Ocak-haziran dönemini kapsayan ODMD verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarı toplamda yüzde 8,19'luk bir daralma yaşayarak 558 bin 179 adede geriledi. Özellikle belirli segmentlerdeki düşüşler dikkat çekiyor.
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği'nin (ODMD) açıkladığı ocak-haziran dönemi verileri, Türkiye'deki otomobil ve hafif ticari araç pazarında önemli bir daralmaya işaret ediyor. Toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8,19 oranında küçülerek 558 bin 179 adet olarak kaydedildi. Bu rakamlar, sektördeki mevcut ekonomik eğilimlerin ve tüketici davranışlarındaki değişimlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Pazardaki Daralma Detayları ve Segment Dağılımı
Otomobil satışları, bu altı aylık periyotta yıllık bazda yüzde 9,79'luk ciddi bir düşüşle 440 bin 234 adede indi. Hafif ticari araç segmentinde ise daralma daha sınırlı olsa da, satışlar yüzde 1,69 azalarak 117 bin 945 adet olarak gerçekleşti. Bu iki rakamın birleşimi, toplam pazardaki genel düşüş trendini gözler önüne seriyor.
Pazarın önemli bir kısmını, vergi avantajı sunan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturmaya devam etti. C segmenti otomobiller, 241 bin 100 adetlik satışla pazarın yüzde 54,8'lik bölümünü kaplayarak liderliğini sürdürdü. Hemen ardından gelen B segmenti otomobiller ise 130 bin 476 adet ile yüzde 29,6'lık bir paya sahip oldu. Bu durum, Türkiye pazarında hala kompakt ve şehir içi kullanıma uygun araçların tercih edildiğini gösteriyor.
Araç Tipleri ve Yakıt Teknolojilerindeki Eğilimler
Gövde tiplerine bakıldığında, SUV modelleri otomobil pazarında en gözde seçenek olmayı başardı. Toplamda 284 bin 493 adetlik satışla pazarın yüzde 64,6'sını oluşturan SUV'ları, 90 bin 216 adetlik satışla yüzde 20,5 paya sahip sedanlar ve 63 bin 991 adetlik satışla yüzde 14,5 paya sahip hatchback (H/B) modeller izledi. Bu sıralama, tüketicilerin artan bir şekilde daha yüksek sürüş pozisyonu ve geniş iç hacim sunan SUV'lara yöneldiğini teyit ediyor.
Yakıt teknolojileri açısından bakıldığında ise benzinli otomobiller 182 bin 492 adetlik satışla yüzde 41,5'lik pazar payıyla ilk sırada yer aldı. Hibrit otomobiller, 145 bin 804 adet ve yüzde 33,1'lik pay ile ikinci sıraya yerleşirken, elektrikli otomobiller de 81 bin 331 adet ile yüzde 18,5'lik önemli bir paya ulaştı. Dizel otomobillerin payı ise yüzde 6,2'ye gerilerken, otogazlı araçların payı sadece yüzde 0,7'de kaldı. Özellikle elektrikli otomobillerin payı dikkat çekici. Bu kategoride, 160 kilovat altı modellerin satışları yüzde 7,7 artışla yüzde 16,6'lık bir pay elde ederken, 160 kilovat üstü modellerde yüzde 54,1'lik önemli bir düşüş yaşanması ilginç bir detay olarak öne çıkıyor.
Motor Hacimleri ve Şanzıman Tercihlerindeki Değişimler
Motor hacimlerine göre yapılan analizde, 1400 cc altındaki otomobil satışlarının yüzde 24,9 azalarak pazarın yüzde 26,9'unu oluşturduğu görüldü. 1400-1600 cc aralığındaki araçların satışları da yüzde 11,7 düşüşle yüzde 20,7'lik bir paya geriledi. Buna karşılık, 1600-2000 cc aralığındaki otomobil satışlarında yüzde 4,2'lik bir artış yaşanarak yüzde 0,7'lik pay elde edildi. 2000 cc üstü motor hacmine sahip araçlarda ise yüzde 24,9'luk bir düşüşle yüzde 0,2'lik oldukça düşük bir pay kaydedildi.
Şanzıman tercihlerinde ise otomatik vitesli otomobiller açık ara önde olmayı sürdürdü. Satışların yüzde 96,9'unu oluşturan 426 bin 740 adetlik otomatik vitesli araç, sürücülerin konfor odaklı tercihlerini bir kez daha kanıtladı. Manuel şanzımanlı otomobillerin payı ise sadece yüzde 3,1 (13 bin 494 adet) olarak gerçekleşti.
Hafif Ticari Araç Segmentindeki Dinamikler
Hafif ticari araç pazarında ise van tipi araçlar, 89 bin 848 adetlik satış ve yüzde 76,2'lik pazar payıyla liderliğini korudu. Bu segmenti, 10 bin 618 adetlik satış ve yüzde 9'luk payla kamyonetler takip etti. Pikaplar ve diğer hafif ticari araç modelleri de pazarda kendilerine yer bulurken, genel eğilimin ticari faaliyetlerde daha çok kapalı kasa ve geniş depolama alanına sahip vanlara yönelik olduğunu gösteriyor.