--° -- --/--°
Spor KÖŞE YAZISI 18.06.2026 09:30 5 okunma

Beşiktaş'ın Yeni Gözdesi Almanya'dan! Bayern Münih'in Yıldız Kalecisi Siyah-Beyazlıların Radarında

Beşiktaş, yeni sezon öncesi kaleci transferinde rotayı Almanya'ya çevirdi. Bayern Münih'in 29 yaşındaki file bekçisi Alexander Nübel'in adı siyah-beyazlılarla anılırken, Ersin Destanoğlu'nun geleceği belirsizliğini koruyor.

Beşiktaş'ın Yeni Gözdesi Almanya'dan! Bayern Münih'in Yıldız Kalecisi Siyah-Beyazlıların Radarında

Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Beşiktaş, transfer döneminde kadrosunu güçlendirmek için yoğun mesai harcıyor. Özellikle kaleci pozisyonu için adı geçen önemli isimlerden biri de Alexander Nübel olarak öne çıktı. Siyah-beyazlı yönetim, Almanya'nın dev kulüplerinden Bayern Münih'in 29 yaşındaki file bekçisi için önümüzdeki günlerde somut adımlar atmayı planlıyor.

Bundesliga'nın Yükselen Yıldızı Beşiktaş'a mı Geliyor?

Geçtiğimiz sezonu VfB Stuttgart'ta kiralık olarak geçiren Alexander Nübel, sergilediği etkileyici performansla dikkatleri üzerine çekti. Bundesliga'da forma giydiği 34 maçın 11'inde kalesini gole kapatmayı başaran başarılı eldiven, bu performansının karşılığını Almanya Milli Takımı'na davet edilerek aldı. Bayern Münih ile 2029 yılına kadar sözleşmesi bulunan Nübel'in bonservisinin alınması durumunda Beşiktaş'ın kalesine uzun yıllar hizmet etmesi bekleniyor. Tecrübeli kalecinin transferi için kulüpler arasında kısa süre içinde görüşmelerin başlaması öngörülüyor.

Ersin Destanoğlu'nun Geleceği Muamma

Öte yandan Beşiktaş'ın mevcut kalecilerinden Ersin Destanoğlu'nun durumu ise belirsizliğini koruyor. Sözleşmesi sona eren 25 yaşındaki genç file bekçisi, henüz siyah-beyazlılarla sözleşme yenileme konusunda bir karar vermedi. Avrupa'dan çeşitli teklifler aldığı belirtilen Ersin'in, önümüzdeki günlerde nihai kararını yönetime iletmesi bekleniyor. Genç kalecinin olası ayrılık ihtimali, Beşiktaş yönetimini yedek kaleci konusunda da alternatif planlar yapmaya itebilir.

Transfer Politikasında Yeni Dönem

Beşiktaş Kulübü'nün, özellikle yurt dışındaki genç ve potansiyeli yüksek oyunculara yönelme stratejisi, transfer döneminde de kendini gösteriyor. Alexander Nübel gibi hem Bundesliga tecrübesi olan hem de milli takım düzeyinde kendini kanıtlamış bir ismi kadrosuna katma çabası, bu yeni dönemin bir göstergesi. Yönetim, takımın hem savunma güvenliğini sağlamayı hem de geleceğe yatırım yapmayı hedefliyor. Nübel transferinin gerçekleşmesi halinde, Beşiktaş'ın önümüzdeki sezonki şampiyonluk yarışındaki iddiasının da güçleneceği yorumları yapılıyor. Ayrıca, Şenol Güneş'in eski öğrencisi olan ve kariyerinin önemli bir bölümünü siyah-beyazlı formayla geçiren yıldız oyuncu Fikret Orman'ın da bu transferde aktif rol alabileceği konuşuluyor.

Süper Lig'de Kaleci Hareketliliği

Ligde puan durumuna bakıldığında, birçok takımın zirve mücadelesini sürdürdüğü görülüyor. Beşiktaş'ın 60 puanla 4. sırada yer aldığı ligde, kaleci pozisyonundaki olası güçlendirmeler, takımın hem ligde hem de kupalarda daha başarılı olması adına büyük önem taşıyor. Rakip takımların da transfer döneminde kaleci pozisyonuna takviyeler yapabileceği ve bu durumun ligdeki rekabeti daha da artıracağı öngörülüyor. Alexander Nübel transferi, bu rekabette Beşiktaş'a önemli bir avantaj sağlayabilir.

Serdar Çelik

Serdar Çelik

Spor Yorumları & Toplum

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Teknoloji 02.08.2026 13:31 0 okunma

Türkiye'nin Yapay Zeka Geleceği Yeniden Yazılıyor: 'Türkçe Atlas' Devrimi Başladı!

Türkçe yapay zeka modellerinin gelişimini hızlandırmak ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla 336 bin yapılandırılmış veri içeren 'Türkçe Atlas' projesi hayata geçirildi. Bu devrim niteliğindeki adım, yerli yapay zeka ekosistemini güçlendirecek.

Türkiye'nin Yapay Zeka Geleceği Yeniden Yazılıyor: 'Türkçe Atlas' Devrimi Başladı!

Yapay zeka (AI) alanında Türkiye'nin kendi ayakları üzerinde durma hedefi doğrultusunda atılan devrim niteliğindeki adım, 'Türkçe Atlas' adıyla resmen duyuruldu. Bu önemli proje, yerli yapay zeka modellerinin geliştirilmesinde kritik bir rol oynayacak ve uluslararası alanda rekabet gücümüzü artırmayı amaçlıyor.

Türkçe Yapay Zeka Modellerine Kritik Destek: 'Türkçe Atlas' Devreye Girdi

Ülkemizin yapay zeka alanındaki ilerlemesini hızlandırmak ve bu alandaki dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak için kritik bir adım atıldı. 'Türkçe Atlas' adı verilen kapsamlı veri kümesi, yapay zeka araştırmacıları ve geliştiricilerinin hizmetine sunuldu. Bu devasa veri seti, toplamda 336 bin adet yapılandırılmış JSONL örneğini barındırıyor. Bu ölçekteki bir veri kaynağı, özellikle denetimli ince ayar (Supervised Fine-Tuning - SFT) eğitim süreçlerinde yapay zeka modellerinin performansını önemli ölçüde artırma potansiyeli taşıyor.

Projenin arkasındaki isimlerden biri olan Ender Öztürk, 'Türkçe Atlas'ın, Türkiye'nin yapay zeka ekosistemini güçlendirmedeki rolüne dikkat çekerek, şunları belirtti: "Amacımız, yerli yapay zeka modellerimizin daha hızlı ve daha etkin bir şekilde eğitilmesini sağlamak. Bu veri kümesi, modellerimizin Türkçe dilini daha iyi anlamasını ve üretmesini mümkün kılacak." Öztürk, projenin yapay zeka alanındaki yerli ve milli çabalara büyük katkı sağlayacağını vurguladı.

Dışa Bağımlılık Azalacak, İnovasyon Hızlanacak

Yapay zeka teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde, dil modellerinin eğitimi için gereken büyük veri setlerine erişim büyük önem taşıyor. Gelişmiş ülkeler bu alanda önemli kaynaklara sahipken, Türkiye gibi ülkeler için bu tür veri kümelerinin oluşturulması stratejik bir zorunluluk haline gelmişti. 'Türkçe Atlas'ın kullanıma sunulmasıyla birlikte, bu alandaki büyük bir boşluk doldurulmuş oldu. Bu gelişme sayesinde, yerli yapay zeka geliştiricileri artık dış kaynaklara daha az bağımlı olacak ve kendi özgün projelerini daha rahat hayata geçirebilecekler. Bu durum, aynı zamanda yapay zeka alanında yeni inovasyonların önünü açacak ve Türkiye'nin küresel yapay zeka yarışında daha güçlü bir konuma gelmesini sağlayacak.

13 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla erişime açılan 'Türkçe Atlas', sadece mevcut modellerin eğitimini hızlandırmakla kalmayacak, aynı zamanda gelecekte geliştirilecek yeni nesil yapay zeka uygulamaları için de sağlam bir temel oluşturacak. Uzmanlar, bu tür veri girişimlerinin, yapay zeka okuryazarlığının artırılması ve bu alanda nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi açısından da kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor. 'Türkçe Atlas' projesinin, Türk yapay zeka ekosisteminde bir dönüm noktası olması bekleniyor.

'Türkçe Atlas'ın Yapay Zeka Eğitimindeki Rolü

Denetimli ince ayar (SFT) süreci, yapay zeka modellerinin belirli görevleri daha iyi yerine getirmesi için özel olarak eğitildiği bir yöntemdir. Bu süreçte kullanılan veri setinin kalitesi ve büyüklüğü, modelin başarısını doğrudan etkiler. 'Türkçe Atlas' gibi kapsamlı ve yapılandırılmış bir veri kümesi, Türkçe'ye özgü nüansları, deyimleri ve kültürel bağlamları daha iyi öğrenebilen modellerin geliştirilmesine olanak tanır. Bu da, yapay zeka uygulamalarının Türkçe konuşan kullanıcılar için çok daha doğal, anlaşılır ve kullanışlı hale gelmesi anlamına geliyor.

Özetle, 'Türkçe Atlas' projesi, Türkiye'nin yapay zeka alanındaki stratejik hedeflerine ulaşmasında kilit bir rol oynayacak. Bu önemli adım, hem mevcut teknolojilerin geliştirilmesini hızlandıracak hem de gelecekteki yenilikçi projelere zemin hazırlayacak. Bu sayede, yapay zeka alanında daha bağımsız ve daha güçlü bir Türkiye vizyonu gerçeğe dönüşüyor.

Gündem 02.08.2026 13:02 1 okunma

İzmir Sarsıldı: Çeşme'de 5.0 Büyüklüğünde Deprem! Panik Anları ve İlk Gözlemler...

İzmir'in Çeşme ilçesi, 14 Haziran 2026 akşamı merkez üssü olan 5.0 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Kandilli ve AFAD verilerine göre gerçekleşen sarsıntının ardından bölgede detaylı incelemeler sürüyor.

İzmir Sarsıldı: Çeşme'de 5.0 Büyüklüğünde Deprem! Panik Anları ve İlk Gözlemler...

Ege'de Beklenen Sarsıntı: Çeşme Yerle Bir Oldu!

İzmir ve çevresi, 14 Haziran 2026 akşamı saat 21:16'da meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından anbean takip edilen sarsıntı, özellikle Çeşme ilçesinde yoğun şekilde hissedildi. Bölgeden gelen ilk bilgiler, depremin kısa süreli ancak etkili olduğunu gösteriyor. Vatandaşlar arasında kısa süreli bir panik yaşanırken, yetkililer halkı sakin olmaya davet etti.

Depremin Detayları ve Bölgedeki Durum

Merkez üssü İzmir'in Çeşme ilçesi olan ve 14 Haziran 2026 tarihi, saat 21:16'da kaydedilen depremin büyüklüğü, resmi kaynaklar tarafından 5.0 olarak açıklandı. Bu büyüklükteki bir sarsıntı, özellikle yakın çevresinde maddi hasara yol açma potansiyeli taşımaktadır. Bölge sakinlerinin sosyal medya üzerinden paylaştığı ilk görüntüler ve mesajlar, yer yer eşyaların devrildiğini ve bazı binalarda sıva dökülmeleri gibi küçük çaplı hasarların meydana geldiğini gösteriyor. Ancak, henüz can kaybı veya ciddi yaralanma olduğuna dair herhangi bir bilgi ulaşmış değil.

Halk Sağduyuya Çağrılıyor

Depremin ardından bölgede görev yapan AFAD ve ilgili kurumlar derhal harekete geçti. Ekipler, olası bir artçı sarsıntıya karşı hazırlıklı olurken, ilk tespitlere göre herhangi bir olumsuzluğun büyümediğini belirtiyorlar. Yetkililer, vatandaşların panik yapmaması, binalardan kontrollü bir şekilde çıkarak güvenli alanlarda toplanması ve acil durum hatlarını gereksiz yere meşgul etmemesi konusunda uyarıda bulundu. Özellikle sosyal medyada yayılan ve doğruluğu teyit edilmemiş bilgiler konusunda dikkatli olunması gerektiği vurgulandı.

İzmir'de Deprem Gerçeği ve Önlemler

Türkiye'nin genelinde olduğu gibi İzmir de deprem kuşağında yer alan önemli bir metropoldür. Bu nedenle, Ege Denizi'nde meydana gelen bu tür sarsıntılar, kentsel dönüşüm ve yapı güvenliği konularını bir kez daha gündeme getiriyor. Bilim insanları, Ege Bölgesi'nin aktif fay hatlarına sahip olduğunu ve zaman zaman bu tür büyüklüklerde depremlerin yaşanmasının normal olduğunu belirtiyor. Ancak, alınan önlemlerin ve yapılan denetimlerin, olası bir büyük depremde yaşanabilecek kayıpları en aza indirme potansiyeli taşıdığı da uzmanlar tarafından sıklıkla dile getiriliyor. Çeşme'de yaşanan bu sarsıntının ardından, bölgedeki yapıların genel durumu ve deprem yönetmeliklerine uygunluğu yeniden mercek altına alınacaktır.

Gelecekteki Olası Gelişmeler

Yaşanan bu deprem, hem bölge halkını hem de Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yüzleşen milyonlarca insanı uyardı. Uzmanlar, Ege Denizi'nin sismik aktivitesinin devam edeceğini ve büyüklükleri farklılaşan depremlerin yaşanabileceğini öngörüyor. Bu nedenle, bireysel ve toplumsal düzeyde alınacak deprem hazırlıkları, hayat kurtarıcı rol oynamaya devam edecek. Güvenli yaşam alanları oluşturmak, acil durum çantaları hazırlamak ve deprem anında yapılması gerekenler konusunda bilinçlenmek, her zaman öncelikli konular arasında yer almalıdır. Çeşme'deki 5.0 büyüklüğündeki deprem, bu bilinçlenmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Gündem 02.08.2026 12:30 1 okunma

Karadeniz Kıyıları Karıştı: Plaja Silahlı İHA Düştü! Panik Anları ve Tehdit Kalkıyor Mu?

Bartın'ın Kapısuyu Plajı'na mühimmat yüklü bir silahlı insansız hava aracı (SİHA) düştü. Sahil güvenlik ekipleri bölgede geniş güvenlik önlemleri alırken, SİHA'daki mühimmatın kontrollü imhası için çalışmalar başladı.

Karadeniz Kıyıları Karıştı: Plaja Silahlı İHA Düştü! Panik Anları ve Tehdit Kalkıyor Mu?

Karadeniz'in sakin sularına ev sahipliği yapan Bartın'ın Kurucaşile ilçesindeki Kapısuyu Plajı, dün öğleden sonra beklenmedik bir olayla sarsıldı. Mühimmat yüklü olduğu tespit edilen bir silahlı insansız hava aracı (SİHA), henüz belirlenemeyen bir nedenle plajın kıyısına düştü. Olayın ardından plaj derhal boşaltılırken, bölgeye Bartın İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı ekipler sevk edildi.

Plaj Güvenlik Kordonu Altında: Bölgede Neler Oluyor?

Jandarma ekipleri, SİHA'nın düştüğü alanda geniş çaplı güvenlik önlemleri aldı. Olay yerinin hassasiyeti göz önünde bulundurularak, bölgeye giriş ve çıkışlar kontrol altına alındı. SİHA'nın üzerinde bulunan ve tehlike arz eden mühimmatın güvenli bir şekilde etkisiz hale getirilmesi için uzman ekipler bölgeye sevk edildi. Bu ekiplerin, mühimmatı kontrollü bir şekilde imha etme çalışmalarına başlayacağı öğrenildi. Olayın yarattığı tedirginlik nedeniyle, bölge halkı ve tatilciler yetkililerin talimatlarına uyarak sakinliğini korumaya çalışıyor.

Teori mi Gerçek mi? Ukrayna Savaşı'nın Yankıları mı?

Plajda bulunan silahlı İHA'nın kökenine ilişkin ilk değerlendirmeler, Ukrayna-Rusya savaşının etkilerine işaret ediyor. Uzmanlar, bölgeye düşen SİHA'nın, çatışmalar sırasında denize düştüğü ve akıntıların etkisiyle Karadeniz kıyılarına kadar sürüklenmiş olabileceği ihtimalini güçlü bir şekilde değerlendiriyor. Bu durum, savaşın küresel etkilerinin ne kadar geniş alanlara yayılabileceğinin ve denizlerdeki güvenliğin ne kadar kırılgan olabileceğinin de bir göstergesi olarak öne çıkıyor. SİHA'nın üzerindeki mühimmatın türü ve menşei hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmazken, olayla ilgili incelemeler titizlikle sürdürülüyor.

Risk Değerlendirmesi ve Gelecek Adımlar

Bu tür olaylar, hem sivil halkın güvenliği hem de ulusal güvenlik açısından ciddi riskler barındırıyor. Sahil güvenlik birimlerinin ve jandarma ekiplerinin anında müdahalesi, olası bir facianın önüne geçti. SİHA'nın ve üzerindeki mühimmatın imhası tamamlandıktan sonra, olayın tüm detaylarının aydınlatılması için soruşturma başlatılacak. Düşen aracın hangi ülkeye ait olduğu, Türkiye hava sahasına girip girmediği ve düşüş nedenleri gibi kritik sorular yanıt bulacak. Bu olay, özellikle Karadeniz gibi stratejik öneme sahip bölgelerde hava ve deniz güvenliği konusundaki tedbirlerin gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Yetkililer, benzer olayların yaşanmaması için gerekli adımların atılacağını belirtirken, halkın da teyakkuzda olması gerektiği vurgusu yapıldı.

Kapısuyu Plajı'nda yaşanan bu sıra dışı durum, bölgedeki turizm faaliyetleri üzerinde geçici bir etki yaratmış olsa da, güvenlik önlemlerinin hızla alınmasıyla durumun normale dönmesi bekleniyor. Ancak olayın ardında yatan nedenlerin tam olarak aydınlatılması ve benzer tehditlere karşı alınacak önlemler, bölge halkının ve ulusal güvenliğin önceliği olmaya devam edecek. Bu gelişme, savaşların ve bölgesel gerilimlerin, beklenmedik yollarla barışçıl coğrafyalara da ulaşabileceğinin somut bir kanıtı olarak kayıtlara geçti.

Ekonomi 02.08.2026 12:00 1 okunma

Tuzla'da Kentsel Dönüşüm Mucizesi: Deprem Gerçeği Vatandaşın Hayatını Nasıl Değiştirdi?

İstanbul Tuzla'da tamamlanan kentsel dönüşüm projesi, depreme dayanıksız yapıların yerini modern ve güvenli konutlara bırakarak vatandaşların hayatında yeni bir sayfa açtı. Hak sahiplerinin gözyaşları ve mutluluğu projeyi taçlandırdı.

Tuzla'da Kentsel Dönüşüm Mucizesi: Deprem Gerçeği Vatandaşın Hayatını Nasıl Değiştirdi?

Deprem gerçeğiyle yüzleşen Türkiye'de, kentsel dönüşüm projeleri can ve mal güvenliği açısından hayati bir önem taşıyor. İstanbul'un Tuzla ilçesinde hayata geçirilen son proje, bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sererken, vatandaşların yaşam kalitesini de gözle görülür şekilde artırdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un sosyal medya hesabından duyurduğu proje, depreme dayanıksız olduğu tespit edilen binaların yerine inşa edilen modern ve güvenli konutlarla hak sahiplerine teslim edildi.

Deprem Tehdidi Altında Kalan Hayatlar Güvence Altına Alındı

Bakan Kurum, sosyal medya paylaşımında, projenin tamamlanmasının ardından yeni evlerine kavuşan vatandaşların mutluluğuna vurgu yaparak, "Milletimizin yüzü gülünce bize dünyalar verilmiş gibi oluyor." ifadelerini kullandı. Bu proje, sadece beton yığınlarının değil, aynı zamanda insanların geleceğinin de yeniden inşa edildiği bir süreci simgeliyor. Güvenli yapılaşmanın önemine dikkat çeken Kurum, vatandaşları evlerinin sağlamlığı konusunda tereddüt yaşamaları halinde bir an önce kentsel dönüşüme başvurmaya davet etti.

Projeye katılan vatandaşların duygu dolu anları ise kentsel dönüşümün insani boyutunu ortaya koyuyor. Evlerinin anahtarını teslim alan Sıdıka Koca'nın eşi Muzaffer Koca, yaşadığı duygusal anları, "Devletimiz Allah razı olsun buraya el attı. Rezerv alanlarını yaptı. Binamızı yaptı, teslim etti, biz anahtarımızı aldık. Evime girdim duygulandım. Yani ağladım, kendi evime geldiğim için göz yaşlarımı tutamadım." sözleriyle dile getirdi. Bu ifadeler, devletin sunduğu imkanlarla yeniden yuva sahibi olmanın getirdiği derin memnuniyeti ve güveni yansıtıyor.

Teknik Denetimler ve TOKİ Güvencesiyle İnşa Edilen Yeni Yuvalar

Yeni konutların kalitesi ve güvenliği konusundaki endişeleri gidermeye yönelik açıklamalarda bulunan hak sahiplerinden Mesut Keleş, binaların teknik denetimlerle ve TOKİ'nin titiz çalışmalarıyla inşa edildiğini belirtti. Keleş, "Gayet düzgün bir şekilde yapıldı. Kafamızı rahatça koyup yatabileceğimiz evlerimiz oldu. Bu dönüşüm olmasaydı kim bilir kaç kişi ölecekti?" diyerek, projenin olası bir depremde yaratacağı yıkımın önüne geçtiğini vurguladı. Bu sözler, kentsel dönüşümün sadece konforu değil, aynı zamanda toplumun güvenliğini de temel bir öncelik olarak ele aldığını gösteriyor.

Modern Yaşam Alanları Tuzla'ya Değer Kattı

Yeni konutların sunduğu konfor ve yaşam kalitesi de vatandaşlar tarafından övgüyle karşılandı. Nigar Lale, yeni evlerini "Cennet gibi" niteleyerek, "Birazcık bu odada uyurum. Biraz geçerim diğer odada uyurum. Biraz geçerim çocuk odasında uyurum. Şahane oldu." değerlendirmesinde bulundu. Bu tür ifadeler, modern mimari anlayışla inşa edilen ve sosyal donatı alanlarına sahip yeni yaşam bölgelerinin, sakinlerine sunduğu ayrıcalıklı yaşam standardını gözler önüne seriyor.

Has Sitesi Kentsel Dönüşüm Projesi: Rakamlarla Başarı Hikayesi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan alınan resmi bilgilere göre, Tuzla Has Sitesi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında toplamda 263 bağımsız bölümün inşası tamamlandı. Bu bağımsız bölümlerin 232'si konut, 31'i ise iş yerinden oluşuyor. Proje, sadece konut ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda bölgedeki ticari faaliyetlerin de canlanmasına katkı sağlıyor. Proje kapsamında inşa edilen binaların depreme dayanıklı, enerji dostu ve yeşil alanlarla donatılmış modern yaşam alanları olarak tasarlandığı belirtildi. Hak sahiplerinin Mart ayı itibarıyla yeni evlerine taşınmaya başlamasıyla birlikte, proje tam anlamıyla hayata geçmiş oldu. Bu kapsamlı dönüşüm, Tuzla'nın çehresini değiştirerek geleceğe daha güvenli ve yaşanabilir bir kent vizyonuyla bakmasını sağlıyor.