daha cazip hale gelmesi bekleniyor. Bu adımın, özellikle doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmesi ve Türkiye ekonomisinin büyüme ivmesini desteklemesi öngörülüyor.

Zirveye Katılan Kilit İsimler ve Beklentiler

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki toplantıya; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat gibi kilit bakanların yanı sıra, AK Parti'nin önemli isimleri ve bürokrasinin üst düzey temsilcileri de iştirak etti. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcıları, T.C. Varlık Fonu Genel Müdürü Salim Arda Ermut gibi isimlerin de yer aldığı geniş katılımlı toplantı, alınan kararların ne kadar kapsamlı ve stratejik olduğunu gözler önüne serdi. Bu zirvenin, Türkiye ekonomisinin geleceğine dair umut verici sinyaller taşıdığı ve alınan kararların kısa sürede somut sonuçlar doğurması beklendiği ifade edildi.

Gündem 17.06.2026 07:30 2 okunma

Kaçak Yayıncı SelçukSports'tan Savcılığa ŞOK İfade: 'Telefonumu Otelde Kaybettim, Benden Habersiz Açılmış!'

Süper Lig maçlarını yasa dışı yollarla yayınlayan SelçukSports'un sahibi Selçuk Yılmaz'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Almanya'da yaşadığını ve dövüş kulübü işlettiğini iddia eden Yılmaz, siteyi kendisinin değil, kaybettiği telefonla başkasının açtığını öne sürdü.

Kaçak Yayıncı SelçukSports'tan Savcılığa ŞOK İfade: 'Telefonumu Otelde Kaybettim, Benden Habersiz Açılmış!'

Süper Lig'in Kaçak Yayıncısı Teslim Oldu: SelçukSports'un Sahibi Yılmaz'dan Şaşırtan Savunma

Yasa dışı yollarla Süper Lig maçlarını izleyicilere ulaştıran ve büyük tepkilere neden olan SelçukSports platformunun ardındaki isim Selçuk Yılmaz, İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) koordineli operasyonuyla Denizli'nin Pamukkale ilçesinde yakalanarak tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Yılmaz'ın yalnızca yayın yapmakla kalmayıp, siteye erişim sağlayan kullanıcıları da yasa dışı bahis sitelerine yönlendirdiği tespit edilmişti. Bu kritik operasyonun ardından, Yılmaz'ın savcılıkta verdiği ifade detayları gün yüzüne çıktı.

'Telefonum Otelde Kayboldu, Siteyi Ben Açmadım' İddiası

Savcılık ifadesinde, Almanya'da ikamet ettiğini ve bir dövüş kulübünün sahibi olduğunu belirten Selçuk Yılmaz, aylık gelirinin 3 bin Euro civarında olduğunu ifade etti. Zaman zaman eşiyle birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne tatil amaçlı seyahatler gerçekleştirdiğini de sözlerine ekleyen Yılmaz, kendisine sorulan telefon numaralarının kendisine ait olduğunu ancak bu hatların takılı olduğu telefonları Antalya'daki beş yıldızlı bir otelde kaybettiğini iddia etti. Yılmaz, ifadesinde kilit rol oynayan telefonun, SelçukSports sitesinin açıldığı cihaz olduğunu da ileri sürdü.

Kaybolan Telefon ve Kapatılmayan Hat İddiaları

Telefonunu kaybettiğini öne süren Yılmaz, bu olayın ardından ilgili operatöre herhangi bir bildirimde bulunmadığını belirtti. Haziran-Temmuz aylarında kaybolduğu tahmin ettiği telefonuna ilişkin olarak, “Otel her şey dahil, 5 yıldızlıydı. Otelden hiç çıkmadık. Ancak otel yönetimine de telefonumun çalındığına ya da kaybolduğuna dair bir bildirimde bulunmadım.” dedi. Yılmaz, telefon kaybolduktan yaklaşık üç ay sonra, ekim veya kasım aylarında hattın kapatılması için operatöre mail gönderdiğini ve bu talebini yinelediğini aktardı. Kendi adına kayıtlı Almanya'daki hattını ise Türkiye'ye gelmeden önce Almanya'da bıraktığını da sözlerine ekledi.

Türkiye'ye Giriş ve Telefon Kullanımı Hakkında Açıklamalar

Türkiye'ye gelmeden önce iki arkadaşını bilgilendirdiğini ve havalimanında kendisini karşıladıklarını belirten Yılmaz, ülkeye giriş yaptıktan sonra Türkiye hattının takılı olduğu telefonu kullanmaya başladığını söyledi. Kendisini çok sosyal biri olarak tanımlamayan Yılmaz, Türkiye hattında kayıtlı herhangi bir numara bulunmadığını savunarak, “Telefonu bankacılık işlemlerim için kullanırım. Sosyal medya kullanmam. Herhangi bir sosyal medya hesabım yok.” şeklinde konuştu.

SelçukSports Sitesiyle Bağlantısı Reddildi

SelçukSports isimli platformun kendisine ait olduğu iddialarına ise Yılmaz kesin bir dille karşı çıktı. Lise mezunu olduğunu ve 24 yaşında yurt dışına çıktığını, o yaşa kadar inşaat sektöründe çalıştığını belirten Yılmaz, bilgisayardan ve teknolojik sistemlerden anlamadığını, bu tür siteleri kullanmasının mümkün olmadığını savundu. Yılmaz, yasa dışı bahis oynamadığını, yalnızca yasal platformlarda zaman zaman bahis yaptığını ancak son 4-5 aydır bu aktivitesini de durdurduğunu ifade etti. Ayrıca, kaçak yayıncı kuruluşun Almanya'da kendisi hakkında dava açtığını ve bu davanın lehinde sonuçlandığını iddia etti.

Çalınan Telefon Üzerinden Yapılan Kayıt İddiası

Yılmaz, savcılık ifadesinde, çalınan telefonunda kayıtlı olan e-posta adresiyle SelçukSports isimli siteye bir kayıt açıldığını ve bu durumun kendisinden habersiz gerçekleştiğini ileri sürdü. Bu konudaki Almanya'da devam eden davanın da kendi lehine sonuçlandığını tekrar vurgulayarak, siteyle olan tüm bağlantısını reddetti.