Altın Piyasasında Şaşırtan Gelişme: Talep Yatay Seyrederken Değer Rekor Kırdı!
Küresel altın talebinde durağanlık sürerken, piyasa değeri 380 milyar dolara çıkarak tarihi zirveye ulaştı. Merkez bankalarının alımları artarken, mücevher talebi düşüşte.
Küresel altın piyasası, ikinci çeyrek verileriyle birlikte dikkat çekici bir tablo çizdi. Dünya Altın Konseyi'nin son raporuna göre, tezgah üstü (OTC) işlemler de dahil edildiğinde toplam altın talebi 1.269 tona ulaştı. Bu rakam, yılın ilk yarısındaki toplam talebi 2.522 tona yükseltirken, altının yüksek fiyat seyri sayesinde piyasanın toplam değeri tarihte ilk kez 380 milyar doları aştı. Bu durum, altının sadece bir yatırım aracı olmanın ötesinde, küresel ekonomideki yerini daha da sağlamlaştırdığını gösteriyor.
Merkez Bankaları Altına Yöneldi, Mücevher Talebi Düşüşte
Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri, merkez bankalarının altın alımlarında sergilediği güçlü performans oldu. İkinci çeyrekte tam 289 tonluk alımla rezervlerine önemli miktarda altın ekleyen merkez bankaları, küresel piyasada etkili bir aktör olmaya devam etti. Bu durum, jeopolitik belirsizlikler ve ekonomik dalgalanmalar karşısında altının güvenli liman olarak görülmeye devam ettiğinin bir kanıtı olarak yorumlanıyor. Öte yandan, tüketicilerin doğrudan altına olan ilgisinde bir düşüş gözlemlendi. Özellikle mücevher talebi, pandemi döneminden bu yana kaydedilen en düşük seviyeye geriledi. Yüksek fiyatlar ve azalan alım gücü, bu düşüşte ana etken olarak öne çıkıyor. Buna karşın, teknoloji sektörünün altın kullanımı, yapay zeka yatırımlarının etkisiyle artışını sürdürerek sektörel bazda farklı bir dinamiği ortaya koydu.
Türkiye Fisiksel Altın Pazarında Parlıyor
Raporda öne çıkan bir diğer önemli nokta ise Türkiye'nin fiziksel altın yatırımlarındaki yükselişi. Yatırımcıların altına olan ilgisinin güçlü kaldığı Türkiye'de, külçe altın ve altın sikke yatırımı ikinci çeyrekte 19,5 tona ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre dikkat çekici bir şekilde yüzde 27'lik bir artışı temsil ediyor. Bu performansla Türkiye, Çin ve Hindistan gibi devlerin ardından dünyanın en büyük fiziki altın yatırım pazarlarından biri olma unvanını pekiştirdi. Dünya Altın Konseyi analistleri, Türkiye'de yüksek enflasyon ve makroekonomik belirsizliklerin altının değer saklama aracı özelliğini güçlendirdiğini belirtiyor. Ayrıca, ikinci çeyrekte yaşanan fiyat geri çekilmelerinin, yatırımcılar tarafından birer alım fırsatı olarak değerlendirildiği vurgulanıyor.
Mücevher Sektörü Yüksek Fiyatlardan Etkileniyor
Altın talebindeki genel durağanlığa rağmen, Türkiye'deki mücevher talebi, küresel eğilimle paralel olarak zayıf bir seyir izledi. İkinci çeyrekte mücevher tüketimi 7,9 tonla sınırlı kalırken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12'lik bir düşüş kaydedildi. Rapor, yüksek enflasyonist baskıların ve zayıflayan tüketici güveninin talebi olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte, çeyreğin sonlarına doğru yerel altın fiyatlarındaki hafif gerileme ve geleneksel düğün sezonunun başlaması, satışlarda kısmi bir canlanmaya yol açtı.
Merkez Bankalarının Altın Stratejisi Devam Ediyor
Küresel ölçekte merkez bankalarının altına olan ilgisi, ikinci çeyrekte de devam etti. Toplamda 289 tonluk net alım gerçekleştiren merkez bankaları arasında Polonya ve Çin öne çıktı. Bu alımların temelinde, rezerv portföylerini çeşitlendirme ve artan jeopolitik risklere karşı bir korunma kalkanı oluşturma stratejisi yatıyor. Uzmanlar, merkez bankalarının bu eğilimini önümüzdeki dönemde de sürdüreceği öngörüsünde bulunuyor.
Yılın İkinci Yarısında Piyasa Beklentileri
Dünya Altın Konseyi'nin öngörülerine göre, yılın ikinci yarısında küresel altın talebinin ana dinamosu yine yatırım amaçlı alımlar olacak. Özellikle Asya pazarından gelecek potansiyel talep artışı ve OTC işlemlerinin piyasayı desteklemesi bekleniyor. Ancak, yüksek altın fiyatlarının mücevher talebi üzerindeki baskısını sürdürmesi muhtemel görünüyor. Merkez bankalarının alımlarının ise, 2025 yılındaki potansiyel seviyelerin biraz altında kalsa da, tarihsel ortalamaların üzerinde devam etmesi bekleniyor. Bu çok yönlü dinamikler, altın piyasasının 2023'ün ikinci yarısında da yakından takip edilmesini gerektirecek.
Ebru Şahin
Ekonomi & Finans Analisti
Bu yazı yazarımızın sitemizde yayınlanan köşe yazılarından biridir. Yazarımıza ait diğer tüm köşe yazılarına ve analizlere yukarıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.