--° -- --/--°
Spor KÖŞE YAZISI 14.06.2026 21:02 10 okunma

Aziz Yıldırım'dan Fenerbahçe Beko'ya Kritik Ziyaret! Şampiyonluk Yolunda Dev Destek!

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyeleri, Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off final serisi öncesinde Fenerbahçe Beko'yu ziyaret ederek şampiyonluk yolunda moral verdi. Başkan Yıldırım, teknik ekip ve oyuncularla bir araya gelerek başarı dileklerini iletti.

Aziz Yıldırım'dan Fenerbahçe Beko'ya Kritik Ziyaret! Şampiyonluk Yolunda Dev Destek!

Fenerbahçe'nin efsanevi başkanı Aziz Yıldırım, kulübün basketbol şubesine yönelik sürpriz bir ziyarette bulundu. Yıldırım, yönetim kurulu üyeleri Barış Göktürk, Önder Fırat, Mustafa Çağlar, Fatih Öztürk, Tanju Kaya, Mustafa Aydın Acun, Savaş Adalet ve Fenerbahçe Futbol A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Onan ile birlikte, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda Fenerbahçe Beko'nun antrenmanını ziyaret etti. Bu ziyaret, Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off final serisinde Beşiktaş ile eşleşen ve bu akşam serinin ilk maçına çıkacak olan sarı-lacivertli takım için büyük bir moral kaynağı oldu.

Şampiyonluk Ateşi Yeniden Harladı: Yıldırım'ın Motive Eden Ziyareti

Sabah saatlerinde yapılan şut antrenmanıyla maç hazırlıklarını tamamlayan Fenerbahçe Beko, Başkan Aziz Yıldırım ve yönetimini ağırladı. Karşılaşma öncesinde teknik ekip ve sporcularla bir araya gelen Yıldırım, takımın moralini yükseltmeyi hedefledi. Antrenmanın bir bölümünü tribünden takip eden başkan ve beraberindeki heyet, daha sonra Başantrenör Sarunas Jasikevicius ve oyuncularla sohbet ederek Beşiktaş karşısında alınacak galibiyet için temennilerini dile getirdi. Bu tür ziyaretler, özellikle kritik maçlar öncesinde takım üzerindeki baskıyı azaltıp, kenetlenmeyi sağlama potansiyeli taşıyor. Yıldırım'ın tecrübesi ve camiadaki yeri, sporculara ekstra bir motivasyon sağlaması bekleniyor.

Fenerbahçe Beko'nun Final Yolculuğu ve Beklentiler

Fenerbahçe Beko, bu sezon Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde sergilediği başarılı performansla adından söz ettiriyor. Play-off'larda rakiplerini geride bırakarak finale yükselen sarı-lacivertliler, şimdi kupayı müzelerine götürmek için Beşiktaş ile kozlarını paylaşacak. Serinin ilk maçı, büyük bir heyecanla beklenirken, Aziz Yıldırım'ın bu kritik ziyaretinin takıma ne kadar olumlu yansıyacağı merak konusu. Fenerbahçe camiası, taraftarların da desteğiyle birlikte, takımlarının parkede en iyi performansı sergilemesini ve şampiyonluk kupasını kaldırmasını umut ediyor. Yıldırım'ın geçmişte Fenerbahçe'ye yaşattığı büyük başarılar göz önüne alındığında, bu ziyaretin sembolik anlamı da oldukça büyük.

Sezonun Kilit Maçları ve Stratejiler

Ligin en zorlu mücadelelerinden biri olarak görülen final serisi, taktiksel hamlelerin ve oyuncuların bireysel performanslarının ön plana çıkacağı bir sahne olacak. Fenerbahçe Beko'nun Başantrenörü Sarunas Jasikevicius'un maç planı, oyuncuların sahaya yansıtacağı mücadele ruhu ve Beşiktaş'ın güçlü kadrosuna karşı alınacak galibiyetler, şampiyonluğun anahtarlarını oluşturacak. Başkan Aziz Yıldırım'ın ziyareti, takımın bu zorlu mücadelede birlik ve beraberlik içinde hareket etmesine katkı sağlayabilir. Taraftarların da salonu doldurarak takımlarını desteklemesi bekleniyor. Bu final serisi, sadece bir şampiyonluk mücadelesi değil, aynı zamanda Türk basketbolu için de önemli bir prestij savaşı niteliği taşıyor.

Serdar Çelik

Serdar Çelik

Spor Yorumları & Toplum

TÜM YAZILARI GÖR

Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Teknoloji 30.07.2026 00:01 0 okunma

Eylül Bombaları Patlıyor: Xiaomi 18 Pro, Tanıdık Olmayan Güçle Geliyor! 200MP Kamera ve Dev Batarya Detayları Sızdı!

Teknoloji devi Xiaomi'nin merakla beklenen yeni amiral gemisi Xiaomi 18 Pro'nun Eylül ayındaki lansmanı öncesinde kritik bilgiler ortaya çıktı. Qualcomm'un en yeni işlemcisi Snapdragon 8 Elite Gen 6 ile gelecek cihaz, 200MP'lik çift ana kamera ve devasa batarya kapasitesiyle dikkat çekiyor.

Eylül Bombaları Patlıyor: Xiaomi 18 Pro, Tanıdık Olmayan Güçle Geliyor! 200MP Kamera ve Dev Batarya Detayları Sızdı!

Teknoloji dünyasının nabzını tutan gelişmelerden biri daha gün yüzüne çıktı. Çinli teknoloji devi Xiaomi'nin yeni amiral gemisi modeli Xiaomi 18 Pro, lansman tarihine kısa bir süre kala sızdırılan bilgilerle gündeme bomba gibi düştü. Eylül ayında teknoloji meraklılarıyla buluşması beklenen cihaz, rakiplerine gözdağı verecek özellikleriyle şimdiden büyük bir heyecan dalgası yarattı.

Mobil Teknolojide Yeni Bir Devrim: Snapdragon 8 Elite Gen 6 ile Tanışın

Xiaomi 18 Pro'nun en çarpıcı özelliği, Qualcomm'un henüz resmi olarak duyurulmayan ancak mobil işlemci pazarında büyük bir devrim yaratması beklenen Snapdragon 8 Elite Gen 6 yonga setini kullanacak ilk akıllı telefonlardan biri olacak olması. Bu yeni nesil işlemci, önceki nesillere kıyasla performansta rekor seviyeler sunarken, aynı zamanda enerji verimliliği konusunda da önemli iyileştirmeler vaat ediyor. Xiaomi'nin bu güçlü donanım seçimi, cihazın yoğun grafik gerektiren oyunlardan, yapay zeka destekli uygulamalara kadar her türlü senaryoda üstün bir akıcılık sunacağının sinyallerini veriyor.

Kamera Tutkunları Dikkat: 200MP'lik İki Dev Sensör Sahneye Çıkıyor

Xiaomi, akıllı telefonlarında kamera deneyimini sürekli olarak bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor ve Xiaomi 18 Pro bu iddiayı en üst perdeden kanıtlayacak gibi görünüyor. Sızdırılan bilgilere göre, cihazın arka panelinde tam 200 megapiksel çözünürlüğe sahip iki ana kamera yer alacak. Bu kameralardan biri standart geniş açı sunarken, diğeri ise telefoto makro yetenekleriyle öne çıkacak. Bu sayede kullanıcılar, hem uzak mesafelerdeki detayları yakalayabilecek hem de nesnelere inanılmaz derecede yakınlaşarak daha önce görülmemiş makro çekimler yapabilecekler. Gün ışığında sunduğu keskinlik ve gece modundaki başarısıyla bilinen Xiaomi kameralarının, bu yeni nesil sensörlerle birlikte mobil fotoğrafçılık standartlarını yeniden belirlemesi bekleniyor.

Devasa Batarya ve Hızlı Şarj Teknolojisi

Günümüz akıllı telefonlarında en çok önem verilen konulardan biri de şüphesiz batarya ömrü. Xiaomi 18 Pro, bu alanda da rakiplerini geride bırakmaya hazırlanıyor. Cihazın içerisinde tam 7.000 mAh kapasiteli devasa bir batarya bulunacak. Bu kapasite, yoğun kullanım senaryolarında bile gün boyu rahat bir kullanım süresi sunarken, aynı zamanda 100W gibi oldukça hızlı bir şarj desteğiyle desteklenecek. Bu sayede kullanıcılar, uzun süre priz başında beklemeden cihazlarını hızla şarj edebilecekler.

Tasarım ve Ekran: Estetik ve Teknolojinin Buluşması

Performans ve kamera özelliklerinin yanı sıra, Xiaomi 18 Pro'nun tasarım detayları da dikkat çekiyor. Sızdırılan render görüntülerine göre cihaz, ince ve simetrik çerçevelere sahip, modern bir tasarıma bürünecek. Ekran tarafında ise “ultra-net” olarak tanımlanan, küçük ve düz bir panelin tercih edildiği belirtiliyor. Büyük yuvarlatılmış köşeler ve ultra ince çerçeveler, cihaza zarif bir görünüm kazandırırken, kullanıcı deneyimini de olumlu yönde etkileyecek. Ses deneyimini iyileştirmek adına güncellenmiş çift hoparlör sistemi ve daha hissedilir bir dokunsal geri bildirim sağlayan yeni bir titreşim motorunun da eklenmesi planlanıyor.

Yazılım Beklentileri ve Lansman

Xiaomi 18 Pro'nun hangi işletim sistemi sürümüyle kutudan çıkacağı henüz resmi olarak açıklanmasa da, teknoloji çevrelerinde cihazın Android 17 ile birlikte gelmesi yönünde güçlü bir beklenti bulunuyor. Xiaomi'nin yazılım konusundaki deneyimi ve rakiplerinin güncellemeleri göz önüne alındığında, bu beklentinin oldukça makul olduğu söylenebilir. Tüm bu heyecan verici özellikler ve detaylar, Xiaomi'nin geleneksel olarak Eylül ayında düzenlediği lansman etkinliğinde resmiyet kazanacak. Bu etkinlik, akıllı telefon pazarında rekabeti daha da kızıştıracak ve teknoloji tutkunlarına yeni bir soluk getirecek.

Ekonomi 29.07.2026 23:30 0 okunma

Türkiye Raylı Sistemlerinde Devrim: ASPİLSAN Enerji Yerli ve Milli Çözümlerle Piyasayı Ele Geçiriyor!

ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, Türkiye'nin raylı sistem araçlarının büyük çoğunluğunda kullanılan batarya çözümleriyle milli gurur kaynağı olduklarını belirtti. Yerli üretimle dışa bağımlılığı azaltma hedefi sürüyor.

Türkiye Raylı Sistemlerinde Devrim: ASPİLSAN Enerji Yerli ve Milli Çözümlerle Piyasayı Ele Geçiriyor!

Türkiye'nin ulaşım altyapısında sessiz ama güçlü bir dönüşüm yaşanıyor. Yerli sanayinin gücü, toplu taşıma araçlarının kalbi olan batarya sistemlerine yansıyor. ASPİLSAN Enerji, bu alandaki yerli ve milli çözümleriyle öne çıkarken, ülkemizin raylı sistem işletmelerinin büyük çoğunluğuna kritik destek sağlıyor.

Raylı Sistemlerde ASPİLSAN Fırtınası

ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, yaptığı açıklamada, Türkiye'deki raylı sistem işletmelerinde kullanılan araçların neredeyse tamamına yakınında kendi ürettikleri batarya ürünlerinin bulunduğunu gururla dile getirdi. Bu durum, Türkiye'nin ulaşım teknolojilerinde önemli bir kendi kendine yeterlilik seviyesine ulaştığının somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Özdemir'in vurguladığı gibi, bu başarı sadece bir ürün satışı değil, aynı zamanda Türk mühendisliğinin ve sanayisinin geldiği noktayı da gözler önüne seriyor.

Dışa Bağımlılığı Azaltma Hedefi ve Stratejik Önem

Ulaşım sektöründe batarya teknolojileri, enerji depolama ve verimlilik açısından hayati bir öneme sahip. Özellikle elektrikli trenler, tramvaylar ve metro araçları gibi raylı sistemlerde kullanılan bataryalar, hem operasyonel maliyetleri hem de çevresel etkileri doğrudan etkiliyor. ASPİLSAN Enerji'nin bu alandaki yerli üretim gücü, Türkiye'nin dışa bağımlılığını azaltma stratejisi açısından büyük önem taşıyor. Gelişmiş ülkelerin domine ettiği bu teknoloji alanında, yerli firmaların elde ettiği başarı, hem ekonomik bağımsızlık hem de teknolojik egemenlik açısından stratejik bir kazanım olarak değerlendiriliyor.

Teknoloji ve İnovasyonla Geleceğe Yatırım

ASPİLSAN Enerji, sadece mevcut talebi karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda sürekli Ar-Ge çalışmaları ile batarya teknolojilerini daha ileriye taşımayı hedefliyor. Daha uzun ömürlü, daha verimli ve daha çevre dostu batarya çözümleri geliştirmek için yoğun mesai harcayan şirket, geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına bugünden hazırlandığının sinyallerini veriyor. Bu yenilikçi yaklaşım, Türkiye'nin sadece mevcut sistemleri çalıştırmakla kalmayıp, aynı zamanda geleceğin mobilite çözümlerini de şekillendirebileceğinin bir kanıtı niteliğinde.

Milli Çözümlerin Katkısı ve Sektörel Etkileri

ASPİLSAN Enerji'nin raylı sistem bataryalarındaki hakimiyeti, Türk ekonomisine de önemli katkılar sağlıyor. Yerli üretimin artması, cari açığın azaltılmasına yardımcı olurken, aynı zamanda nitelikli istihdam olanakları da yaratıyor. Sektördeki diğer firmalar için de bir rekabet ve inovasyon dinamiği oluşturan ASPİLSAN, yerli sanayinin gelişimine ivme kazandırıyor. Bu durum, uzun vadede Türkiye'yi teknoloji üreten ve ihraç eden bir konuma taşıma potansiyeli taşıyor.

Ahmet Turan Özdemir'in açıklamaları, Türkiye'nin ulaşım sektöründeki kendi kendine yeterlilik hedeflerine ne kadar yaklaştığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Milli kaynaklarla üretilen yüksek teknoloji ürünleri, toplu taşımanın geleceğini elektriklerken, ASPİLSAN Enerji bu dönüşümün en ön saflarında yer almayı sürdürüyor. Bu gelişme, yerli sanayinin gücünü ve potansiyelini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Ekonomi 29.07.2026 23:02 1 okunma

Türkiye'nin İhracat Şampiyonları Açıklandı: E-İhracat Destan Yazdı, Hedef 410 Milyar Dolar!

Türkiye, 2025'te 396 milyar dolarlık ihracatla yeni bir rekora imza attı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı törende e-ihracatın yükselişi damga vurdu, Trendyol üst üste üçüncü kez e-ihracatın zirvesinde yer aldı.

Türkiye'nin İhracat Şampiyonları Açıklandı: E-İhracat Destan Yazdı, Hedef 410 Milyar Dolar!

Türkiye'nin ihracat maratonunda 2025 yılı rekorlarla dolu bir tablo çizdi. Geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle görkemli bir şekilde gerçekleşen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'nde, yurt dışına gönderilen ürün ve hizmetlerin toplam değeri dudak uçuklattı. Yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin ihracatı 2025 yılında 396 milyar dolarlık devasa bir rakama ulaşarak yeni bir zirveye tırmandı. Bu başarı, Türk ekonomisinin küresel pazardaki gücünü ve dinamizmini bir kez daha gözler önüne serdi.

Yeni Hedef: 410 Milyar Dolar ve E-İhracatın Kritik Rolü

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, törende yaptığı konuşmada gelecek için oldukça iddialı bir hedef ortaya koydu. 2025 yılı için belirlenen 396 milyar dolarlık rekorun ardından, yeni hedefin 410 milyar dolar olduğunu duyuran Gültepe, ihracatı artık sadece geleneksel yöntemlerle değil, aynı zamanda dijitalleşmenin gücüyle sınırları aşan stratejik bir unsur olarak gördüklerini vurguladı. Özellikle son yıllarda e-ihracatın sunduğu muazzam fırsatlara dikkat çeken Gültepe, bu kanalın yerli üreticiler, KOBİ'ler ve esnaflar için adeta bir kurtarıcı rolü üstlendiğini belirtti. TİM'in bu vizyonunu somutlaştırmak adına, üç yıldır e-ihracatı ayrı bir kategoride değerlendirip ödüllendirdiğini hatırlatan Başkan Gültepe, “Her gün yüz binlerce 'Made in Türkiye' etiketli ürün, e-ihracat kanalıyla dünyanın dört bir yanına ulaşıyor. Küresel ticaretin kurallarının yeniden yazıldığı ve teknolojinin belirleyici olduğu bu çağda, Türkiye'den onlarca ülkeye sorunsuz bir şekilde e-ihracat gerçekleştiriyoruz. Küresel risklere rağmen e-ihracat hacmimiz her yıl artış gösteriyor. Türkiye’yi ihracatçı ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefimize giden yolda e-ihracatın en önemli kaldıraçlardan biri olacağına yürekten inanıyorum” şeklinde konuştu.

Trendyol E-İhracatta Üçüncü Kez Zirvede: Bir Başarı Hikayesi

İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni'nde, e-ihracat kategorisinde yine bir Türk devi damgasını vurdu. Arka arkaya üçüncü kez e-ihracat kategorisinin birincisi seçilen Trendyol, bu başarısıyla hem şirketin hem de Türk e-ticaretinin geldiği noktayı gözler önüne serdi. Geçtiğimiz yıl Trendyol aracılığıyla Türkiye'den çıkan 55 milyonu aşkın ürün, 35 farklı ülkedeki 10 milyonu aşkın müşteriyle buluştu. Bu rakamlar, e-ihracatın ne denli büyük bir potansiyele sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

KOBİ'lerden Küresel Pazarlara: E-İhracatın Dönüştürücü Gücü

Trendyol Grubu CEO'su Erdem İnan, elde edilen bu üçlü zaferin arkasında 120 bini aşkın Trendyol iş ortağının, yani küçük ve orta ölçekli işletmelerin, yerel üreticilerin ve esnafların olduğunu vurguladı. İnan, “Bugün ihracatın tanımı değişiyor. Geleneksel ihracatın yanı sıra e-ihracat da artık güçlü bir büyüme alanı olarak karşımızda duruyor. Özellikle KOBİ'ler, yerli üreticiler ve esnaflarımız için e-ihracat, dünyanın dört bir yanındaki yeni müşterilere ulaşmayı son derece kolaylaştırıyor. 2025 yılında e-ihracat operasyonlarımızı daha da büyütmek hedefiyle 1 milyar doların üzerinde bir yatırım gerçekleştirdik. Çoğunluğu KOBİ'lerden oluşan iş ortaklarımızın e-ihracat hacmi, geçtiğimiz yıl 1,5 milyar doları aştı. E-ihracatın sağladığı döviz girdisi, yarattığı istihdam ve getirdiği yüksek katma değer sayesinde Türkiye'nin ekonomik büyümesinde stratejik bir rol oynadığına inanıyoruz. Ülkemizin sahip olduğu güçlü üretim kapasitesi, dinamik girişimci ekosistemi, stratejik coğrafi konumu ve giderek artan küresel itibara sahip 'Made in Türkiye' markasıyla; Türkiye'nin bölgesel e-ihracatın lider ülkesi olacağına dair inancımız tam” dedi.

Tek Tuşla Dünya Pazarına Açılmak: Trendyol Devrimi

Dört yıl önce e-ihracat operasyonlarına başladığı günden bu yana büyük bir ivme yakalayan Trendyol, bugün Türk markalarını ve üreticilerini e-ihracat yoluyla Orta ve Doğu Avrupa, Körfez bölgesi ve Azerbaycan gibi önemli pazarlara taşıyor. Şirketin sağladığı teknolojik altyapı sayesinde, Trendyol üzerindeki satıcılar Türkiye'nin herhangi bir şehrinden (örneğin Ankara'dan Antalya'ya satış yapar gibi) tek bir tuşa basarak ürünlerini doğrudan yurt dışındaki müşterilere ulaştırabiliyor. Bu kolaylık, KOBİ'lerin küresel rekabette daha güçlü bir oyuncu olmalarının önünü açıyor.

Teknoloji 29.07.2026 22:30 1 okunma

Milyonlarca Kullanıcının Takip Ettiği Platform Açıldı! Change.org'un Gizemli Engeli Kalktı: İşte Detaylar!

Türkiye'de 19 Haziran'dan bu yana erişimi engellenen dijital imza platformu Change.org, yasal sürecin başarıyla tamamlanmasının ardından 9 Temmuz itibarıyla yeniden kullanıcıleriyle buluştu. Platformun kapanma nedeni ve yeniden açılmasına dair tüm detaylar...

Milyonlarca Kullanıcının Takip Ettiği Platform Açıldı! Change.org'un Gizemli Engeli Kalktı: İşte Detaylar!

Türkiye'de milyonlarca insanın sesini duyurduğu ve kampanyalar yürüttüğü dijital imza platformu Change.org, yaklaşık üç haftalık bir aranın ardından yeniden erişime açıldı. 19 Haziran tarihinde erişim engeliyle karşı karşıya kalan platform, yapılan hukuki itirazların olumlu sonuçlanmasıyla birlikte 9 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla kullanıcılarıyla tekrar buluştu. Bu gelişme, dijital haklar ve ifade özgürlüğü savunucuları tarafından memnuniyetle karşılandı.

Change.org'a Neden Erişim Engeli Getirilmişti?

Popüler platform, 17 Haziran tarihinde Kula Sulh Ceza Hakimliği tarafından alınan bir kararla 5651 Sayılı Kanun'un ilgili maddesi gereğince erişime kapatılmıştı. Bu kararın ardından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 19 Haziran'da uygulama başlatıldı ve Change.org Türkiye'den erişilemez hale geldi. Platform yetkilileri, mahkeme kararına konu olan ve yasalara aykırı olduğu tespit edilen içeriği derhal sistemden kaldırarak prosedürlere uyum sağladı. Ardından 24 Haziran tarihinde Kula Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz dilekçesi sunuldu. Hakimlik, platformun sunduğu gerekçeleri haklı bularak 6 Temmuz tarihinde erişim engelinin kaldırılmasına karar verdi.

Yasal Sürecin Hızlı İlerlemesi ve Platformun Etkisi

Erişim engelinin ardından Change.org Türkiye ekibinin gösterdiği hızlı hukuki refleks, sürecin kısa sürede olumlu sonuçlanmasında önemli rol oynadı. Yasal süreç, yaklaşık 20 gün gibi kısa bir sürede tamamlanarak platformun yeniden yayına girmesi sağlandı. Türkiye'de 2012 yılından beri faaliyet gösteren ve 22.6 milyondan fazla üyeye ulaşan Change.org, bu süreçte hem bireysel hem de kurumsal destekçilerinden yoğun ilgi gördü. Platform, toplumsal konularda farkındalık yaratmak ve karar alıcıları harekete geçirmek için güçlü bir araç olarak öne çıkıyor. Bugüne kadar platform üzerinden başlatılan 250 binden fazla kampanya ile 150 milyondan fazla dijital imza toplandığı biliniyor.

Platformun Geçmiş Başarıları ve Gelecek Vizyonu

Change.org, geçmişte birçok önemli toplumsal sorunun çözümüne aracılık etti. MS hastalarının plazmaferez tedavisinin SGK kapsamına alınması, Adalar'daki fayton uygulamasının kaldırılması, Türk Dil Kurumu sözlüğündeki cinsiyetçi ifadelerin temizlenmesi ve Murat Dağı'ndaki maden projesi nedeniyle kesilmesi planlanan 2 milyon ağacın kurtarılması gibi pek çok başarıya imza attı. Bu tür kazanımlar, dijital kampanyaların gücünü ve toplumsal hareketlerin etkisini gözler önüne seriyor. Change.org Türkiye ve Bölge İletişim Direktörü Didem Korkut, hukuki süreç boyunca adalete olan inançlarını kaybetmediklerini belirterek, tüm kullanıcılara ve destekçilere teşekkür etti. Korkut, platformun önümüzdeki dönemde de haklı talepleri duyurmaya devam edeceğini vurguladı.

Gündem 29.07.2026 22:02 1 okunma

Milli Heyecan İstanbul'u Sardı: Sabahın Köründe Meydanları Doldurdular! Kırmızı-Beyaz Coşkunun Perde Arkası...

Türkiye'nin gurur duyduğu milli maç heyecanı İstanbul'u sardı. Milyonlarca vatandaş, sabahın erken saatlerinde meydanları doldurarak dev ekranlardan milli gururumuz için kenetlendi. Detaylar haberimizde...

Milli Heyecan İstanbul'u Sardı: Sabahın Köründe Meydanları Doldurdular! Kırmızı-Beyaz Coşkunun Perde Arkası...

Milli maç coşkusu, yurdun dört bir yanını sararken, Türkiye'nin kalbi İstanbul'da adeta kırmızı-beyaza büründü. Vatandaşlar, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte sokaklara dökülerek, milli gururu yaşamak için meydanları doldurdu. Ellerinde Türk bayrakları, üzerlerinde ay-yıldızlı formalarla, takımlarına destek vermek için sabırsızlanan halk, maçın başlamasına saatler kala bile heyecandan yerinde duramıyordu.

Sabahın Erkeninde Başlayan Milli Coşku

Güne milli bir heyecanla başlamak isteyen İstanbullular, sabah namazının ardından özel olarak hazırlanan toplanma alanlarına akın etti. Büyük bir milli birlik ve beraberlik ruhuyla hareket eden vatandaşlar, kurulan dev ekranlar aracılığıyla milli takımın heyecan verici mücadelesini yakından takip etme fırsatı buldu. Belediyelerin özenle hazırladığı alanlarda çorba, çay ve simit gibi ikramlar, bu özel anlara ayrı bir sıcaklık kattı. Vatandaşlar, hep birlikte maç saatini beklerken, tribünlerdeki atmosferi aratmayan bir coşku yaşanıyordu.

İstanbul'da Milli Maç İçin Neler Yapıldı?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bu coşkuyu daha geniş kitlelere yaymak amacıyla Üsküdar sahil, Eminönü ve Beylikdüzü Metrobüs Meydanları gibi stratejik noktalarda dev ekranlar kurarak vatandaşların milli heyecanına ortak oldu. Bu sayede, şehrin farklı noktalarındaki insanlar da takımını aynı anda destekleme imkanı buldu. Üsküdar Müftülüğü de gelenekselleşen bir etkinlikle, Büyük Çamlıca Camii'nde sabah namazını müteakip 1071 Konferans Salonu'nda maç izlemek isteyenlere çorba ve simit ikram ederek gönülleri fethetti.

Erken Kalkanlar Yarışı Kazandı: 'Sabah 04.00'te Kalktım'

Bahçelievler'de ise milli takımın mücadelesini izlemek isteyenler, sabahın erken saatlerinde Hükümet Konağı önünde toplandı. Vatandaşlardan Bünyamin Köseoğlu, bu denli büyük bir heyecanı 24 yıl sonra tekrar yaşamak istediğini dile getirerek, “Heyecandan uyuyamadım. Sabah 04.00’te kalkıp geldim” diyerek duygularını ifade etti. Bu sözler, milli takıma olan tutkunun ve bağlılığın ne denli derin olduğunu gözler önüne seriyordu. Sultanbeyli Kent Meydanı da aynı şekilde vatandaşlarla dolup taşarken, burada da simit ve Türk bayrağı dağıtımı yapıldı.

Dualar ve Umutlar Bir Arada

Ümraniye Belediyesi'nin Kent Meydanı'nda oluşturduğu alana girmek isteyen vatandaşlar, adeta uzun kuyruklar oluşturdu. Ümraniye Medine Camii'nde sabah namazında milli takım için yapılan dualar, tüm katılımcıların yürekten “amin” demesiyle yankılandı. Vatandaşlardan Ramazan Akdoğan, ömründe ikinci kez bir dünya kupasında milli takımı izleme fırsatı bulduğunu belirterek, “İnşallah şampiyon olmasak bile en azından üçüncü oluruz” temennisinde bulundu. Bu umut dolu bekleyiş, Ümraniye Halkbank Ortaokulu'nun veli ve öğrencilerini de okul bahçesinde bir araya getirdi.

Kırmızı-Beyaz Dalga Şehri Kapladı

Bağcılar, Şişli, Beşiktaş, Beykoz, Kadıköy ve Maltepe gibi İstanbul'un dört bir yanındaki belediyeler de sahil ve ilçe meydanlarında kurdukları dev ekranlar ve sundukları ikramlarla bu milli sevinci paylaşarak vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. Maçın başlamasına dakikalar kala İstanbul'un her köşesi, adeta kırmızı-beyaz bir denize dönüştü. Bu manzara, Türk halkının milli takıma olan sevgi ve bağlılığının en canlı kanıtıydı.