CHP'de Şok Analiz: Seçmen Öfkesi 10 Kat Artarsa Ne Olur? Kurultay İptali Yeni Bir Kabus mu Doğuruyor?
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, 2023 seçimleri sonrası artan seçmen öfkesinin partiye etkilerini ve kurultay sürecindeki gelişmeleri değerlendirdi. Özel, 'mutlak butlan' kararının sonuçlarına dikkat çekerek, mevcut durumun siyasi atmosferi nasıl şekillendirdiğini gözler önüne serdi.
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) siyasi tansiyon yükselirken, Grup Başkanı Özgür Özel'den partinin geleceğine dair çarpıcı değerlendirmeler geldi. TBMM'de gazetecilerle bir araya gelen Özel, 2023 seçimlerinin ardından partiye yönelik oluşan ve “mutlak butlan” kararıyla sonuçlanan süreçte, seçmenlerin sokağa yansıyan öfkesinin altını çizdi. Bu öfkenin 10 katına çıktığını belirten Özel, öfkenin sönmesi durumunda seçmenlerin parti yönetimiyle empati kurmayacağını, bunun yerine apati, ilgisizlik, küskünlük ve sandığa gitmeme gibi negatif duyguların gelişeceğini savundu.
Özel'den Sert 'Butlan' Eleştirisi: Seçmen Duyguları Tehlikede
Özgür Özel, partide yaşanan “mutlak butlan” kararının seçmen nezdindeki olası sonuçlarını sert bir dille eleştirdi. Parti içi muhalefetin savunduğu bu kararın, seçmenlerin anlayışını kazanma beklentisinin karşılıksız kalacağını vurgulayan Özel, “En iyi ihtimal apati olur ya da partiye ve kendisine antipati olur” diyerek, bu stratejinin partiye zarar verebileceği uyarısında bulundu. Bu durumun, parti tabanında kalıcı kayıplara ve partiye yönelik antipatiye yol açabileceği endişesini dile getirdi.
Siyasi Görüşmeler ve Yargıya Müdahale İddiaları
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile yaptığı görüşmeye de değindi. Özel, bu görüşmelerin kendilerine kadar ulaştığını belirterek, Bahçeli’nin Adalet Bakanı ile görüşmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş olmasını umduğunu ifade etti. Özel, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın aynı gün görevden alınarak yeni isimlerin atanması ve sonrasında yaşanan sürece bakıldığında, o kabine değişikliğinin partiye özel bir anlam taşıdığını anladıklarını söyledi. Yürütmenin doğrudan yargıya müdahalesinin, Türkiye ve dünya hukuk tarihinde eşine az rastlanır bir durum olduğunu belirten Özel, bir bakanın mahkeme kararının açıklanmasından dakikalar sonra bu kararı demokrasi adına ‘önemli’ diye nitelemesinin büyük bir hukuksuzluk olduğunu ve tarihe geçtiğini savundu. Bu durumun, kuvvetler ayrılığının hiçe sayılması anlamına geldiğini ve kuvvetler hiyerarşisine dönüştüğünü kaydetti.
Dokunulmazlık Endişesi ve Demokrasi Kaygısı
Dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin bir soru üzerine Özgür Özel, yıllardır Meclis'te olduğunu ve bazı gerilimli dönemlerde bu konunun gündeme geldiğini hatırlattı. Kendisiyle ilgili bir endişesi olmadığını belirten Özel, ancak Türkiye’de çok partili siyasal yaşamın geleceği ve kamu düzeni açısından ciddi endişeler taşıdığını dile getirdi. Birçok hukukçunun, mevcut durumun kamu düzenini ortadan kaldırabileceği yönünde görüş bildirdiğini aktardı. Sabah erken kalkanın seçilmişlere müdahale edebildiği bir düzenin tehlikeli olduğunu savunan Özel, bir asliye hukuk hakiminin veya istinaf mahkemesi heyetinin, istediği seçilmişi ve seçimi yok hükmünde sayabileceği bir noktaya gelindiğini belirtti. Hukuk davasının ceza davasını beklemeden, sanki onun kararı varmış gibi karar vermesinin hukuksuzluk olduğunu vurguladı. Ancak tüm bu kaygılara rağmen kendisiyle ilgili bir endişesi olmadığını, çünkü CHP gibi bir partinin genel başkanlığına soyunacak birinin kendisiyle ilgili endişe duymayacağını ifade etti.
Kurultay Süreci ve Meşru Rakiplerin Yokluğu
Müslim Sarı'nın kurultay yapmanın mümkün olmadığı yönündeki açıklamalarına karşılık veren Özgür Özel, partinin “butlan yönetimi”nin savcılık ve Adalet Bakanlığı ile koordineli hareket ettiğini iddia etti. Kurultayın delegelerle yapılamayacak bir duruma gelmeden “butlan kararı” verildiğini öne süren Özel, bu kararın ardından harekete geçen delegelerin noter aracılığıyla imza topladığını ve sayının 600'leri aşıp 800'e yaklaştığını belirtti. Kararın kesinleşmediği gerekçesiyle kurultay yapılamayacağı iddiasına karşılık, davalı tarafın Yargıtay başvurusunu geri çekmesi halinde kararın kesinleşmiş sayılacağını ve kurultayın yapılabileceğini söyledi. Özel, “Karşımızda meşru siyasi rakiplerimiz yok. O yüzden tüm değerlendirmelerini doğru bir ciddiyetle yanıtlamak zor” diyerek, parti içindeki muhaliflere yönelik eleştirilerini sürdürdü. Bu durumun, hukukun siyasi bir araca dönüştürülmeye çalışıldığı endişesini derinleştirdiğini sözlerine ekledi.