--° -- --/--°
Ekonomi 23.06.2026 13:00 1 okunma

Araç Muayenesinde Kredi Kartı Komisyonu Tarih Oluyor! TURKA Duyurdu: O Gün Geliyor!

Araç muayene süreçlerinde kredi kartı ve banka kartı kullanımında alınan ek komisyonlar, TURKA'nın açıklamasına göre 15 Ağustos 2027 itibarıyla sona erecek. Bu önemli değişiklik, araç sahiplerine mali bir rahatlama sunacak.

Araç Muayenesinde Kredi Kartı Komisyonu Tarih Oluyor! TURKA Duyurdu: O Gün Geliyor!

Araç muayene işlemlerinde uzun süredir araç sahiplerinin gündeminde olan kredi kartı ve banka kartı kullanımına yönelik ek komisyonlar, nihayet tarihe karışıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile yapılan anlaşma çerçevesinde, TURKA tarafından yapılan açıklamada, 15 Ağustos 2027 tarihinden itibaren tüm TURKA istasyonlarında kredi kartı, banka kartı ve hatta nakit ödeme seçeneklerinin sorunsuz bir şekilde kullanılabileceği duyuruldu. Bu gelişme, araç sahipleri için önemli bir maliyet avantajı anlamına geliyor.

Yeni Dönem Başlıyor: Dijitalleşme ve Vatandaş Odaklılık Ön Planda

Yapılan anlaşma gereğince, kredi kartı veya banka kartı ile yapılacak ödemelerde daha önce yasal mevzuata dayandırılarak eklenen komisyon tutarları artık TURKA istasyonlarındaki işlemlere yansıtılmayacak. Bu, araç sahiplerinin cüzdanlarına doğrudan bir katkı sağlayacak. Türkiye genelinde 81 ilde 249 sabit istasyon ve 100 mobil istasyon ile hizmet verecek olan TURKA, 1,72 milyar dolarlık işletme hakkı devri sonrasında faaliyetlerine başlıyor. Şirket, yapay zeka destekli yeni nesil teknolojilerle donatılmış istasyonlarıyla araç muayenesinde yeni bir dönemin kapılarını aralamaya hazırlanıyor.

TURKA Vizyonu: Güvenli ve Çevre Dostu Bir Ekosistem

TURKA İcra Kurulu Üyesi Serhan Salman, araç muayenesini sadece teknik bir kontrol süreci olarak görmediklerini vurgulayarak, bu hizmetin trafikteki insanların hayatını koruyan, araçların zarar görmesini engelleyen, toplumsal konforu ve refahı artıran, aynı zamanda çevreye saygılı bir anlayışla sunulması gerektiğine dikkat çekti. Salman, 'Bu yola çıkarken bizimle aynı vizyonu paylaşan iş ortaklarıyla çalışmak kritik öneme sahip. Hedefimiz sadece devralacağı sistemi işletmek değil, mobil istasyonlardan yapay zeka destekli denetimlere, elektrikli araç kontrollerinden çevreci uygulamalara kadar uzanan yeni bir araç muayene ekosistemi kurmak' dedi. Bu vizyon, Türkiye'deki araç muayene sistemini modern standartlara taşıma hedefinin bir göstergesi.

Küresel Markalar Türkiye'de: Geleceğin Araç Muayenesi Şekilleniyor

MOI Ortak Girişim Grubu (TURKA) ortaklarından Opus CEO'su Lothar Geilen ise Türkiye pazarının büyüklüğüne dikkat çekti. Geilen, 'Türkiye, muayene tekrarları ile yılda yaklaşık 16 milyon işlemle dünyanın en büyük araç muayene pazarlarından birini oluşturuyor. Böylesine büyük bir operasyonun yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil, geleceğin mobilite ve güvenlik beklentilerini de karşılayacak şekilde tasarlanması gerekiyor. Biz de güçlü iş ortaklıklarımız, ileri teknoloji yatırımlarımız ve yaygın hizmet ağımızla yeni nesil araç muayene sistemini hayata geçiriyoruz. Hedefimiz; kapasitesi yüksek, dijitalleşmiş, çevreye duyarlı ve vatandaş odaklı bir yapı oluşturarak Türkiye'nin artan araç parkına uzun yıllar güvenle hizmet verecek sürdürülebilir bir ekosistem kurmak' ifadelerini kullandı. Bu işbirliği, küresel tecrübe ve yerel pazar dinamiklerinin bir araya gelerek sektöre yenilikçi bir soluk getireceğinin altını çiziyor.

Hızlı, Dijital ve Konforlu Hizmet Mümkün Olacak

Her yıl yaklaşık 16 milyon muayene işleminin gerçekleştirildiği devasa Türkiye pazarında faaliyet gösterecek yeni sistem, 34 milyonun üzerindeki araç parkına daha hızlı, daha dijital ve daha erişilebilir bir hizmet sunmayı amaçlıyor. Dünyada araç muayene sistemlerinin hızla yapay zeka ve görüntü işleme teknolojilerine yöneldiğini belirten Serhan Salman, 'TURKA da bu dönüşümün bir parçası olmayı hedefliyor. Plaka tanıma, otomatik ölçüm sistemleri, görüntü analizi ve veri destekli karar mekanizmaları sayesinde hem insan hatasını azaltmak hem de süreçleri hızlandırmak mümkün olacak' diyerek, teknoloji odaklı yaklaşımın getireceği faydaları özetledi.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Teknoloji 23.06.2026 14:02 0 okunma

5. Sınıf Dahiler Görme Engelliler İçin Şarj Etmeyen Devrim Yarattı: Adımlardan Elektrik Üretiyor!

Türk ortaokul öğrencileri, görme engelliler için 'Rehber Ayaklar' adını verdikleri, yürüdükçe kendi elektriğini üreten akıllı ayakkabı geliştirdi. Proje, ulusal şampiyonluğun ardından dünya finallerine hazırlanıyor.

5. Sınıf Dahiler Görme Engelliler İçin Şarj Etmeyen Devrim Yarattı: Adımlardan Elektrik Üretiyor!

Genç Mucitlerden Görme Engellilere Umut Dolu Proje: 'Rehber Ayaklar' Sahneye Çıktı!

Teknoloji dünyasında yaş sınırlarının ne kadar esnek olabildiğini gösteren muazzam bir başarı hikayesi, ülkemizden yükseliyor. İstanbul'un başarılı eğitim kurumlarından Fehmi Ekşioğlu Ortaokulu'nun 6. sınıf öğrencileri, giyilebilir teknoloji alanında çığır açacak bir projeyle adlarından söz ettirdi. Quantum Takımı adını verdikleri 5 pırıl pırıl öğrenci, görme engelli bireylerin günlük yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen, yerli ve akıllı bir ayakkabı platformu geliştirdi. Hiçbir dış destek veya zorlama olmaksızın, tamamen kendi özgün fikirleri ve çabalarıyla yola çıkan bu genç girişimci ekip, ortaya koydukları “Rehber Ayaklar” projesiyle önce Marmara Bölgesi birincisi, ardından da Türkiye şampiyonu olmayı başardı. Bu dikkat çekici yenilik, şimdi de Güney Kore'de düzenlenecek olan dünya finallerinde Türk bayrağını dalgalandırmak için gün sayıyor.

Geleneksel Yöntemlerin Ötesinde Güvenlik: 'Rehber Ayaklar'ın Farkı Ne?

Görme engelli bireyler için şehir hayatı, karşılaşılan öngörülemeyen engeller, derin çukurlar ve ani zemin değişiklikleri nedeniyle adeta bir risk haritası niteliği taşıyor. Günümüzde yaygın olarak kullanılan geleneksel beyaz bastonlar, çevrelerini algılama konusunda sınırlı bir yeteneğe sahip. Mevcut teknolojik çözümler ise genellikle yüksek maliyetleri ve sürekli şarj edilme zorunluluğu gibi pratik sorunlar nedeniyle geniş kitleler tarafından benimsenemiyor.

İşte tam bu noktada Quantum Takımı’nın geliştirdiği Rehber Ayaklar Platformu, farkını ortaya koyuyor. Sistem, kullanıcının etrafında adeta görünmez bir dijital güvenlik çemberi oluşturuyor. Fiziksel bir araca bağımlılığı en aza indiren bu yenilikçi yaklaşım, kullanıcılara iki elleri serbest bir şekilde, son derece doğal bir yürüyüş ritmi ile hareket etme özgürlüğü tanıyor. Bu, hem daha fazla bağımsızlık hem de artırılmış bir güvenlik hissi anlamına geliyor.

Akıllı Algılama Sistemi ve Anlık Sesli Yönlendirme İle Tam Kontrol

Ayakkabının ön kısmına entegre edilen özel bir modül, adeta kullanıcının bir çift ekstra gözü gibi görev yapıyor. Bu modül içerisinde barındırdığı ultrasonik ve derinlik sensörleri sayesinde, yürüyüş rotası üzerindeki potansiyel engelleri milisaniyeler içinde algılıyor ve anında bir harita çıkarıyor. Elde edilen mesafe ve zemin durumu verileri, entegre Bluetooth kulaklık teknolojisi aracılığıyla gecikmesiz bir sesli uyarıya dönüştürülüyor. Böylece kullanıcı, anlık olarak potansiyel tehlikeler hakkında bilgilendirilerek güvenli bir şekilde yoluna devam edebiliyor.

Projenin güvenlik boyutu sadece çevresel engellerle sınırlı değil. Ayakkabının içine yerleştirilen gelişmiş elektronik kontrol devresi ve işlemci modülü, kullanıcının yaşayabileceği olası acil durumları da yakından takip ediyor. Eğer kullanıcı ani bir düşme yaşarsa, sistem bunu anında algılıyor ve önceden tanımlanmış kişilere (aile üyeleri veya yakınlar) anlık canlı konum bilgisiyle birlikte acil durum bildirimi gönderiyor. Bu entegrasyon, olası kazalarda ilk müdahale süresini kısaltarak büyük önem taşıyor.

Devrim Yaratan Enerji Kaynağı: Şarj Gerektirmeyen Piezoelektrik Taban

Giyilebilir teknoloji ürünlerinin ve akıllı cihazların yaygınlaşmasındaki en büyük engellerden biri, şüphesiz ki batarya ömrü ve sürekli şarj etme gerekliliği. Quantum Takımı, akıllı ayakkabı mimarisini tasarlarken bu kronik sorunu çevre dostu ve sürdürülebilir bir yöntemle ortadan kaldırıyor. Ayakkabının tabanına yerleştirilen yüksek verimli piezoelektrik jeneratörler, kullanıcının attığı her adımın yarattığı mekanik basıncı elektrik enerjisine dönüştürüyor. Bu dahiyane sistem sayesinde ayakkabı, dışarıdan herhangi bir kablolu şarj kaynağına ihtiyaç duymadan kendi enerjisini kendi üretiyor. Kullanıcının tek yapması gereken yürümek; bu basit eylem bile cihazın kesintisiz çalışmasını sağlıyor.

Her Ayakkabıya Uyumlu Modüler Tasarım ve Küresel Hedefler

Rehber Ayaklar platformunun modüler yapısı da dikkat çekici bir diğer özelliği. Sistemin üst gövdesi, mıknatıslı ve su geçirmez bir tasarıma sahip. Bu evrensel tasarım dili sayesinde kullanıcılar, cihazı saniyeler içerisinde kendi tercih ettikleri herhangi bir marka ve model ayakkabıya kolayca entegre edebiliyor. Bu esneklik, projenin daha geniş kitlelere ulaşmasını kolaylaştırıyor.

Ahmet Mert Buldu, Alya Bakır, Ece Adıgüzel, Furkan Dulundu ve Burhan Ay gibi 5 zeki öğrencinin imzasını taşıyan bu proje, sıfırdan başlayıp önemli başarılara imza attı. İlk prototipleriyle Marmara Bölgesel Turnuvası’nda birinci olan ekip, hazırladıkları ikinci versiyonla Antalya’daki Ulusal Şampiyona’da tüm rakiplerini geride bırakarak Türkiye şampiyonu oldu. Bu büyük başarı, yerli projeyi uluslararası alanda da tanınır hale getirdi. Genç mucitler, Estonya merkezli Robotex International Finalleri’ne davet edilerek Güney Kore’nin Incheon şehrinde düzenlenecek olan dünya finallerinde ter dökecek. 50’den fazla ülkeden binlerce katılımcının yer alacağı bu prestijli organizasyonda, Türk gençlerinin vizyoner projesi global sahnede boy gösterecek.

Geleceğe Yönelik Adımlar: Türkiye İçin Gurur Kaynağı

Ekibin önündeki takvim oldukça yoğun. Haziran ayında resmi başvurular ve gerekli lojistik süreçler tamamlanırken, Eylül ayında piezoelektrik jeneratör optimizasyonunu içeren 3. nesil prototip üretimi tamamlanacak. Büyük final ve dünya sahnesi ise Kasım ayında Güney Kore’de kurulacak. Tamamen yerli imkanlarla geliştirilen ve geleceğe ışık tutan bu vizyoner gençlerin küresel arenadaki mücadelesi, teknoloji dünyası tarafından büyük bir ilgiyle takip ediliyor.

Teknoloji 23.06.2026 13:32 0 okunma

Tesla'dan Otomotiv Sektörünü Sarsacak Buluş: Artık Farlar 'Büyüyecek' Değil, 'Akıllanacak'!

Tesla'nın matrix far teknolojisi için aldığı yeni patent, üretim maliyetlerini düşürürken, araç tasarımlarında devrim yaratacak bir dönemin kapısını aralıyor. İşte geleceğin aydınlatma sistemi...

Tesla'dan Otomotiv Sektörünü Sarsacak Buluş: Artık Farlar 'Büyüyecek' Değil, 'Akıllanacak'!

Otomotiv dünyasında yenilikleriyle sürekli gündemde olan Tesla, bu kez de aydınlatma teknolojilerinde ezberleri bozacak bir patente imza attı. Şirketin 'ilk prensipler' felsefesiyle geliştirdiği yeni sistem, geleneksel adaptif aydınlatma çözümlerini adeta tarihe gömüyor. Özellikle Cybertruck gibi sıra dışı tasarımlara sahip araçlarda karşılaşılan dar alan kısıtlamaları, Tesla mühendislerini alışılmışın dışında bir çözüm bulmaya itti.

Geleneksel Yöntemlere Köklü Çözüm: Kimyasal Filmin Gücü

Teknoloji devi Tesla, araçlara daha büyük donanım parçaları entegre etmek yerine, malzeme bilimi alanındaki ilerlemelerden faydalanarak akıllı bir kimyasal film geliştirdi. ABD Patent ve Marka Ofisi tarafından onaylanan bu yenilikçi patent, milyarlarca dolarlık donanım yatırımları gerektiren karmaşık Ar-Ge süreçlerini geride bırakarak, farlardaki piksellendirme işlemini çok daha ekonomik ve ince bir katmana devrediyor. Bu gelişme, farların hem üretim maliyetlerini ciddi oranda düşürecek hem de yeni nesil, minimalist araç tasarımlarının önünü açacak.

Yeni Nesil Matrix Aydınlatma: Nasıl Çalışıyor?

Piyasada bulunan mevcut adaptif LED far sistemleri, karşı yönden gelen sürücülerin gözünü kamaştırmamak için ışığı akıllıca karartma prensibiyle çalışıyor. Ancak bu sistemler, içerdiği mikro aynalar, derin mercek yuvaları, karmaşık işlemci modülleri ve yoğun kablolama nedeniyle hem çok fazla yer kaplıyor hem de üretim maliyetlerini astronomik seviyelere çıkarıyor. Günümüzde modern bir elektrikli aracın matrix far modülünde yaşanacak tek bir hasarın, kullanıcıya 3.000 doların üzerinde bir maliyet yükleyebildiği biliniyor. Sektörün dinamiklerini tamamen değiştirmesi beklenen yeni Tesla matrix far teknolojisi ise tüm bu hantal ve pahalı donanımı ortadan kaldırıyor.

Fotokromik Film Devrimi: Detaylar ve Avantajlar

Tesla'nın geliştirdiği yeni teknoloji, farların ön yüzeyine uygulanan özel bir film tabakası üzerine kurulu. Bu film, fotokromik mikroskobik parçacıklar içeriyor ve aracın kendi LED ışıklarının frekansına anında tepki verebiliyor. Böylece, harici sensörlere veya karmaşık işlemcilere ihtiyaç duymadan, sadece ışığın dalga boyu değiştirilerek istenen film alanının opaklaşması (ışığı engellemesi) sağlanıyor. Sistem, her bir ana LED lambasının önüne yerleştirilen 8 küçük film karesi (alt piksel) ile çalışıyor. Araçtaki 7 ana LED, bu akıllı film sayesinde toplamda 112 piksellik adaptif matris çözünürlüğüne ulaşabiliyor. Bu değer, ABD ve Kanada gibi ülkelerin yasal olarak talep ettiği 100 piksel sınırını fazlasıyla aşıyor. Bu yenilikçi yaklaşım sayesinde, gelecekte devasa far kutuları yerine milimetrik şeritler görmek mümkün olacak. Bu da tamamen fütüristik çizgiler taşıyan, aerodinamik açıdan daha verimli elektrikli araçların tasarlanmasına olanak tanıyacak. Ayrıca, far hasarlarında tüm modülün değiştirilmesi yerine, sadece ekonomik olan bu akıllı film tabakasının yenilenmesi yeterli olacak. Tesla, bu patentle birlikte otomotiv endüstrisinde parça maliyetlerini düşürme ve yazılım ile malzeme bilimi odaklı inovasyon yapma konusundaki liderliğini bir kez daha kanıtlamış oluyor.

Gündem 23.06.2026 12:32 1 okunma

Viyana Üniversitesi'nden Tarihi Talep: Gazze İsyanı Kampüsü Sarstı! Akademik Boykot Gündemde Mi?

Avusturya'nın kalbi Viyana'da, yüzlerce öğrenci Viyana Üniversitesi'ne Gazze'deki olaylara karşı durma ve akademik boykot uygulama çağrısı yaptı. Öğrencilerin bu radikal talebi, üniversite yönetimini zorlu bir kararla karşı karşıya bırakıyor.

Viyana Üniversitesi'nden Tarihi Talep: Gazze İsyanı Kampüsü Sarstı! Akademik Boykot Gündemde Mi?

Avusturya'nın tarihi başkenti Viyana'da yürekleri burkan olaylar ve insanlık dramına sessiz kalınamayacağını belirten yüzlerce öğrenci, Viyana Üniversitesi'ne yönelik tarihi bir çağrıda bulundu. Öğrenciler, üniversite yönetiminden İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü operasyonlara karşı net bir tavır almasını ve bu zulme 'ortak olmaya' son vermesini talep etti. Taleplerin merkezinde ise üniversitenin akademik boykot uygulaması yer alıyor.

Gazze'deki İnsani Kriz Tepkilere Yol Açtı

Gazze'de yaşananlar, uluslararası kamuoyunda olduğu kadar Avrupa'nın dört bir yanındaki üniversite kampüslerinde de büyük yankı uyandırmaya devam ediyor. Viyana Üniversitesi öncülüğünde toplanan yüzlerce öğrenci, Filistin'deki insani krize dikkat çekerek, üniversitenin bu konudaki sorumluluğunu vurguladı. Öğrenciler, Viyana Üniversitesi'nin eğitim ve araştırma alanındaki prestijini kullanarak uluslararası hukukun çiğnenmesine karşı sesini yükseltmesi gerektiğini savunuyor. Bu direniş, sadece bir öğrenci protestosu olmanın ötesine geçerek, küresel vicdanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Akademik Boykot Talebi ve Üniversitenin Konumu

Öğrencilerin en dikkat çekici talebi, Viyana Üniversitesi'nin İsrail ile olan akademik ve bilimsel ilişkilerini kesmesi yönünde. Bu, üniversitenin sadece eleştirel bir ses çıkarmasını değil, aynı zamanda somut adımlar atmasını öngörüyor. Boykot çağrısı, üniversitelerin küresel sorunlara karşı pasif kalmaması, etik değerleri önceliklendirmesi gerektiği argümanına dayanıyor. Taleplerini dile getiren öğrenci grupları, üniversite yönetiminin bu çağrıya kulak vermemesi durumunda daha farklı eylem ve protestolarla seslerini duyurmaya devam edeceklerini belirttiler. Bu durum, üniversite yönetimini zorlu bir karar alma süreciyle karşı karşıya bırakıyor. Akademik özgürlükler ve üniversitelerin siyasi duruşu arasındaki ince çizgi, Viyana'da bir kez daha tartışmaya açıldı.

Viyana'daki Direniş Avrupa'ya Yayılıyor Mu?

Viyana'da yankılanan bu protesto, Avrupa'daki benzer öğrenci hareketlerine de ilham kaynağı olabilecek nitelikte. Birçok Avrupa ülkesindeki üniversitelerde de Filistin'e destek ve İsrail'in politikalarına tepki gösteren öğrenci eylemleri yaşanıyor. Viyana Üniversitesi'ndeki bu gelişme, küresel ölçekte akademik camianın vicdani yükümlülüklerini yeniden sorgulamasına neden oluyor. Öğrencilerin talepleri, üniversitelerin sadece bilgi üreten kurumlar olmanın ötesinde, toplumsal adaletin sağlanmasında da aktif rol alması gerektiği fikrini güçlendiriyor. Önümüzdeki günlerde Viyana Üniversitesi yönetiminin bu çığlığa nasıl bir yanıt vereceği ise merakla bekleniyor. Bu gelişme, uluslararası ilişkiler ve insan hakları savunucuları tarafından da yakından takip ediliyor.

Gündem 23.06.2026 11:31 1 okunma

Erdoğan'dan Nijer'e Tarihi Destek: 'Kara Gün Dostu' Olarak Tam Destek!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani'yi ağırlayarak "Afrika halklarının kara gün dostu" olduklarını ve Nijer'in kalkınma mücadelesini tüm imkanlarla destekleyeceklerini belirtti. İki ülke arasında savunma, güvenlik, eğitim ve tarım gibi birçok alanda iş birliği anlaşmaları imzalandı.

Erdoğan'dan Nijer'e Tarihi Destek: 'Kara Gün Dostu' Olarak Tam Destek!

Türkiye, Batı Afrika'nın stratejik öneme sahip ülkelerinden Nijer ile ilişkilerini güçlendirme yolunda önemli bir adım attı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani'yi ağırlayarak, iki ülke arasındaki kalkınma ve güvenlik iş birliğinin derinleştirilmesine yönelik güçlü mesajlar verdi. Bu tarihi buluşma, Afrika halklarının 'kara gün dostu' olma vizyonunu pekiştirirken, Nijer'in istikrarı ve gelişimine yönelik somut adımların atılacağının sinyalini verdi.

Afrika Halklarının Kara Gün Dostu: Türkiye'nin Nijer'e Taahhüdü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe'de gerçekleşen görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Afrika halklarına ve özellikle Nijer'e yönelik desteğinin altını çizdi. "Afrika halklarının kara gün dostu olarak elimizdeki tüm imkanlarla Nijer'in kalkınma mücadelesini destekliyoruz." diyen Erdoğan, bu ifadeyle Türkiye'nin kıta ile kurduğu sıcak ve samimi bağların bir göstergesi olduğunu belirtti. Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani'nin Türkiye'ye gerçekleştirdiği resmi ziyaretin, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı. Erdoğan, Nijer'in karşılaştığı zorluklara rağmen istikrarlı bir atılım içinde olduğunu gözlemlediğini ve Türkiye'nin bu süreçte yanında olacağını kaydetti.

İş Birliği Hangi Alanlarda Derinleşiyor?

Baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından düzenlenen imza töreninde, Türkiye ve Nijer arasındaki iş birliğinin çok boyutlu bir yapıya kavuştuğu gözlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle savunma sanayii, güvenlik, enerji, madencilik, ticaret, yatırımlar, eğitim, sağlık ve tarım gibi kritik alanlarda ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini belirtti. Nijer'deki yatırım fırsatlarının ele alındığı ve ekonomik ve ticaret ortaklığı tesisinde mutabık kalındığı bildirildi. Görüşmeler sonucunda imzalanan çeşitli anlaşmalarla, iki ülke arasındaki ahdi zeminin daha da güçlendirildiği ifade edildi. Türkiye-Nijer Dostluk Hastanesi'nin işletme protokolünün yenilenmesi ve TİKA'nın sulama, tarım ve hayvancılık projelerindeki katkıları, insani boyutun ne kadar önemsendiğini gösteriyor.

Eğitimde Güçlü İş Birliği ve Yüksek Öğretim Fırsatları

Eğitim alanındaki iş birliğinin iki ülke için büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfı'nın Nijer'in başkenti Niamey'de 12 okulda 1700'den fazla öğrenciye eğitim verdiğini hatırlattı. Ayrıca, 300'ü Türkiye'de olmak üzere yaklaşık 500 Nijerli öğrencinin Türkiye'de yüksek öğrenim gördüğünü ve bu mezunların iki ülke arasındaki gönül elçileri olarak önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Son olarak, Yüksek Öğretim Kurulumuz ile Nijerli muadil kuruluş arasında imzalanan mutabakat metni, akademik alandaki iş birliğinin daha da ileriye taşınacağının bir göstergesi.

Güvenlik ve İstikrar: Sahel Bölgesine Ortak Bakış

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle ilişkilerini eşit ortaklık, karşılıklı saygı ve kazan-kazan ilkeleri temelinde geliştirdiğini yineleyerek, bu ilişkilerin sadece ticari değil, aynı zamanda güvenlik, kültür ve ulaşım gibi geniş bir yelpazede uzun vadeli iş birlikleri olarak görüldüğünü belirtti. Özellikle Sahel bölgesindeki istikrarsızlık ve terör örgütleriyle mücadele konusunda, dost ve kardeş ülkelerin yanında olduklarını ifade etti. Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani'nin liderliğinde Nijer güvenlik güçlerinin terörle mücadelesini yakından takip ettiklerini ve bu çerçevede askeri eğitim ve istihbarat alanlarında daha yakın iş birliği imkanlarını değerlendirdiklerini söyledi. Türkiye'nin bu alandaki tecrübesini paylaşmaya hazır olduğunu belirten Erdoğan, Nijer heyetinin savunma sanayii firmalarıyla yapacağı görüşmelerden de olumlu sonuçlar beklediğini dile getirdi.

Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani: Erdoğan'ın Vizyonu ve Türkiye'nin Desteği

Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani de yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2013'teki Nijer ziyaretinin kendileri için tarihi bir dönemin başlangıcı olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin her zaman Nijer'in yanında olduğunu belirtti. Kendilerine gösterilen misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti dile getiren Tchiani, ziyaretin sembolik olarak son derece önemli ve iki ülkenin iş birliği seviyesine yakışır bir nitelik taşıdığını söyledi. Türkiye-Nijer ilişkilerinin Osmanlı dönemine kadar uzandığını hatırlatan Tchiani, 1405 yılından beri süregelen ikili iş birliğinin Türkiye Cumhuriyeti ve bağımsız Nijer Cumhuriyeti arasındaki ilk diplomatik ilişki anlaşmalarının 1966'da imzalanmasıyla pekiştiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başbakanlık dönemindeki ziyaretiyle ilişkilerin daha da güçlendiğini belirten Tchiani, Erdoğan'ın aydın vizyonu ve iradesiyle Türkiye'nin desteğini her zaman hissettiklerini ve kendisinin Nijer'e her zaman ayrı bir önem verdiğini sözlerine ekledi. Özellikle terör tehdidiyle mücadelede Türkiye'nin desteğinin kendileri için büyük önem taşıdığını ve bu doğrultuda atılan adımların sonuç verdiğini ifade etti.

Gündem 23.06.2026 11:01 1 okunma

Erdoğan'dan Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani'ye Sıcak Karşılama: 'Kardeş Ülke' Vurgusuyla Dev İşbirliği Anlaşmaları

Türkiye ve Nijer arasındaki stratejik işbirliği, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde Ankara'da pekişti. Savunma, enerji ve eğitim gibi kritik alanlarda atılan imzalarla iki ülke arasındaki bağlar güçlendirildi.

Erdoğan'dan Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani'ye Sıcak Karşılama: 'Kardeş Ülke' Vurgusuyla Dev İşbirliği Anlaşmaları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batı Afrika'nın stratejik öneme sahip ülkelerinden Nijer'in Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani'yi Ankara'da resmi bir ziyaretle ağırladı. Beştepe'deki görüşmelerde, iki ülke arasındaki mevcut ilişkilerin daha da derinleştirilmesi ve çeşitli alanlarda işbirliğinin artırılması hedeflendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijer'in Türkiye için kardeş ülkelerin başında geldiğini vurgulayarak, ülkenin kalkınma mücadelesine tam destek verdiklerini belirtti.

Tarihi Bağlar ve Stratejik İşbirliğinin Yükselişi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, Afrika dışındaki ilk resmi ziyaretini Türkiye'ye gerçekleştiren Tchiani ve beraberindeki heyeti Ankara'da misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Erdoğan, Türkiye'nin Nijer ile 1400'lü yıllara uzanan köklü bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çekerek, bu stratejik coğrafya ile ilişkilerin Tchiani'nin liderliğinde her geçen gün daha da geliştiğini ifade etti. “Aziz kardeşimin liderliğinde, Nijer'in karşılaştığı tüm zorluklara rağmen farklı bir atılım içinde olduğunu görüyoruz.” diyen Erdoğan, Türkiye'nin, “Afrika halklarının kara gün dostu” olarak elindeki tüm imkanlarla Nijer'in kalkınma çabalarına destek olmaya devam edeceğini vurguladı.

İki lider, görüşmelerde ortak tarih ve karşılıklı saygı temelinde inşa edilen ilişkileri her alanda ilerletme iradesini yeniden teyit etti. Savunma sanayi, güvenlik, enerji, madencilik, ticaret, yatırımlar, eğitim, sağlık ve tarım gibi kilit sektörlerdeki işbirliği potansiyeli etraflıca değerlendirildi. Yapılan anlaşmalarla, iki ülke arasındaki ahdi zemin daha da güçlendirildi. Türkiye-Nijer Dostluk Hastanesi'nin işletme protokolünün yenilenmesi ve TİKA'nın sulama, tarım ve hayvancılık alanlarındaki katkıları, ilişkilerin insani boyutunu güçlendiren önemli adımlar olarak öne çıktı.

Eğitimden Savunmaya: Kapsamlı İşbirliği Alanları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim alanındaki işbirliğinin de kendileri için büyük önem taşıdığını belirtti. Türkiye Maarif Vakfı'nın Nijer'in başkenti Niamey'de 12 okulda 1700'den fazla öğrenciye eğitim verdiğini hatırlatan Erdoğan, 500'e yakın Nijerli öğrencinin Türkiye'de yüksek öğrenim gördüğünü ve bu öğrencilerin iki ülke arasındaki dostluk köprülerini güçlendirdiğini söyledi. Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) ile Nijerli muadil kuruluş arasında imzalanan mutabakat metni, akademik alandaki işbirliğinin daha da yaygınlaşacağının sinyalini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle ilişkilerini eşit ortaklık, karşılıklı saygı ve kazan-kazan prensipleri çerçevesinde geliştirmeyi sürdürdüğünü vurguladı. Bu ilişkilerin sadece ticari ve ekonomik boyutla sınırlı kalmayıp, güvenlik, kültür ve ulaşım gibi geniş bir yelpazede uzun vadeli işbirlikleri olarak ele alındığını belirtti. Özellikle Sahel bölgesindeki terörle mücadele konusunda Türkiye'nin, dost ve kardeş ülkelerin yanında olduğunu ifade eden Erdoğan, Nijer güvenlik güçlerinin terörle mücadelesinin yakından takip edildiğini söyledi. Bu çerçevede, askeri eğitim ve istihbarat alanlarında daha yakın işbirliği imkanlarının değerlendirildiğini ve Türkiye'nin bu alandaki tecrübesini paylaşmaya hazır olduğunu belirtti. Nijerli heyetin savunma sanayi firmalarıyla yapacağı görüşmelerden de olumlu sonuçlar bekleniyor.

Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani: Erdoğan'ın Vizyonu Önemli

Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani de konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2013'teki Nijer ziyaretinin tarihi bir dönemin başlangıcı olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin her zaman Nijer'in yanında olduğunu belirtti. Gösterilen misafirperverlik için teşekkür eden Tchiani, bu resmi ziyaretin iki ülke arasındaki işbirliği seviyesine yakışır sembolik bir önem taşıdığını söyledi. Tchiani, Türkiye-Nijer ilişkilerinin Osmanlı dönemine kadar uzandığını hatırlatarak, 1405 yılından bu yana süregelen işbirliğinin Türkiye Cumhuriyeti ile bağımsız Nijer Cumhuriyeti arasında 1966'da imzalanan diplomatik ilişkilerle güçlendiğini belirtti.

Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başbakanlık döneminde 8 Ocak 2013'teki ziyaretinin ilişkileri daha da ileri taşıdığını ifade eden Tchiani, “Kendisi (Cumhurbaşkanı Erdoğan) Nijer Cumhuriyeti'ne her zaman ayrı bir önem vermiştir.” dedi. Erdoğan'ın aydın vizyonu ve iradesinin Türkiye'nin desteğini sağladığını belirten Tchiani, terör tehdidiyle mücadelede aldıkları desteğin önemine dikkat çekti. Tchiani, Türkiye'den gelen destekle hayata geçirilen projelerin, özellikle savunma ve güvenlik alanlarında Nijer'in kapasitesini artırdığını ifade ederek Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkürlerini yineledi.