Çalışanların Gözdesi Değişti: Artık İstediği Yan Hak Şaşırtıyor!
Alperen Adikti'ye göre, çalışanların yan haklar arasındaki tercihi artık yemek çekti, ulaşım veya eğitim değil; büyük çoğunluk sağlık sigortasını ilk sırada talep ediyor. Esneklik ve önleyici sağlık hizmetleri öne çıkıyor.
İş dünyasında çalışanların beklentileri sürekli evriliyor ve günümüzde artık eskiden öncelikli olan yan haklar yerini bambaşka bir talebe bırakmış durumda. Heltia Kurucusu ve CEO'su Alperen Adikti, yaptığı çarpıcı açıklamalarla bu değişime dikkat çekti. Adikti, yaptıkları araştırmalarda çalışanlara 'En çok önem verdiğiniz yan hak ne?' diye sorulduğunda, şaşırtıcı bir şekilde yüzde 80-90'lık bir kesimin sağlık sigortasını işaret ettiğini belirtti. Bu oran, yemek çeki, ulaşım masrafları desteği, eğitim olanakları veya ebeveynlikle ilgili yan haklar gibi geleneksel beklentilerin çok ötesine geçmiş durumda.
Çalışanların Yeni Gözdesi: Esnek Sağlık Sigortaları
Alperen Adikti, günümüz çalışanlarının sağlık sigortası konusundaki beklentilerinin sadece genel bir teminat olmadığını, kişiselleştirilmiş ve esnek poliçeler arayışında olduklarını vurguladı. Adikti, bu konudaki detayları şöyle aktardı: "Çalışanlardan kimisi doğum teminatı isterken, kimisi daha genç olduğu için göz ve diş sağlığı gibi ek teminatları talep edebiliyor. Bir kesim yatarak tedaviye odaklanırken, diğerleri belirli hastanelerde hizmet almayı tercih edebiliyor. Dolayısıyla sağlık sigortasında kişiselleştirme artık olmazsa olmaz hale geldi. Şirketler mevcut durumda bu tür esnek yan hakları tam olarak sunmakta zorlanabilse de, çalışanların bu konuya verdiği önem her geçen gün artıyor." Bu durum, şirketlerin de çalışan memnuniyetini artırmak adına sundukları yan hak paketlerini yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini gösteriyor.
Önleyici Sağlık Hizmetlerinin Yükselişi
Heltia'nın iş hayatına başlarken odaklandığı alanlardan biri de önleyici sağlık hizmetleri oldu. Alperen Adikti, bu hizmetlerin temelinde beslenme, spor ve egzersiz, stres yönetimi ve uyku kalitesini iyileştirmeye yönelik önerilerin yattığını ifade etti. Şirket olarak bu alandaki çalışmalarına devam ettiklerini belirten Adikti, özellikle Türkiye'deki işgücünün hareketsiz yaşam tarzına ve beslenme alışkanlıklarına dair önemli tespitlerde bulundu. Türkiye'de ortalama vücut kitle endeksinin ideal seviyelerde olmadığını ve işgücünün büyük ölçüde hareketsiz bir yaşam sürdüğünü gözlemlediklerini aktardı. Dahası, yapılan stres ölçümlerinde Türkiye'nin dünyada ilk üçe girdiğini ve Dünya Sağlık Örgütü'nün klinik düzeyde yardım önerdiği seviyelerde bulunduğunu vurguladı. Bu durum, önleyici sağlık hizmetlerinin sadece fiziksel değil, zihinsel sağlık açısından da ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor.
Tamamlayıcı Sağlık Sigortası: Erişilebilirliğin Anahtarı
Türkiye'deki sağlık sigortacılığı sektörü, küresel ölçekte en hızlı büyüyen alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Alperen Adikti'ye göre bu ivmenin en büyük tetikleyicilerinden biri, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamı dışında kalan özel sağlık kuruluşlarından hizmet alabilmeyi sağlayan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS). Adikti, önümüzdeki yıllarda sağlık sigortası pazarının 5 kat daha büyüyebilme potansiyeline sahip olduğunu öngörüyor. Özel sağlık sigortalarının bireysel olarak daha maliyetli olabildiğine dikkat çeken Adikti, TSS'nin ise hem kapsayıcılığı hem de maliyet etkinliği açısından daha erişilebilir bir alternatif sunduğunu belirtti. Fiyatlandırmanın sağlık enflasyonunun genel enflasyonun üzerinde seyretmesi nedeniyle hassas bir denge gerektirdiğini ancak TSS'nin bu dengeyi daha iyi koruduğunu ifade etti.
Adikti'nin analizleri, hem çalışanların beklentilerindeki değişimin hem de Türkiye'nin sağlık ekosistemindeki dinamiklerin profesyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle esnek ve kişiselleştirilmiş sağlık sigortası çözümleri ile önleyici sağlık hizmetlerine yapılan yatırımlar, gelecekte işveren markasını güçlendirmede ve çalışan refahını artırmada kilit rol oynayacak gibi görünüyor.
Ebru Şahin
Ekonomi & Finans Analisti
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.