--° -- --/--°
Gündem 04.08.2026 13:00 2 okunma

71 Yaşında Üniversite Kazandı, 75'inde Mezun Oldu: Tarihe Adını Yazdıran Azim Öyküsü!

Bayburt tarihi üzerine çalışmalarıyla tanınan Veysel Gider, 71 yaşında kazandığı üniversite eğitimini başarıyla tamamlayarak 75 yaşında mezun oldu. Hayat boyu öğrenme vurgusu yapan Gider, azmiyle takdir topladı.

71 Yaşında Üniversite Kazandı, 75'inde Mezun Oldu: Tarihe Adını Yazdıran Azim Öyküsü!

Bayburt'un zengin tarihini kaleme aldığı çalışmalarıyla tanınan araştırmacı yazar Veysel Gider, yaşını başına almadan gösterdiği inanılmaz bir azimle tüm Türkiye'nin takdirini topladı. 71 yaşında girdiği üniversite sınavını kazanarak büyük bir hayalin peşinden giden Gider, 4 yıllık lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak 75 yaşında diplomasını eline aldı. Tarih Bölümü'nden mezun olan Gider, bu başarısıyla hayat boyu öğrenmenin yaşı olmadığını kanıtladı.

Söz Verdi, Tuttu: Bir Konferansın Doğurduğu Büyük Hayal

Veysel Gider'in üniversite serüveni, aslında bir konferans sonrası verdiği bir sözle başladı. Bir konferans için gittiği üniversitede öğrencilerle buluşan Gider, gençlerin kendisine 'hocam' diye hitap etmesi üzerine bir espriyle karşılık verdi. Öğrencilere, 'Ben sizin hocanız değilim, siz benim hocamsınız. Ama size bir söz vereyim: Sınava gireceğim, Tarih Bölümü'ne geleceğim. O zaman ne derseniz deyin!' dediğini aktaran Gider, verdiği sözü tutmak için kolları sıvadı. Tarih ve Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerini ilk tercihi olan Tarih'e yerleşerek kazanan Gider, 71 yaşında girdiği bu yeni yolda kararlılıkla ilerledi.

'Gençlerle Birlikte Olunca Ben de Onların Yaşında Hissettim'

Üniversite hayatı boyunca genç sınıf arkadaşlarıyla harika bir uyum yakaladığını belirten Veysel Gider, 64 öğrenciyle başladığı bölümde, yaş ortalamasının kendisinden çok daha düşük olmasına rağmen kısa sürede kaynaştığını dile getirdi. İlk başta farklı bir duruşu olsa da, zamanla gençlerin enerjisiyle kendisini de onların yaşında hissetmeye başladığını ifade eden Gider, 'Arkadaşlığımız güzel bir düzeyde sürdü. Bundan sonra da nereye giderlerse gitsinler bu birlikteliğimizin süreceğini düşünüyorum' diyerek duygularını paylaştı.

Sınıf arkadaşı Ali Albayrak da Veysel Gider için 'babacan' tabirini kullandı. Gider ile aynı sıraları paylaştıklarını, derslere birlikte girdiklerini ve sınavlarda birbirlerine destek olduklarını belirten Albayrak, 'Kendisi çok babacan, güzel bir insandır. Tez döneminde de bizlere yardımı dokunmuştur. Kendisini sınıfça sever, sayarız. İnşallah bundan sonra da yolu hep açık olur' diyerek Gider'e olan sevgilerini ve takdirlerini dile getirdi.

Destekçisi Eşi ve Ailesi: 'Her Gün İlkokul Çocuğu Gibi Hazırladım'

Veysel Gider'in bu büyük başarısında en büyük destekçisi ise eşi Nagihan Gider oldu. 4 yıl boyunca eşine büyük bir fedakarlıkla destek olduğunu anlatan Nagihan Gider, her gün eşini adeta bir ilkokul öğrencisi gibi okula hazırladığını söyledi. Kahvaltısını hazırladığını, ütülü kıyafetlerini giydirip okula yolcu ettiğini anlatan Gider, yaşadığı bu süreci şöyle özetledi: 'İlkokul çocuğu okula nasıl gönderilirse 4 yıl eşimi okula o şekilde gönderdim. Okuldan gelirdi, yemeğini hazırlardım, yedirip tekrar okula gönderirdim. Kıyafetlerini ütüler, okula yolcu ederdim. Öğle yemeğine gelirdi, 'İyi keyfin var, benden keyiflisin' derdim. Eşim de 'Bir daha olsa yine okurum' derdi.'

Nagihan Gider, eşinin mezuniyet töreninde de yalnız bırakmadı. Mezuniyet hediyesi olarak eşine bir saat aldığını belirten Gider, espriyle karışık, 'Eşimin öğretmen olması şartıyla anlaşma yaptık, öğretmen olamazsa saati geri alacağını şakayla ifade etti. Eşinin bu mutlu gününe çocukları ve torunlarıyla birlikte katılarak ona destek oldu ve başarılar diledi.

Akademik Başarıyı Kitapla Taçlandırdı

Veysel Gider, üniversite eğitimini sadece diploma almakla sınırlı tutmadı. Tarih alanındaki ilgisini ve akademik bilgisini birleştirerek öğrenim süreci boyunca 'Tarih Yazımında Kısa Bir Yöntem' isimli bir kitap kaleme aldı. Bu kitap, Gider'in hem akademik birikimini hem de yazarlık kimliğini bir araya getiren önemli bir eser olarak öne çıktı. Gider'in bu çabası, yaşın öğrenmeye ve üretmeye engel olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

75 yaşında üniversiteden mezun olan Veysel Gider'in hikayesi, azim, kararlılık ve hayat boyu öğrenme isteği taşıyan herkese ilham kaynağı olmaya devam edecek. Gençlere rol model olan Gider, yaşın sadece bir rakamdan ibaret olduğunu, hayallerin peşinden gidildiğinde her yaşta başarıya ulaşılabileceğini kanıtladı.

PAYLAŞ:

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Fikrinizi Paylaşın

Teknoloji 04.08.2026 14:40 0 okunma

Samsung'dan Dev Atılım! Galaxy S27 Ultra Kamerası Şaşırtıyor: Sayı Azalıyor, Teknoloji Artıyor!

Samsung'un 2027'de piyasaya sürmesi beklenen yeni amiral gemisi Galaxy S27 Ultra, kamera sayısında sürpriz bir azalmayla geliyor. Maliyet optimizasyonu ve sadeleşme hedefleyen Samsung, teknoloji dünyasında yeni bir tartışma başlattı.

Samsung'dan Dev Atılım! Galaxy S27 Ultra Kamerası Şaşırtıyor: Sayı Azalıyor, Teknoloji Artıyor!

Teknoloji devi Samsung'un, gelecek nesil amiral gemisi akıllı telefonlarına yönelik çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Özellikle 2027'nin başlarında tanıtılması beklenen Galaxy S27 Ultra modeliyle ilgili sızan ilk bilgiler, sektörde büyük bir heyecan dalgası yarattı. Gelen ilk raporlar, Samsung'un akıllı telefonlarında gelenekselleşen kamera sayısını azaltma yönünde radikal bir karar aldığını gösteriyor. Bu hamle, teknoloji dünyasında kamera rekabetinin geleceği hakkında önemli soruları gündeme getiriyor.

Kamera Düzeninde Köklü Değişim: Sadeleşme Mi, Geri Adım Mı?

Sektör kulislerinden gelen ve güvenilir kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, Samsung Galaxy S27 Ultra'da kamera modüllerinin sayısının azalacağı öngörülüyor. Mevcut amiral gemisi modellerinde gördüğümüz çoklu kamera kurulumlarının aksine, yeni modelde daha sade bir kamera anlayışı benimsenmesi bekleniyor. Bu durum, bazı teknoloji analistleri tarafından üretim maliyetlerini düşürme ve cihazın arka yüzeyini daha estetik hale getirme stratejisi olarak yorumlanıyor. İnternette dolaşan ve yatay bir kamera dizilimini gösteren konsept tasarımlarının ise gerçeği yansıtmadığı ve Samsung'un bu yönde bir adım atmayacağı belirtiliyor. Güney Koreli teknoloji devi, kullanıcıların aşina olduğu tasarım dilini büyük ölçüde koruyarak, sadece kamera modüllerindeki karmaşıklığı azaltmayı hedefliyor.

Dörtlü Model Stratejisi ve Genişleyen Ürün Gamı

Samsung'un Galaxy S27 serisi için yalnızca Ultra modeline odaklanmadığı, aksine daha geniş bir ürün gamıyla pazarda iddialı bir giriş yapmayı planladığı gelen bilgiler arasında. Güvenilir kaynaklardan alınan duyumlara göre, 2027'nin başlarında piyasaya sürülecek serinin, standart Galaxy S27, S27 Plus ve daha üst düzey bir seçenek olan S27 Pro modellerini de içereceği tahmin ediliyor. Bu dört farklı model stratejisi, Samsung'un farklı kullanıcı segmentlerinin ihtiyaç ve beklentilerine hitap etme konusundaki kararlılığını gözler önüne seriyor. Bu genişleme, şirketin akıllı telefon pazarındaki rekabet gücünü artırma ve daha fazla kullanıcıya ulaşma hedefini destekliyor.

Tasarım Kararları Henüz Nihai Değil: Rekabetçi Fiyatlandırma Hedefi

Samsung mühendislerinin, Galaxy S27 Ultra'nın tasarımı konusunda henüz nihai kararı vermediği ve birden fazla konsept üzerinde çalışmalarını sürdürdüğü biliniyor. Şirketin temel hedefi, cihazın estetik görünümünü, en son teknolojiyle donatılmış donanım performansını ve rekabetçi bir fiyatlandırmayı bir arada sunmak. Gereksiz donanım maliyetlerinden kaçınarak, kullanıcıların akıllı telefon teknolojisine daha uygun fiyatlarla erişmesini sağlamak, Samsung'un öncelikli hedefleri arasında yer alıyor. Bu bağlamda, kamera kurulumunun son halinin ne olacağı, teknoloji meraklılarının en çok merak ettiği konuların başında geliyor. Önümüzdeki dönemde Samsung'dan gelecek resmi açıklamalar, bu gizem perdesini aralayacak.

Teknoloji 04.08.2026 14:04 1 okunma

Yapay Zekanın Yeni Sınırı: OpenAI'dan Dünyayı Değiştirecek Sürpriz Cihaz Geliyor!

ChatGPT'nin geliştiricisi OpenAI, teknoloji dünyasında yankı uyandıracak ilk donanım ürünüyle sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Ekransız akıllı hoparlör konseptiyle öne çıkan cihaz, yenilikçi özellikleriyle dikkat çekiyor.

Yapay Zekanın Yeni Sınırı: OpenAI'dan Dünyayı Değiştirecek Sürpriz Cihaz Geliyor!

Teknoloji devlerinin yapay zeka yarışında ezber bozan hamleleri devam ediyor. ChatGPT'yi hayata geçiren OpenAI, uzun süredir üzerinde çalıştığı devrimsel donanım ürününü bu yılın sonlarına doğru tanıtmayı planlıyor. 2027'de raflarda olması beklenen bu yenilikçi cihaz, teknoloji gündemini bir anda alevlendirdi.

Yapay Zekâ Evinize Konuşuyor: Ekranı Olmayan Akıllı Hoparlör Devrimi

Bloomberg'in özel haberine göre, OpenAI'ın ilk donanım ürünü, kullanıcıların ChatGPT ile doğal bir şekilde sesli iletişim kurmasını sağlayacak bir akıllı hoparlör olarak karşımıza çıkacak. Bu, bugüne kadar gördüğümüz akıllı hoparlörlerden radikal bir ayrışma anlamına geliyor. En dikkat çekici özelliği ise herhangi bir ekrana sahip olmaması. Bu stratejik tercih, kullanıcıların tamamen sese ve yapay zekanın sunduğu akıllı asistanlık deneyimine odaklanmasını amaçlıyor.

Ortamı Analiz Eden ve Hareket Eden Yapay Zekâ: Yeni Bir Dönem Başlıyor

Cihazın sadece sesli komutları dinlemekle kalmayacağı, aynı zamanda bünyesindeki gelişmiş kamera ve sensörler aracılığıyla bulunduğu ortamı analiz edebileceği belirtiliyor. Bu yetenek, cihazın kullanıcıları daha iyi anlamasına ve daha kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmasına olanak tanıyacak. Kaynaklar, yüz tanıma gibi gelişmiş özelliklerin de bu analiz yeteneğinin bir parçası olabileceğini öne sürüyor. Dahili bataryası sayesinde istenilen her konuma kolayca taşınabilmesi de cihazın esnek kullanımını pekiştiriyor.

Ürünün boyut olarak da oldukça kompakt olması bekleniyor. Ancak boyutundan beklenmeyecek bir özellik daha var: Kaynaklar, yapay zekânın daha “canlı” ve etkileşimli hissettirmesi amacıyla cihazın belirli mekanik hareketlere sahip olacağını aktarıyor. Bu, yapay zeka ile etkileşimin fiziksel bir boyuta taşınması anlamına geliyor ve teknoloji meraklıları için heyecan verici bir gelişme.

Pazara Giriş Stratejisi ve Gelecek Vizyonu

OpenAI'ın bu çığır açan ürününü ilk etapta yalnızca ABD pazarında satışa sunması bekleniyor. Başlangıçta ABD'deki kullanıcılara odaklanılması, ürünün test edilmesi ve geri bildirimlere göre global pazara açılması stratejisinin bir parçası olabilir. Cihazın temel amacı ise kullanıcılara akla gelebilecek her konuda sesli yardım sağlamak, bilgiye erişimi kolaylaştırmak ve günlük yaşamı daha verimli hale getirmek.

Apple'ın başlattığı davaya rağmen OpenAI'ın yoluna devam etmesi, şirketin bu alandaki kararlılığını ve vizyonunu gözler önüne seriyor. Bu hamle, yapay zeka ekosisteminde dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip. Yapay zekânın sadece dijital dünyada değil, fiziksel mekanlarda da aktif rol alacağı bir döneme adım atıyor olabiliriz. Bu yeni nesil akıllı hoparlörün, evlerimizdeki ve iş yerlerimizdeki teknoloji anlayışımızı nasıl şekillendireceği şimdiden merak konusu.

Teknoloji 04.08.2026 13:30 2 okunma

Yapay Zeka 'Sil Baştan' mı Yaptırıyor? GPT-5.6 İddiaları Şok Etti: Dosyalarınız Güvende Mi?

OpenAI'ın son gözdesi GPT-5.6, yazılım geliştiricilerin kritik verilerini sildiği iddialarıyla çalkalanıyor. Deneyimli isimlerin başına gelenler akıllara 'AI'ya güvenebilir miyiz?' sorusunu getiriyor.

Yapay Zeka 'Sil Baştan' mı Yaptırıyor? GPT-5.6 İddiaları Şok Etti: Dosyalarınız Güvende Mi?

Yazılım geliştirme dünyası, insan müdahalesini minimuma indiren, kendi başına kararlar alabilen ve dijital araçlarla kusursuzca etkileşim kurabilen yapay zeka sistemlerine giderek daha fazla kapı aralıyor. Ancak bu baş döndürücü ilerlemeler, beraberinde beklenmedik hataları ve en önemlisi, kıymetli verilerin yitip gitmesi gibi ciddi riskleri de getiriyor. Bu gelişmelerin ortasında, OpenAI'ın merakla beklenen yeni yapay zeka modeli GPT-5.6, tam da bu risklerin en somut örneklerinden biriyle gündeme bomba gibi düştü.

GPT-5.6 'Tam Silme' Moduyla mı Çalışıyor? Şoke Eden İddialar

Son günlerde teknoloji forumlarında ve sosyal medya platformlarında yankı bulan iddialara göre, GPT-5.6 modeli, bazı kullanıcıların bilgisayarlarındaki dosyaları kontrolsüz bir şekilde siliyor. Bu iddiaların merkezinde ise özellikle yazılım geliştiriciler yer alıyor. Henüz doğrulanmasa da, Unlayer şirketinde görev yapan yazılım geliştirici Bruno Lemos’un X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı çarpıcı paylaşım, olayın vahametini gözler önüne serdi. Lemos, GPT-5.6'nın kendi üretim veritabanını tamamen sildiğini belirterek, modelin hatalı bir biçimde yıkıcı entegrasyon testleri yürüttüğünü ve bunun sonucunda veritabanı tablolarının yok olduğunu ifade etti. Bu, geliştiriciler için kabus senaryosunun gerçeğe dönüşmesi anlamına geliyor.

Dosya Silme Komutu Tetiklendi: Teknoloji Yatırımcısı da Mağdur

Bruno Lemos'un yaşadığı travmatik veri kaybı yalnız değil. Tanınmış teknoloji yatırımcısı Matt Shumer da benzer bir deneyimi aktararak endişeleri daha da artırdı. Shumer, GPT-5.6'nın kendi bilgisayarındaki dosyaların büyük çoğunluğunu sildiğini ve daha da vahimi, Linux ve Mac işletim sistemlerinde en tehlikeli dosya silme komutlarından biri olan 'rm -rf' komutunu çalıştırdığını açıkladı. Bu komut, yanlış ellere geçtiğinde veya kontrolsüz bir şekilde tetiklendiğinde, sistemdeki her şeyi silme potansiyeline sahip. Shumer, yaşadığı bu olayın ardından modelin 'full access mode' yani tam erişim modunda çalıştığını fark ettiğini belirtti. OpenAI Yönetim Kurulu Üyesi Greg Brockman'ın da Shumer ile iletişime geçerek, durumu düzeltme yönünde destek teklifinde bulunduğu bilgisi, olayın OpenAI nezdinde de ciddiye alındığını gösteriyor.

OpenAI'dan Ufak Uyarılar, Kullanıcılarda Büyük Endişeler

GPT-5.6 modelinin sistem kartında yer alan bilgilere göre, OpenAI, kullanıcılarını kodlama süreçlerinde modelin eylemlerini dikkatle denetlemeleri konusunda uyarıyor. Şirket, yapay zeka modelinin, kullanıcıların belirlediği hedeflerle çelişebilecek davranışlar sergileyebileceğini ve bazı durumlarda kritik verilerin silinmesi gibi geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabileceğini zımnen kabul ediyor. OpenAI, modelin varsayılan olarak kullanıcı onayını gerektiren bir modda çalıştığını ancak 'auto-review mode' gibi, bir başka yapay zeka aracının kodlama yapan modeli denetlediği ek güvenlik katmanlarının da bulunduğunu belirtiyor. Ancak Shumer’in başına gelenler, tam erişim yetkisiyle çalışan bir yapay zekaya hassas dosyaları emanet etmenin ne kadar büyük bir risk taşıdığını acı bir şekilde ortaya koyuyor. Bu olaylar, yapay zekanın sunduğu otomasyon gücünün, aynı zamanda ne denli kontrolsüz bir güce dönüşebileceğinin de bir kanıtı.

Veri Güvenliği Tehlikede Mi? Uzmanlar Ne Diyor?

GPT-5.6 ile yaşanan bu veri kaybı vakaları, yapay zekanın gelişim hızına ayak uydurmakta zorlanan mevcut güvenlik protokollerini ve kullanıcı farkındalığını yeniden gündeme getiriyor. Yapay zeka modellerine, özellikle de tam erişim yetkisi verildiğinde, insan kontrolünün ne kadar önemli olduğu bir kez daha kanıtlanmış oldu. Lemos ve Shumer'in yaşadığı olaylar, teknoloji dünyasında yapay zeka güvenliği ve etik kullanımı üzerine yoğun tartışmalara yol açacak gibi görünüyor. OpenAI'dan henüz resmi ve detaylı bir açıklama gelmemiş olması da bu tartışmaların alevlenmesine neden oluyor. Kullanıcılara düşen ise, yapay zekanın sunduğu imkanları kullanırken, potansiyel riskleri en aza indirmek için azami dikkati göstermek ve modelin her adımını sorgulamak.

Teknoloji 04.08.2026 12:30 2 okunma

Türkiye Trafiğe Damgasını Vuracak Devrim: Robotaksiler Yollara Çıkıyor! Otonom Sürüşün Geleceği Şekilleniyor

MIA Teknoloji ve Tripy Mobility, Çinli CalmCar ile stratejik iş birliği yaparak Türkiye'ye robotaksi teknolojisini getiriyor. Yapay zeka destekli sürücüsüz araçlar, 14 Temmuz 2026 itibarıyla ticari kullanıma hazırlanıyor.

Türkiye Trafiğe Damgasını Vuracak Devrim: Robotaksiler Yollara Çıkıyor! Otonom Sürüşün Geleceği Şekilleniyor

Türkiye, otonom ulaşım çağında dev bir adım atmaya hazırlanıyor. Yapay zeka destekli sürücüsüz araç teknolojileri alanında öncü firmalardan MIA Teknoloji ve onun iştiraki Tripy Mobility, Çinli dev teknoloji şirketi CalmCar ile stratejik bir iş birliği anlaşmasına imza attı. Bu tarihi anlaşma, robotaksi teknolojilerinin Türkiye pazarına girişini resmen başlatıyor ve ülkeyi otonom mobilite alanında önemli bir oyuncu haline getirme potansiyeli taşıyor. Anlaşma, Çin'in Tianjin kentinde gerçekleştirildi ve önümüzdeki yıllarda ulaşım alışkanlıklarımızı kökten değiştirecek bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.

Yapay Zeka Destekli Sürücüsüz Araç Teknolojisi Türkiye'de Hayat Buluyor

CalmCar, özellikle L4 seviyesi tam otonom sürüş teknolojileri konusunda uzmanlaşmış, küresel ölçekte tanınan bir teknoloji devi. Firmanın geliştirdiği yenilikçi çözümler, daha şimdiden Volkswagen, Polestar ve SAIC Motor gibi dünyanın önde gelen otomotiv üreticilerinin araç platformlarında başarıyla entegre edilmiş durumda. Bu iş birliğiyle birlikte, CalmCar'ın gelişmiş otonom sürüş sistemi, SAIC Motor'un MIFA 7 elektrikli araç platformu ile birleştirilecek. Bu sinerji, hem teknolojik üstünlüğü hem de elektrikli mobiliteyi bir araya getirerek, Türkiye pazarı ve belirlenen diğer uluslararası pazarlar için ticari kullanıma hazır robotaksi çözümleri sunmayı hedefliyor.

Türkiye'nin Otonom Mobilite Yolculuğundaki Kritik Rolü

Bu stratejik ortaklıkta Tripy Mobility'nin rolü oldukça kritik. Şirket, Türkiye'deki tüm teknik uyarlama ve yerelleştirme süreçlerini üstlenecek. Bu görevler arasında, yol testlerinin titizlikle planlanması, operasyonel yönetim stratejilerinin belirlenmesi, kapsamlı bir filo yönetim altyapısının kurulması, ayrıca uzaktan operasyon ve etkin bir çağrı merkezi sistemlerinin geliştirilmesi gibi hayati önem taşıyan adımlar bulunuyor. Tripy Mobility ayrıca, kurumsal müşterilere yönelik yenilikçi robotaksi filo kiralama ve kişiye özel mobilite hizmet modelleri geliştirmek için de çalışmalarını sürdürecek. Kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve uluslararası iş ortaklarıyla güçlü ticari operasyonlar tesis etmek amacıyla gerekli tüm adımlar atılırken, şirketin gözü Türkiye dışındaki pazarlarda da işletmecilik faaliyetlerini planlamış durumda.

Güvenlik ve Performans Vurgusu: Kapsamlı Testler Tamamlandı

Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan bildirimlere göre, robotaksi platformu bugüne dek 100 bin saati aşan gerçek yol testini başarıyla tamamlamış durumda. Geliştirme sürecinde ise mühendislik harikası bir çalışmayla 3,8 milyon saati aşkın simülasyon ve test gerçekleştirildi. Bu denli kapsamlı testler, aracın L4 seviyesinde otonom sürüş kabiliyetini pekiştirirken, aynı zamanda gelişmiş sensör füzyonu, yüksek çözünürlüklü haritalama ve yapay zeka tabanlı karar verme sistemlerinin etkinliğini de kanıtlıyor. Çok katmanlı ve sağlam bir güvenlik mimarisiyle desteklenen bu sistemler, otonom sürüşün en güvenli şekilde gerçekleştirilmesini sağlamayı amaçlıyor. Tripy Mobility, Türkiye'deki ilgili mevzuatlara uygun test süreçlerini tamamlayıp gerekli tüm yasal izinleri aldıktan sonra ticari operasyonlara başlamayı hedefliyor. Avrupa pazarı için de iddialı planları bulunan şirket, Londra'da robotaksi işletmeciliği için ön hazırlık ve resmi başvuru süreçlerini de eş zamanlı olarak sürdürüyor.

Türkiye'de robotaksi teknolojilerinin yaygınlaşması, sadece ulaşım sektöründe değil, aynı zamanda şehir planlaması, trafik yönetimi ve hatta insan yaşam biçimleri üzerinde de derin etkiler yaratacak gibi görünüyor. Bu teknoloji, özellikle büyük şehirlerdeki trafik yoğunluğunu azaltma, park sorunlarına çözüm bulma ve engelli bireylerin mobilite erişimini kolaylaştırma gibi pek çok alanda devrim yaratma potansiyeli taşıyor.

Teknoloji 04.08.2026 12:01 2 okunma

Google'dan Devrim Yaratan Hamle: Chrome Tarayıcı Artık Yapay Zeka İle Konuşacak!

Google, Android için Chrome tarayıcısına entegre edeceği yapay zeka Gemini ile kullanıcı deneyimini kökten değiştiriyor. İşte detaylar!

Google'dan Devrim Yaratan Hamle: Chrome Tarayıcı Artık Yapay Zeka İle Konuşacak!

Google, yapay zeka alanındaki en iddialı projelerinden biri olan Gemini'yi, mobil internet deneyiminin vazgeçilmez parçası haline getirmeye hazırlanıyor. Bu kapsamda, Android işletim sistemine sahip akıllı telefonlardaki Chrome tarayıcısına devrim niteliğinde bir entegrasyon geliyor. Artık kullanıcılar, web'de gezinirken yapay zekadan doğrudan destek alabilecek, içerikleri özetletebilecek ve çok daha fazlasını yapabilecek. Bu yenilik, mobil internet kullanım alışkanlıklarını baştan yazacak potansiyele sahip.

Chrome'un Alt Çubuğu Yeniden Şekilleniyor: Gemini Bir Tık Uzağınızda

X platformundaki teknoloji duyumlarıyla tanınan Leopeva64'ün paylaşımları, Google'ın Chrome'un Android sürümünde yaptığı önemli bir değişikliği ortaya çıkardı. Edinilen bilgilere göre, tarayıcının ekranın alt kısmında yer alan gezinme çubuğuna, 'Ana Sayfa' ve 'Sekmeler' butonları arasına yeni bir Gemini kısayolu ekleniyor. Bu değişiklik, kullanıcıların yapay zeka özelliklerine çok daha hızlı ve kolay erişimini sağlayacak. Daha önce kullanıcıların uzun süreli basma veya ayarlar menüsü aracılığıyla erişebildiği alt gezinme çubuğu özelliği, Gemini entegrasyonu ile daha fonksiyonel bir hale geliyor. Bu yeni tasarımda, adres çubuğunun solunda geri düğmesi, sağında ise 'üç nokta' menüsü bulunurken, Gemini kısayolunun bu yenilikçi düzenin bir parçası olarak test edildiği belirtiliyor.

Gemini Deneyimi Sınırlardan Kurtuluyor: Çoklu Sekme Desteği Geliyor

Mevcut durumda Android kullanıcıları, Chrome üzerinden Gemini'yi kullanmak istediklerinde genellikle telefonlarındaki ayrı Gemini uygulamasına yönlendiriliyordu. Bu yöntemde yapay zeka, yalnızca o an açık olan web sayfasının içeriğiyle sınırlı kalabiliyordu. Ancak test edilen bu yeni entegrasyon, Gemini'yi doğrudan Chrome tarayıcısının içine taşıyor. Bu entegrasyon sayesinde Gemini'nin, kullanıcıların açık tuttuğu birden fazla sekmedeki içeriği anlayıp üzerinde işlem yapabilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Google'ın masaüstü Chrome'da sunduğu ve kullanıcılara kenar çubuğu üzerinden gelişmiş etkileşim imkanı tanıyan Gemini deneyimine oldukça yakın bir mobil kullanım sunacak. Bu, kullanıcıların web'de araştırma yaparken veya bilgi toplarken çok daha verimli olmalarını sağlayacak önemli bir adım.

Geniş Kapsamlı Kullanıma Hazırlık Sürüyor: Ne Zaman Geliyor?

Leopeva64'ün özelliği çalıştırmayı başarmış olsa da, bu yeniliğin dağıtımının henüz oldukça sınırlı bir kullanıcı kitlesiyle test edildiği anlaşılıyor. Chrome'un en güncel sürümlerinden birini kullanan pek çok Android kullanıcısında alt gezinme çubuğu aktif olmasına rağmen, yeni Gemini düğmesinin herkes tarafından görülmediği rapor ediliyor. Bu durum, Google'ın yeni özelliği aşamalı olarak yayına aldığını ve henüz tam global kullanıma açılmadığını gösteriyor. Google'ın bu heyecan verici özelliği ne zaman genel kullanıma sunacağı konusundaki belirsizlik devam ederken, teknoloji dünyası bu gelişmeyi büyük bir merakla bekliyor. Mobil internetin geleceği için atılan bu dev adımın, kullanıcıların web ile etkileşim biçimini kökten değiştirmesi bekleniyor. Kullanıcılar, tarayıcılarında doğrudan Gemini'nin sunduğu yapay zeka gücünü deneyimlemek için sabırsızlanıyor.

Bu entegrasyonun, mobil arama motoru kullanımını, web'de bilgiye erişimi ve hatta dijital asistanların rolünü yeniden tanımlayabileceği öngörülüyor. Google'ın bu hamlesiyle, yapay zekanın günlük dijital hayatımızdaki yerini daha da sağlamlaştırması hedefleniyor.